banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Kaya ailesi köşeye sıkıştı
banner234

Merhum İlyas Kaya’nın çocuklarının miras davası gündem olmaya devam ediyor.

Normal şartlar altında, bu aile içi bir mesele. Ancak konuyu gündeme getiren de ne yazık ki Kaya ailesinin ferdi Abdullah Kaya oldu.

Abdullah Kaya, durup dururken, ablasının kendisini mahkemeye verdiğini, uzunca bir süre kendisine ulaşamadıklarını, çünkü ablasının avukatı Halit Çokan’ın Hatice Kaya Bilecen’e “Sakın kardeşlerinle buluşma, görüşme” talimatı verdiğini iddia etmişti.

Tam da bugünlerde, Hatice Kaya Bilecen, Avukat Halit Çokan hakkında ağır ithamlarda bulunmuş ve kandırıldığını ima etmişti.

Hemen ardından, Hatice Kaya Bilecen’in kardeşi Abdullah Kaya, facebook sayfasından ablalarının kendilerini miras nedeniyle mahkemeye verdiğini, bunun ardındaki kişinin ise Avukat Halit Çokan olduğunu iddia etmişti.

Tabi bunlar, yani aile içi meselelerin böyle aleni bir şekilde konuşulması, paylaşılması hiç hoş bir şey değil.

Bir cami meselesinden çıkan olay, miras paylaşımında yaşanan kavgalara kadar uzandı.

Kaya ailesinin kendi arasında yaşanan savaş devam ederken, birden bire Hatice Kaya Bilecen ve Abdullah Kaya, anlaşmış olacak ki, Avukat Halit Çokan’ı suçladılar.

Kaya kardeşler, Halit Çokan’ı üzerlerine AKP’nin gönderdiğini ima eden ifadeler kullandılar.

Bu iddialara karşı net şekilde cevap veren Çokan, Kaya kardeşleri adeta cümle aleme rezil etti.

İşte Halit Çokan’ın zehir zemberek açıklaması:

 

AÇIKLAMA

 

Bu gün bir gazetede ve internet sitesinde müvekkilim Hatice BİLECEN tarafından sosyal paylaşım sitesi facebook sayfasında şahsımla ilgili gerçek dışı, haksız, yalan ve iftiralarla dolu hezeyanlar haber yapılarak paylaşılmıştır.

Bu şahıs 2013 yılının Eylül ayında babasından kalan mirasla ilgili kardeşleri arasında uyuşmazlık olduğunu belirterek ve haklarını alamadığını anlatarak benden hukuki yardım istemiştir. Ben de isteminin niteliğine uygun olarak kendisi adına diğer mirasçılara karşı ortaklığın giderilmesi davası açtım.

Tarafıma verdiği vekâlet çerçevesinde ilgili taşınmazlarla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açtım. Dava konusu taşınmazlarla ilgili keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Taşınmazların değeri tamamen bilirkişiler tarafından belirlenmiş olup bizim bununla ilgili müdahalede bulunma yetkimiz ancak belirlenen bedele itirazla mümkündür. Nitekim yapılan itirazda da yeniden yapılan incelemede taşınmazların değeri değişmemiştir.

Esasen davada önemli olan ortaklığın giderilmesi olup taşınmazların değerinin önemi satışa geçildiği aşamadır. Kaldı ki; taşınmazların değeriyle ilgili kendisine bilgi verildiğinde müvekkilin bu değere herhangi bir itirazı olmamıştır.

Taşınmazların değerini belirleyen ben değilim. Davada müvekkilden başka mirasçılar, mahkeme hâkimi ve bilirkişiler varken, ayrıca mahkemeden çıkacak karar Yargıtay denetimine tabi iken tek başıma taşınmazların değerini düşük göstermek gibi bir fonksiyonumun olamayacağı açıktır.

Yaptığımız ücret sözleşmesine gelince; her avukatın vermiş olduğu hizmete karşı alacağı bir bedel vardır. Buna vekalet ücreti bununla ilgili yapılan sözleşmeye de vekâlet sözleşmesi denir. Ben de müvekkilim Hatice BİLECEN’LE Baronun tavsiye ettiği bedel olan "dava konusu şeyin değerinin %15" yerine ve bunun altında VE DAVA KONUSU TAŞINMAZLARDA KENDİSİNE DÜŞEN PAYIN-değerinin % 10 u üzerinden anlaşma yaptım. Hatta kendisi anlaşmayı alıp günlerce inceledikten sonra imzalayıp bana getirdi.

Bana geldiğinde ailesi tarafından uğradığı haksızlıkları çok dramatik bir şekilde anlatan Hatice BİLECEN’İN bugün de -anladığımız kadarıyla kardeşleri ile anlaşma sağlayıp DAVALARINDAN BENDEN HABERSİZ VAZGEÇTİĞİNDEN-benim de hizmetimin karşılığı olan vekâlet ücretimi ödememek ve bundan kurtulmak için böyle hezeyan dolu iftiralarla bana saldırmaktadır.

Hatice BİLECEN’İN Kartepe İlçe Başkanlığı Adaylığı ile ilgili ise, bu hususta kendisini ima yoluyla dahi bir yönlendirmem sözkonusu olmamıştır. Kaldı ki; Hatice Bilecen AK Parti Genel Merkezi tarafından tek liste kararı verildikten sonra benimle Adaylığı ile ilgili görüşmeye gelmiştir.Ben de genel merkez kararının bağlayıcı olduğunu ve liste çıkarırsa benim kendisinin karşısında olacağımı açık bir dille anlattım. Ayrıca kendisini geldiği arkadaşları ile birlikte Kartepe ilçesinden sorumlu İl Başkan Yardımcısına yönlendirdim. Onunla bu mesele ile ilgili tek görüşmemiz bu görüşme olmuş olup bunun da tanıkları mevcuttur. Kongrede kendisine destek vermemem dolayısıyla da tarafıma kin ve husumet gütmeye başladığı açıktır.

Hatice BİLECEN’İN kişisel ve mesleki onurumu rencide eden bu haksız ve dayanaksız iddialarından ve aramızdaki vekâlet ilişkisinden kaynaklanan kanuni ve akdi haklarımdan dolayı yasal yollardan haklarımı arayacağımı ve bunlardan dolayı kendisinden yargı önünde hesap soracağımı özellikle belirtmek istiyorum. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Diğer tüm iddiaları hayal ürünü olup gerçeklerle uzaktan yakından alakasız olduğundan tarafımca cevap verilmeye değer görülmemiştir.

Kamuoyunun saygıyla bildiririm.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kartepeli 2 yıl önce

Kartepe de herkes bu konuyu biliyor. Avukatının gazıyla hatice hanıma kardeşlerine karşı dava aç tığı seçim zamanında da avukatın desteğini çekmesiyle anlaşıldı. Bu konuda hatice hanımın açıklamalrını beklemek lazım. Kumpas sadee ak partiye yapılmıyor, ak

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237