banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Kocaeli’de 300 AIDS hastası var
banner234
Türkiye’nin 1985 yılında tanıştığı AIDS yani “Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu” hastalığı Türkiye’de son dönemde oldukça artmış durumda. Şu an Türkiye’de AIDS hastası olan insan sayısı: 11 bin 109. Hastalık 1981 yılında keşfedilmiş ve yıllardır ülkemizde birçok hastada görülüyor olsa da maalesef AIDS ya da AIDS’li olmak ülkemiz için hala bir tabu. AIDS’li hastalar eskiye nazaran toplumla barışık olsalar da maalesef Türk toplumu hala AIDS’li hastalarla barışık olmaya hazır değil. 

Kocaeli’de de aslında durum farklı değil. Yaptığımız araştırmalara göre Kocaeli’de 1985 yılından bu yana kayıtlı 300 AIDS hastası bulunuyor ama hala çekincelerinden dolayı birçoğu hastalığını saklamak zorunda kalıyor. Kocaeli’de AIDS adına yapılan çalışmalar ve uygulanan tedavi yöntemleri ise umut verici. Peki nedir AIDS hastalığı, ne yollarla bulaşıyor ve Kocaeli’de AIDS ile ilgili nerelerde hangi tedavi yöntemleri uygulanıyor. İşte cevapları..

TÜRKİYE 85 YILINDA TANIŞTI
Türkiye AIDS hastalığı ile 1985 yılında tanıştı. HIV/AIDS hastalığı ilk defa 1981 yılında ABD’de ve Haiti’den gelen göçmenlerde tanımlandı ve hastalığa AIDS Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu adı verildi. 1984 yılında ise AIDS’e neden olan HIV virüsü izole edildi. Bu virüs vücudun savunma gücünü zayıflatmakta, yıkmakta ve normal koşullarda tedavi edilebilen hastalıklar, savunma gücü yetersiz kaldığından tedavi edilememekteydi. Hastalık 1980 yılından bu yana tüm dünyada din, dil, ırk, ülke ayrımı gözetmeksizin de yayılmaya devam ediyor. 1990’lı yılların başından beri bulaşma pek çok ülkede en sık korunmasız yapılan cinsel temas ardından ise damar içi ilaç kullananların ortak kullandığı enjektörler oluyor.

HIV VE AIDS NEDİR?
HIV enfeksiyonu sadece yetişkinleri de tehdit etmiyor. Bebek, çocuk, genç, yaşlı herkesi tehdit edebilen HIV virüsünü vücuttan atmak için ise henüz bir aşı ya da tedavi yöntemi bulunmuş değil. Fakat umut verici gelişmeler de yok değil. Kullanılan ilaç tedavisi ile HIV/AIDS hastalığındaki ölümler azalmış, ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir tür kronik hastalığa dönüşmüştür. Peki HIV nedir? Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif deniyor.  AIDS ise bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. HIV AIDS’e neden olan virüstür. HIV girdiği vücudun mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok ediyor. Direnci azalan vücutta HIV etkisinin yanı sıra çeşitli mikroplar da hastalıklara neden oluyor.

PEKİ AIDS NASIL BULAŞIYOR?
HIV bulaşıcılığın üst düzeyde olan bir virüs olmamasına rağmen mutlaka korunulması gereken bir virüstür. HIV tek başına yaşamını idare edemeyen bu nedenle mutlaka konak ihtiyacı olan bir virüs. HIV açık hava şartlarında uzun süre canlı kalamamakta, oksijenle temasta kısa sürede ölmektedir. Standart sterilizasyon uygulamaları virüse karşı korunmada yeterlidir. Virüsün bulaşma yolu ise temelde vücut sıvıları ile oluyor. Bu nedenle kan, meni gibi virüsün daha yoğun olduğu vücut sıvılarının virüsün iletiminde yeri büyük. Öpüşmek, tokalaşmak, duş-banyo alanlarını kullanmakla virüs bulaşmıyor. En çokta korunmasız cinsel ilişki(kondom, kılıf, prezervatif kullanmadan) yapılan her türlü cinsel temasla, kan ve kan ürünleri ile ve anneden bebeğe bulaşıyor.

KOCAELİ’DE DURUM NE?
Peki Kocaeli’de hastalığın durumu ne? Kocaeli’de 1985 yılından bugüne kadar kayıtlı AIDS virüslü hasta sayısı ise 300. En çok merak edilen konular arasında ise ‘AIDS olup olmadığımı nasıl anlarım?’ ‘nerede tedavi olabilirim?’ gibi durumlar yer alıyor. Öncelikle Kocaeli’de neredeyse her sağlık kurumunda hastanelerde, sağlık ocaklarında, risk gruplarına Aile Sağlığı Merkezleri’nde AIDS olup olmadığınızı kolayca anlayabileceğiniz ELİSA testi uygulanıyor. Anneler, ameliyata girecek hastalar, damar içi ilaç kullanan gruplar, homoseksüeller, kendi isteğiyle bu testi yaptırmak isteyenlere test uygulanıyor. ELİSA testi çok kolay uygulandığı ve çabuk sonuç verdiği için çok fazla tercih ediliyor. Ama bir tek olumsuz yönü var o da yüzde 10-15’lik bir yanılma payı. Bazı durumlarda yalancı pozitiflik durumu yaşanabiliyor. 

HASTANIN KİMLİĞİ GİZLENİYOR
Böyle bir durumda daha kesin çözüm elde etme adına ise şöyle bir yöntem uygulanıyor: Yalancı pozitif çıkan testler doğrulama amacıyla Türkiye’nin referans labaratuvarlarına (Ankara, İstanbul ve İzmir’de bulunuyor)  gönderiliyor. Buralarda uygulanan testler tüm sağlık örgütleri tarafından kabul gören ve genel geçer sonuçlara sahip oluyor. Çıkan sonuçlar ise yüzde yüz doğru. Testin sonucunun ardından sonucu pozitif gelen hastalara sonuç bildiriliyor, hastalık ile ilgili eğitim veriliyor ve  tedavisini düzenleniyor. Eğer sonucu alan aile hekimiyse hasta bir üst hekime yönlendirerek oradaki hekim üzerinden hastanın tedavisi devam ettiriliyor. Hastanın da kaydı alınıyor fakat hastanın kimliğini sadece kendi doktoru biliyor. 

UMUT VERİCİ TEDAVİ
Diğer doktorlar bile sadece kod olarak kullanıyor. Kocaeli’de AIDS’in en yaygın üç bulaşma yolundan biri olan anneden bebeğe bulaşmanın engellenmesi için de ciddi tedavi yöntemleri uygulanıyor ve başarı oranı çok yüksek. Anneye hamileliği boyunca tedavi uygulanıyor, bebek doğduğu andan itibaren ona da bir tedavi uygulanıyor ve uygulanan tedavi sayesinde AIDS’in bebeğe bulaşması engelleniyor. Türkiye’de bundan 1-2 yıl önce kullanılmaya başlanan yöntem Kocaeli’de de eş zamanlı olarak uygulanmaya başlanmış. Uzmanlar AIDS’in  artık ölümcül bir virüs olmaktan çıktığını ve ömür boyu ilaç kullanmayı gerektiren kronik bir hastalık haline dönüştüğünü söylüyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı olan tüm hekimler AIDS ile ilgili çalışmalara muktedir. Kimisi hastalığın boyutuna gelişmesine, durumuna, evrelerine göre hastayı bir üst kuruma sevk edebiliyor. Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Umuttepe Tıp Fakültesi Hastanesi bu konuda çalışmaların yürütüldüğü önemli noktalar.

ARTIK ÖLÜMCÜL DEĞİL, KRONİK
Hasta olan insana hekim üzerinden gerekli bilgilendirmeler yapılıyor. AIDS nedeniyle ölmeyeceği ama ilaç tedavisine devam etmesi gerekliliği noktasında. AIDS kökten temizlenemese de bağışıklık sisteminin yok olması engelleniyor. AIDS bağışıklık sistemindeki hücreler üzerinden çoğalabiliyor. Onların içine giriyor, onları yok ediyor ve kendisi çoğalıyor. Kendisi öldürmüyor ama bağışıklık sistemini yok ettiği için hücum eden diğer mikroplar, kanserler öldürüyor kişiyi. Uygulanan tedavi yöntemleriyle çoğalmayı engellendiği için bağışıklık sistemi hücreleri kendilerini yeniliyor ve güçlü kalıyor ve hasta sadece ilaçlarla devam etmek zorunda. Tek kötü yanı ise bulaşıcı olması. AIDS ölümcül değil, kronik. Hastadan başka birine geçişler sınırlı. Sosyal hayatta yaşamak, öpüşmek, aynı kaptan yemek yemek hastalığı bulaştırmıyor.

TOPLUM BİLİNÇLENMELİ
Uzmanlar toplumun bilinçlendirilmesi gerekliliğine de vurgu yapıyor. Çünkü maalesef günümüzde bile AIDS hastası insanlar dışlanıyor, ötekileştiriliyor. Uzmanlar da ‘İşte bu nedenle biz bile bilmiyoruz isimlerini, o hastalar için bizim için sadece kod olarak biliniyor’ cevabını veriyor. Annesinden AIDS hastalığı bulaşan bir çocuk okul çağına geliyor. Okulunda AIDS olduğu duyulduğu anda okul değiştirmek zorunda kalıyor, dışlanıyor. Hastaların rahat bir şekilde hastalığını söyleyebilmesi gerekiyor ama insanlar öcü gibi kaçıyor. İşte bu nedenle sadece hastaların değil toplumun da kendini biraz bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Kolay kolay bulaşmıyor, sosyal hayata karışmakla bulaşmıyor, öpüşmekle bulaşmıyor, o nedenle dışlamayın, destek olun. 
banner71
Anahtar Kelimeler:
AIDSKocaeli
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237