banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

İzmit 28 Haziran’da kurtuldu ya sonra…
banner234
Geçtiğimiz hafta İzmit’in düşman işgalinde kurtuluşunu kutladık. O günlerin kahramanlığından bahsettik hep. O günlerde yaşanan çok acı olayları ise unuttuk gitti. 
İzmit’in kurtuluşu öyle sanıldığı gibi kolay olmadı. Çok zor bir mücadeleye sahne oldu İzmit. Hem içinde yaşayan yerli halk hem de Kuvay-i Milliye askerleri için.

İzmit‘e büyük zorluklarla gidip gelmeyi başaran, Tevhid-i Efkâr gazetesinin bir muhabirinin 30 Haziran 1921 tarihli gazete çıkan haberiyle başlayalım isterseniz. Bakın o günlerin birebir şahidi olan ve hatta Yunanlılar tarafından katledilme tehlikesine maruz kalan o gazeteci neler yazmış;

 “Sabah saat 08.00’de, Müslüman halkın alkışları arasında, Muhittin Paşa Kolordusu‘na mensup XI. fırkanın süvari müfrezeleri şehre girmiştir. Yunanlıların, çekilirken şehri yakacaklarını söylemeleri üzerine halk, pazartesi akşamını endişe içinde geçirmiştir. İzmit‘teki dükkânlar, Kuva-i Milliye‘nin Baç civarındaki akınından sonra, yani Cuma gününe kadar açılmamıştır. Ahali, dışarı çıkamaz hale gelmiş ve Yunanlılar çekilinceye kadar birçok fecai gerçekleştirmişlerdir. 
Özellikle geceleri Bağçeşme ve İzmit‘in yukarı mahallelerinde çetelerle Yunan askerleri soydular, kestiler, ırza namusa tecavüz ettiler. Şehri yakmak istedilerse de kısmen başarılı oldular. Yunanlıların çekildiklerini gören Müslümanlar, Kuva-i Milliye‘nin şehre gireceğini hissettiklerinden, Pazar gününden itibaren sevinmeye başlamışlardır. 
Yunan askerleri, yerli Rumlar, Ermeniler ve Abazalar ile beraber Cuma gününden Pazar akşamına kadar özellikle geceleri birçok Müslüman‘ı katletmişlerdir. Nihayet Salı günü sabah ezanında İzmit‘e Kuva-i Milliye‘nin girmek üzere olduğu duyuldu. Bütün Müslümanlar evlerinden çıkarak Kuva-i Milliye müfrezelerini karşıladılar. 
İzmit‘in her tarafı bayraklarla donatılarak, Kuva-i Milliye‘nin şehre girdiği davullarla ilan edildi ve şenlikler Salı akşamına kadar sürdü. Salı günü öğleden sonra iki fırıncı ve kahvehaneler dükkânlarını açmışlardır. Kuva-i Milliye‘nin şehre girmesiyle, İzmit‘te düzen ve asayiş sağlanmıştır. 
İzmit‘te Namazgâh denilen yerde yirmi kadar Müslüman ölü bulunmuş, yabancılar da bu durumu görmüşlerdir. Baç mevkiinde katledilen Müslümanların resimleri, bir Amerikalı tarafından alınmıştır. İzmit civarındaki köylerin bir kısmı yanmış, yangından Sarımeşe köyü ve Çerkez köyleri kurtulabilmiştir.
Yarımca da Kuva-i Milliye‘nin eline geçmiştir. Derince‘ye de Rıza Bey komutasındaki kuvvetler tarafından yeni bir baskın yapılmıştır. Derince‘de bulunan Sultan Abdülaziz köşkü tahrip edilmiştir. Derince‘den ayrılan Yunan askerleri silahlarını bırakmışlar, erzak ve elbise depolarını yağmalamışlardır. 
Bununla beraber Yunanlılar pek çok hayvan, zahire ve malzeme bırakmışlardır. Ayrılırken çıkarttıkları yangınlarda yalı boyunda yirmi- otuz, yukarı mahallelerde altmış-yetmiş ev ve bir cami yanmıştır. İzmit‘in kuvvetlerimizin eline geçmesi ile Yunan işgali sırasında halka büyük kötülükler yapan Mutasarrıf İbrahim de kaçmıştır.”


İşgal altında büyük sıkıntı çeken İzmitliler, Yunanlıların kaçışı sırasında hayatlarının en son günlerini geçiriyordu. Şehrin her tarafın yuna askerleri, Ermeni ve Rum çeteleri tarafından adeta yağmalanıyordu. 
İşte İzmit’in en zor haftası. 23 Haziran ile 28 Haziran yani kurtuluş günün arasından geçen İzmit’in en zor o haftası. O hafta İzmit’te adeta katliam vardı.  İzmit’in çeşitli yerlerinde bulunan 200 kadar ev ve dükkân Yunanlılar tarafından yakılıp yıkıldı. 
Bağçeşme, Orhan, Tabakhane mahallelerindeki evlere giren Rum ve Ermeni çeteleri topladıkları erkekleri Namazgâh denilen alana götürerek öldürdüler. 23 Haziran ile 27 Haziran 1921 tarihleri arasındaki üç gün boyunca İzmit‘teki bazı mahallelerden 56, çevre köylerden de 34 kişi olmak üzere isimleri tespit edilebilen 90 kişi öldürüldü. 
Yunanlılar bir yandan çetelerle birlikte adeta katliam yaparken çok iğrenç bir oyunda kalkıştılar. Yunanlılar, çetelerin tecavüzünden halkı kurtarmak bahanesiyle kandırarak, Türkleri vapurlara bindirmiş, aldanıp binenlerin bir kısmı denize atılarak öldürdü.
28 Haziran günü İzmit’i kurtaran ordunun savaşı ise bitmedi, aksine daha yeni başlıyordu. Kuvay-i Milliye küvetleri İzmit’in ardından hızla Derince ve Yarımca‘yı da ele geçirdi.
Yarımca ve Değirmendere çevresinde gerçekleşen muharebelerde Yunanlılar, yüzlerce ölü ve yaralı bırakarak, kaçmak zorunda kaldılar. Yunanlılar aynı yakma taktiğini bu bölgelerde de devam etti. Pek çok ev ve işyeri yanarak yok oldu. 

Haziran sabahı Yunan donanması Değirmendere‘yi bombalayarak karaya asker çıkarmaya başladı. Gebze yönüne kaçan Yunan kuvvetlerinin bir bölümü de Dil İskelesi‘nden vapurlara bindirilerek, Karamürsel‘in doğusunda Ulaşlı‘da karaya çıkmaya başladı.
İzmit Körfezi’nde bulunan savaş gemilerinden başlayan top ateşi ile ilerleyen Yunan kuvvetleri Ulaşlı, Ereğli, Karamürsel, Halıdere ve Değirmendere‘yi işgal ederek, bu kasabaları yakmaya başladı. Bölge sakinleri se dağlara kaçarak canlarını kurtarmağa çalıştı. 1 Temmuz 1921 günkü Tevhid-i Efkâr gazetesinde çıkan habere göre ise Ereğli‘de halktan neredeyse kurtulan olmadığı yazıyordu.
Yunanlılar yaptıkları katliam sonra Yalova ve Bursa yönüne doğru kaçmaya başladılar. Bu kaçış sırasında yine yol üzerinde her yeri yakıp yıkmaya devam ettiler.
Tevhid-i Efkâr‘ın, bir Fransız gazetesinin (Lö Jurnal Duryan) verdiği bilgiye dayanarak yayınladığı yazıda,  Karamürsel‘de 5000 kişinin yurtlarını terk etmek zorunda kaldığı ve Karamürsel‘in ateşe verilmesi sonrası, İzmit‘in sakin sularını saran kızıllığın,  adalardan bile görüldüğü belirtilmişti.
İzmit’in kurtuluşu kuşkusuz Kurtuluş Savaşı’nın en önemli olaylarından biriydi. İzmit‘in geri alınması, Milli Mücadele‘nin devam etmesi sebebiyle, bölgeden daha rahat faydalanma imkânını sağlamıştı. Ulaşım, haberleşme ve Anadolu‘ya yapılacak olan her türlü sevkiyat kolaylaşmıştı. Bu tarihe kadar İnebolu üzerinden sağlanan Ankara-İstanbul bağlantısı için, bu tarihten itibaren, daha kısa bir yol açılmış oldu. Böylece, Anadolu‘ya geçiş için İzmit-Adapazarı-Nallıhan üzerinden ikinci bir bağlantı yolunun açılmıştı.
Mustafa Kemal, İzmit‘in kurtuluşundan sonra 17 Haziran 1922‘de, Kocaeli Cephesi‘ni denetlemek, annesi Zübeyde Hanım‘ı karşılamak, Fransız yazar Claude Farrere ile görüşmek amacıyla İzmit‘e geldi.
Mustafa Kemal‘in, İzmit‘in kurtuluşu sonrası yaptığı bu ziyaret,  Büyük Taarruz öncesi bölgedeki güçlerin organize edilmesi gerekliliğinden de kaynaklanmaktaydı. 
18–19 Haziran 1922 tarihinde, İzmit‘te bulunan askeri birlikleri denetledikten sonra, 19 Haziran‘da İzmit‘ten ayrıldı. Mustafa Kemal, Adapazarı‘na doğru giderken istasyonda, İzmitlilere teşekkürlerini belirten şu konuşmayı yapmıştır:


“Muhterem Arkadaşlar,  Bütün kalp ve vicdanlarınızla benimle beraber olduğunuza imanım vardır. Bu böyle oldukça, gittiğimiz yolun hakiki olduğuna inandıkça elbette yürüyeceğiz. Bu yürüyüşümüzle, memleketi netice-i hakikiyeye isal edeceğimize şüpheniz olmasın. Hakkımda gösterdiğiniz asarı muhabbet ve teveccühe, suret-i mahsusada takdimi teşekkürat ederim. Güzel memleketinizde geçirdiğim iki günün kıymetli hatırasını kalbimde saklayacağım. Gördüğüm tezahurat taziyanei teşvik oldu. Netice-i hakikiye vusul için her her türlü tedabiri düşünmekten hali kalmadım. Buna emin olunuz. Cümlenize teşekkür ederim.”


İzmit ve çevresini büyük mücadeleler sonrasında kurtarılması  daha sonra TBMM’de de görüşülmüştü. Yunanlıların çekilirken İzmit, Adapazarı, Karamürsel, Kandıra, Yalova, İznik‘te yaptıkları toplu katliamlar hakkında mecliste yapılan görüşmelerde, İzmit ve çevresinde Yunanlılar tarafından verilen zararın o dönemin parasıyla  156 milyon lira olduğu açıklandı. Toplamda 1.194 kişi öldü, 152 kişinin yaralandığı, 314 esir ya da kayıp vakası olduğu belirtilmişti.
banner71
Anahtar Kelimeler:
Kocaeliİzmit
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237