banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Karaca: Görevden almalar tarihe kara bir safya olarak geçecek
banner234
Son çıkartılan KHK’nın ardından KOÜ’de görevli 19 akademisyen görevlerinden uzaklaştırılmıştı. İmzacı akademisyenlerin görevlerinden uzaklaştırılmasının ardından gerçekleştirilen açıklamalarla akademisyenlere verilen destek devam ediyor. Bugün Eğitim-Sen Şube binasında gerçekleştirilen basın toplantısında Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca da akademisyenlere desteğini sundu. 1 Eylül’de yayınlanan KHK ile tasfiye operasyonunun muhalif kesimlere yönlendirildiğini vurgulayan, Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca şu açıklamalara yer verdi: “28 bin 163 kişi Milli Eğitim Bakanlığı'ndan, 2 bin 81 kişi Sağlık Bakanlığı'ndan, 2 bin 346 kişi üniversitelerden olmak üzere ihraç edilen topIam 50 bin 875 kamu personelinin büyük çoğunluğunun FETÖ ile bağlantısını ortaya koyacak hukuki kanıtlar ve etkili bir soruşturma yapıldığının belgeleri olmamasına rağmen, bu insanlar kamu otoritesince delil olmadan suçlu ilan edilmişlerdir ve şimdi onlar masum olduklarını kanıtlamak durumundadırlar. Hukuk mantığının böylesine tersine çevrilmesi ancak bir darbe ortamında mümkün olabilirdi. Yapılan yanlıştan bir an önce geri dönülmeli, hangi siyasal düşünceden ya da görüşten olursa olsun kamuda yürütülen darbe soruşturmaları hukuk kuralları içinde titizlikle yapılmalı, darbe girişimi ile somut bağlantısı saptanmayanlar en kısa sürede görevlerine iade edilmelidirler.

FIRSAT KOLLADILAR
Hükümet bizlerin tüm uyarılarına karşın darbeye karşı mücadelede demokrasi yöntemlerini değil OHAL’i tercih ettiği için geldiğimiz nokta budur. 1 Eylül gecesinden sonra diyebiliriz ki bir kısmı cezaevinde olan darbecilerin zihniyeti bundan böyle kamu idaresine egemen olmuştur. Darbecilerle olduğu gibi bu zihniyetle de mücadele edeceğiz; asla boyun eğmeyeceğiz. İhraç edilen kamu görevlilerinin arasında sağlık ve fen bilimleri ile sosyal bilimler alanında çalışan 2 bin 346 bilim insanı da vardır. Kocaeli Üniversitesi başta olmak üzere bazı üniversitelerde ihraç edilen bilim insanlarının Türkiye'deki emek, insan hakları ve özellikle son dönemdeki barış mücadelesinde öne çıkmış, ülkenin ilerici birikimini temsil eden kişiler olduğu tüm kamuoyunun bilgisi dâhilindedir. Bu akademisyenlerin üniversitelerinde Fethullahçı terör örgütü destekçisi olarak listelenmesi, bazı rektörlerin fırsat bilerek ihraç adı altında muhaliflerin tasfiyesini hedeflediğini açıkça ortaya koyan bir durumdur. Öte yandan, YÖK'ün kendisine ulaşan bu listeleri geri göndermeyip Başbakanlığa iletmesi asla kabul edilemez ve bunun hesabı meşruiyet ve akademik gelenekler çerçevesinde verilmek zorundadır. YÖK, ülkemizin akademik birikimini dinamitleyen bu gelişmelerden birinci derecede sorumludur ve bu uygulamasıyla tarihe kara bir sayfa olarak geçmiştir.

BİLİMSEL STANDARTLARDAN UZAKLAŞTIRACAKLAR
Hocalarımızın kamu görevinden ihraç edilerek üniversitelerdeki kadrolarından koparılması onların bilimsel faaliyetlerini engellemez, fakat öğrencilerin Türkiye’nin değeri olan bu bilim insanlarından faydalanmasını zorlaştırır. İhraç, ülkemizin yükseköğretim sistemine zarar vermiştir. Bu bilim insanlarının tasfiyesi ülke üniversitelerinin akademik anlamda çölleşmesinden başka bir sonuç vermeyecektir. Tasfiye aynı zamanda, Fethullahçı cemaat yapılanmasının kamuda ne kadar yaygın olduğunu görünce liyakat diye öne çıkanların, liyakat sözcüğünün anlamına ne uzak olduklarını da ortaya koymuştur. Üniversitelerde hazırlanan tasfiye listelerini gördüğümüzde, rektörlerin kendi yandaşlarını kollarken muhaliflerini kağıda yazdıklarını açıkça anlıyoruz. Bu zihniyetin istediğini elde etmesi, üniversitelerimizi bilimsel standartlardan iyice uzaklaştıracaktır. Özellikle Kocaeli Üniversitesi rektörünün yirmi sağcı on dokuz solcu diye hesap yaparak oluşturduğu liste, 12 Eylül darbecilerinin idam cezalarında bir sağdan bir soldan mantığının günümüze uyarlanmasından başka bir şey değildir. Bu zihniyeti üniversitelerimizde mahkum edeceğiz.

KAMU GÖREVLİLERİ İADE EDİLSİN
Bizler kamu görevinden çıkarılacak kimselerin ancak hukuki deliller temelinde bu cezaya çarptırılabileceğinin bir kez daha altını çizmek isteriz. Darbe sonrası ilan edilen OHAL rejiminin puslu havasından yararlanarak Türkiye'nin demokrasi, emek ve barış yanlısı akademik geleneği ile hesaplaşmak isteyen idarecileri uyarıyoruz: İhraç ettiğiniz, adları Türkiye’nin emek, barış ve insan hakları mücadelesine kazılı bilim insanları bu zorbalıklar karşısında yılmayacaklardır. Haksız ve hukuksuz şekilde ihraç edilen tüm kamu görevlileri görevlerine iade edilmeli, etkili soruşturmalarla suçları kanıtlanana kadar herkesin masum olduğu ilkesi temel alınmalıdır Bu açıklamayı yapan kurumlar olarak üyelerimizin ve arkadaşlarımızın görevlerine geri dönmesi için bütün hukuksal ve örgütsel olanaklarımızı seferber edeceğimiz, onlarla olan dayanışmamızı asla eksiltmeyeceğimiz, bu fırsatçılığın, bu hukuksuzluğun mimarları hesap verene kadar da mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir. Türkiye’nin geleceğini karartmak isteyen OHAL'ciler, darbeci zihniyettekiler yenilecekler; bu ülkenin onurlu akademisyenleri, öğretmenleri, sağlıkçıları olan biz kamu emekçileri kazanacağız. Bahar CESUR

banner71
Anahtar Kelimeler:
Eğitim-senKocaeliİzmit
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237