banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Kahraman gazi, o geceyi gazetemize anlattı
banner234
Vatan sevgisiyle yoğrulmuş her bireyin canından önce gelir vatan. Fikir olarak bin bir parçaya ayırsalar da bizi, mevzubahis vatansa o bin bir parça bir anda bir bütün oluverir. Tıpkı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminde olduğu gibi. Farklı siyasi görüşlere, ideolojilere mensup insanların, mevzu vatan olduğunda tüm ayrılıkları bir kenara bırakıp, hep birlikte vatanı korumak adına ölüme gidebildiğini bir kez daha gösterdi bu halk, tüm dünyaya. FETÖ terör örgütünün gözünü karartmış, canavarlaşmış mensuplarının TSK içine sızarak kalkıştığı darbe, işte bu halkın cansiperane mücadelesi ile bastırıldı. Kimisi şehit düştü, kimisi gazi oldu, kimisi ise sokaklarda günlerce nöbet tuttu.

AYRINTILARIYLA ANLATTI
Tıpkı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı’nda düşmanı bozguna uğratan atalarımız gibi 15 Temmuz’da nice kahramanlık öyküleri yazdı bu halk. İşte o kahramanlardan biri Osman Kamacı. Kocaeli Kadın Girişimciler Kurulu eski Başkanı Pembe Arslan’ın kardeşi olan Osman Kamacı, 15 Temmuz’da darbeciler tarafından gazi edildi ve omuzunda hala o gecenin nişanı olan kurşun öylece duruyor. Birkaç gün içinde ameliyat olacak Kamacı’nın vücudundan kurşun çıkarılacak. Körfez Yarımca Mimar Sinan Mahallesi’nde ikamet eden Kamacı, nasıl gazi olduğunu, o gece neler yaşadığını tüm ayrıntıları ile gazetemize anlattı.

EKMEK VE BENZİN KUYRUĞU
Bir tarafında hüzün, bir tarafında zafer barındıran o geceyle ilgili konuşan ve konuştukça boğazı düğümlenen Körfezli gazimiz Kamacı, şunları aktardı: “Körfez Yarımca’da arkadaşlarımla geziyordum, saat 10.30 sıralarında ülkede bir hareketlilik olduğuna dair haberler dolaşmaya başlamıştı. İnsanların ekmek ve benzin kuyruğuna girdiğini görünce moralim bozuldu, evime geçtim. Televizyonu açtım, Sayın Cumhurbaşkanımızın telefonla canlı yayına bağlayıp, halkı sokağa çağırmasının ardından hemen evden çıktım, arkadaşlarım Mehmet Aşkın ve Buğra Özel ile birlikte İstanbul Boğaz Köprüsü’ne gitmeye karar verdik.

YARALANDI AMA AYRILMADI
D-100 tıkalıydı, eski İstanbul yoluna girdik ve İstanbul’a doğru ilerlemeye başladık. Tuzla Orhanlı’dan geçerken çatışma sesleri duyduk, yaralılar olduğunu gördük. Arkadaşım, benim aracıma iki yaralıyı aldı, yaralılardan biri yolda şehit düştü. Bizler ise olay yerindeydik, yerde bir polisin yaralı olduğunu fark ettik, diğer polis ise şehit düşmüştü. Yaralı polisi oradan kurtarmak için uzun süre uğraş verdik. Darbeciler üzerimize ateş açıyorlardı, bir kamyonet bulduk, onu kendimize siper ettik. Bizimle birlikte polisi kurtarmaya çalışan tanımadığımız bir kardeşimiz darbecilerin açtığı ateş sonucu gözümüzün önünde şehit düştü. Benim ise omuzuma kurşun isabet etti. Polisi zorlukla kurtardık. Arkadaşlarım omuzuma tampon yaptı, o halde mücadeleyi sürdürdüm.

KURŞUN HALA OMUZUNDA
Bizler polisi kurtardıktan sonra bu kez de havan topu atmaya başladılar. Sonrasında özel harekat polisleri bölgeye geldi. Özel harekat polislerinin arkasında yaklaşık 3 bin kişilik bir halk kitlesi oluştu. Öncesinde kafamıza doğru hedef alan o alçaklar, bu kez bizleri geri püskürteceğini sanıp ayaklarımıza doğru sıkmaya başladı. İnsanlar kurşunlara aldırış etmeden darbecilerin üzerine doğru gidiyordu, bizler de öyle. Zaten halkın kalabalıklaşması ve özel harekat polisinin gelmesiyle birlikte daha fazla direnemediler ve teslim oldular. Polis hepsini gözaltına aldı. Ben ise sabah 05.00’e doğru hastaneye gidebildim. Gebze Fatih Hastanesi’nde tedavi edildim. Birkaç güne kadar da ameliyat olacağım, omuzuma giren kurşun çıkarılacak.

KURTULUŞ SAVAŞINI GÖRDÜM
Ben orada gerçekten kurtuluş savaşını gördüm. Üzerimize ateş edildi, havan topu atıldı ancak hiç birimiz geri durmadık. Kurşunların üzerine gidip şehit olanları, gazi olanları gördükleri halde insanlar darbecilerin üzerine yürümeyi sürdürdü. Öyle ki yolun ortasına geçip, bariyerlerin üzerine çıkıp elindeki Türk bayrağını sallayarak ‘Beni de vur’ diye bağıranları gördüm. Mehmet Aşkın ve Buğra Özel kardeşlerim gazi olmadı ama aynı kahramanlığı onlar da gösterdi. Kurşunlar yanlarından geçerken ölümden korkmadan yaralıları kurtardılar, darbecilere karşı direndiler benim gibi, oradaki binler gibi.” Evet, o ilimizin, Körfez’in kahraman gazisi, arkadaşları Aşkın ve Özel de öyle. Kendilerine ne kadar minnet duysak az. 



banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rıfkı yuvacık 4 ay önce

Fetullah'ın örgütü o zamanki adıyla cemaat, Türkiye'de bir dönem insanların çoğu tarafından bir vitrin olarak kabul gördü. O vitrine çıkanlar okulunu okur, sınavlarını kazanır, sonunda da iş garantisi vardı. O yüzden kimse kandırıldım moduna girmesin hepiniz bilerek o örgüte katıldınız. Siyasiler kandırılabilir onlar saf ve temiz insanlar:

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237