banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

İzmit’ten kaçırılan şehzadenin hikayesi…
banner234

İzmit, tarihin her döneminde çok önemli bir kent oldu. Defalarca yıkıldı küllerinde yeniden doğru, bu yıkımlar ya bir savaşla yada depremle oldu ama Astakoz’dan Nikomedia’ya, oradan İzmit’e uzanan yolda İzmit hep var oldu.
Bu tarihi süreçte öyle olaylar yaşandı ki İzmit ve çevresinde hepsi başlı başına roman hatta filim olacak olaylar. İşten size onlardan biri daha, İzmit’ten kaçırılan şehzadenin hikayesi…

Şehzade Halil Bey değince bir çoğunuzu aklına hiç kimse gelemeyecektir ama Orhan Bey dersek tanımayanız elbette olamaz. Osmanlı Devletini kurucusu Osman Bey’in ardında tahta geçen Orhan Bey, Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye geçişini başlatan padişah olarak tarihimizde çok önemli bir yere sahip.

Osmanlı kuvvetleri, İzmit’i ilk olarak 1331 yılının Haziran ayına kuşattı. Kuşatma sırasında Bizans İmparatoru VI. Andronikos'un yardıma gelmesi üzerine Orhan Bey, İmparatorla anlaşarak kuşatmayı kaldırmıştı. Orhan Bey, bu kuşatmadan altı sene sonra 1337 yılında İzmit’i şiddetli bir şekilde tekrar kuşattı. Bu kuşatma üzerine dışarıdan yardım alamayan şehir, teslim olmak zorunda kaldı. İzmit'in fethi ile Kocaeli Yarımadası'nın tamamı Osmanlıların eline geçmiş oluyordu. 

1357 yılına geldiğimizde ise İzmit’te Osmanlı tarihinde görülen tek kaçırma olayı yaşandı. Yine tarih boyunca bazı şehzadelerin farklı ülkelerde bulunduğu durmalar mevcut ama bir şehzadenin kaçırılması, hem de korsanlar tarafından alıkonulması olayı tektir.

O dönemde korsanlar zengin ailelere mensup kişileri kaçırıp büyük fidyeler talep ederek, çok büyük paralar ele geçirirdi. Korsanlar, benzer amaç ve Cenevizlilerin desteğiyle; 1357 yılında bir yaz günü Orhan Gazi’nin küçük oğlu şehzade Halil’i İzmit körfezinde kayıkla dolaşırken kaçırır. Kaçırılan şehzade doğruca korsanların ana üsleri olan Foça’ya götürülür. 

Orhan Gazi, oğlunun kaçırıldığını duyunca onu kurtarmak için çareler aramaya başlar. Nihayetinde imparator V. Paleolog Ionnes’e yardımda bulunması için başvurmak zorunda kalır. Bizans İmparator’undan şehzadenin kurtarılmasını ister. Öyle ki Foça o dönemde Bizans’a ait bir kaledir ve orada Bizans’ın tesiri de büyüktür. 

Ayrıca şehzade Halil’in annesi, İmparator VI. Yannis Kantakuzenos’un kızı Teodora’dır. Kantakuzenos kaçırılma haberini duyunca torununu kurtarmak için girişimlerde bulunur ancak başarılı olamaz. 

Bizans’ın ortak İmparator’u V. Ionnes böyle bir yardımı karşılıksız yapmaya yanaşmaz, bazı talepleri olur. Bu sebeple taraflar arasında bir antlaşma yapılır. 

Yapılan antlaşmaya göre Osmanlı’nın Rumeli’deki ilerleyişi durdurulacak, Bizans’taki taht mücadelelerinde Paleolog ailesi desteklenecek, 1340 yılından bu yana biriken Bizans borçları silinecek ve şehzadeyi kurtarmak için yola çıkacak olan donanmanın masrafları Osmanlı Devleti tarafından karşılanacaktır. 

Antlaşmanın Orhan Gazi tarafından onaylanmasının ve Bizans’a yüklü bir miktar para verilmesinin ardından Bizans donanması Foça’ya doğru yola çıkar. Foça’ya giden Bizans imparatoru Foça hâkimi Kalofeti ile görüşür. Hayli uzun süren bu görüşmelerde Foça hâkimine ancak yüz bin altın ve birçok rütbe verilerek şehzade kurtarılır. Yaklaşık iki yılın ardından şehzade Halil özgürlüğüne kavuşur ve 1359 yılında Orhan Bey’e teslim edilir. 

1359 yılında Kocaeli Sancak Beyliğine getirilen Halil, Bizans İmparatoru’nun kızı İrini ile İznik’te evlenir. İrini şehzadeden bir yaş küçüktür. 1361’de Gündüz, 1362’de Ömer adı verilen iki oğulları olur ancak çocuk denecek yaşta ölürler. Şehzade Halil’de 15 yaşında iken vefat eder. 
 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237