banner783
banner826
banner840
banner828
03 Kasım 2018 Cumartesi 11:30
İş kazası geçirdi beli kırıldı, eşyaları sokağa atıldı!
banner728
15 yıldır çalıştığı şirkette iş kazası geçirdi, beli kırıldı. Eşi ve 3 çocuğu ile birlikte Kandıra’daki köyüne dönmek zorunda kalan Şaban Kılıç(45), dönemin Kaymakam’ının izni ile eşyalarını okul lojmanına koydu. Açtığı dava Yargıtay’da yıllardır beklediği için Kılıç’ın 3 yıldır lojmanda bekletilen eşyaları, geçtiğimiz günlerde iddialara göre Kaymakamlığın talimatı ile jandarma ekiplerince sokağa atıldı. Beli kırıldığı için ufak tefek işlerle ailesini geçindirmeye çalışan ancak babasının evinde tek göz oda dışında kendisine bir yer ayarlayacak maddiyatı olmayan Kılıç’ın eşyaları, olası bir yağmurda kullanılamaz hale gelecek şekilde öylece açıkta duruyor. Kılıç, köy muhtarının kendisine söz verdiğini, eşyaların başka bir yere taşınacağını taahhüt ettiğini belirtirken “Bana imza attırdılar, sonrasında eşyalarım başka bir yere taşınmadı ve öylece açıkta kaldı” dedi.

ÜZERİME POMPA YIKILDI

Gazetemize konuşan Şaban Kılıç, şunları kaydetti: “İstanbul’da, Türkiye’nin en büyük pompa fabrikalarından biri olan Standart Pompa’da 15 yıl çalıştım. Çalıştığım yerde testçiydim, 2009 yılında test esnasında üzerime pompa yıkıldı ve belim kırıldı. İş kazası göstermediler. Yanlış hatırlamıyorsam 4 Ocak 2010 tarihinde ameliyat oldum. 4 ay ameliyattan önce, 3 ay da ameliyattan sonra olmak üzere bel kırıklığından 7 ay raporlu gezdim. Ondan sonra hafif iş raporuyla iş başı yaptırıldım. Ama iş verenin herhangi bir iyi niyetini görmediğim için dava açmak zorunda kaldım. Çünkü prosedür gereği 2 yıl içinde dava açtın açtın, açmadıysan 2 yıldan sonra iş davası, kaza davası açsan da bir şey elde edemiyorsun. İyi niyetlerini de görmeyince dava açmak durumunda kaldım ve bu davayı kazandım. Yargıtay, sebep göstererek veya göstermeyerek 3 sefer davayı bozdu. Mahkeme her seferinde aynı kararı verdi, olayın iş kazası olduğuna hükmetti. Ancak dava, 2,5 yıldır Yargıtay’da arşivde bekliyor. 20 Haziran 2016’da dava görüldü, o gün bugündür dosya Yargıtay’da. Ve ben eşim ve 3 çocuğumla, köyüme (Pınarlı köyü) gelmek zorunda kaldım. Babamın evinde bir odam var. Bu nedenle eşyamın kalan kısmını dönemin Kaymakamı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün sözlü taahhütleri ile okul lojmanına koymak zorunda kaldım. Sonraki kaymakamlar, köydeki bazı işgüzarların lojmanlar üzerinde planlar yapmaları neticesinde beni çıkarmak için ellerinden geleni yaptılar. Ben eşyamı çıkarmak istememe rağmen, jandarma zoruyla eşyaları sokağa attılar. Eşyalar 2 gündür sokakta.

İMKANIM OLSA YER YAPARDIM

Eşyalarımız aşağı yukarı 3 senedir lojmanda duruyordu. Diyorlar ki ‘3 senedir bir şey yapmak için mücadele etmedin.’ Bugün en az 10-15 bin lira harcamam gerekiyor ki eşyaları zapt edecek bir yer ayarlayayım. Bir konteyner alsam ikinci el, 6-7 bin liradan bahsediliyor. Köyün içinde koyacak yerim yok. Her türlü mağdur edildim. Bana oradan eşyayı boşalttığıma dair bir taahhütname imzalattılar ama onu da imzalatırken dediler ki ‘Biz sana eşyaları koyacak bir yer ayarlayacağız.’ Muhtar Hüseyin Gün, dedi ki ‘7 emin olarak imamın evinin altındaki depoya kaldıracağız eşyaları.’ Ben de ‘Orası rutubetli, su içinde, ben orayı kabul etmiyorum’ dedim. Yine de oraya kaldırmak için eşyayı çıkardılar. Ben imzayı attıktan sonra attılar eşyaları bırakıp gittiler. Eşyalar 2 gündür dışarıda. Yağmur yağsa eşyalar kullanılamaz hale gelecek. Köyün yukarısında 500 metrekarelik bir yerim var, imkanım olsa zaten buraya barınabileceğim bir yer yapmak istiyordum. İmkanım olmadığı için uzadı. Dava da 2011 yılında bu yana sonuçlanmadı, 7 yılı aşkın süre geçmiş üzerinden. Çocuklarım okuyor, hepsinin bir masrafı var. Köyde iş yok, güç yok. İstanbul’da belim kırık olduğundan dolayı kimse iş vermedi. İş mücadelesi verdiğim dönemde, köyüme dönmeden önce BİMER’e yazdığımda aramışlar Ümraniye’de vakıf müdürünü, ‘bu adamla ilgilenin’ demişler. Raporlarımızı, her şeyimizi teslim ettik, bana 3 ay 500 lira yardım yapıldı. 700 lira kiram, 300 lira faturam 1000 lira ediyor. Benim bir kazancım yok, bunları ne ile karşılayacağım, 500 lira ile mi karşılayacağım? Mecbur köyüme döndüm. İş kazası geçirmişim, bütün kurumların avukatları, mahkeme diyor ki ‘Bu iş kazasıdır.’ İş yeri temyize gönderdi 20 Haziran 2016 yılında görülen davanın kararını, Yargıtay’ın 10. Dairesinde dosya hala bekletiliyor. Beni mağdur eden yine devlet birimleri.

AYNI KURUMUN RAPORLARI FARKLI

Mühendisin mahkemede verdiği ifadeden, hastane raporlarına kadar her şey orada kanıtlı. İki sefer iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince iş kazası geçirdiğim tespit edildi. Buna rağmen dosya temyizde 2,5 yıldır bekliyor. Şu an sokakta eşyalarım bekliyor, yağmur yağsa Kandıra da su altında kalacak bir yer. Dönemin Kandıra Kaymakamı Oktay Erdoğan Bey, ‘sana burada bir ev yapalım’ demişti. Bir süre sonra Kandıra’dan gönderildi. Vali Yardımcısı ile de görüştüm, geleceğim şu saatte orada ol diye randevu verdi ama ne gelen oldu ne giden. Belediyelerde, CİMER’de, diğer kurumlarda dilekçelerim var, ben size izah ediyorum, sen benim halimi görüyorsun, neden çözmüyorsun? Ne psikoloji ne de sağlık bıraktılar bende. Ufak tefek çalışmaya çalışıyorum, belimde platinle zaman zaman sıkıntı yaşıyorum. İş kazası davası tamamlanmadığı için malulen emekli de yapılmadım. İstanbul Numune Hastanesi’nde bir rapor aldım ilk heyet karşısına aldı beni yüzde 31 rapor verdi, İŞKUR tekrar bir sene sonra aynı kuruma rapor için gönderdi, bu sefer beni hiç heyete çağırmadılar yüzde 17 rapor verdiler. Hastalık ilerler, gerilemez; sen neye göre 31 verdin neye göre 17 verdin. Ne yazık ki devlet kurumları arasında da çelişkiler var.”



Son Güncelleme: 03.11.2018 12:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Devletini seven 2018-11-03 21:20:35

Yiyorsa ....Bulduk divanı çakırlar köyündede var atın eşyaları nerde sakat fakir var gücünüz ona yeter.

Avatar
salih sözen 2018-11-03 13:20:04

suriyeli olsa atmazlardı insanlık ayıbı bizim halkımız onları dışarda bırakmaz evelAllah

Avatar
Ömer 2018-11-03 12:15:51

İşte bu mazlumların ah'ı zalimleri diktatörü yerle bir edecek

banner845

banner354

banner820

banner831

banner824

banner846

banner599

banner328

banner482