banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Kocaeli'nin havasında değişen bir şey yok!
banner234
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2008-2015 yılları arasında yapmış olduğu saatlik ölçüm sonucunda ortaya çıkan verilerini inceleyen Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, elde ettiği verilerden Dilovası’nın havasının, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği sınır değerine oranla, olması gerekenden 4.1 kat daha kirli olduğunu söyledi.

Birgün Gazetesi’nden Umut Öztürk’le bir röportaj yapan Hamzaoğlu, Kocaeli gibi havası kirli olan bölgelerde son yirmi, otuz yıldır yapılan araştırmalarla, bu kirlilik bileşenlerinden birisi olan havadaki tozların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ortaya çıkartıldığını belirtti. Çeşitli ülkelerde yapılan çalışmalarda hava tozu düzeyinin yüksekliğinden kaynaklanan kirliliğin bebeklerin ölümlerine, zamanından önce doğumlara ve doğan bebeklerin olması gereken kilolarından daha düşük kilolarda doğmalarına neden olduğu saptandığı söyledi.

Dilovası örneğini altını özellikle çizen Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, “Verilere göre, Dilovası'nda yaşayanlarda hava kirliliği olmayan bir kentte yaşayanlara göre akciğer kanseri gelişme riskinin, 2011'de 6.4, 2013'te 8.7, 2014 yılında 7.3 kat ve 2015 yılında da 7.4 kat daha fazla olduğu görülüyor. Aynı şekilde, İzmit'te yaşayanlarda hava kirliliği olmayan bir kentte yaşayanlara göre, akciğer kanseri gelişme riskinin, 2011'de 3.9, 2013'te 5.1, 2014 ve 2015 yıllarında da 4.6 kat daha fazla olduğu bulunmuştur.” dedi.


Hava kirliliğini çözümü için hava kirliliğinin aktif olarak kaynağından önlenmesi gerekmekte olduğunu söyleyen Hamzaoğlu; “Sanayiden kaynaklanan doğa ve sağlık tahribatı sorununu kökünden çözmek de mümkündür. Bunun için öncelikle ham maddelerin ve enerji kaynaklarının doğaya ve insana daha az zararlı olanlarla değiştirilmesi, teknolojinin modernize edilip atık hacmi düşük üretim süreçlerinin devreye sokulması ve bunlara karşın ortaya çıkan atıkların zararsız hale getirilmesi gerekir. Bu önlemlerin hayata geçirilebilmesi için hukuksal düzenlemelerin uygulanması, yetersiz olanların doğa ve toplum yararına yeniden düzenlemesi gerekiyor. Bunun için de hem yasamaya hem de kamu otoritesine sorumluluklar düşüyor.” Diye konuştu.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237