banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

HERŞEY AYNI, DEĞİŞEN FİGURANLAR…
banner234

 

 

Değerli Gazete Barış Okuyucuları,

 

Soma faciası ile birlikte, ülkemizde birçok yerel ve ulusal mecrada iş kazaları, iş güvenliği konularında çokça yazılar okuduk, programlar izledik, farkındalık, bilinçlendirme etkinlikleri gördük. Gazete Barış’ın köşe yazarlarından Yrd.Doç.Dr.Adem Yavaş hoca da “Sıfır İş Kazası Mümkün mü?” başlıklı yazısı ile konuyu ele almıştı. Ki sonrasında Gazete Barış’taki köşesinde iş güvenliği ile ilgili iş dünyasına yol gösterici oldukça yararlı yazılarını paylaştı.

Gün geçmiyor ki ülkemizin her bir köşesinden, çok küçük önlemler ile engellenmesi mümkün olabilecek, ancak sonuçları oldukça acı olan iş kazaları haberlerini görüyoruz.

Birgün haberlerde bir kamyonun damperinin kumandası bozuk olduğu için açık olarak yoluna devam etmesi sonucu CANLAR kaybediyoruz. Haberi dinledikten sonra “ah ah iyiki birkaç saniye sonra olmuş kaza, aksi takdirde yolcu otobüsünün ya da metrobüsün üzerine düşebilirdi üst geçit, UCUZ ATLATILDI ÇOK ŞÜKÜR!!!” yorumları yapıyoruz. Daha az kayıp olmasına mutlu oluşumuz, kaybettiğimiz canların acısının önüne geçiyor.

Mecidiyeköy’deki asansör kazası ile birlikte iş ve meslek kazalarının günlük hayatımızın ne kadar da merkezinde olduğunu görüyoruz maalesef.

Birileri sokaklara dökülüyor, birileri yazılar yazıyor, birileri yorumlar yapıyor, taziye mesajları, suçlamalar, günah keçisi belirleme süreci vs. vs. vs.

Film aynı, senaryo aynı, roller aynı, yalnızca figuranlar değişiyor. Zaten onlar da figuran, tazminatlarla olay hallediliyor, bir sonraki benzer bir olayda belki hatırlıyoruz. Soma gibi…

Son Kanunlar ve Yönetmeliklerdeki düzenlemeler ile birlikte iş ve işçi güvenliği konusunda bir takım yenilikler gerçekleştirildi. Her işletme için iş ve işçi güvenliği konusunda bir takım önlemlerin alınması ve çalışan eğitimleri zorunlu hale getirildi. Bunlar gelişmekte olan bir ülke olarak elbette önemli adımlar ve olması gerekenlerdir. Buraya kadar her şey güzel.

Gelelim uygulamaya. İş ve işçi güvenliği, zorunlu mesleki eğitimleri ile birlikte yeni bir sektör doğdu. Bilimsel çalışmalarıma konu olan ya da danışmanlığını yürüttüğüm birçok şirketteki uygulamaları yakından takip edebiliyorum. Fiziki önlemler teknik bilgi ve uzmanlık isteyen konular olduğu için bu kısmı ile ilgili çok fazla yorum yapamayacağım. Ancak, Eğitimler ile ilgili dikkatimi çeken birçok hususa değinmek istiyorum.

İş ve meslek kazalarını önlemek amacıyla hali hazırda verilen eğitimlerin büyük bir bölümü mesleki teknik bilgilere dayalı eğitimlerden oluşmaktadır. Elbette çok önemli olduğunu kabul ediyoruz. Ancak, atlanan, ihmal edilen çok önemli bir kısım var ki, eğitimlerin verildiği kişiler İNSAN ve eğitimin amacı bir insanın işe ilişkin yıllardır gerçekleştirdiği davranışlarına ilişkin alışkanlıklarını değiştirmek. Birkaç saatlik eğitimlerde yoğun olarak teknik bilgiler içeren sunumlar ile hedef kitledeki milyonlarca insanın davranışlarını değiştirmek amacını gerçekleştirmek ne kadar mümkün olabilir ki?

Bu eğitimler çalışanların “EMPATİ” kurmasında ne kadar etkili? Üretiminde rol aldıkları ürünleri satın alacak olan kişilerin sağlığında ve güvenliğinde oynadıkları rolün ne kadar farkındalar? İşyerindeki herhangi bir iş güvenliği kuralına uymadıkları takdirde, kendileri güvencede olsa bile mesai arkadaşlarının hayatının bir pamuk ipliğiyle onların kontrolünde olduğunun sorumluluğunun ne kadar bilincindeler? İnsan hayatı sözkonusu olduğunda “BİR İNSAN BİR DÜNYA” bakış açısıyla bakabiliyorlar mı? Ve daha nice soru…

İşveren ve çalışanların iş ve işçi güvenliğine yönelik bilincinin geliştirilmesinde yoğun teknik eğitimlerin etkililiği bir muamma. Ki sonuçlarını da zaten üzülerek görüyoruz. Ülkemizde bilimsel uzmanlığa sahip, pedagojik yeterliliği olan, iş dünyasına yönelik ulusal uluslar arası kabul görmüş çok değerli bilim adamlarımız olmasına rağmen, iş dünyasının karar vericileri maalesef destek almakta bir o kadar isteksiz davranmaktadırlar. İşverenlerin hem kendi bakış açılarını hem de çalışanlarının alışkanlıklarının değişimini sağlamak için bilimsel düşünceyi, bilim dünyasına yakın olmak zorunda olduklarını, kabul ettikleri gün tüm bu girişimlerin amacına ulaşması mümkün olabilecektir. Yalnızca yasal zorunlulukları yerine getirmek, ki tam anlamıyla getirilse bile, insan hayatının sözkonusu olduğu bu kadar ciddi ve hassas bir sürecin sadece ilk adımı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Kazasız günler dileğiyle…

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237