banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

GAZİ LİSESİNDE GEZİ KOMEDİSİ
banner234

onder

“İzmit Gazi Anadolu Lisesi’nin 12 Haziran’daki mezuniyet töreninde yaptığı konuşma ile gündeme gelen okul birincisi Işıtan Önder, okul disiplinine verildi. Konuşmasında Gezi olaylarında hayatını kaybeden Berkin Elvan ve Ali İsmail Korkmaz’ı hatırlatan Önder, Elvan ve Korkmaz için, “bu sıralarda hep oturuyor” olacaklar demişti. Önder bu konuşması sebebi ile disipline sevk edildi.”

 

Sevgili Gazete Barış okuyucuları, bu konuyu herkes yazıp çizdi,

bu nedenle olayın olduğu ilk günkü heyecanımı yenerek sonunu görüp yazmayı tercih ettim. Sanırım iyi de ettim. Çünkü öyle çok gelişmeler oldu ki;

bunları görmezden gelemezdik.

Öncelikle Gazi Lisesinin ilk mezunu olarak (1996) , Makine Öğretmeni ve

bir eğitimci olarak, depremden sonra Gazi Lisesinde gönüllü faaliyetlerde de bulunmuş bir öğretmen  olarak en iyi ben tanırım okulumu ve idarecilerimi. Affınıza sığınarak söz hakkının kendimde olduğunu hissediyorum.

 

*******

Eskiden okullarda konuşma yapılacağı zaman, öğrencilerin okuyacağı metinler edebiyat öğretmenleri tarafından kontrol edilirdi. Yazım ve anlamsal olarak, teknik ve içerik olarak kontrolden geçerdi. Sanırım Kemal SARAL’ın öğrencilerine olan aşırı güveni nedeniyle bu aşama es geçildi.

Keşke kontrol edilseydi.

Delikanlı bir öğrencimiz, yani yaş olarak delikanlılık yaşında olduğu

gayet açık bir kardeşimiz, konuşma yaptı ve konuşmasına bu memleketin

bazı gerçeklerinden bahsetti. Ben olsam aynı davranışı gösterir miydim bilmiyorum. Ama bir gerçek var ki bahsettiği insanlar terörist değil,

her hangi bir yargılanmaya maruz kalmış kişiler de değil.

Ceza almış ve hapis yatmış insanlar da değil. Şu ya da bu nedenle yaşamını kaybetmiş insanlar. Bu memleketin çocukları ve öğrencileri…

Barolar birliği başkanı konuşma yaparken nasıl meslek mensuplarına ve bu meslekteki arkadaşlarının sıkıntılarına değiniyorsa, tutuklu milletvekillerinden bahsediyorsa, hukuksuzluklardan bahsediyorsa,  mezuniyet töreninde de öğrenci olan ve ölmek zorunda kalmış insanların da sorunundan bahsedilmesi, onların anılması gayet normaldir.

 

***

 

Eğer ki soruşturma açılmasa, birileri durumdan vazife çıkarmasa,

birilerine hoş görünmeye çalışılmasa olay sessiz sedasız kapanacaktı. Eğitimciliğin de birinci ilkesi hoşgörüdür.

Eğitimci olduğunu sananlara hatırlatırım.

Eğitimcilikte, öğrenci hata yapar, yanlış yapar, davranış bozukluğu bile sergileyebilir. Eğitimciler bunu zaman zaman hoş görür, zaman zaman eleştirir ve yapıcı bir şekilde bireyin hayatına katkıda bulunur.

Okul müdürünü görevden almak için, öğrenciyi linç edip okul birinciliğini elinden almak için bahane aranıyorsa bunu becerdiniz tebrik ederim.

Olabilecek en kötü senaryoyu İzmit’e ve okuluma yaşattınız. Sağolun.

 

***

Bu olayın sonuçlarını birlikte  irdeleyelim.

Öğrencinin bundan sonraki hayatı kayıp, başınız sağolsun,

bunu eğitimciler iyi bilirler, ileriye dönük ket vurmanın anlamını açıp okusunlar. Detaya girmeyeceğim çünkü bizden iyi eğitimci oldukları için

olayın ilgilileri bu terimleri iyi bilirler !

Kemal Saral’ı kaybettiniz başınız sağ olsun.

Kimdir biliyor musunuz Kemal Saral ?

… 1999 yılında Cumhuriyet parkından otobüse bindim. Arkamda iki kişi oturuyor. İster istemez kulak misafiri oldum. İkisi de öğretmen. Kemal bey den bahsediyorlar. Biri diğerine diyor ki; - nasıl bir adam bu anlamadım, Derince Lisesinde görevdeyiz, Pazar günü beni evden çağırdı, okulun demir kapısı arızalıymış, kaynak makinesini almış, beni de aradı gel kapıyı tamir edeceğiz dedi. Tulumları çekip amele gibi çalışır diyordu. Okulu için , milleti için, görevi için…

Bende o yıllarda Kocaeli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesindeyim ya, idealistliğimin had safhada olduğu bir dönem ve bu adamı tanımak istedim. Derken nüfus sayımında görev aldım ve tesadüfen Kemal Saral’ı

kendi evinde sayarak tanışmış oldum.

 

***

O tarihten sonra kendim de aynı okulun mezunu ve daimi mensubu olarak

pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk.

Eğitimcilikte kendisini eleştirdiğim çok zamanlar oldu, özellikle öğrenciye aşırı güvenmesi ve özgürlük yanlısı olması nedeniyle biz biraz daha disiplin

ve otoriter yapıdan yanaydık o zamanlar.

Canla başla çalıştı, deprem döneminde yıkılan okulun enkazını devraldı

ve bugün o gördüğünüz Gazi Lisesinin her taşına emeğini, alın terini koydu. Sonra rotasyonla İnkilap Lisesine gitti ve geçtiğimiz yıllarda yeniden

Gazi Lisesine döndü. Meslek hayatında bu tür bir olayın yaşanmış olmasını

ben şahsen kabullenemiyorum. Müdür istifa etti.

Milli Eğitimimiz vefa örneği gösterdi ve “hocam sen bize lazımsın , nereye gidiyorsun” demedi bile.

Hemen istifa kabul edildi ve yerine birisi konuldu.

Hayırlı olsun. Burada bir tebessüm etmek istiyorum

 

***

Bitti mi sahiden, sorun çözüldü mü sizce ?

Bir açıklama geldi hemen ‘Okullara siyaset sokmayız ‘  bir tebessüm daha edelim mi ?

Umarım Müdürlük sınavını kazanan bu şehrin değerli eğitimcilerinin

ataması yapılmazken de siyaset sokmamışsınızdır.

Yapılan mülakat sınavlarını hatırladım birden. Nasıl olduysa aklıma geldi.

Takip ettiniz mi bilmiyorum ama tüm ilçelerin Milli Eğitim Müdürleri değişti. Merak etmeyin hiç siyaset sokmadan yapıldı bu işler.

Hangi kriterlere göre yapıldı bu atamalar varın siz bulun…?

Bu arada bir eğitimci olarak sormak istiyorum. 

İzmit’in LYS  sırlaması kaçtı ? 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237