banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Farkında değiliz ama Kocaeli çok büyük tehlike altında
banner234
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, Türkiye`de yaşanabilecek büyük endüstriyel kazalara dair mevzuatın adı ve içeriği olmakla beraber uygulamasının bulunmadığını söyledi.  Bozoğlu, özellikle Kocaeli, İstanbul, Trakya, İzmir gibi sanayinin yoğun olduğu bölgelerde herhangi bir tesiste yaşanabilecek olası bir kaza, patlama, bu tesisteki kimyasal, tehlikeli maddelerin havaya, suya ve toprağa yayılmasına neden olabileceğini,  bu maddelerin bir kimyasal silah görevi görerek geniş kitleleri etkisi altına alabileceğini kaydetti.

AVRUPALILAR DERS ÇIKARDI
TÜPRAŞ`ın  İzmit Rafinerisi`nde, 2014 yılı sonunda yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırımla hizmete açılan Fuel Oil Dönüşüm Tesisleri`nde dün saat 15.15`de çıkan ve yaklaşık 7 saat sonra tamamen söndürülebilen yangın, benzeri endüstriyel kazalarla ilgili önlemleri de gündeme getirdi. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, Tüpraş`taki yangının ardından, tehlikeli kimyasalları kullanan, üreten veya depolayan tesislerde yaşanacak olası kazalara, felaketlere dair önlenmeler alınması, riskin yönetilebilmesi ve kaza sonrası afetin yönetilebilmesi, kurumlar arası görev dağılımlarının netleştirilmesi adına "Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik" bulunduğunu hatırlattı. Bu yönetmeliğin, Avrupa Birliği`nde kısaca "SEVESO Direktifi" olarak anıldığını da belirten Bozoğlu, şunları söyledi: "10 Temmuz 1976`da İtalya`ın Milano kentinden 20 km uzaklıkta olan Seveso kasabasında bulunan bir tesiste yaşanan kazanın ardından, havaya salınan kimyasal maddeler nedeniyle birçok insan ve canlı yaşamını yitirdi ve hastalandı. Bundan ders çıkartan Avrupalılar, 24 Haziran 1982 yılında büyük endüstriyel kazalara dair ilk Direktifi yayımladı. 1996 yılında da bu yönetmeliği geliştirerek revize etti. En son 2012 yılının Temmuz ayında yeni revizyonu gerçekleştirerek Seveso 3 Direktifi`ni yayımladı. Ülkemizde ise bu konuya dair düzenleme 18 Ağustos 2010 yılında yani AB`den 28 yıl sonra yönetmelik olarak yayımlandı ve iki 2 yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Fakat daha sonra ertelendi. 30 Aralık 2013 tarihinde tekrar yayımlanarak uygulanması gereken maddeler bu kez 2017 yılına ertelendi."

`MEVZUAT VAR UYGULAMASI YOK`
Baran Bozoğlu, "Kazalar, facialar yaşanmadan önlemlerin alınması mümkündür. Bu konu literatürde `proses güvenliği` veya `risk yönetimi` olarak adlandırılmakta, `afet yönetimi` ise risk yönetiminin ardından olası kaza sonrasında önem kazanmaktadır." diyerek şöyle devam etti: "Dolayısıyla, kazalar olmadan riskin değerlendirilmesi, gerekli önlemlerin, raporların, planlama çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Yaşanan olası faciaların ardından afet yönetimi sağlıklı, hızlı, çözüm odaklı, koordineli bir biçimde yapılabilmelidir. Yönetmelik kapsamında, tesislerin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nın ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı`nın (AFAD) sorumluluğu bulunmaktadır. Ülkemizde yaşanabilecek büyük endüstriyel kazalara dair mevzuatın adı ve içeriği olmakla beraber uygulaması ne yazık ki bulunmamaktadır. Kocaeli, İstanbul, Trakya, İzmir gibi sanayinin yoğun olduğu bölgelerde herhangi bir tesiste yaşanabilecek olası bir kaza, patlama, bu tesisteki kimyasal, tehlikeli maddelerin havaya, suya ve toprağa yayılmasına neden olabilecek, bu maddeler bir kimyasal silah görevi görerek geniş kitleleri etkisi altına alabilecektir. Öte yandan, bir tesiste yaşanabilecek bir kazanın, çeperindeki tesislerde, konutlarda ne gibi "domino etkileri" yaratabileceği de önem arz etmektedir. Benzer bir sorun, 1999 yılında yaşadığımız büyük Marmara depreminde ortaya çıkmış ve sanayi tesislerinde çıkan yangınlar nedeniyle çevre kirliliği ve halk sağlığı sorunları oluşmuş, yangın riski nedeniyle evler boşaltılmak zorunda kalınmıştı"

ERTELENEN YÖNETMELİK MADDELERİ
Baran Bozoğlu`nun açıklamasına göre, mevcut yönetmelikte olmasına rağmen uygulaması ertelenen maddeler şöyle:
-Tesislerin tehlike risklerini azaltmaları koşulu 2017 yılına,

-AFAD`ın olası kazalara dair ne gibi önlemler alacağını, neler yapması gerektiğini, güvenlik önlemlerini içeren "harici acil durum planı" hazırlama şartı 2017 yılına,

-Tesislerin depoladıkları kimyasal ve tehlikeleri maddelere dair yapacakları bildirimler haricinde tüm yönetmelik maddeleri (tesislerin hazırlaması gereken dahili acil durum planları, güvenlik rapoları ve bunların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından onaylanmaları vb) 2016 yılına.

"YÜKÜMLÜLÜKTEN KAÇMAK İÇİN DÜŞÜK BEYAN YAPILIYOR"
Baran Bozoğlu, "Beyan Esastır" yaklaşımı ile çevre ve halk sağlığının korunamayacağını da söylerken, şu anda faaliyetteki tesislerin hali hazırda, depoladıkları kimyasal ve tehlikeli maddeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın kurduğu internet sitesi üzerinden "beyan" etmekte olduğunu, sistemin de otomatikman tesisi farklı yükümlülükleri olan "üst seviye", "alt seviye" veya "kapsam dışı" olarak nitelendirdiğini belirttti. Bozoğlu,  "Şirket sahiplerinin bildirecekleri miktar üzerinden Bakanlık bildirimi kabul etmektedir. Bu durum tesislerin yükümlülüklerden kaçmak adına düşük beyanlar yapabilme imkanı yaratmaktadır. Hali hazırda 20 bine yakın tesisin bu bildirimi yapması gerekirken, yaklaşık 6 bin tesis bildirim yapıyor. Sistem tarafından bunlardan yalnızca 350 civarında tesisin üst seviye tesis olarak tanımlandığı biliniyor. 5 bine yakın tesisin ise kapsam dışı olarak sistemde yer aldığı görülmektedir. Özellikle kapsam dışında yer alan tesislerin biran önce denetlenmesi gerekmektedir."

"KOCAELİ VE TEHLİKE ALTINDAKİ DİĞER KENTLER"
Baran Bozoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü: "Kocaeli, Trakya Bölgesi, İstanbul, İzmir ve kimyasal, tehlikeli madde depolayan tesislerin olduğu tüm kentler tehlike altındadır. SEVESO yönetmeliği, bu perspektifle ele alınmalı ve ertelemeler kaldırılarak acilen çalışmalar başlatılmalıdır. Bu eksiklikler giderilmeden özellikle Kocaeli bölgesinde kesinlikle yeni sanayi alanları oluşturulmamalı, kapasite artışlarına izin verilmemelidir. TBMM araştırma komisyonunun raporu açıkça yeni tesis kurulmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Bunun anlamı mevcut tesislerin büyütülmesinin kabul edilebilir olduğu değildir. Şu anda bu yönetmelik uygulanmadığı için, olası bir endüstriyel faciada yurttaşların ne yapacağı, kent yöneticilerinin ne gibi önlemler alacağı, hangi bölgenin ne kadar etkileneceği, olay anındaki senaryolar ortaya konulmamıştır. Yani yine olay olduktan sonra afet yönetilmeye çalışılacaktır. Önemli olan riski yönetmek, olayın olmasını engellemektir. Kocaeli şu anda riski yönetememektedir."

banner71
Anahtar Kelimeler:
Kocaeliİzmit
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237