banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

Eski tadımız yok..!
banner234

 

 

Merhaba sevgili Barış gazetesi okuyucuları

 

Bu günlerde çok hastayım. Bir bel ağrısı belimi büktü... Hep önemli değil geçer diye önemsemediğim belim sonunda doktorluk yaptı.

Çekilen emar sonucunda kas spazmı ve yatak istirahatı…

Hayatta boş oturmayı sevmeyen ben yatmaya mecbur kaldım. Hayat bana ders veriyor sağlığımın değerini anlamam için…

Çocukluğumdan beri doktor hastane sevmem. Gel gör ki doktorla evlendim. Allah herkese şifa versin…

Hayat herkese bir yük yüklüyor diye düşünüyorum ve hepsinin bir nedeni ve almamız gereken dersler…

Herşeye rağmen dostlarla her şey güzel.

Bu arada beni çok mutlu eden dostlarım ağrılarımı unutturdu.16 Haziran doğum günümdü  ve gece başlayan kutlama smsleri gün boyu sürdü.

Tabi bankalar ve alışveriş yaptığım mağazalar beni yıllardır hiç unutmuyor en sadıklar…

Canım kızımın evi beklemeyip hastanede pasta alması ve kutlamasının yeri bir başka...

Canım yeğenlerimin hasta yatağıma çiçek ve pastalarla gelmeleri. Herkesi çok seviyorum. Ben bu hayata sevmek için gelmişim…

Kimine göre önemsiz ama bu  ince ayarlar  insanı acayip mutlu ediyor…

Her şey ailenle, dostlarınla yaşayarak çok güzel…

Her sabah yeni bir güne merhabayla uyanır gün boyu koşuştururuz. Aldığımızın nefesin farkında olmadan...

Yıllarca alerjik durumumdan dolayı senenin birkaç günü nefes almakta zorlanıp oturarak yattığımdan herkesin farkına varmadan aldıkları nefesin ne kadar değerli olduğunu çok iyi bilirim. Hayat bir nefesten ibaret. Nefes bitince her şeye veda ediyorsunuz. Aldığımız nefese şükretmeyen suratları asık insanlar da bir mutsuzluk halıdır gidiyor.

Her sabah derin bir nefes alırım ve gökyüzünü bakıp gördüğüm her şey için ve  ailem hayatta diye Allahıma şükrederim. Bilin ki  mutlu da olsanız  mutsuzda olsanız bu yaşam durmadan akacak Surat asarak herkese dert anlatarak moral bozarak yaşamanın kime ne faydası var. Üstelik herkesin kaldırmakta zorlandığı sorunları varken...

Mutsuzluk sadece bizlerin  tercihidir. Kimsenin yaşamı mükemmel değildir. Mükemmellik diye bir şey de yoktur. Konu bizim  algılamanızla ilgilidir…

Eskiler ne kadar mutlu ve kanatkarmış. Ellerindeki her şeye yokluk halinde bile şükreder ve hayata sevgiyle bakarlarmış.

Anneannemi hatırlıyorum dedem 30 yaşında ölmüş kardeşleri savaşa gitmiş ve yalnız hayata 5 çocukla tutunmuş ve muhteşem insanlar yetiştirmiş. Hayata olan saygısı yaşamına aksetmiş. Misafir geldiğinde kıyafetini değiştirmeden misafire çıkmaz. Hayatını dine adamış kimseyle işi olmayan bir kişilik. Birde hayatta kimseye muhtaç olmamak için evde yaptığı yürüyüşler ve merdivenleri inip çıkması...

Şimdikilerin sporu o yıllarda anneannemin yaşam tarzı…

Çocukluğumda evimiz de yatılı misafirlerden  ve yemeklerden geçilmeyen her zaman dolu dolu bir ev. Yaşanan ev bu olmalı .

Yaşam şartları adetlerimizide değiştirdi. Artık oteller ve restaurantlar bunun yerini aldı.

Hiç unutamadığım ramazanda evlerde kurulan sofralarımız en özlediğim değerlerimiz…

Dinimizin güzelliği herkesin bir arada ve aynı anda yenilen yemekler...

İftariyeliklerimiz  yöresel reçeller, zeytinler, peynirler, hurma, kızartmalar, sucuklar uzayıp giden ikramlıklar…

Birbirleriyle yarışan ziyafetler...

Şimdilerde birbirleriyle yarışan oteller,restaurantlar..

Eskiler 11 ay biriktirip bu 1 ayda yenileceğini söylermiş. Ramazan dendiğinde hep çocukluğum ve evimizdeki kurulan sofralar ve bitmeyen yemekler gelir.

İftara az kaldığında açlıktan yetişmeyecek sanılan yemeklerin artarak çoğalması ve bereketli olması...

Şimdilerde sokaklarda açtığım iftarlar hiç tat almadığım yemek masaları. Bitse de eve gitsem dediğim masalar.

Bir laf vardır havyar yiyende karnını doyurur, zeytin ekmek  yiyende  karnını  doyurur. Ne yediğinin değeri yoktur. Sonuç da karnın doyurman önemlidir

Elinde ekmeği olanın komşusuyla paylaştığı...

Ben sattım komşu dükkandan satsın  diyen esnafların hayal olduğu ülkemde bir hırstır gidiyor. Parası olanın saygı gördüğü  ülke haline geldik.

Ne şekilde kazanılmış önemli değil.

Üniversite bitirmenin de okullarda hoca, hastanede doktor olmanın da saygınlığı kalmayan bir ülkede yaşar hale geldik.

Eskiden bir değer olan meslekler şimdilerde sahip olanlara geçim sıkıntısı vermekten öteye gidememektedir. Ben ne olursa olsun okumak gerektiğine inananlardanım. Hayatta bilginin yerini hiçbir şey tutamaz. Para el değiştirir ama bilgi hep sizinle kalır.

Hayatıma yön veren değerli hocalarıma şükranlarımı borç biliyorum.

Herkesin gölünü ısıtacak sıcak bir sevgi sözüne ihtiyacı olduğunu hatırlatarak sevenleriniz bol olsun.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237