banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Hükümet çareyi buldu. Örtülü af geliyor
banner234

AKP döneminde cezaevlerinde yatacak yer kalmadı. Tutuklamalar, muhalifleri sindirme operasyonuna dönüşünce, aralarında gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün de yer aldığı mahpusların sayısı AKP döneminde tavan yaptı. Hükümet, çareyi “örtülü afta” buldu. 15 bin mahkumun “denetimli serbestlik” yasasından yararlanarak dışarıya çıkarılması için hazırlıklara başlandı. AKP döneminde cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı yaklaşık 4 kat arttı. 2005 yılında 56 bin olan cezaevlerindeki kişi sayısı 2015’te 190 bine çıktı. Böylece AKP dönemindeki artış yüzde 400’ü buldu. Aynı dönemdeki nüfus artışı ise yüzde 24’te kaldı.

 

BALIK İSTİFİ
Herkes içeri atılınca hapishaneler “balık istifi” oldu. İçeride boş yer kalmadığı gibi bazı hapishaneler kapasitesinin kat kat üstünde tutuklu ve hükümlüyle dolduruldu. CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın verdiği bilgiye göre, bunlardan biri Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevi. 465 kişilik tasarlanan cezaevinde, bunun yaklaşık 3 katı, toplam bin 450 kişi kalıyor. Cezaevlerinde kalan tek bir kişinin devlete maliyeti günlük 55 lira. Aylık maliyet bin 650 lirayı buluyor. İçeride 190 bin kişi olduğu düşünülünce maliyet, bütçe açısından önemli bir kaleme dönüşüyor.

 

ÖRTÜLÜ AF
Bu maliyeti düşürmeye çalışan hükümet tarafından Meclis’e sunulan torba yasanın içine cezaevlerini “rahatlatmaya” yönelik düzenleme konuldu. “Örtülü af” düzenlemesine göre koşullu salıverilmesine 1 yıl kalan mahkumların doğrudan denetimli serbestlikten yararlandırılması süresi 31 Aralık 2020’ye uzatılacak. Düzenlemeyle iyi halli hükümlülerin ceza süresinin dolmasından 1 yıl önce salıverilmesinin önü açılacak. Böylece ayda 7 bin mahkumun dışarıya çıkarılması öngörülüyor.

 

MUHALİFLER İÇERİDE
AKP’nin geçen sürede 2 kez daha hükümlülerin süresinden önce tahliyesi için düzenleme yaptığını kaydeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, buna rağmen sayının bu kadar artmasını, iktidarın “muhalefete tahammülsüz” olmasına bağladı. Son olarak Can Dündar ve Erdem Gül’ün “doğru haber yaptıkları için” tutuklandığını kaydeden Tezcan, “İş o noktaya ulaştı ki, artık tutuklu gazetecilerin, aydınların sayısını takip edemez olduk. Bir ülkede hapishaneler ne kadar kalabalıklaşırsa, özgürlük alanı o kadar tenhalaşır. Her türlü haklı düşünceyi şiddetle bastıran, yargılayan, tutuklayan, hapse atan bir uygulama var. Türkiye, AKP iktidarında özgürlük alanların boşaltıldığı, hapishanelerin doldurulduğu bir ülke haline geldi. Muhalefeti hapishaneyle terbiye etmek isteyen anlayışın Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey yoktur. Doğru haber yazan gazeteci tutuklu, protesto gösterisi yapan öğrenci tutuklu, Cumhurbaşkanı’nı eleştiren genç tutuklu, sadece iktidara yalakalık yapanların ve havuz medyasının dışarıda olduğu, kalan herkesin hapse tıkılacağı bir Türkiye arzu ediyorlar” diye konuştu. Hükümetin sorunu palyetif yöntemlerle çözmeye çalıştığını dile getiren Tezcan, “Sorunun kaynağı bu iktidarın kendisidir. Sorunun kaynağı olanlar sorunu çözemezler. Cezaevlerinin boşaltılmasının birinci şartı; baskıcı, düşünce özgürlüğüne tahammül edemeyen iktidar anlayışından uzaklaşmaktır” dedi.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237