banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Kocaeli’de yeniden doğdum
banner234


Röportaj: Yılmaz KARABIYIK
Fotoğraflar: Ufuk BAĞAN

 

Kocaeli 7. Kitap Fuarı’nda yıldızı parlayan ve hedefleri doğrultusunda hızla ilerleyen bir yazar Olgu Taşkın. Ankara’da doğmuş, orada büyümüş, kendini yetiştirmiş bir kitap aşığı. Müzik ise en büyük tutkusu ve aşkı. Aşkı, hayatına yayan genç yazar, kitabına da yansıtmış bunu. Çocukluğundan bu yana şiirler yazan, kalemi olgunlaştıktan sonra da en büyük hayali olan kitabını oluşturarak piyasaya süren Olgu Taşkın, “Mavi Gece Kırmızı Aşk” koymuş kitabının adını.
 

         
 

Mavi ile hayalleri, kırmızı ile aşkı yansıtmış kitabına. 168 sayfadan oluşan, içinde kısa yazı ve hikayelerin de bulunduğu şiir kitabının sloganı ise oldukça anlamlı: “Aşk, ateş olur dondurur; buz olur yakar.”
Bu sloganda aşkın metabolizmayı nasıl bozduğunu anlatmış Taşkın.

 

Olgu Taşkın, bir müzik öğretmeni aynı zamanda, hayat hikayesi ise “Çalıkuşu”nu andırıyor. Amasya’nın ücra bir ilçesinde başlamış öğretmenlik yapmaya, köylü çocuklara müziği sevdirmiş ve şimdi öğrencilerinin kendisi ile meslektaş olduğunu söylüyor.

Beste yazarı da olan Olgu Taşkın’ın “Mavi Gece Kırmızı Aşk” kitabı Postiga Yayınları tarafından bastırıldı. Postiga Yayınları, ilk kez bir şiir kitabı çıkarırken, Olgu Taşkın’ın da bu ilk kitap tecrübesi.

 

Piyasaya çıkması ile birlikte Kocaeli Kitap Fuarı’nda ilk defa okuyucu ile buluşan “Mavi Gece Kırmızı Aşk”ın yüzde 90’nı satılmış, genç yazar şimdi ikinci baskıya hazırlanıyor. Kocaeli Kitap Fuarı’nda iki gün boyunca kitaplarını imzalayan ve ilgi gören Taşkın, Kocaeli’nin bu anlamda kendisi için yeniden doğduğu yer olduğunu beliriyor ve ekliyor: “Kim bilir ikinci kitabım da 8. Kocaeli Kitap Fuarı’na yetişir.”

 

İkinci kitabın hazırlıkları başlamış durumda, içerik ise sürpriz.
 

İzmit’in şirin ve dekorasyonu ile beğeni toplayan mekanlarından Boutique & Caffe De Luca’da, Olgu Taşkın ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizi keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.
Bizler söyleşiyi yaparken çok keyif aldık. Olgu Taşkın, arkadaşı Nazlı Sapmaz ile birlikte bize gitar çalarak müzik ziyafeti de sundu.

 

Sizleri, zevkle okuyacağınız söyleşimizle baş başa bırakıyoruz...


 

ÇALIKUŞU GİBİYDİM

 

  • Sizi biraz tanıyalım…

 

Ankara’da doğdum, büyüdüm. İlk, ortaokul ve lise tahsilimle birlikte, üniversite eğitimimi de bu şehirde tamamladım. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünü tamamladım ve kısa bir sürede de Amasya’nın ücra bir köşesine atamam yapıldı. Müziğe aşığım, kitaplara ve tiyatroya da.

 

Olgu Taşkın ile Boutique & Caffe De Luca'nın o ihtişamlı ortamında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

  • Şehirde yetişmiş bir insan olarak Amasya’nın ücra köşesine atanmak sizin için zor olmadı mı?
     

8 Mart 2004’tte, yani Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde atamam yapıldı. Başkentte, şehir yaşamına alışmış biri olarak buraya atanmam beni üzmüştü. Ağlayarak gittim görev yerime. Yapamayacağımı düşündüğümde babam, “Biz seni güzel bir insan olarak yetiştirdik, sen de öğrencilerini böyle yetiştireceksin. Türkiye’nin neresi olursa olsun gitmelisin, sen bir öğretmensin” diye bana destek çıktı, beni motive etti. Söylediklerinde haklıydı. İlçedeki tek müzik öğretmeniydim. Bana uzaylı gibi bakıyorlardı öğrencilerim, müzik öğretmeni nasıl bir şey bilmiyorlardı. Köylerden gelen öğrencilerimin gözlerindeki ve bakışlarındaki o saflık beni etkilemeye başlamıştı. Onları enstrümanlarla tanıştırdım. Onlara gitar çaldım, hayran hayran gitar çalışımı izliyorlardı. Bir değer gördüklerini hissediyorlardı. Onlara bir birey gibi yaklaştım, birey olduklarını hissettirdim. İşime sıkı sıkı sarılmıştım, güzel dostluklar kurmaya başlamıştım ilçedekilerle de. Korolar kurdum, yetenekleri ölçüsünde öğrencilerime farklı enstrümanlar aldırdım. Resmi törenlerde konserler verdik birlikte, hatta kaymakamın, okul müdürünün çocuklarını da koroya katarak, onların da desteğini sağladım. “Çalıkuşu” gibiydim. 2010 yılında tayinim çıktı Ankara’ya. Ağlayarak gelmiştim Amasya’ya, ağlayarak geri döndüm.

 

 

ÖĞRENCİLERİM, MESLEKTAŞIM OLDU

 

  • Peki, öğrencilerinize öğrettiklerinizin meyvesini aldınız mı?


Ben onlara sadece müziği sevdirmedim, kitap sevgisini de aşıladım. Sırf özensinler diye sürekli elimde kitapla gezerdim. Öğretmenlik sadece teoriden ibaret değil. Ben onlara hayatı da öğretmek için çabaladım. Gelecek hayalleri edinmelerini sağladım. Ne olacaklarına hür iradeleri ile karar vermeleri gerektiğini anlattım hep. Öğrencilerimin pek çoğu güzel sanatlar fakültesini ve farklı bölümleri kazandı. İçlerinde bugün meslektaşım olanlar dahi var. Bu gurur verici benim için. Aileler de çocuklarını birey olarak görmeli, onlara kitap okumayı aşılamalı. Yeteneklerini keşfetmelerini sağlamalı ve hayallerine ulaşmaları için onlara destek olmalı. Olumsuzluklar yüklememeli çocuklarının omuzlarına.
 


 

BESTE KRALİÇESİ

 

  • Ulusal bir gazete kitabınızı, “Beste kraliçesi bu kez şiir kitabı yazdı” başlığı ile duyurdu…
     

Müzikle ilgilendiğimden dolayı şarkı sözleri de yazıyordum. Lise yıllarında beste yapmaya başladım, gitar öğretmenimin de etkisiyle. Çıkardığım kitabın içinde şiirlerimin yanı sıra şarkı sözleri ve bestelenebilecek sözler de var. Bazı ünlü sanatçılarla görüşmelerimiz sürüyor. İlgilenenler olursa tekliflere açığım. Yeter ki duygular notalarda can bulsun, hem kulağa, hem ruha, hem de kalbe hitap etsin.
 




BABAMIN ŞİİR DEFTERİ

 

  • Gelelim kitabınızı oluşturan şiirlere. Şiire nasıl merak sardınız?
     

Ortaokul yıllarımdan bu yana şiir yazıyorum. Şiir merakı bana babamdan geçti. Babamın lise yıllarından kalan şiir defterini okudum, çok etkilendim, ondan esinlendim. O yıllardan bu yanan şiir yazarım ve hiç birini bir kenara atmadım, biriktirdim.



Olgu Taşkın, arkadaşı Nazlı Sapmaz ile birlikte gitar çalarak, söyleşiye ayrı bir keyif kattı.
 

 

  • Hemen hemen herkes o yıllarda şiir yazmıştır, siz bu şiirleri kitaplaştırdınız. Kitap düşüncesi nasıl ortaya çıktı?


Müzikle ilgilendiğim için şarkı sözleri yazıyordum bir yandan da. Şiir, şarkı sözü yazmaktan çok daha zordur. Az sözle çok şey anlatıyor insan. Tüm duyguları bir cümle içinde bulundurabiliyor. Bu bana keyif veriyordu. Bir de şiirin geri dönüşü yoktur, yazarsınız ve okurla buluştuğu an artık o şiir ölümsüzleşir. Şiir tutkum her geçen gün arttı, hep yazdım. Bazen yaşadıklarımdan etkilendim, bazen çevremdekilerin yaşadıklarından. Empati kurdum, karşımdakinin acısını da mutluluğunu da içimde yaşadım ve bunu satırlara döktüm. Tabii yaşadıklarınız, geçen zaman kaleminizi daha da olgunlaştırıyor. Ortaokulda başlayan şiir merakım, lise yıllarımda da sürdü. Dershaneye gittiğim yıllarda bir edebiyat öğretmenim vardı, onun çıkardığı dergiler de bana katkı sağladı, ondan esinlendim, onun fikirleri beni daha da geliştirdi. Ayrıca Ankara’da kitap imza günleri ve söyleşiler çok olduğundan, her birine katılabiliyordum, büyükşehirde yaşamanın imkanlarından da yararlandım. Kitap çıkarma düşüncem ise üniversite yıllarında başladı. Olur mu, olmaz mı kestiremiyordum, yazıp yazıp biriktiriyordum. Öğretmenlik yıllarımda da sürdürdüm şiir yazmayı. Kalemim artık tam anlamıyla oturmuş, olgunlaşmıştı. En doğru zamanda, en doğru ekiple yola çıkmayı kafama koymuştum.



 

KOCAELİ KİTAP FUARI

 

  • Kitabınızı ne zaman ve nasıl çıkardınız?
     

2015 yılında aradığım ekibi bulmuştum. Kararımı verdim ve 4 ay gibi kısa bir sürede gece gündüz çalışarak “Mavi Gece Kırmızı Aşk” adlı kitabı çıkarmayı başardım. Bir yandan müzikle ve mesleğimle uğraşıyordum, bir yandan da kitaba yoğunlaşmıştım. Gecelerimden çalarak 4 ay boyunca çalıştık. Editörüm ve grafikerimle birlikte başardık bu işi. Hem tasarıma, hem editörlüğüne müdahil oldum, kenara çekilmedim, kitabın her aşamasına emek harcadım. Pek çok ünlü yazarla çalışan Postiga Yayınları ile anlaşmıştım. Ve bu yayınevi daha önce hiç şiir kitabı çıkarmamıştı, bu kitap ilkti. Tabii yıllarca şiir yazıyorsunuz, biriktiriyorsunuz; bir de onları seçmesi var. Bu da çok sancılı bir süreçti. Kitabın adını oluşturmak, tasarımı falan derken kitap, 7. Kocaeli Kitap Fuarı’na yetişti. 16-17 Mayıs tarihinde iki gün stant başında kitaplarımı imzaladım. Düşünseniz ilk kitabınız, fuara geliyorsunuz ve sizin için hazırlanmış standın üzerinde kitaplarınız. Nasıl bir duygu anlatamam. Yeni bir yazar için iki gün imza günü yapılması ayrıca çok ayrıcalıklı hissettirdi kendimi bana. Kocaeli Kitap Fuarı benim için unutamayacağım bir yer bu yüzden. Yeniden doğduğum şehir oldu artık Kocaeli.
 


 

MAVİ: HAYALLER, KIRMIZI: AŞK
 

  • Kitabın adı kimin fikriydi? Neden “Mavi Gece Kırmızı Aşk?”
     


 

Mavi hayalleri temsil ediyor bana göre, kırmızı ise aşkı. Tabii renkler insandan insana farklı duygular yaşatıyor olabilir. Fikir bir anda çıktı ve böyle oldu. Kapak tasarımı da kitabın adına uygun olarak yapıldı.

 

YÜZDE 90’NI SATILDI
 

  • Kitabınızın satışları nasıl, memnun musunuz?

 

Bin adet kitap bastırdık, bunların yüzde 90’nı satıldı. Şimdi ikinci baskıya hazırlanıyoruz. İnsanlar kitaplarıma internetten de kitap evlerinden de ulaşıyorlar. Yayınevi de satıştan ve ilgiden memnun. Bu yüzden bin kitap daha basacağız. Kitabımın ilgi görmesi beni çok mutlu etti.

 




İKİNCİ KİTABIN TARZI SÜRPRİZ

 

  • İkinci bir kitap düşünceniz var mı?

 

Evet, ikinci bir kitap daha çıkaracağım. Hazırlıklarına başladık bile.
 

 

  • İkinci kitabınız da mı şiir kitabı olacak?


İkinci kitabın tarzını açıklamayacağım, çünkü sürpriz olacak. İnsanların keyifle okuyacağı bir kitap olacak.

 

  • Yine Kocaeli’de mi tanıtacaksınız?


Ankara’da doğdum büyüdüm ancak bu kitap sayesinde Kocaeli ile tanıştım, daha önce de dediğim gibi bu kitap benim yeniden doğmamı sağladı ve ikinci kez doğuşumun yeri de Kocaeli oldu. Bakarsınız 8. Kocaeli Kitap Fuarı’na yetişir, belli mi olur?
 


Olgu Taşkın, 7. Kocaeli Kitap Fuarı'nda 2 gün boyunca kitaplarını imzaladı.


KÜLTÜREL ETKİNLİKLER ŞART

 

  • Ankara’daki söyleşi ve imza günlerinin size katkısından söz etmiştiniz, ancak herkes sizin kadar şanslı değil…
     

Maalesef değil. Kocaeli Kitap Fuarı’ndan bakın pek çok yazarla taşınıldı, söyleşilere katılındı. Bu bile kentte yaşayanlara büyük katkılar sunmuştur eminim. Kocaeli’de ve tüm şehirlerde aylık ve haftalık olarak kültürel etkinlikler yapılırsa, söyleşiler ve kitap imza günleri gerçekleştirilirse kentteki gençlerin gelişimi de artar. Tüm illerimizde bu böyle olmalı.


 

DİZİLERDE OYNADIM

 

  • Müzik ve yazarlık dışında başka yetenekleriniz var mı?


Tiyatro ile de ilgilendim. “Beni Affet” ve “Deniz Yıldızı” adlı dizilerde yardımcı oyuncu olarak da rol aldım.




 

BİREY OLDUĞUNU HİSSETTİRİN

 

  • Kendinizi pek çok konuda geliştirmiş ve hayallerinin peşinden giderek onlara ulaşmış birisiniz. Aynı zamanda da bir öğretmensiniz. Buradan çocuklara, gençlere ve ailelere bir mesajınız olacak mı?


Elbette. Ailem her zaman yanımda oldu benim. Bana bir birey olduğumu çocuk yaşlarda hissettirdiler, desteklerini esirgemediler. Destek görmesem de hayallerimin peşinden giderdim ama onlar, hayallerime kavuşmamı daha da hızlandırdılar. Ben de onlardan gördüklerimi bir öğretmen olarak öğrencilerime de yansıttım. Meyvesini de aldım. Aileler çocuklarına her şeyden önce birey olduklarını hissettirmeli, onların hayallerine set çekmemeli, destek olmalı. Onlara kitap okumayı sevdirmeli. Onların yeteneklerini keşfetmeli, buna olanak tanımalı. Çocuklar ve gençler de kendi hayallerinin peşinden mutlaka gitmeli, ‘başaramam’ dememeli, en azından denemeli.



 

 

  • Son olarak neler söylemek istersiniz?


Birkaç gündür Kocaeli’deyim, kitapla ilgili görüşmelerim oldu. Bana burada yol gösteren, her daim yanımda olan arkadaşım Nazlı Sapmaz’a öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Kocaeli halkına, ilk kitabımın heyecanımı yaşadığım o günlerde gösterdikleri ilgiden dolayı şükranlarımı sunuyorum.

 

 

Mavi Gece Kırmızı Aşk’ın sunumu


Aşk ateş olur dondurur, buz olur yakar… Zaman bize bazen çok iyimser davranır, bazen çok acımasız. Mutluluk da yaşarız, hüzün de. Hayal kırıklığına uğrar, yıkılırız. Kimimiz küllerinden yeniden doğmayı başarır, kimimiz hayatı zindan ederiz kendimize. Derdimize derman da buluruz vakti gelince. Yaşama bakış açımız iyiden, güzellikten yana olursa her kötülükten bir iyilik tohumu da bulabiliriz.
 


 

"Neden hep ben", diye sorguladığımız anlarda bilmeliyiz ki yalnız değiliz. Bazen olduğu gibi kabul etmek gerekir hayatı ve bazen vazgeçebilmenin özgürlüğünü de sunabilmeliyiz kendimize. Değerlerimiz yerle bir olsa da kendi değerimiz her daim tutunacağımız dal olmalıdır. Aşk yakar bazen canımızı, o ateşin içinde buz tutar üşür bedenimiz. Bazen kar yanığı gibi içten içe yakar alt üst olur duygularımız. Sustuklarımız büyür içimizde. Her şeye rağmen kendimize inanmalı, inançla çıktığımız bu yolda sağlam adımlar atarak yol almalıyız. Aşka, sevgiye, hayata dair ne varsa ...

 

 



 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bilge bozkus 1 yıl önce

Yanliz gecelerimin arkadasi oldu kitabin iyiki boyle bir kitap cikarmissin basarilarinin devamini dilerim

Avatar
Marcel Deniz 1 yıl önce

Tanıdığım her an başarılı ve örnek çalışma sizin için yaşam oldu tebrik ederim

Avatar
soner surer 1 yıl önce

çok güzel bir çalışma olmuş..başarılarının devamını diliyoruz.

mavi gece kırmızı aşk. her şiir sevenlerin okuması gereken bir kitap olmuş.

Avatar
hikmet dönmez 1 yıl önce

Mavi Gece Kırmızı Aşk kitabınızı okudum. Tek kelimeyle mükemmel. Kaleminize yüreğinize sağlık, daha yüzlerce şiirinizin olduğunu ve yazmaya devam ettiğinizi biliyorum. 2. 3. ve daha nice kitaplara imza atmanızı diliyorum...

Avatar
İlknur gökmen 1 yıl önce

Çok fazla kişiden çok fazla şiirler okudum lakin çoğu bana hitap etmedi. Sizin kitabınızı elime alıp okumaya başlayınca işte bu dedim. Şiirde hayal dünyasına dalmak, yaşadığım duyguları tekrar taze olarak yaşamak istiyordum ve bu duyguları şiirlerinizde h

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237