banner371
banner203
banner308

İktidarın yemeğine koşarak giden sendika..!

Yıl 1970. CHP yine aynı CHP. İktidar partisinin taleplerine tam anlamıyla boyun eğmese de büyük ölçüde uyum sağlıyor… Adalet Partisi (AP) milletvekilleri ve CHP vekiller 274 sayılı Sendikalar Kanunu ve275 sayılı Grev ve Lokavt Kanunu üzerinde kimi değişiklikler yapılmasını istiyor. Bu değişikliklerle ilgili her iki parti de taslak metin hazırlıyor. Mecliste komisyon oluşturuluyor. Milletvekilleri iki taslak metnini bu komisyonda birleştirip tek bir metin haline getiriyor ve meclis onayına sunuyor. O dönem CHP’lilerin iddiası, “güçlü sendika yaratmak” işin aslı ise taslağın temel amacı giderek güçlenen, siyasi partileri bile gölgesinde bırakan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) darbe vurmak, işçilerin grev ve örgütlenme hakkını kısıtlamak.

SADECE 3 SENDİKA OLABİLECEKTİ
Söz konusu tasarı ile birlikte şu temel değişiklikler yapılacaktı: Bir sendikanın ülke genelinde çalışma yapabilmesi için o iş kolundaki işçilerin üçte birini örgütlemiş olması gerekecekti. Yani bir sektörde en fazla üç sendika faaliyet gösterebilecekti. DİSK gibi bir işçi sendikaları konfederasyonunun kurulması için de bu şart geçerli olacaktı. Konfederasyon üyesi bütün sendikaların kendi iş kollarında çalışan işçilerin üçte birini örgütlemiş olması gerekecekti. Bir işçinin sendika değiştirebilmesi için noter onay zorunluluğu da o dönemde taslakta yer alıyordu. Bu uygulama e-devlet sistemi gelene kadar devam etti. Sendikadan ayrılmak isteyen işçiler noter ücreti ödemek zorunda bırakıldı. Fabrika ve kamu kurumlarındaki toplu sendika değişiklikleri bu yüksek ücretler nedeniyle engellenmiş oldu. 

CHP VE TÜRK-İŞ DESTEK VERDİ
CHP ve AP’nin ortak hazırladığı taslak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen görüşmelerde 230 oy ile kabul edildi. Tasarıya sadece 4 milletvekili itiraz etti. Sonuç olarak tasarı kabul edildi ve 1317 sayılı yasa kayıtlara geçti. Söz konusu yasaya Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) destek verdiğini açıkladı. DİSK’E karşı hazırlandığı apaçık ortada olan bu yasa tasarısına Türk-İş’in destek vermesi elbette kimseyi şaşırtmadı. Dönemin Çalışma Bakanı Seyfi Öztürk tartışmaların yaşandığı günlerde bir açıklama yaptı ve “Çok yakında DİSK’in çanına ot tıkayacağız” dedi. CHP’nin, AP’nin, Türk-İş yöneticilerinin desteklediği bu yeni yasayı patronlar da çok sevmişti. Patronlardan da peşi sıra konuyla ilgili açıklamalar geldi.

İŞÇİLER SÖZÜNÜ SOKAKLARDA SÖYLEDİ
Henüz işçiler hiçbir şey söylememişti. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler, değişikliğin Anayasa’ya aykırı olduğunu ve işçi sınıfının DİSK’in kapatılmasına göz yummayacağını açıkladı. 15 Haziran’da başta kentimiz Kocaeli’de olmak üzere çevre illerde binler işçi eylem yaparak yeni yasaya karşı olduklarını dile getirdi. 16 Haziran’da ise hükümet sıkıyönetim ilan etti. 15 Haziran’a göre 16 Haziran’da işçiler daha coşkulu, alanlar ve sokaklar daha doluydu. On binlerce işçi Kocaeli’den yola çıkarak İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti. İstanbul ve Kocaeli’de pek çok noktada askeri birlikler ve polis barikatlar oluşturarak sokakları ve alanları kapatmak istedi. Ancak işçi son derecek kararlıydı. Bunun üzerine sıkı yönetim komutanlığı harekete geçti ve DİSK yöneticilerini gözaltına aldı. 

CHP GERİ ADIM ATTI
Hükümetin ve patronun DİSK’e saldırısı eş zamanlı oldu. 21 DİSK yöneticisi gözaltına alınırken Türkiye genelinde 5 bin DİSK üyesi, örgütlenme öncüsü işçi işten atıldı. İşten atılmayan DİSK üyesi işçiler bunun üzerine üretim durdurma kararı aldı. Asker 16 Haziran’da bütün gücünü kullandı ve bu büyük işçi direnişini sona erdirdi. Dönemin cumhurbaşkanı Cevdet Sunay işçilerin bütün tepkisine rağmen 6 Ağustos’ta yasa değişikliğini onayladı. İşçinin tepkisi CHP’yi bu dönemde oldukça sarstı. Geri adım atmak zorunda kalan CHP yasa değişikliğine karşı hamle yaptı ve Türkiye’nin mecliste milletvekili ile temsil edilen ilk ve tek sosyalist partisi olan Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile birlikte yasa değişikliğinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. O dönem kimse CHP’ye, “Madem Anayasa’ya aykırıydı neden mecliste onay verdiniz” diye sormadı. 

ANAYASA MAHKEMESİ ÖZERKTİ
Anayasa Mahkemesi o dönemde özerkti. İstediği kararı hukuku baz alarak verebiliyordu. Bugünkü seçimler o dönemde yapılsa Anayasa Mahkemesi kuşkusuz bu seçimleri iptal edebilirdi. Şimdilerde öyle değil… 8-9 Şubat 1971 tarihinde toplanan Anayasa Mahkemesi konuyu değerlendirdi ve DİSK’i yok etmeye yönelik yasa değişikliğini iptal etti. Söz konusu yasa değişikliği kentimiz emekçilerinin, DİSK’in ve Türk-İş yönetiminin yasa değişikliğini desteklemesine rağmen yönetime başkaldıran Türk-İş üyesi işçilerin büyük ve onurlu mücadelesi sonucu bir daha hiç gündeme gelmedi. Hükümet 15-16 Haziran’da işçinin gösterdiği kararlılıktan korktu. Günümüzden tam 47 yıl önce DİSK işte böyle dik ve kararlı bir duruşa sahipti. İktidara karşı dimdik durabiliyordu. 

KOCAELİ TEMSİLCİSİ ‘VEDAT KÜÇÜK’
Bugün ise durum değişti. Gücünü büyük ölçüde kaybeden, yıllar içerisinde aşınan sendikada eski kararlılık kalmadı. Metal direnişi sürecinde büyük zarar gören DİSK’te, özellikle Birleşik Metal-İş Sendikası’yla ilgili “koltuk sevdaları” gündeme geliyor. Son olarak Bekaert fabrikasında işten atılan 4 işçinin sendikanın önerisiyle işten çıkarıldığı öne sürülmüştü. İşçilerin, “Hami’den (Hami Baltacı) özür dileyin. Sorun bitsin” şeklinde söylemlerle baskı altına alındığı sendika kulislerine yansımıştı. DİSK’le ilgili en çok gönül kıran gelişme ise DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük’ün iktidar partisi AKP’nin iftarına katılmasıyla yaşandı. Vedat Küçük, emeğe ve işçi haklarına her geçen gün artan şiddetle saldıran AKP’nin vekilleriyle aynı masayı paylaştı. 

KARAOSMANOĞLU’YLA BİRLİKTE…
DİSK gibi tarihi kararlı ve dik duruşlarla dolu bir sendikayı temsil eden Vedat Küçük’ün nerede ne yemek yediği, kimlerle yediği bizi pek ilgilendirmez. Söz konusu yemeğe Vedat Küçük’ün dışında bir başka isim katıldı. İşte o ismin katılması Vedat Küçük’le ilgili tepkiler oluşmasına sebep oldu. Yemeğe katılan o isim Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu idi. AKP’li başkan Karaosmanoğlu hatırlanacağı üzere geçtiğimiz ay gerçekleştirilen meclis toplantısında işçilerle ilgili skandal sözler dile getirmiş, sendikalara da laf atmıştı. Karaosmanoğlu şöyle konuşmuştu: “Belediyeleri kara delik gibi batıran ve hizmet edemez hale getiren aşırı personeldir. Siz ne kadar iyi çalıştırırsanız çalıştırın belli bir yaşa geliyor, sendikaya kendini yaslıyor, partiye kendini yaslıyor. Olmuyor… Belim ağrıdı diyor, gidiyor rapor alıyor. Bunları hepimiz yaşıyoruz. Mesela İSU’da güvenlik lazım. Gece 12’den sonra çalıştırırsam 1’e 4 mesai vermem lazım. Bu çok büyük yük. Ben taşeron ile ekonomik olanı tercih ediyorum. 

ÇOK TARTIŞILAN O SÖZLER
İşçiyle, sendikayla bu zamana kadar 40-50 adet sözleşme imzaladım. Sendikaların anlayışı burada farklı. Ben emekten yanayım. Ben hala maaşlı çalışıyorum. Maaştan başka bir gelirim yok. Ama çalışan aldığı o maaşı ne derece hak ediyor o ayrı işte. Özel sektör ayrı. Sabancı’sı Koç’u insanın, çalışanın enerjisini sonuna kadar alır. Çok net ölçümler var oralarda. İşçisini tamamıyla makine gibi çalıştırıyor. Devlet ise çalıştıramıyor. Devletteki verim özel sektöre göre çok daha düşük. Bunu biz biraz daha iyileştiriyoruz. İyi yönetim kaliteli hale getiriyor. Efendim iş kanunları var, mahkemeler var, sendikalar var… Bu ne kadar çabalarsanız çabalayın tek başınıza başarabileceğiniz şey değil. Ben sendikalara dedim, siyasi partilere dedim… ‘Gelin oturalım yeni düzenleme yapalım’ dedim. Olmadı.” 

DİSK HIZLA KAN KAYBEDİYOR
Başkan Karaosmanoğlu’nun bu skandal sözlerine DİSK dahil hiçbir sendikadan açıklama gelmedi. 47 yıl önce bütün saldırıları göğüsleyebilen DİSK’in bugünkü bölge temsilcisi Vedat Küçük konuyla ilgili bir aydır açıklama yapmaması bir yana, AKP’nin iftarında denk geldiği Karaosmanoğlu’na iki çift laf edemedi. Sendika ve işçi düşmanı söylemleriyle tepki çeken İbrahim Karaosmanoğlu’yla aynı çatı altında yemek yiyen Vedat Küçük’ün başkana tek bir söz söylemeden iftar programına eşlik etmesi şaşkınlık yarattı. Bir zamanların içi öncüsü sendika konfederasyonu DİSK her geçen gün kan kaybediyor, gözümüzün önünde adeta eriyor. Ve ne yazık ki tartışmalara sebep olan sendika yöneticileri, bu kan kaybına, bu erimeye hız kazandırıyor. 
 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemal 2 ay önce

Bu küçük kardeşer mantar gibi her yerden çıkarlar gündüz Akp ildirler gece CHP li hayatları boyunca hep başkalarının etekleri altında geçinen zavallı tiplerdir bi kardaşide Beediye iş sendikasında bir zamanlar eylem üstüne eylem yapan tipler şimdi pasta yemek için kapı kapı dolaşırlar zavallı işçilerde bunlara inanır Bayyurt dümendiler vaaaaayyy

banner372

banner354

banner328

banner276

Advertisement

banner202