banner203
banner142
banner259

KOÜ Rektör Yrd. Bekir Çakır’dan FETÖ cevabı!
banner234
Yerel ve genel seçimlerde AKP’den aday adaylıkları bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Çakır’ın, Kocaeli Üniversitesi Öğrenci Konseyi seçimlerinin iptaline karar veren kurulun başkanı olması, ister istemez dikkatleri üzerine çekmişti. AKP’lilerin desteklediği Metin Geldeş’in, başkanlığı ülkücülerin desteklediği Fahrettin Porsuk’a karşı 1 oy farkla kaybetmesi sonrası yapılan itirazlar sonucu iptal edilen seçim, AKP’li olmasından sebep Bekir Çakır’ı tepkilerin ana merkezine oturtmuştu.

SELİM ÇAKIR: ARSASINI FETÖ’YE HİBE EDEN…
Bekir Çakır’a tepki gösteren isimlerden biri de MHP Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi ve Kocaeli Ülkü Ocakları eski Başkanı Selim Çakır’dı. Facebook’ta bir paylaşım yapan Selim Çakır, “Arsasını FETÖ’ye hibe eden, AKP’den belediye başkan adayı olan Prof. Dr. Bekir’in, başkan olduğu komisyon, ülkücünün bir oyla kazandığı konsey başkanlığı seçimini iptal etmiş, şaşırmadım” ifadelerini kullanmıştı. Bizler de bu paylaşımı haberleştirmiş ve Selim Çakır’ın hibeden kastının ne olduğunu, şu ifadelerle hatırlatmıştık: “Bilindiği üzere Rektör Yardımcısı Bekir Çakır’ın ailesine ait olan Başiskele’deki arazi, 17-25 Aralık’tan önce cemaate verilmiş, bu yapı da buraya erkek öğrenci yurdu inşa etmişti. Yurdun adı ise Bekir Çakır’ın ağabeyi Mustafa Çakır’ın adını taşıyordu. 17-25 Aralık’tan sonra cemaat ile iktidarın arasının bozulması sonrası pek çok özel dershane ve okul kapatılırken daha bu yılki eğitim öğretim döneminin başında Mustafa Çakır Erkek Öğrenci Yurdu, Özel Erkul Tunagür İlkokulu ve Ortaokulu oluvermişti. Yani cemaat yurdu, cemaat okuluna dönüşmüştü. Ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası bu okul FETÖ’yle bağı nedeniyle kapatılmıştı. İşte Selim Çakır, Bekir Çakır’ı bu konu üzerinden vurdu.”

İTİBARSIZLAŞTIRMA AMACI VARMIŞ!
Bekir Çakır, Selim Çakır’ın ifadeleri üzerinden bizlere hem cevap hem de tekzip metni göndermiş. Yani noter vasıtası ile hibeyi yalanlamış, 2010 yılında arazilerin satış yolu ile cemaate ait olan o şirkete satıldığını belirtmiş, hatta bu arazilerin kendisine ait olmadığını merhum ağabeyi Mustafa Çakır ile annesi Hasibe Hanım’a ait olduğunu özellikle vurgulayarak, “Benim bir dahlim yoktur. Ağabeyim ve annemin malvarlıkları hakkındaki tasarruflarını engelleme hak ve yetim de olamaz. İşbu kayıtlara ve açıklamalarımıza rağmen ısrarla şahsım üzerinden FETÖ’ye arsa hibe edildiği yönünde haber yapılması şahsımı itibarsızlaştırma amacı taşımaktadır” demiş! Çakır, KOÜ’deki seçim için alınan iptal kararının da mevzuata uygun olduğunu vurgulamış!

CEVAP VE DÜZELTME METNİ
Tekzip metninde ise noktası virgülüne şu ifadeleri sarf etmiş Bekir Çakır: “www.kocaelibarisgazetesi.com internet adresinde 21.12.2016 tarihli ‘Selim Çakır: Arsasını FETÖ’ye hibe eden Prof. Bekir’in...’ başlığı altında haber yapılmış, haber başlığı ile içeriğinde FETÖ’ye arsa hibe ettiğim yönünde ithamda bulunularak manevi şahsımı yıpratma ve toplum nezdindeki saygınlığımı ortadan kaldırma amacıyla hakaret edilmiştir. Haberin gerçeği yansıtmadığını, haberde ünvanı geçen şirkete 2010 yılında satışı yapılan taşınmazda malik olmadığımı, FETÖ’ye hiçbir şekilde hibede bulunmadığımı, terör örgütleriyle ilişkilendirilebilecek bir davranışımızın hiçbir zaman olmayacağını kamuoyuna saygıyla sunarım.”

DEKONTLAR NEREDE?
Peki, Bekir Çakır, Selim Çakır’ın sarf ettiği “FETÖ’ye arsasını hibe eden Prof. Bekir’in…” sözleri üzerinden neden bize yükleniyor?  Bu habere noter kanalı ile cevap ve düzeltme metni gönderilmesi her şeyden önce saçma değil mi? Bu haberde “FETÖ’ye arsasını hibe eden…” ifadesini kullanan biz değiliz… Haberde bize ait ifadelerin olduğu kısımda ise Bekir Çakır’ın ailesinin bu araziyi hibe ettiğini dile getiriyoruz. Çakır ise düzeltme metninde “Bu arazi bana değil, aileme ait” diyor… Yani cevabı Selim Çakır’ın sözlerine veriyor ama tekzibi bize gönderip, gazetemizi art niyetli olmakla itham ediyor. Halbuki haberde zaten arazinin ailesine ait olduğunu belirtiyoruz. Bekir Çakır’ın burada bizi tekzip edebileceği tek bir husus var ki o da “Bu arazi hibe edildi” ifadesini kullanmış olmamız. Tabii bunun için bankadan para geçişi olduğuna dair dekontları ortaya koymaları gerek!

İHTARNAMEDE BELİRTTİ
Ama olay öyle göründüğü gibi değil. Selim Çakır’ın, hibe konusunu geçmişte gazetemizde çıkan haberler vasıtası ile öğrendiğini biliyor Bekir Çakır ve bu nedenle gazetemize yükleniyor. Evet, arazi Bekir Çakır’a ait değil, annesi Hasibe Çakır ve ağabeyi merhum Mustafa Çakır’a ait iken dönemin cemaati, bugünün FETÖ’süne bağışlanıyor. Bekir Çakır’ın iddiasına göre ise satılıyor ama ne hikmetse Mustafa Çakır’ın adı erkek öğrenci yurduna veriliyor ve satış gösterilen fiyatlar oldukça düşük. Peki, biz ne zaman bu arazinin Bekir Çakır ile Mustafa Çakır’a ait olduğunu yazdık? 28 Nisan 2016’da… Sonrasında ise 20 Temmuz 2016’da yaşanan bir gelişme üzerine bir haber daha yaptık ve 28 Nisan’daki haberi de olduğu gibi hatırlattık. Sonrasında yapılan hiçbir haberde bu arazinin Bekir Çakır’a ait olduğunu belirtmedik, ailesine ait olduğunu ifade ettik. Çünkü Bekir Çakır, gazetemize bir ihtarname çekerek arazilerin annesi Hasibe Çakır ve babası Mustafa Çakır’a ait olduğunu açıklamıştı.

MUHATAP ÇAKIR AİLESİ DEĞİLDİ!
Bu metinde tapu müdürlüğünden alınan arazilerin cemaat şirketine satıldığına dair belgeler de vardı ama gelin görün ki satıştan para alındığına dair bir dekont konulmamıştı ihtarnamedeki tekzip metnine. Buna rağmen bu metni yayımlayacaktık çünkü yaptığımız her iki haberde de Bekir Çakır ve ailesi ikinci plandaydı. Cemaatin terör örgütü olduğu bilinmezken bağışlanmış bir arazi üstündeki yurt, bu yapı ile ara bozulduktan seneler sonra cemaat okuluna dönüşmüştü. Ve biz 28 Nisan’daki haberimizde “Şimdi aklımıza bazı sorular takılıyor… Hükümet ve Cumhurbaşkanı’nın tüm telkinlerine rağmen buraya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü nasıl izin verdi? İl Milli Eğitim, ilçeden gelen izni nasıl onayladı? Bakanlık izni olmadan okulun açılması mümkün mü? Bu ilin vekili olan ve AKP’nin kentteki patronu olarak tabir edilen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın da bu durumdan haberi var mı?” şeklinde sorular yöneltmiştik. Yani Bekir Çakır ve ailesini suçlayan tek bir ifade kullanmamıştık. Sonuçta bu arazi 17-25 Aralık’tan sonra bağışlanmamıştı ya da Bekir Çakır’ın iddia ettiği gibi satılmamıştı paralel yapıya. O dönem FETÖ denilmiyordu bu yapının adına.

ALINTI YAPARAK AYNEN PAYLAŞTIK
Zaten Bekir Çakır ve ailesi de bu habere tekzip metni falan göndermemiş, telefon açarak düzeltme de yapmamıştı. Ve 15 Temmuz darbe girişimi oldu, iktidar düğmeye bastı, cemaat okulları tek tek kapatıldı. Kapatılan okullardan biri de 28 Nisan’da yurttan okula dönüştüğünü belirttiğimiz Özel Erkul Tunagür İlk ve Ortaokulu’ydu. Ve 20 Temmuz 2016’da “3 ay önce yazdığımız o okul, bugün kapatıldı” başlığı ile bir haber kaleme aldık. Haberde 28 Nisan’da yaptığımız ve herhangi bir yalanlama gelmeyen haberimizi hatırlatma olarak olduğu gibi alıntıladık.

BU AYRINTIYA DİKKAT! NEDEN İKİNCİ HABERE..?
Ve buraya dikkat..! 28 Nisan’da düzeltme yollamayan Bekir Çakır, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaptığımız haberin hatırlatma kısmına yani ilk haberle ilgili olan bölümüne tekzip gönderdi. Bu gerçekten dikkat çeken ve üzerinde düşünülmesi gereken bir ayrıntı idi. 25 Temmuz tarihli noter kanalıyla gönderilen tekzip metninde Sinan Çakır ve Hasibe Çakır imzalı iki adet, tapu müdürlüğünden alınan dilekçe cevabı vardı. Hasibe Çakır’ın tapudan aldığı belgede 1095 metrekarelik arazinin 26 bin liraya, Sinan Çakır’ın aldığı belgede ise 547,72 metrekarelik yerin 13 bin liraya cemaat şirketi olan Özel Menba Eğitim İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş.’ye satıldığı bilgisi yer alıyordu. 2010 yılında gerçekleşen satışta fiyatların oldukça düşük olması garipti. Satış, dekontlarla da kanıtlanmamıştı. Bu şekilde pek çok bağış arazisi satış olarak gösterilebiliyor ancak para transferi olmayabiliyor sonuçta. Yani bu iki belge hiçbir şeyi tam anlamıyla kanıtlamıyordu.

ART NİYET SUÇLAMASI
Peki Bekir Çakır’ın elimize bugün ulaşan ve yukarıda tekzip kısmını yayımladığımız metinde ayrıca şu ifadeler de yer alıyor: “Nitekim daha önce benzer amaç ve nitelikteki haberleriniz üzerine noter kanalı ile tarafınıza cevap ve düzeltme metni gönderilmiş, işbu ihtara uymadığınız gibi şahsımla alakalı olarak bu tarz haberlere yer vermeye devam ettiğiniz görülmektedir.” Evet, Bekir Çakır 28 Nisan’daki haberden sonra göndermeyip, darbe girişiminden sonra gönderme gereği duyduğu tekzip metnini yayımlamadığımızı dile getirmiş ve bizi art niyetle suçlamış!

KENDİ İSTEMEDİ AMA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Art niyetten bahseden Bekir Çakır, aslında bu tekzip metninin yayınlanmamasını isteyen kişinin de kendisidir. 15 Temmuz sürecinden sonra hararetlenen ortamda adının daha da gündemde kalmasını istemeyen Çakır, tekzip metnini göndermesine rağmen yayınlanmamasını istemiştir. Paralel yapıya ait bir yurdun, nasıl bu yapıya ait bir okula dönüşmesine ilgililerin müsaade ettiğini sorgulamak maksadıyla yaptığımız haberde ilgililerden çok alınganlık gösteren Bekir Çakır’a iyi niyet gösterip bu metni yayımlamadık. Zaten sonrasında da bu haberi hatırlatacak bir gelişme yaşanmadı ancak Bekir Çakır, aradan bir süre geçtikten sonra gazetemiz hakkında suç duyurusunda bulundu.

PEKİ, ÇAKIR NEDEN ÇEKİNİYOR?
Bizim Bekir Çakır’ın şahsını FETÖ ile ilişkilendiren tek bir ifademiz bulunmamakla birlikte böyle bir imamız da olmamıştır. Acaba Bekir Çakır, bu arazinin bağış olması halinde ailesine “Bu yapıya bağışlanan araziyi, 17-25 Aralık’tan sonra neden mahkemeye vererek geri almaya çalışmadınız” şeklinde bir soru sorulmasından mı çekiniyor? Bu yüzden de bu arsanın hibe değil, satış olduğunu ve kendisine ait olmadığını ısrarla vurguluyor. Hani bunu biz sorgulamadık da sorgulamaya kalkan oldu mu ya da olur mu endişesi mi taşıyor? Gönderdiği tekzibin yayınlanmamasını istediği halde ardından ısrarla bu konuda gazetemize ihtarname yollaması, suç duyurusu yapmasının sebebini anlayamadık.
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bilge 4 ay önce

Selim cakir nasil sizin gazeteniz araciligi ile bekir cakira bu ithamlarda bulunuyorsa (bence sizde bulundunuz lafi dolandiriyosunuz)bekir cakirda sizin araciliginizla ona ve kamuoyuna cevap veriyor.niye biz muhatabi degiliz diyosunuzki selim cakirada dedinizmi.sizin akliniz erdide cakir ailesinin ermedimi saniyosunuz geri isteme konusunda bilip bilmeden konusmayin.rahmetli olmus saygin bir insandi mustafa cakir..inanin oda yasasaydi ismini bir yere verilmesini istemezdi.ilk yaptiginiz haber sonrasi 28 nisan zaten hukuki surec baslatmisti cakir ailesi.bu yazdiklarimi yayinlamazsiniz biliyorum daha oncekiler gibi..boyle devam edin..

Avatar
Ankara 4 ay önce

Ankardan arandı ve seçim iptal oldu kendisine sorun yalanlayamyaçaktır

Avatar
mehmet 4 ay önce

Bekir Çakır sehrimizin yetiştirdiği önemli akademik bir kişiliktir. Akademik kalarak hayatina devam etmeyip daima insana hizmet için, Allah icin çalışan bir sahsiyettir. Sizin böyle bos haberlerinizle yipranmayacak kadarda çevresi tarafindan taninir bilinir. Haberlerinizinde, mhpnin bilmem neside kamuoyunu yaniltmaya calissada yedirmeyiz hocamizi... Kendisine AKP de guvenmekte, millete guvenmektedir.

banner276

banner274

banner144

banner202