banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Hülagü, Cumhurbaşkanı’na şikayet edildi
banner234

Geçtiğimiz günlerde yeni rektörün cemaate ne kadar mesafeli olduğuna dair bir dosya başlatmıştık. O günlerde gazetemize de gönderilen bir mektupla rektör Hülagü’nün “paralel yapı” olarak adlandırılan cemaate mesafesi konusundaki duyarlılığını gündeme getirmiş ve bu konuyu işlemeye devam edeceğimizi duyurmuştuk.

 

Tekrar hatırlatalım: 

 

Seçim sürecinde bu konu Demokrat Kocaeli Gazetesi’nde gündeme gelmiş ve özellikle iki isim öne çıkmıştı. Fakat biz sürecin demokratik işleyişi ve adil olmayan seçim algısı üzerinde durmuştuk.

 

Bu paralel konusu bizim iştahımızı çeken bir konu da değil zaten. Çünkü biz Ergenekon süreçlerine inanmadığımız gibi Paralelle Mücadele yalanına da inanmıyoruz. Bu koca bir yalan. Belediyelerde ve kendi partilerinde bu kadar paraleli besleyip Pensilvanya’ya gidip milletvekili ve belediye başkanı düzeyinde el öpenlerin özellikle bu şehirdeki palavrasına elbette inanmayacağız.

 

Fakat birileri boş durmuyor. Gönderilen mektuptan anladığımıza göre tıpkı KOTO’da olduğu gibi rektörlük konusunda da işin arkasını bırakmak istemeyen bir grup var.

 

MEKTUP DOĞRUDAN ERDOĞAN'A GÖNDERİLDİ

 

Mektup doğrudan Cumhurbaşkanına gönderilmek üzere kaleme alınmış. Mektupta Hülagü'nün ekibinde yer alan ve yeni rektörün görev verdiği 16 profesör 9 doçent ve 4 yardımcı doçentin isimleri ve görev alanları tek tek sıralanmış. Özellikle genel sekreter yardımcısı  atamasından sonra bu yapılanmanın tam olarak ortaya çıktığı vurgulanmakta.

 

Mektup Cumhurbaşkanına hitaben “Sizin teslim ettiğiniz emanete ihanet edilmiştir. Yeni dönemde Sezer Komsuoğlu'nun dekanları ve müdürlerine dokunulmadı. Eski etkinlik devam ediyor. Buna yeni paraleller eklendi. Dekanlar, danışmanlar ve müdürler arasında Eğitim-Bir-Sen'li bir kişi bile bulamazsınız.” gibi çarpıcı ifadeler dile getiriliyor.

 

İSİM PARLATMAK İSTİYOR İDDİASI


“Milli Güvenlik Kurulu’nda suç örgütü sayılan şebeke Kocaeli’nde hala baş tacı.” ifadeleri ile devam eden mektup “Cevdet Erdöl’ün kefilliği üzerinden bir tercih yapıldı. Emeği ve çileyi çekenleri, sonradan paralel arasından gelip itibar görenlere çiğnetmeyeceğinize söz vermiştiniz.” cümlesiyle Kocaeli Üniversitesi rektörlüğü için Tayip Erdoğan’ı ikna eden Ankara Milletvekili Cevdet Erdöl’ü de göreve çağırmış oluyor.

Mektubun belki de en ilginç tarafı Rektör Hülagü’nün gelecek dönem siyasette yer alabilmek için rektörlük koltuğunu kullanmak istemesi. “Eskiden beri böyle bir hırsı olduğu bilinen” Hülagü’nün “yaptığı sosyal yatırımlardan yola çıkarak bütünüyle algı ve imaj odaklı bir politika” izlediği ve “isim parlatmak için akademiyi kullandığı” ifade edilmektedir.

 

Bakalım bu mektubun Ankara’daki yansımaları nasıl olacak. Cumhurbaşkanının sürekli söylediği ve en son YÖK konuşmasında rektörlere bir emir niteliğinde vurguladığı bu konuda Kocaeli için ne düşünecek.!

 

İktidar bu konuda bir dekan atamasında kılı kırk yararken Kocaeli Üniversitesi’nde 29 kişinin yönetimde olduğu iddia edilen bir cemaat ilişkisinin baş ağrıtacağı kesin. Kaldı ki bu konu artık savcıların da gündemi olmaya başladı. Bu konuda ciddi bir mahalle baskısının da oluştuğunu görüyoruz. Umarız sonu Ergenekon süreçlerinde olduğu gibi garabetle sonuçlanmaz.

 

Biz haksız yere kimsenin cezalandırılmasını değil suçluların ceza almasını savunabiliriz.

İzlemeye devam edin…

 

 

İŞTE REDOĞAN’A GÖNDERİLEN O MEKTUP

 

 

"KOÜ REKTÖRÜ PARALEL YAPIYA HİZMET EDİYOR"

 

Kasım ayında yirmi küsür üniversitede yapılan rektörlük seçimleri bütünüyle camaat-üniversite ilişkisi üzerinden değerlendirildi. Dahası bazı rektörlerin Pensilvanya uçak biletleri bile teşhir edilmişti. Kocaeli Üniversitesi'nde de yerel gazeteler ve Yeni Şafak'ta Yusuf Kaplan Kocaeli Üniversitesi'ndeki manipülasyonlara ve algı yönetimine yönelik cemaat etkinliğini gündeme getirmiş ve bir "cemaat kuşatması"ndan bahsetmişti.

 

 Rektör adayı olarak ben de titiz bir çalışmayla bu konuyu yirmi farklı koldan zat-ı alilerinize iletmiştim. Konu hakkında Sayın M. Ali Yekta Saraç, Yusuf Karaca, Yusuf Kaplan, ÖNDER başkanımız, Cihannüma başkanımız Sayın Mustafa Şen, Mustafa Şentop Hoca, Şevki Yılmaz Hoca, Muzaffer Baştopçu Bey, Hüseyin Bürge Bey, İsrafil Kışla, Feyzullah Kıyıklık Bey gibi pek çok isim üzerinden sizlere ulaşmaya ve bilgilendirmeye çalıştım.

 

Özellikle MİT ve Emniyet İstihbaratın da bu Paralel Yapı'nın Kocaeli'deki etkinliği konusunda düzenli fikir alış-verişi içinde oldum. O günlerde zat-ı alilerinizin aday arkadaşın evini ziyaret etmesinden sonra Kocaeli milletvekillerimiz ve belediye bürokratları size rağmen bir tavır içinde olmak istememeleri ve daha önce paralele yakın çalışmış olanları hatta Pensilvanya'da el öpmeye bile gitmiş olmaları sebebiyle bu konuya mesafeli durdular. Hala da Ankara'da verilen mücadeleye yönelik bir duyarlılık içerisinde olmadıkları aşikardır.

 

Bendeniz sizinle 1989 yılında Konya'da tanıştım. Milli Görüşçü bir ailenin neferiyim. Mücadelemden bugüne kadar da taviz vermedim. Balkon konuşmaları bittiği halde balkon altında beklemeyi sürdürenlerdenim.

 

YÖK mülakatında da bu konudaki görüşlerimi anlattım ama Kocaeli'nin kaderini siz tayin ettiniz. Bugüne kadar "yeni yönetimi" izledim ve izliyorum. Gelinen noktada Paralel Kocaeli'deki yerini yine "koymadan aldı". İki enstitü müdürü, müdür, danışman ve koordinatör düzeyinde paralel yapı korunmakta ve kollanmaktadır. 

Size bu mektubu yazdıran şey de bardağı taşıran son damladır. En son Paralel Yapı temsilcisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa YEĞİN genel sekreter yardımcısı yapılmıştır. Bu atama ile cemaatin patronajı ve etkinliği bütünüyle kanıtlanmış oldu.

 

Sizin teslim ettiğiniz emanete ihanet edilmiştir. O günlerde söylediğim "Tayyip Bey yanıltılıyor." cümlesi ne yazık ki doğrulanmış oldu. Yeni dönemde Sezer Komsuoğlu'nun dekanları ve müdürlerine dokunulmadı. Eski etkinlik devam ediyor. Buna ülkücüler ve paraleller ilave edildi. Hepsi bu. Dekan, danışmanlar ve müdürler arasında Eğitimbir-Sen'li bir kişi bile bulamazsınız. 

 

Size yakın, davanıza yakın benim gibi iki aday daha vardı. Fakat Cevdet Beyin tavassutu işle böyle bir tercih yapıldı. Emeği ve çileyi çeken bizler iken sonnradan paralel arasından gelip de itibar görenler şimdi hovardalık ediyor.

 

Atadığınız rektörün ilk icraatı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kayınvalidesinin cemevi törenine katılmak oldu. İlke ve projesi olmayan bu arkadaşımız siyasete atılmak için isim parlatmak dışında bir kaygı içinde değilken toparlanması gereken üniversite zaman kaybediyor.

 

Seçim sonrası dekanlar üzerinden bana ve arkadaşlarıma yönelik eziyet de cabası. Bu konuyu şikayet edeceğim başka merci olmadığı için size yazıyorum. Ya bizi buradan kurtarın ya da üniversiteyi paralelin elinden alın.

 

Saygı ve hürmetlerimle.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Amcazade 2 yıl önce

Siz bileceksiniz paralelci olduğunu, sayın Cumhurbaşkanımız bilmeyecek...Paralelci yalanından başka tutunacak dalları kalmamışların kurguladıkları senaryo.. Siz ne yapardınız bir de onu yazın. Belki sizin dediklerinizi de atar. Başka ne yazabilirsiniz ki.

Avatar
Mehmet Amcazade 2 yıl önce

Paralelci yalanı tutmadı... Başka senaryolar kurgulayın artık... bunların hiç tesiri olmadığını hala anlamayanlar kalmış demek... garip bir durum.

Avatar
ali kibarcan emmioğlu 2 yıl önce

Aciz insanlar hep şikayet ve mazeret üretirler. Çünkü yapabilecekleri onlarla sınırlıdır. Topluma iftiralarını duyurmak istediklerini de şikayet dilekçelerine sıralarlar ve basına verirler. İşe yaramayacağını bilirler ama, toplumu bu şekilde etkileyebile

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237