banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

HASTANEYE GİR-ÇIK ON DAKİKA SONRA EYLEM YAP
banner234

 

Kocaeli Valisi Sayın Ercan Topaca ile yaptığımız röportajın ikinci bölümünü yayınlıyoruz.

Sayın Topaca, röportajın bu kısmında özellikle son günlerde eğitimde yaşanan kargaşayla ilgili sorularımızı cevaplandırdı. Vali Ercan Topaca’nın söylemleri, eğitim camiasında sert bir etki yaratacağa benziyor. Kendisi bu konuda ne kadar tavizsiz ve net olduğunu tüm açıklığıyla ifade etti.

Röportajın bu kısmında ayrıca vali beye “iktidarın valisi” söylemleri çerçevesinde, muhalefet partileriyle neden diyalog halinde olmadıklarını da konuştuk. Ama Sayın Topaca tam aksini savunuyor. “Onlara da aynı özeni gösteriyorum. Davetlere çağırıyorum. Gelmiyorlarsa kolundan tutup getiremem” diyecek kadar açık yürekle konuştu. Ayrıntıları buyurun röportajımızda okuyun.

 

 

***Belki yaptıklarınız çok bilinmediği için duyarsızmış gibi algılanıyor olabilir misiniz?

Tabi çok afişe etmiyoruz. Ben öyle reklam delisi bir insan değilim. Her mikrofon uzatıldığında kendini kaybedip her şeyi söyleyen bir yönetici değilim.

***Biraz öyle mi olmak lazım acaba? Sizin de çok ketum olduğunuz, çok her şeyi paylaşmayan bir yönetici olduğunuz söyleniyor. Özellikle iktidarla çok iç içe olmanız, muhalefet partilerini yok saymanız noktasında eleştiriler var. Bunlara ne diyeceksiniz?

Ben muhalefeti yok mu sayıyorum sizce?

***Yok saymıyorsunuz belki ama gergin bir hava var bu anlamda. Siz bu konuda birleştirici olmak için bir adım attınız da onlardan mı ses çıkmadı? Mesela neden sizi Mahmut Civelek’le kol kola görüyoruz?

Mahmut Civelek ile kol kola meselesi tamamen tesadüf. Bakan beyle geziye gittik, inceleme yapıyoruz. Dört kişiyiz orada gemideyiz ve gemi sallanıyor. Yanımda da bakan bey var. Diğer tarafımda Mahmut bey var. Gemi sağa sola sallanınca bir o yana bir bu yana sallandık ama o kısmı değil de sadece Mahmut Civelek’le olan kısım verilmiş. Kaldı ki, kol kola olduğumuz adam da uzaydan gelmiş biri değil. Kentin insanı, bu kentin siyasetçisi. Yanımda CHP veya MHP il başkanı olsaydı onunla da aynı şey olurdu. Bakan gelmiş inceleme yapıyor, kendi partisinin il başkanını çağırmış. Ben davet etmedim ki. İktidarda CHP olsaydı, CHP il başkanı olacaktı. Kaldı ki, bütün parti başkanlarıyla benim iyi ilişkilerim var. Onlara hep diyorum, cep telefonlarım sizde var, bir sıkıntı olduğunda arayın. Bir sorun getirdikleri zaman, Mahmut Civelek’in getirdiği sorunu ne kadar önemsiyorsam, diğerlerininkini de aynı şekilde önemsiyorum.

 

KOLUNDAN TUTUP GETİRECEK HALİM YOK

 

***İlişkilerimiz iyi diyorsunuz ama sizin verdiğiniz zafer bayramı resepsiyonuna katılmıyorlar, buna ne diyorsunuz?

O onların sorunu, ben davet ettim hepsini. Sadece o değil, çelenk koyma törenine de gelmediler. Normalde çelenk koyma yok ama ben Kocaeli valisi olarak mecliste grubu bulunan partilere ben çelenk koyduruyorum. İki yıldır bunu yapıyorum. Ee gelmediler… biz koyduktan sonra gelip kendi çelenklerini koydular. Kulağından tutup getirecek halim yok ya. Herkes sorumluluğunu bilir. Onların da partilerinin aldığı karar vardı. Alternatif tören yapma konusunda. Yalçın beyin öyle açıklaması vardı. Benim onlarla sorunum yok. Bana ne kadar sorun getirirlerse aynı hassasiyetle aynı ciddiyetle eğilirim, çözüm bulmaya çalışırım. Onlarla da oturur sohbet ederim. Ama ben vali olarak hiçbir partiyi yerinde ziyaret etmiş değilim. Programlar çerçevesinde bir araya gelmeler oluyor o kadar. Ben yerel seçim öncesi bütün partilerin başkanlarını topladım. Seçimlerin olaysız geçmesi açısından bir toplantı yaptım. Yerel seçimde bir kavga oldu mu? Olmadı. Aldığımız tedbirlerle o koordinasyonu sağladık çünkü.

***Seçimlerde AKP’nin bayrakları kaldırmamasıyla ilgili bir kaos olmuştu sanırım…?

Evet CHP’liler normal olarak itiraz ettiler. Biz kaldırdık. Onlar istiyor ki, biz valiye telefon açtık, yıksın, dök. Böyle bir yönetim yok. Ben talimatı verdim kaymakama. Ertesi gün yol üzerindeki afişleri bayrakları kaldırttık.

***Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP’nin bayrakları son güne kadar miting alanı etrafında durdu. Sürekli valiliğe tepkiler olmuştu…

Ama o bayrakları kaldırmak benim işim değil ki. Son on günde yetki tamamıyla yüksek seçim kuruluna geçiyor. Onların kaldırılıp kaldırılmaması, kaldırılacaksa da ilgili birimlere talimat verilmesi YSK’nın işidir. Şimdi ben yetkim olmayan bir şeye girerek işgüzarlık yapmış olmaz mıyım? İl seçim kurulu karar aldı, bana yazdı da ben kaldırmadım mı? Yerel seçimde de CHP’nin bayrakları durdu mesela. AK Partililer “ya sayın valim, bayraklar duruyor” dediklerinde, sakin olun, demokraside onlarınki de olacak, sizinki de olacak dedim.

 

BİR SÜRE SONRA DEĞİŞİKLİK İSTEYEBİLİRİM

 

***Sayın valim ben bir vatandaş olarak ortada bir kutuplaşma gözlemliyorum. Bunun için sizin ortamı yumuşatmak gibi bir sorumluluğunuz olduğunu düşünüyorum.

Tabiki Vali olarak ben ortamı yumuşatmak, kavgayı önlemek, seçimlerin huzur içinde yapılması için gerekli şartların oluşmasını sağlamakla görevliyim. Hiç gördünüz mü beni bir partinin lehine veya aleyhine konuştuğumu? Göremezsiniz. Benim de bir siyasi görüşüm var. Ama hiçbir zaman siyasi bir faaliyetin içinde olmadım, olmayacağım da.

***Ya teklif gelirse, siyasette bulunmanız istenirse…?

Siyasi faaliyet derken, vali olarak görev yaptığım sürece siyasi anlam yüklenecek hiçbir şeyin içinde olmam.

***Ya valilik bitince… siyaset düşünür müsünüz?

Siyaset, ülkeye hizmet etmenin önemli bir yolu. Ben şu aşamada bürokrasideyim. İl düzeyinde en önemli görevi icra ediyorum. Siyasi alanın çok dışında kalan önemli hizmetleri yapıyorum. Ama tabi belli bir süre sonra insan değişiklik isteyebilir, yeter diyebilir. Şartlar nasıl gelişir, ne olur bilemiyorum. Bana siyaseti hep yakıştırırlar ama şu ana kadar niyetim olmadı. İşim gereği de zaten, siyasetçilerle iç içeyiz. Siyasi sonuçları olan kararlar alabiliyorsunuz. O boyutuyla çalışıyoruz.

 

***Sayın valim, gelelim eğitime… Amirlerinden ödül almış müdürler cezalandırılırken, hakkında soruşturma olan, ceza yiyen müdürler ödüllendirildi. Bu konuda sürekli bir eylem trafiği var ve sizden gelecek bir açıklamayı bekliyorlar. Neler söyleyeceksiniz?

Müdür arkadaşlar şundan emin olsunlar. Ben, yapılan her atamanın vali olarak adil olmasını isterim. Bir yönetmelik çıktı, o yönetmelikte bazı atanma kriterleri belirlendi. O çerçevede kimlerin müdürlüğe devam edip etmeyeceği, yönetmelikte belli. Buna göre bir değerlendirmeye tabi tutuldular. O değerlendirmeyi de, okul aile birliği, ilçe milli eğitim ve okuldaki öğretmenler müdürlere puan veriyor. Onlar toplanıyor ve 75 puanı aşıyorsa müdürlüğe devam hakkı kazanıyor. Şimdi o alana ben müdahil olmadım. Olmam da doğru değil. Bana orada 75 puan ve üzeri alanların, müdürlüğe devam etmesi için onaya gelirler. Ben onay verirsem devam eder, vermezsem mahkemeye giderler.

 

OKUL MÜDÜRÜ EYLEM YAPMAZ

 

***Siz ortada olanlara bakmadan bu puanlamaları kabul edecek misiniz yani?

Ben işin o kısmına çok bakmıyorum. Ben bulunduğu okulda devam etmek isteyen müdür arkadaşların dördü hariç, 80 tanesini onayladım. Onaylamadıklarımın da bir nedeni var elbette. Üniversite sınavlarında o okulların aldıkları puanlara baktım. Hem il hem de ülke ortalamasından düşük olduğu için onay vermedim. Şimdi başka okullara atanmak için başvuru yapanlar var, onların değerlendirilmesi devam ediyor. Önümüzdeki günlerde onlarınki gelecek. Onlara da bakacağım. Sorumlu olduğu okulun puanı, gerek üniversite gerek Teog’da dramatik şekilde il ortalamasının altındaysa puanı ne olursa olsun, onları okul müdürü olarak atamayacağım. Yani bu 75’i geçmiş olsa bile…

***Nihai sonuç, müdürün okuldaki başarısıyla orantılı olacak, öyle mi?

Benim düşünceme göre en önemli objektiflik, o sınav sonuçlarında elde edilen başarıdır. Okul müdürü gayret ederse başarıyı çok yukarı çekebiliyor, gayret etmezse çok aşağı çekebiliyor. Ben böyle değerlendiriyorum, o tartışmaların çokta içine girmek istemiyorum. 212 tane okulumuzu ilan ediyoruz şu anda, başvuruları da alacağız. Oralara da milli eğitimin yapacağı mülakatlar sonucunda üçe indirilecek, üçü de benim önüme gelecek, üçünden birini ben vali olarak atayacağım. Bakanlığın belirlediği takvim çerçevesinde işler yürüyor.

***Eğitim sendikalarıyla görüştünüz mü hiç?

Vali olarak ben, sendikaların arasındaki çekişmeye girmek istemiyorum, benim ölçülerim bellidir. Daha önce de söylemiştim. Okul müdürü sokak eylemine katılmışsa, okul içinde öğretmenini ve öğrencisini eyleme teşvik etmişse, bu tespit edilmişse, onları eliyorum, bu çok net.

***Neden peki? Eğitimciler eylem yapamaz mı?

Okul müdürü eylem yapmaz. Okul müdürünün sorumlulukları var. Ortalama iki bin öğrencisi var. Müdür dediğin öğretmenlerine ve öğrencilerine ağabeylik yapacak, onlara yol gösterecek. Onları yeri geldiği zaman yatıştıracak, sakinleştirecek pozisyondadır. Şimdi siz o rolünüzü tamamen ihmal edip, bütün ağırlığınızı sendikal ve siyasi faaliyetlere kaydırdığınız zaman okullarda huzur kalmaz. Bunu ben daha önce ilan ettim. Dedim ki, atamalarda buna bakacağım. O tespitler elimizde var. Hiçbir şey gizli kalmıyor. Önüme geldiğinde bakıyorum, öyle bir şey varsa, yok diyorum, atamıyorum.

 

DERSİ BEN Mİ VERECEĞİM?

 

***Kriterleriniz bu yani, eyleme kesinlikle katılmayacak?

Önce başarı mutlaka olacak. Başarının ölçüsü de sınavlar. Bu tür eylem işlerine katılmamış olacak. Yani meşru olsunlar. Ben şunu da söylüyorum. Arkadaşlar eylem yapabilir. Ama ders saatinde eylem olmasın. Dersi bırak, eylem yap. Yok böyle bir şey. Hastaneye git, vizit yaptır on dakikada ondan sonra çık eylem yap. Ya bu dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Güya hastanede ve hasta. Giriş çıkış yapmış, bir dakika bile orada kalmamış. Nerede beyefendi? Sokakta. 40 dakikadır öğrenci orada boş bekliyor. Ne hakkımız var buna? Onun bunu yapmaya hakkı yok, benim de ona izin vermeye hakkım yok. Bana düşen, öğretmeni, öğrencisiyle dersinin başında buluşturmak. Okul müdürüne de düşen de bu. O hususta bana yardımcı olacaklar.

***Bu konuda çok tavizsiz olduğunuz çok açık…?

Öyleyim, kesinlikle. Benim de çocuklarım var, kaldı ki ben devleti temsil ediyorum. Derse girilmeyen her saatten ben sorumluyum. Vebali benim üzerimdedir. Bakın bazen bin öğretmen derse girmiyor. Bu da ortalama 27 bin öğrencinin eğitimden yoksun kalması demektir. Ve bundan ben sorumluyum. Sendika çıkıp diyor ki, eğitim öğretimde vali başarısız. Ya dersi ben mi vereceğim? Öğretmen verecek. Ha eylemi yap. Ben sendika başkanlarını çağırdım. Arkadaşlar bu eylemlerinizi saat 3’ten sonra veya hafta sonları yapın. Hiçbirini yapmıyorlar. Dediler ki, efendim onun etkisi olmuyor. E nasıl olacak? Derse girmeyerek etki yapacaklar. İşte böyle etkisini görüyorlar. Sonunda biz gereğini yapıyoruz.

 

UYUŞTURUCU KONUSUNU TAKİP EDİYORUZ

 

***Sayın valim, uyuşturucu sorununa değinmenizi istiyorum. Sakarya valiliği aileleri ve gençleri uyarmak amacıyla bilboardlara uyuşturucu ile ilgili uyarı afişleri yaptı. Eğitim öncesi okul müdürlerini ve öğretmenleri bilinçlendirdi. Sizin bu konuda bir çalışmanız olacak mı?

Bu konuda bizim de çalışmalarımız var. Tabi insanların öncelikle eğitilmesi, uyuşturucunun zararlarıyla ilgili emniyetin ve milli eğitimin bilinçlendirme çalışmaları var. Bir taraftan da uyuşturucunun alınmasını, satılmasını, dağıtılmasını ortadan kaldıracak bazı hazırlıklarımız var. Önümüzdeki günlerde büyük çaplı operasyonlar yapacağız. Şu anda hazırlık aşamasında. Biliyorsunuz yasa değişikliğiyle birlikte uyuşturucunun alımı, satımı, pazarlanmasıyla ilgili cezalar çok arttırıldı. On yıldan başlıyor. 18 yaşın altında bir çocuğa vermişse, 15 yıldan başlıyor. Bu işi yapanlar şunu bilsinler ki, bundan sonraki dönemlerde uyuşturucu almaktan, satmaktan, dağıtmaktan yakalandığı takdirde dışarı çıkmamak üzere hapse girecekler. Çok ağırlaştırıldı. Biz de onun takipçisiyiz.

***Yasa değişikliği işe yarar mı sizce?

Bu yasa değişikliğinden sonra tutuklamalar arttı. Tabi bir geçiş dönemi var. Belki birinci yakalamada serbest bırakılıyor ancak ikincide üçüncüde hiç şansı kalmıyor. Uyuşturucu konusu takip ediliyor. Gerçekten hiçbir faydası olmayan, çok büyük zararları olan bir şey. İnsanın iradesin, düşüncesini ortadan kaldırıp of duruma getiren bir şey. Kimse bu maddeleri kullanmanın meşru bir sebebi var diyemez.  Bu gayri meşru bir şeydir, yasalarımız, kültürümüz ve inancımız bunu yasaklamıştır. Bonzai dediğiniz şey, karaciğerleri bitiriyor. Bir yıl içinde götürüyor. Son dönemlerde çok ölümler oldu. Bunun daha da artmaması için biz  elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Bu işi yapanlar şunu bilsinler. Eninde sonunda mutlaka devlete hesap verecekler, adalete hesap verecekler.

***Son olarak Kocaeli’de yerel basını soralım… Basınımızı iyi takip eder misiniz?

Bütün gazeteleri okuyorum. Akşam eve gittiğimde tümüne bakarım. Okuduğum köşe yazarları var, bazısının yazısına göre şöyle bakarım ilgimi çeken varsa okurum. Yerel basını ciddi takip ederim. Bugünün gazetelerine akşamdan bakarım. İnternetten olanları da okurum. Artık bundan sonra sizinkine de bakacağım, takip edeceğim.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İdris CELEP 2 yıl önce

VALİ Konusunda okuduğum bir yazıyı paylaşmak isterim;

DEVLET ÇÖKMEZ SAYIN BASBAKAN !

Beyaz atlı Devlet adamlarını,

Devlet’in gerçek Valilerini saygıyla selamlarım ;

Devlet Adamı olmak kolay iş değildir.

Devlet Adamı olanla

Avatar
Müdür 2 yıl önce

Sayın Vali haklarını korumadığınız insanlar kanunun verdiği sendikal haklarını kullanıyor. Çıkıp adam mı dövsün bu müdürler.

Avatar
ahmet nihat 2 yıl önce

Sayın valiye şunu hatırlatmakta fayda var; eylem demokratik bir haktır v çerçevesi yasalarla belirlenmiştir. Vali beyin görevi demokratik haklarını kullananları mimlemek değil aksine kanunlar çerçevesinde yardımcı olmaktır .Sayın vali bu düşünceleriyle

Avatar
ogretmen 2 yıl önce

SAYIN VALİM

EĞİTİMLE İLGİLİ AÇIKLAMALARINIZDAN ANLADIĞIM ŞUDUR. EYLEM YAPANLARI ÇİZERİM. O ZAMAN HALİL İBRAHİM KELEŞOĞLU SİZİN KARŞINIZDA SİVİL İTAATSİZLİK EYLEMİ YAPARAK DAN KRAVAT TAKMAMIŞTIR. YANİ BU KİŞİYE MÜDÜRLÜK VERMEYECEKSİNİZ. SAYGILARI

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237