banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

‘İstedikleri şefkat ve sevgi’
banner234

Haber: Ufuk BAGAN- Kocaeli’de 2008 yılında dernek çalışmalarına KOHAYDER’de başkanlık yaparak başlayan ve beş yıl süreyle yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunan Tülay Çetin ile sokaktaki dostlarımızı konuştuk. Tülay Çetin KOHAYDER’den ayrıldıktan sonra aralarında Kocaeli Üniversitesi’nden 3 öğretim görevlisinin de bulunduğu arkadaşlarıyla 9 Aralık 2013 tarihinde KOHSAVDER’i kurmuş. Bunun öncesindeyse KOÜ Doğa ve Hayvan Dostları Öğrenci Klübü’nde 6 ay süreyle yöneticilik yapmış.Okuldan mezun olduktan sonra klüpten ayrılarak KOHSAVDER' i hayvan dostu arkadaşlarıyla kurmuş. İzmit Belediye İşhanı 7’nci katta faaliyette bulunan KOHSAVDER’in şu an 40 üyesi var.

 

“KOPYA TÜZÜKLERLE DERNEK”

 

Tülay Çetin ile öncelikle STK’lar ve dernekler üzerine konuştuk. Tülay Çetin şöyle değerlendiriyor: “Ülkemizde STK’ların sayısı hayli çok ancak tam yerini bulmuş değil. Türkiye’de baktığınızda; kopya tüzüklerle dernek açılabiliyor. Tabela örgütleri insanlarda güvensizlik ortamı yaratmış. Bu güvensizlik ortamının taratılmasında yasa dışı dernek pozisyonunda olanların etkisi var. Bizler kamu yararına dernekleriz.

 

Bunun için daha farklı statüde değerlendirmek lazım. Yaratılan bu olumsuzluk ortamı, ciddi çalışan dernekleri sıkıntıya sokuyor. Burada biz ve bizim gibi derneklerin yapması gereken, ciddi çalışmalarıyla ön plana çıkan ve bunu devlet kurumları üzerinde hissettirebilmek” Çetin devlet desteği alamadıklarını, ofis ve adres zorunluluğu getirildiğini belirterek, “Üye aidatlarıyla ayakta durmaya çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

 

“İMDAT ÇAĞRILARI ÇIĞ GİBİ”

 

Bizler birer canlıyız. Hayvanlar, kuşlar ve bitkiler de canlı” diyen Tülay Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: “Hoşgörülü olmalıyız. İnsanlarımıza sesleniyorum. Lütfen olayların içinde olun. Kurduğumuz sistem devam etsin. Telefonlarımız 24 saat açık. Her gelen ihbar değerlendiriliyor. Aslında devletin yapması gereken çalışmayı biz yapıyoruz. Söz konusu olan; ağzı, dili olmayan canlılar. İmdat çağrıları çığ gibi. Derneğimiz örgütlü olarak yoluna devam ediyor. İhbar kurumu olarak hizmet veriyoruz. Ama bizim görevimiz devlet mekanizmalarını harekete geçirmek olmalı.

 

Çalışmalarımızda ciddiyet oluşturduk. Hayvan hakkı ihlali olduğunda şahıs veya belediyelere ceza kesiliyor. Ancak devlet ağır işliyor. Sonuca ulaşmak zaman alıyor. Sosyal medya ve basının gücünü kullanıyoruz. Medya bu anlamda çok destek oluyor bizlere. Sosyal medya sayfalarında ise bildiklerimizi ve yasaları paylaşıyoruz. Biz bir anlamda arabuluculuk görevini de yerine getiriyoruz”

 

“HAYVAN SEVGİSİ AŞILAMALIYIZ”

 

Eleştirilerini duyarsızlaşan insanlara yönelten KOHSAVDER Yönetim Kurulu Başkanı Tülay Çetin, ”İnsanımız merhamet duygusunu unutmuş. Duyarsızlaşmış, kendisini ön planda tutuyor. Bizim dernek olarak bir görevimiz de bu durumu düzeltmek. Çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamalıyız. Yalnızca çocuklar mı? Hayvan dostu olmak bizler için de önemli. Şöyle düşünün; stresli bir günün sonunda eve geldiğinizde ve evinizde beslediğiniz dostunuza dokunduğunuzda her şeyi unutabiliyorsunuz. Bizi rahatsız eden,  hayvanlardan nefret eden insanların olması” diye konuştur”

 

“SİSTEMİN OTURMASI ZOR”

 

Sokak hayvanlarının korunması hususunda yerel yönetimlerin yetersiz kaldığına dikkat çeken Çetin, “ Hayvan barınaklarında, gönüllü olmayanların olduğu yerde ücretli çalışanlarla sistemi oturtmak çok zor. Belediyeler yasalara aykırı uygulamalar yapıyor. 2012 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca çıkartılan, kedi ve köpeklerin yok olmasına yönelik yasanın ilgili maddelerinin çıkartılması konusundaki mücadelemizi kazandık ancak hala hayata geçirilmedi. Kocaeli, Trabzon ve İstanbul’da modern rehabilitasyon merkezleri ve bakım evleri var.

 

Kandıra yolu üzerinde yapılan merkez çok güzel. Ama hayvanlar yine kafeste. Hayvanların güzel, modern binalara ihtiyacı yok. Onların toprağa, çimene ve insan sevgisine ihtiyacı var” dedi.

 

“YAŞAM HAKLARINI ALMAYALIM”

 

KOHSAVDER Yönetim Kurulu Başkanı Tülay Çetin, “Yetişkinlerin köpek korkusu olabilir. Ama çocuklarına nefret yerine sevgi duygusu aşılasınlar. Korkuyoruz diye canlının yaşama hakkını elinden almayalım” diyerek sözlerini şu cümlelerle bitirdi: “Hayvanlar için kentin çeşitli bölgelerinde beslenme odakları kurulmalı. Sulak alanlarımız neredeyse tükendi, kalmadı. Hayvanların suya ihtiyacı var. Evlerimizin önlerine artan yemeklerimizi koyalım. Sanılanın aksine hayvanlar yiyecek artığı bırakmıyor. Yiyecek verilen yerlerde kümelenmiyor. Yemeğini yedikten sonra alışık olduğu yere geri dönüyor”

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237