banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Gün, birlik günüymüş
banner234

 

Bu ülkenin bugünlere geleceğini hep tahmin ettik ama anlatamadık.

Ve inanır mısınız, hala anlatamıyoruz.

İnsanları bu kadar itmeyin..! Ayrıştırmayın..! Şımarmayın..! Ötekileştirmeyin..!

Dedik de durduk…

Ve işte bizi bekleyen son!

 

Aynı denizde boğuluyoruz,

Aynı ağıtları yakıyoruz,

Aynı dilde ağlıyoruz.

Peki niçin?

Sizin o kahrolası hırsınız yüzünden!

Bitmek tükenmek bilmeyen tamahkarlığınız yüzünden!

Neymiş, 400 vekil verirsek huzur içinde yaşarmışız.

Neymiş, 400 vekil vermezsek kaotik ortam hazırlarmışız.

Ne kadar da rahat söylüyorsunuz.

Nasıl da pişkin pişkin konuşuyorsunuz.

 

Düne kadar bayrağımızı tanımıyordunuz.

Evinde bayrak bulunduranlara terörist muamelesi yapıyordunuz.

Türkiye Cumhuriyeti kelimesine kıl oluyordunuz.

PKK bayraklarından hiç mi hiç rahatsız olmuyordunuz.

Çünkü pis pazarlığınızın içinde yer alan maddeler, bunu emrediyordu.

Ne zamanki masayı devirdiniz, birden Milliyetçi kesildiniz.

 

Ama yetmiyor!

Çok geç kaldınız!

Bu anlamsız çekişmenizin bedelini bizim evlatlarımız ödüyor.

“15 bizden gitti ama 70 tane onlardan geberttik, misliyle ödettik” demekle,

O anaların yürekleri soğumuyor.

Binlerce asker ailesinin gözüne uyku girmiyor.

Aynı şekilde binlerce Kürt vatandaşı, ateş hattında yaşamaya çalışıyor.

En çok öldürenle en çok ölen arasında zerrece fark etmiyor.

Siz kalkmış, misliyle ödettik diyorsunuz.

 

Peki nereye kadar?

Evrendeki bütün Kürtleri öldürsek sorun çözülür mü?

Bütün HDP binalarını yaksak, milletvekillikleri fesholur mu?

Daha çok şehit gelse, HDP baraj altında kalır mı?

Baraj altında kalırsa, AKP tekrar iktidar olur mu?

Tek başına iktidar olduğunda bu halk huzura kavuşur mu?

Meclis dışında kalan bir HDP, pes edip partisini kapatır mı?

Kürtler oluk oluk AKP’ye akar mı?

Ne olur?

Lütfen biri bana bunu izah etsin!

 

Düşünüyorum ve işin içinden çıkamıyorum.

Ne kadar çapsız varsa ortalıkta geziyor, ortalığı geriyor.

Vatani görevden kaçan ipsizler, gazete basıyor.

Ve sonra AKP çıkıp, itidal ve birlik çağrısı yapıyor.

Sen önce yanındakilerin ipini bir tutsan da, sağa sola saldırmasa..!

Sen önce ağzını tutsan da, bu toplum daha fazla tahrik olmasa..!

Bugün bu kan birden bire artmaya başladıysa suçlusu bu iktidardır.

İktidar diyorum çünkü kaybettiğiniz halde o koltuktan kalkmadınız.

 

Biz bunu anlayacak kadar zekiyiz çok şükür.

Seçimden önce çektiğin resti kimse unutmadı!

400 vekil alamazsan neler yapacağını çok açık anlatmıştın.

Biz de sana, işte Halep işte arşın demiştik.

Yani bu kan, sen istediğini alamadığın için akıyor.

Yani evlatlarımız, yoktan yere can veriyor.

Bu işin sorumluları AKP ve Pkk İken,

Şimdi bizden nasıl bir metanet bekliyorsunuz?

 

Gün birlik günüymüş..!

Birliğin günü, ayı, yılı mı olur?

Bizim her daim birlik ve Barış’a ihtiyacımız var.

Barış dediğin, öyle işine gelince ortaya çıkan, gelmeyince kaybolan bir olgu değil!

Sanki bundan önce çok mu birliktik?

Bu ülkeye neler yaptığınızı gerçekten bilmiyor musunuz?

Öyle bir biliyorsunuz ki, ama işinize gelmiyor.

Ama biz sizin er ya da geç ulusal birlik çizgisine geleceğinizi biliyor ve bunu bekliyorduk.

Çünkü başka türlü olamazdı.

Sizin hayal ettiğiniz sistem bu ülkenin mayasında yok.

En nihayetinde mayayı tutturamadınız.

 

Ve şimdi ben sesinizi çok daha gür duymak için sizi öylece izliyorum.

Vatanımı bir yerden alıp b…tan bir çizgiye götürdüğünüzü nasıl içim acıyarak izlediysem,

Şimdi de o itiraf edemediğiniz pişmanlığınızı aynı şekilde izliyorum.

Ama üzgünüm, bu kez tek başınıza, başınızın çaresine bakmak zorundasınız.

Çünkü biz aynı yerimizdeyiz.

Yani;

“Devletin ve milletin varlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne” sonuna kadar sahip çıkıyoruz.

Tek eksiğimiz, bunu sizin idrak edememiş olmanızdı.

İnşallah o da yavaş yavaş olacak.

 

Bakın mesela sokağa çıkmayı öğrendiniz. Bu da bir şey.

Yürüyüş yolunda hak aramak ne demek, onu öğrendiniz.

Demokratik tepkinin keyfine vardınız.

Biz yıllardır o sokaklardayız ve istediğimizi aldığımız hiç olmadı.

Ama asla vazgeçmedik!

Siz de vazgeçmeyin! Bu halkı samimiyetinize inandırana kadar bağırın!

Bütün yandaş STK’larınızla, belediye çalışanlarınızla, ihale verdiklerinizle dökülün sokaklara!

Bayrak diye haykırın!

Şehitler ölmez vatan bölünmez deyin ve buna en çok siz inanın!

Böldürmeyin! Bu vatanı ite köpeğe yem etmeyin!

Bunu beraber başaracaksak, buna da varız.

Dedim ya, biz hep o çizgideydik. Çizgisini bozan sizdiniz.

Ve işte yanlış hesap Kandil’den geri döndü.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ibrahim güçlü 1 yıl önce

aysun hanım, sarayın firavununun tek derdi korku, iktidar imkanlarını ve en önemlisi yargı üzerindeki diktatoryal baskısını yitirme korkusu...

Avatar
deli dumrul 1 yıl önce

aysun hanım kaleminize sağlık kortejin başına geçip yürümek ile bir şeyleri değiştirmiyor.1 kasımda da istedikleri olmazsa delirecekler.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237