banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Madalyonun iki yüzü: Körfez
banner234

Körfez, bu zenginliği yaratan devasa fabrika ve işletmelerin olduğu bir ilçe.  Türkiye’de en çok verginin toplandığı, en zengin yerel yönetime sahip bir ilçe. Patronların giderek daha da zenginleştiği Körfez ilçesi, madalyonun bir yüzünü ifade ediyorsa diğer yüzünü ise bu zenginliği yaratan işçi ve emekçilerin yaşam standartları, gelir düzeyleri, çalışma koşulları temsil ediyor. Körfez’de, TÜPRAŞ ve Nuh Çimento başta olmak üzere irili ufaklı birçok fabrika ve işletme bulunmakta. İşsizliğin yoğun olduğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu’dan göç alan kozmopolit bir yapıya sahip olan Körfez ilçesi, bir işçi cenneti adeta. Kuralsız ve esnek çalışmanın yoğun olduğu, taşeronlaşmanın had safhada olduğu, çalışma saatlerinin işletmelere göre değiştiği, emek sömürüsünün katmerleştiği ilçede, alınan ücretler ve yaşam koşulları da çok kötü. İşte Körfez’i zengin eden ama kendileri hep fakir kalan işçiler…

 

‘KÜÇÜK ŞEYLERLE MUTLU OLAN İNSANLARIZ’


Körfez Çamlıtepe Mahallesi’nde Cemal Elmas’ın evindeyiz. Kocaeli’ye Sivas İmranlı Arık Köyü’nden gelen Elmas ailesi, küçük şeylerle mutlu olan bir aile. Ailecek en son 2 yıl önce sinemaya gidebildiklerini belirten Cemal Elmas, “Buraya geldiğimde 13 yaşındaydım. Şimdi kaynakçılık yapıyorum. Simit satma ve ayakkabı boyama işi dahil 1991 yılından bu yana çalışıyorum. Şuan aldığım maaş asgari ücretin biraz üstü. Asgari ücrete göre iyi ama tabii günümüz şartlarında her şey pahalı, yine de yetmiyor. Günümüz çalışma şartlarında hiç bir emekçi hak ettiğini alamıyor. Benim 2 kızım var. Biri 11 yaşında diğeri ise 6 yaşında ana okuluna gidiyor. Ana okuluna yazdırdığım kızım için sadece 300-400 lira masrafı olan alışveriş listesi geldi. Gerisini siz düşünün” diyor. “Eşimi ve çocuklarımı mümkün olduğu süre boyunca tatile göndermeye çalışıyorum. Ama benim onlarla gitme imkanım olmuyor. Ben 40 yaşındayım, 30 yaşında ancak ev sahibi olabildim. Ailecek en son 2 yıl önce sinemaya gidebildik. İstanbul’a Taksim’e diğer güzel yerlerine gidip gezmeyi isterim ama hem maddi hem de zaman olarak imkanımız yok. Küçük şeylerle mutlu olan insanlarız” diyen Elmas, iyi günler göreceklerinin umudunu taşıyor.
 

“HAYAT ŞARTLARININ ZORLUĞU, İNSANLARI BUNALIMA SOKUYOR”


Cemal Elmas’ın eşi üniversite mezunu Şükran Elmas. Kocaeli’nin kadına yönelik şiddet sorunundan ilk 5’te olmasını ekonomik nedenlere bağlıyor. “Bir aileyi düşünün, baba mesela eve para getiremediği zaman ne oluyor, belli bir süre sonra sorunlar çıkıyor evde ister istemez. Geçimsizlikler baş gösteriyor. Hayat şartlarının zorluğu, insanları bunalıma sokuyor” diyen Elmas, daha iyi şartlarda geçinen insanların daha mutlu olacağını söylüyor. Kendisinin çalışmasıyla gelir düzeylerinin daha da artabileceğini ifade eden Elmas, “Ben çalışsam ayda iki defa sinemaya gidebiliriz, eşimle gezebilirim ama şimdi her şeyden kısıyoruz. Zorunlu ihtiyaçları ön planda tutuyoruz. Biz almasak da olur diye düşünüyoruz ama çocuklar öyle değil onlardan bir şeyleri kısamıyoruz” diyor.

 

‘ALLAHTAN EŞİM ÇALIŞIYOR’

Yıldız Entegre fabrikasında 9 yıldır çalışan bir işçi, bize hayat pahalılığından ve geçim sıkıntısından bahsediyor. 2 çocuk babası olan işçi, geçinebilmek için eşinin de çalıştığını söylüyor. Asgari ücretin 1300 lira olmasının bile kendilerine yetmeyeceğini belirten işçi, “Yine her şeye zam yapacaklar bizim derdimize derman olmayacak bir zam olur. Aldığımız maaş yetmiyor bize, Allahtan eşim çalışıyor. Bu maaşlarla 3 çocuk büyütmek imkansız” diyor. Körfez’de vakit geçirebilecekleri bir yerin olmadığını belirten işçi, “Körfez’de vakit geçireceğin mekanlar yok. İzmit’e gitmek bile bize lüks geliyor. 4 kişilik ailenin sadece bir gidişlik yol parası 20 lira. Yönetenlerin durumu iyi olduğu için bizi de öyle zannediyorlar. Bunların nasıl olsa sadece karnı da doysa yeter diye düşünüyorlar” diye konuşuyor.

 

“ZOR AMA BAŞKA ÇAREM DE YOK” 


Yıldız Entegre işçisi, şartlarının zor olduğunu fakat başka bir çaresinin olmadığını da belirtiyor. “Çalışma koşulları ağır, ağaç sektöründe çalışıyorum ve sonuçta bizim sektör ağır bir sektör. Toz var, gaz var, her türlü kimyasal ortam var. Zor ama başka çarem de yok” diyor.  İş cinayetlerinden de bahseden işçi, “Devlet denetim yaptığı takdirde daha az yaşanacağına inanıyorum. Benim çalıştığım yer sağlık anlamında biraz sıkıntılı, solunum akciğer rahatsızlığı olanlar için. Ayrıca burada çalıştığı için bu rahatsızlıklara yakalananlarda mevcut” dİyori. Ülkenin gidişatının iyi olmadığını da söyleyen işçi, “Savaşın her türlüsü kötü. Savaşta hep olan halka oluyor. Suriye’nin içişlerine karışarak oraya müdahale ederek yanlış bir diş politika izliyor ülkemiz. Türkiye’nin daha büyük bir savaşa girmesi yine bizleri etkiler, bu ülkeyi yönetenlerin kaçıp gideceği yer vardır ama biz ve bizlerin çocukları buradayız biz ne yapacağız?” diyor.

 

‘İNSANLAR İŞSİZ KALMAKTAN KORKUYOR’


4 yıldır gurbette olduğunu söyleyen 20 yaşındaki genç bir Modül Çelik işçisi, 10 yaşından beri çalışıyor. “Aldığım maaş 1000 lira, o da bana yetmiyor. Her ay borçlu çıkıyorum” diyen genç işçi, okumak istediğini ama çalışmak zorunda olduğunu belirtiyor. Kazandığı paranın yarısını ailesine gönderdiğini anlatan genç işçi, “20 yaşındayım. Okumak, üniversiteye gitmek istiyorum. Zamanımın çoğunu fabrikada geçiriyorum, geri kalanını dinlenerek spor yaparak, arkadaşlarla gezerek geçiriyorum. Ama hava karardıktan sonra hayat bitiyor” diyor. Fabrikalarında yaşanan iş kazalarına da değinen genç işçi, “Bizim fabrikada irili ufaklı her gün kaza oluyor. Daha 10 gün önce bir abinin ayağı kırıldı. 3 aydır çalışıyorum sadece o gün iş güvenliğini gördüm. Küçük iş kazalarını kimse dikkate almıyor. Önlem alınmıyor. Bu çalışma koşulları Körfez’in birçok yerinde aynı. Fabrikaya iki hafta önce sosyal güvenlik kurumundan sigortacılar geldi. Onlar sordular ‘Maaşlar nasıl ne kadar alıyorsunuz’ diye işçiler patronu savundu, kimse şikâyetlerini söyleyemedi. Geçim zor insanlar işsiz kalmaktan korkuyor” dedi.

 

Evrensel

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237