banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

GÜLMEK YA DA GÜLMEMEK…
banner234

 

Gülmenin bir bilimi olacak kadar önemli bir davranış olduğunu biliyor muydunuz? Gülümsemenin, gülmenin insan fizyolojisi üzerindeki etkilerini inceleyen ve gelişmekte olan, psikolojinin bir dalı GELOTOLOJİ bilimini duymuş muydunuz?

Gülmek insanlara özgü bir davranıştır. Rose Laub Coser bir makalesinde, hayvanların gülmediğine, bu yüzden gülmenin tamamen insani bir özellik ve antik çağlardan beri filozofları meşgul etmiş bir kavram olduğuna değinmiştir.

Gayri ihtiyari bir ifade şekli olan gülmek, yalnız başına olan bir insandan beklenmez. Gülmek de tıpkı konuşmak gibi karşılıklı ilişkiler içinde ortaya çıkar, dolayısıyla kendi kendine konuşmak gibi kendi kendine gülmek de doğru bir davranış biçimi değildir. Gülmek bir paylaşımdır. Gülmek, karşılıklı ilişkiler sürecinde asli bir yere sahiptir ve her toplumda toplumsal hayatın vazgeçilmez bir boyutu olarak tarif edilmiştir.

Gülmek ya da zeka dolu bir espri ile güldürmek, birlikte olunan kişileri yakınlık ve samimiyete davettir. Mizah, gülme; aslında toplumun “emniyet sübabı” gibidir. Bir grup veya toplum tarafından bastırılmış memnuniyetsizliklerin bir çeşit dışa vurumudur. Çokça anlam içerir; gülmek ve mizah bir davet şekli olarak tanımlanır. Yemeğe davet, sohbete davet gibidir. Bütün bunlar, sosyal mesafeyi azaltmak, yakınlaşmak, samimi olmak içindir.

Birbiriyle kavga eden, düşmanlık içinde bulunan iki kişinin birlikte yapmayacakları bir şeydir Gülmek…

Birlikte gülmek insanları birbirine kenetler. Birlikte aynı şeye gülmek ortak bir paydadır. Çünkü gülmek iyi bir şeydir, iyi bir şeylerin paylaşılmasıdır, sıkıntılardan uzaklaştırır, bunalımlardan uzaklaştırır, depresyondan uzaklaştırır, iyi bir şeydir gülmek…

Hatta Anadolu’daki yaygın inanışa göre; bir ölüm gibi, ayrılık gibi, çok büyük acılar yaşayan insanlara yardım etmek, onları o sıkıntılı durumdan çıkarmak için, Allah bu kişilerin gülmesi için bir bahane gönderir. Acısının içinde güldürür ve o buhrandan uzaklaşmasına yardım eder, yüreklerine su serper. (Çokça şahit olmuşumdur, cenazelerde komik bir şeylerin yaşandığına ve acı içindeyken gülmeye başlayan insanların rahatladığına).

Komik olarak tanımlanan beklenmeyen, sıradışı şeyler, beynin paradoksa düşmesine neden olur. Bu durum beyin için oldukça sıkıntılı bir durumdur. İşte tam da bu noktada insanın psikolojisi devreye girer ve GÜLMEK eylemi gerçekleşir. Gülmek beyin için bir şok olup,  psikoloji gülme refleksini çalıştırıp beyni korur. İşte bu yüzden, gülmek insanı sıkıntılı bir durumdan uzaklaştırır, rahatlatır…

Yapılan araştırmalarda, diğer benzer hissi ifadeler ve çoğu fizyolojik tepkiler gibi gülmenin de toplum tarafından belirlendiği görülmüştür. Toplum; “gülme”nin kontrol altında tutulmasını bekler, çılgın veya isterik kahkahaları pek tasvip etmez. Ancak, burada kadın ya da erkek ayrımı yapmak mümkün olmadığı gibi, ölçüyü belirlemek hiç de kolay değildir.

Bergson “gülmeyi anlamak için, tabii ortamında, yani toplum ortamında düşünmeli ve fonksiyonun toplumsal bir fayda sağladığını görmeliyiz. Gülmek ortaklaşa sürdürülen hayatın belli ihtiyaçlarını cevaplandırmalıdır. Yani toplumsal bir anlamı olmalıdır diyor bir makalesinde. Diğer bir ifadeyle, gülmek hakkında konuşabilmek için önce gülmeyi anlamak gerekiyor. Her bir milletin, etnik grubun kendine has mizah anlayışı, gülmeye neden olan faktörleri farklılık göstermektedir.

Öyle ya; biz Anadolu topraklarının zengin kültürünün mirasçıları olarak, kadınıyla, erkeğiyle hep birlikte Nasreddin Hoca’ya güleriz, Temel’e güleriz, Hacivat-Karagöz’e güleriz, bazen gülümseyerek bazen kahkahalarla… Severiz gülmeyi, güldürmeyi, kültürümüz de çokça güldüren karakter vardır.

Gülmek iyi bir şeydir; gülmeyi başkalarıyla paylaşmak, dostça ve toplumsal bir davranıştır. Toplumlara hitap eden liderler, yüzyıllar boyunca, hitaplarına küçük esprilerle, şakalarla başlamışlardır. Gülmek, etrafımızdakileri mutlu etmek, mutlu görmek istediğimizin bir göstergesidir. Güvenin, samimiyetin ilk ateşleyicisidir gülmek. İyi bir şeydir gülmek…

Dame Folly “Tamamen gerçekçi ve mantıklı bir insan, ne kendini ne de başkasını sevebilir, büyük bir ihtimalle umutsuzluktan kendini öldürür” diyor.

Yazımı “Allah yumuşak ve güler yüzlü kimseyi sever” hadis-i şerifiyle bitirmek istiyorum.

Dünyanın dört bir yanında, başta KADIN ve çocuklar olmak üzere insani zulümler devam ederken kahkaha atmamız uzunca bir süre mümkün görünmese de, yüzünüzden gülücük eksik olmasın…

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237