banner329
banner337
banner142
banner350

Erdoğan Yılmaz: Cemaat bana iftira attı
banner234
Türkiye’nin önemli SİAD’ları arasında yer alan TÜMSİAD’ın Kocaeli Şube Başkanı Erdoğan Yılmaz bu hafta salı röportajlarımızın konuğu oldu. Şimdiye kadar kendisi ile ilgili çok fazla iddia ortaya atılan, dönem dönem KOTO başkanlığında gözü olduğu iddia edilen Başkan Yılmaz, gazetemize verdiği röportajda ise oldukça dobra açıklamalarda bulundu. Başkanlık sisteminden, Kocaeli Ticaret Odası’na, kentimiz siyasetinden TÜMSİAD’a, hakkında çıkan iddialara kadar sorduğumuz tüm sorulara Yılmaz içtenlikle cevap verdi. Kocaeli siyasetindeki ılımlı ortamın oluşmasında TÜMSİAD’ın da katkıları olduğunu belirten Yılmaz MHP’yi muhalefet olarak görmediğini söyledi, siyasi partilerin kimseyi kutuplaştırmaktan yana olmaması gerektiğini belirtti. Birgün Erdoğan Yılmaz’ı siyasette görebilir miyiz sorusunu ise Yılmaz, daha önce siyasetle ilgilendiğini ve Genel Merkez’in uygun görmeyeceği hiçbir çalışma içerisinde olmayacağını söyleyerek yanıtladı, TÜMSİAD başkanlığının milletvekilliği ya da belediye başkanlığı koltuğundan daha değerli olduğunu savundu. KOTO eski başkanı Murat Özdağ ile arası açıldıktan sonra, KOTO yönetimine verdiği Semih Barış ve Mehmet Coşan’ın istifasını isteyen Yılmaz, bunu Genel Merkezin talimatı doğrultusunda yaptığını söylemişti. Yılmaz, bu iddiaları yalanlayanlara ise, “Genel Merkezin talimatı dışında bir şey yapsaydım şu anda başkanlık koltuğunda oturuyor olmazdım” yanıtını verdi. Başkan Erdoğan Yılmaz KOTO Başkanlığı’na aday olacak mı? “Siyah plakaya binmek için aday olmam” diyerek kime göndermelerde bulundu? KOTO eski Başkanı Murat Özdağ’ın FETÖ’den tutuklu bulunmasını nasıl değerlendirdi? FETÖ yapılanması ortaya çıkmadan önce Yılmaz hangi derneğe üye olduğunu itiraf etti? Yılmaz AKP İl Başkanı Şemsettin Ceyhan’dan ne talep etti?, “ilçesine külliye yaptırdı” dediği belediye başkanı hangisi? Merak edilen tüm bu soruların yanıtlarını çok konuşulacak bu röportajımızda bulacaksınız, keyifle okumanız dileğiyle.
 
*Öncelikle TÜMSİAD nedir, ne iş yapar?
- TÜMSİAD sivil toplum örgütleri içerisinde 2009’dan beri Kocaeli’de, 2005’ten beri de Türkiye genelinde yaklaşık 56 tane şubesi olan, ticaretini düzgün yapan, aldatmayan bütün işadamlarına açık olan bir sivil toplum örgütü.

*Şu an kaç üyeniz var, üye belirleme kriterleriniz neler?
- Gebze ile birlikte binin üzerinde üyemiz var. Kriterimiz de şu; iki üyemizin üye olmak isteyen kişiye referans olması gerekiyor. Bir de kişinin tahkim kurulundan geçmiş olması gerekiyor. Tahkim kurulu o kişinin üyeliğini belirleyecek, piyasadaki konumunu ve durumunu gözetleyecek bir oluşum, Üye olmak isteyen kişinin özellikle aldatmamış olması gerekiyor. (Çeki yazılmış, kredi kartı patlamış olabilir) ama birini aldatmış olmayacak. Çok parası olabilir ama birilerini aldatanı, böyle ticaret yapanı,  çok parası olanı almıyoruz. Paraya değil ticari ahlaka bakıyoruz.

*Son dönemde ne gibi çalışmalarınız oldu?
- Son 1 yılda büyük organizasyonlarımız oluyor, yurt dışı seyahatlerimiz oluyor. Afrika programımız vardı, ondan önce Pakistan’daydım. Şehirler arası programlarımız var. Konya programı var önümüzdeki süreçte. Önümüzdeki yıl Genel Merkezimizin belirlediği 60 ülkemiz var gidilecek tabi Kocaeli olarak kaçına katılabiliriz onu bilmiyoruz. Muhakkak birilerini göndeririz ama toplu olarak gideceğimiz ülkeler de olacak. Pakistan’a 10 kişi katıldık. Önümüzdeki dönem ticari gördüğümüz, şehir olarak da anlaşabileceğimiz ülkelere daha çok ağırlık vermek istiyoruz. İhracata önem vermek istiyoruz, o nedenle de doğru atışlar yapmak istiyoruz ki gezi mahiyetinde olmasın. İşadamlarımızın kaybedecek zamanları yok. Altyapısını uygun gördüğümüz yerler ile ilgili çalışmalar yapacağız.

*Son dönemde Türkiye genelinde sanırım önde gelen şubelerden birisiniz, bunu sürdürmek için neler yapacaksınız?
- Bizim işimiz doğrunun yanında olmak. Şehirde doğrunun oluşabileceği bir merkez varsa, işadamlarını ya da sivil toplum örgütlerini ilgilendiriyorsa bizi de ilgilendiriyor demektir. Oda seçimleridir, ticaret odasıdır. Biz buralarda doğru gördüğümüz kişiler, gruplar, çevrelerle birlikte hareket etmek isteriz. Önümüzdeki dönemde de Kocaeli’nin geneline hitap edebilecek bir çalışma içindeyiz.

*Kentin siyasileri ile aranız nasıl, görüşüyor musunuz kendileriyle?
- Şu anda biz siyasilerle görüşme yapıyoruz, yapmamız da gerekiyor.  Siyasilerin ekonomik anlamda alanları belirleme durumları mevcut. İktidar partisi ile görüşme yapıyoruz, MHP ile görüşme yapıyoruz.



MHP BİZİM İÇİN MUHALEFET DEĞİL

*Muhalefet ile de sıkıntı yok yani?
- MHP bizim için muhalefet değil. Sivil toplum örgütleri herkese eşit mesafede olmak zorundadır. MHP ile bugüne kadar çok yakın ilişkiler içindeydik. Üyelerimiz de çok fazla var zaten. Siyasiler bu birliktelikte  alt tabanda, AKP’si, MHP’lisi, CHP’lisi buluşabilecekleri emin bir merkez olarak buldular TÜMSİAD’ı.

*CHP’liler de var yani?
- CHP’den de üyelerimiz var. Bizim insan ayrımı konumumuz olmaz ama bizi istemezlerse bizim onlarla oturabilmemiz mümkün değil. AKP İl Başkanı Şemsettin Ceyhan ile, MHP İl Başkanı Aydın Ünlü ile dostluklarımız var. Bizim buradaki birlikteliğimiz, dostluğumuz, MHP ve AKP’nin birlikte adım atmasının altyapısını  oluşturmakta. Bu durumun oluşmasında bizler de rol oynadık. TÜMSİAD’ın bütün etkinliklerinde her zaman bunları yan yana getirdik. Bunlar yarın yürünecek noktalarda birbirine kardeş olacaktır diye düşünüyorduk.

*Başkanlık Sistemi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
- Başkanlık sistemi ile ilgili de, bir sivil toplum kuruluşu olarak 4-5 yıl evvelinden birileri istemese dahi sistemin değişeceğini söylemiştik. İlk başta hiç kabul edilmeyen, yüzde yetmişlere varan bir ret durumu vardı fakat şu an işler tersine döndü. Şu an kamuoyu oy kullanılacak olsa bu reel gerçektir, yüzde yetmişlere varan bu işin istemiyle alakalı bir altyapı oluştu. Demek ki zamanla dengeler değişebiliyor, kardeşliklerin veya birlikteliklerin korunması gerekiyor. AKP’lisi, MHP’lisi, CHP’lisi diye ayırmak olmuyor. Bu sosyal dokunun yukarıda da buluşması gerekiyordu. Bu darbe kalkışılması bu insanların kenetlenmesine neden oldu. Aslında istemediğimiz bir şey ülkenin birlik ve beraberliğine ön açtı. Burada bir savaş içerisinde olsaydık, sen CHP’lisin, sen MHP’lisin diye biri bizi ayıracak mıydı? Halep’te de şu an inleyen çocuklar, zulüm altında olan insanlar var. Orada insan siyasi parti mi gözetiyor şu an, hayır. İnsanlar orada kırılıyor şu an. Ülkemiz de aynı duruma gelecekti. Her şeyi aynı düşünmeyebiliriz ama müşterek doğrularda bir araya gelebilmeliyiz ki ülke de aynısını yapsın. Bahçeli sokağa halkı davet ettiğinde ben 3 gün sonra MHP İl Başkanı Aydın Ünlü’ye giderek teşekkür ettim. Bahçeli’nin ülkenin birlik ve beraberliğinde devlete yakışır bir hareket ettiğini söyledim. Onların da ‘sivil toplum kuruluşları bize geldiler, atılan adımlardan dolayı teşekkür ettiler’ mesajını vermeleri lazım. Yukarıdakilerin aşağıda bu tablodan memnun olduğunu bilmeleri ve bu duruma uygun adımlar atmaları lazım.

KİMSEYİ KUTUPLAŞTIRMASINLAR

Biz sivil toplum kuruluşları olarak burada devreye giriyoruz. Ülkenin birlik ve beraberliği noktasında bir çivi de biz nasıl çakarız düşüncesindeyiz. Bugüne kadar bu formatta yürüdük. Bunu yapmacıklık olsun diye değil, içimizden geldiği için yapıyoruz. Biz devlet için çalışacağız, parti için çalışmayacağız. Çok net söyleyeyim, biz bir partinin peşinde gitmeyiz, biz ülkeyi yönetebilecek bir liderse arkasından gideriz. Biz lidere destek veririz, partiye destek vermeyiz. Bizim arzumuz Türkiye’de siyaset yapan insanların doğrularda birleşmesi, birlikte hareket etmesi, mesaj vermesi, insanları da birbirine düşman etmemesidir. Bu ülkede birlikte yaşıyoruz ve yarın onlar da bu görevleri bırakacaklar. Kimseyi kutuplaştırmasınlar, kimseyi birbirine düşürmesinler. Bunu AKP’lisi de yapmasın, CHP’lisi de yapmasın, MHP’lisi de yapmasın.

*MHP’lileri de takdir ettiğiniz ve ziyaretlerde bulunduğunuzu söylüyorsunuz, tepki gördünüz mü hiç?
- Tabi. Bugüne kadar belki çok da eleştiri aldık. AK Partililerden de eleştiri aldık, MHP’ye gidip gelme ile ilgili. Bizim için fitne çıkarmaya bile çalışmışlardı, bu taraf MHP’ye kayıyor diye. Ama esas niyetimiz birlik ve beraberlikten yanaydı. Artık onlar kol kola geziyorlar ve biz de mutlu bir şekilde seyrediyoruz ve devamını diliyoruz.

GENEL MERKEZİN UYGUN GÖRMEDİĞİ

*Erdoğan Yılmaz’ı bir gün siyasette görebilir miyiz, ya da geldi mi teklif size?
- Ben zaten siyasette bulunmuş birisiyim. Birçok noktada siyasette görev yaptım. Saadet Partisi’nde görev yaptım. O zamanlar Milli Gençlik Vakfı vardı, onun başkanlığını yaptım. Kartepe’de beni davet etmişlerdi o zaman da AKP’nin kurucu yönetim kurulundaydım. Bir dönem görev yapmıştım. İkinci dönemde bir dahaki yönetimde olmayacağımı kendim söyledim. Sivil toplum örgütlerinin içerisinde olduğunuzda olaylara farklı baktığınız için bir parti rozetini taşımak doğru olmayacaktı, çünkü TÜMSİAD’da da başkan yardımcısıydım. Orayı bıraktıktan 15 gün sonra, başkanın kendi isteğiyle ayrılmasından sonra bize görev verdiler. Ben başkan oldum.

*Siyasette mi sivil toplum örgütünde mi uğraşmak daha güzel?
- Ben sivil toplum örgütleri derim. Çünkü ülkemizin doğru sivil toplum örgütlerine ihtiyacı var. Herkesin verilen görevi layıkıyla yerine getirmesi için çalışması lazım. Bugün buranın ihtiyacı vardı bize burada görevimizi icra ediyoruz, yarın başka bir görev verirler bize yarın başka bir yerde görev alırız. Bizin Genel Merkezimizin Erdoğan Yılmaz için uygun görmeyeceği, istemeyeceği hiçbir siyasi ya da farklı bir çalışmanın içinde olmam.

MİLLETVEKİLLİĞİNDEN DAHA DEĞERLİ

*Nedeni nedir peki bunun?
- Çünkü ben bu konuma TÜMSİAD sayesinde geldim. Beni buraya TÜMSİAD atadı. Erdoğan Yılmaz’ı arkadaşları dostları bilirdi, şimdi hemen hemen bütün Kocaeli tanıyor. Tanınırlığı TÜMSİAD sayesinde olmuş bir kişinin yarın kararını istişare noktasında, yükselme noktasında Genel Merkezimizin belirlemesi uygun olur. Yoksa bu ahde vefasızlık olur, kurumu kullanmak olur. Kendi hedefinize yürümek için kullandığınız bir yer olur ve o zamanda hizmet olmaz. Benim bu işten aldığım haz birilerine belki birilerine yanlış gelecek ama milletvekilliğinden (Kocaeli’de o kadar milletvekili var) daha güzel bir noktadır. Biz sivil toplum kuruluşu başkanıyız, etkin bir sivil toplum örgütünün başkanıyız, benim için milletvekilliğinden, belediye başkanlığından daha iyi bir nokta diye düşünüyorum.
Yerinize ne kadar değer verirseniz o koltuk o kadar büyür. Ben Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız sivil toplum örgütleriyle toplantı yaptığı zaman orada özellikle MÜSİAD, TÜMSİAD, üç dört büyük sivil toplum kuruluşu ile beraber bu toplantıları yürütüyorlar. TÜMSİAD’ın Türkiye’de gelmiş olduğu konum o nedenler küçümsenemez ve Kocaeli’de bin üyeyle bu kurumun başkanlığını yapmak benim için bir onurdur. Biz kocaman ve mütevazi bir aileyiz. Burada burnumuzu büyütme anlamında bir büyüklük değil, sayı olarak büyüklük söz konusudur.

*MÜSİAD da Kocaeli’de etkin bir dernek. Onunla ilgili neler söyleyeceksiniz, iyi mi ilişkileriniz?
- Burada MÜSİAD bizden öncedir, işadamları derneğidir. Bizler onlara karşı değiliz. Biz bir yere gitsek isminin bizden önce yazılmasını isterim çünkü bizden eskidir, 25 yıllık bir emeği vardır. Aynı yere gittiğimizde MÜSİAD Başkanının ön koltukta oturmasını, kapıdan benden önce onun geçmesini isterim. Bir kurumun saygın olabilmesi için başka bir kuruma saygı göstermesi gerekir diye düşünüyorum. Siz saygı görmek istiyorsanız başka bir kuruma da saygı göstermeniz gerekiyor. Siz büyük olacaksanız bu tarz şeylere dikkat etmeniz gerekiyor. MÜSİAD çok zor dönemlerde dernekçilik faaliyetlerini yürütmüş ve biz bugün ona saygı göstermezsek bu bir kıskançlık, çekememezlik olur, bu da bize yakışmaz. Bizim aldığımız eğitime, edep ve ahlakımıza yakışmaz.
 
SIKINTI ÇEKTİK AMA

*Birlikte çalışma yürütüyor musunuz?
- Bizim amacımız bir şey yapılacaksa entegre olmak, birlikte kardeşçe bu işleri yürütmek. Siyasilerin kardeş olmasını isterken sivil toplum örgütlerini  kendisine rakip görmek tezat olur. Aynı kardeşliği bizim de yapmamız lazım ve ben bu kardeşliğe önem veriyorum. Uzlaşmacı bir tarzda birlikte hareket edebilecek ortamların her an oluşmasına önem veriyorum. Daha önce Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu’nun kuruluş aşamasında hep bunların içerisinde oldum. Ayrılık bize göre değil, birlik bize göre bir şey. Bir çok kelime de duyduk kendimizle ilgili olumsuz ama şu an o insanlar TÜMSİAD güzel bir şey yapmış diyorlar. Evet sıkıntı çektik ama şu an şükrediyorum.
 
*TÜMSİAD bir açılış derneği mi yoksa kentin karar mekanizması noktasında etkili olduğunuzu düşünüyor musunuz?
- Biz görev verildiğinde görevi layıkıyla yerine getirebilecek bir kapasiteye sahibiz. Görev tanımı zamana, olaya göre değişiyor. Doğudaki bir PKK olayında milli birlik ve mutabakat kurulması ile alakalı bir görevimiz vardı ve buradaki etkin sivil toplum örgütleri ile beraber yürütmüş olduk. Her açılışta olan bir sivil toplum kuruluşu olmaktan ziyade kendi işimizi bilen, işimize odaklanan bir kurumuz, kameranın önüne geçerek görünmek için mücadele eden bir kurum değiliz. Bizi bu kent çok büyük sorunlarda, oluşabilecek dengelerin oluşmasında yardım kampanyalarında, insani durumlarda bir de Ticaret Odası’nda farklı noktalarda, en üst noktalarda görür. Biz bize yakın konumlarda oynamayı severiz. Ülke yararına olabilecek işlerde biz olmayı severiz. Bir Ticaret Odası’nın doğru noktada yürütülmesini isteriz. Bizim istemiş olduğumuz; Kocaeli ticaretini belirleyen insanların vatanını milletini seven, birlik ve beraberlik içerisinde vizyonu geniş olan insanların orada olmasını arzu ederiz. Bunu da TÜMSİAD istediği için değil, şehir istediği için isteriz. Köprü açılışıydı vs. güzel şeyler, olması lazım ama siyasiler açar bunu- tamam davet ederler bazen yine gideriz ama bazen sivri konuşmalar yapabiliyorum şunu söyleyeceğim, biz TÜMSİAD olarak mesajla yapılan hiçbir davete icabet etmiyoruz çünkü bir mesajla davet etmiyoruz. Kimseyi de büyük görmüyoruz. Davet noktasında bazen, Büyükşehir Belediye Başkanı kendi telefonundan arayıp davet ediyor, diğer işlerde de bunun yapılmasını arzu ediyorum. Bu adam neden bunu arzu ediyor diye de kimse sormaz herhalde.
 
*KOTO Başkanı Semih Barış ve Mehmet Coşan’ı KOTO yönetimine vermiştiniz. Özdağ ile aranızın açılmasının ardından da Barış ve Coşan’ın istifa etmesini istediniz. Bunu da Genel Merkez tarafından gelen talimatla yaptığınızı söylediniz. Geldi mi size böyle bir talimat?
- Genel Merkez’in isteği olmadan, söylemi olmadan hiçbir şey yapmayız. Genel Merkezin ağzıyla bu işleri yapmasaydık bugün bu koltukta oturmazdık, net söylüyorum. Kendi başına hareket eden bir başkan hiçbir koltukta tutunamaz. Hiç kimse vazgeçilmez değil. Erdoğan gider başkası gelir. Yarın da böyle olacak. Bu kararlarla alakalı herkese sorulmuştur, istişareler yapılmıştır, görüşülecek insanlarla görüşülmüştür. Bu işin failleriyle de yani bizati olayla ilgili olan insanlarla da görüşülmüş, niyetler, düşünceler onlara anlatılmıştır. Mehmet Coşan istifa etmiştir, Semih Barış da istifa etmemiştir. O kendi insiyatifini kullanmıştır, kendisinin bir görevden çıkmaması gerektiğini düşünmüştür, Genel Merkezin verdiği kararla birlikte de bu durum gazetelere manşet olmuştur. Eğer ben söylediğinizi yapmış olsaydım görevden alınmıştım. Şikayetler edildi, bu işin üzerine gidildi, şikayet için Genel Merkez’e gidenler cevabını oradan aldılar. Ben bunu yapacak bir yetkiye de sahip değilim.
 
KESEMEDİĞİN BAŞ

*Şu an var mı arada bir sıkıntı?
- Bahsettiğim arkadaşlarımla yemiş içmişliğimiz, oturmuşluğumuz, kardeşliğimiz, bir birlikteliğimiz var. Birbirimize karşı saygımızı ne o gün ne de o günden sonra bozmuş değiliz. Bir gönül bağı da vardı. Genel Merkezin vermiş olduğu kararla biz bu durumu yürüttük. Ben TÜMSİAD’ın başkanıyım ve Genel Merkezin buyrukları noktasında hareket ederim. Kendisi ‘Görevde kalmalıyız, bitince de görevi bırakacağım’ demişti. Bu makul bir söylemdi ama o günkü şartlarda biraz dozaj yüksekti. Bize karşı bir kampanya yürütülüyordu sonuçta görevden alınmamla alakalı ve KOTO da bu işin içindeydi. Çok fazla yere şikayet edildim. Gördüler ki Erdoğan Yılmaz Genel Merkezin talimatı dışında bir şey yapmıyor. Bazen öyledir, kesemediğin baş baş keser, kafayı ya kopartacaksın ya da o kılıç dönecek senin kafanı kopartacak. İndiremediğiniz adamı güçlendirirsiniz. İndiremediler daha da güçlendim.
 
*KOTO başkanlığının hep gönlünüzde olduğu söyleniyor. KOTO’ya sizi aday olarak görebilir miyiz?
- TÜMSİAD Genel Merkezinin talimatı dışında hareket etmeyeceğiz. Genel Merkeze kalkıp ‘Ticaret odası başkanı olmak istiyorum’ demek için gitmeyiz. Genel Merkez kalkar ‘Erdoğan bunu yapabilirsin’ derse bunu da Kocaeli’yle istişare ederiz, gene fevri davranmayız. Anlatırlar söylerler. Kocaeli’de bu kadar arkadaşımız dostumuz var ve onlarla da istişare ederiz. Bu öyle hemen nefsi olarak ‘ben başkan olayım’ denilecek bir yer değil, sorumluluk gerektiren bir yer. Çalışmayacaksanız, hiçbir iş yapmayacaksanız bu iş size yük değildir, buranın üzerinden pirim yapmaya çalışırsınız. Bazısı ‘KOTO’ya başkan olacaksın dese zıplar ama ben zıplamam. Benim için bazı değerler var. Ben gerçekten burayı yürütebilecek miyim? düşünceleri alır beni. Burası sorumluluk alacak bir yer. Sadece ben nefsimi tatmin edeyim diye başkan olacağım bir yer değil. Şehirle istişare ederiz, tabi bu adaylıkta değil öncesinde, şehir ‘sen başkan olma’ derse de olmayız. Böyle bir hedefim yok.

SİYAH PLAKAYA BİNECEĞİM DİYE BAŞKAN OLMAM

Gönlümde var ama TÜMSİAD benim için öncelik diyebilir misiniz?
TÜMSİAD Başkanlığı bana verildiğinde çok korkmuştum. Genel Merkezin talimatı ve arkadaşların desteği ile başkan oldum yoksa ben istemiyordum. Ben başkan olacağım diye sevinemedim, oldum diye sevinemedim. Acaba burayı yapabilecek miyim düşüncesi vardı. Bu düşüncede olmazsanız, çalışmalarınız, bilginiz, yürütme kabiliyetiniz olmazsa, bilginiz olmazsa buraları yapmak zordur, buraların itibarını kaybettirirsiniz. Değerini indirirsiniz. Bir kurumu iyi yerlere getirmek lazım, iyi andırmak lazım. Birileri ‘bu özellikler sende var’ derse yine iki kez düşünmeniz lazım. Gaz altı kaynak mı yoksa gerçekliği var mı diye. Bunu da iyi araştırmanız lazım. Bir gün bitecek gibi görev yaparsanız, kimseyi kırmazsınız. Bu koltuğa sıkı sıkı sarılmamış olursunuz, insanları kırmamış olursunuz. Yaptığınız işi doğru yapmanız lazım. Siz işinizi yaparsanız bunun yansımaları da büyük olur.
 
*Hangi şartlar oluşursa ‘bu görevi yaparım’ dersiniz?
- Biz TÜMSİAD’da ilk iftar yemeğimizi bin kişilik verdik, beşinci yılımdayım beş bin kişilik verdim. Her yıl üzerine bin kişi katarak yürüttük. Aynı yerde duran zarardadır. Bir işi büyütemiyorsanız orada fazla durmamanız lazım. Bu işler sorumluluk, özveri, gayret ister, yürek ister, dert vermek ister, dertlenmediğiniz hiçbir işte başarılı olamazsınız. Biz önümüzdeki dönemde TÜMSİAD olarak çalışma yapacağız KOTO’da ama başkanlık niyetimiz yok. Şartlar gerektirir bir anda bir şey olursa bilemem, çünkü ben başkan olmam dediğim bir dönemde başkan oldum. Görev verilirse de yaparız. Büyüklerimiz, şehir uygun görürse yaparız. Bir heves meselesi değildir bu. Yanlış olacak belki ama birileri alınmasın, darılmasın ben A8’e bineceğim diye başkan olmam. Bu iş siyah plakaya bineceğiz diye bu işi yapmak niyetin yanlış olduğunu gösterir. Birisi yapıyor demiyorum. Kendimi kastediyorum.
 
ÖZDAĞ’IN TUTUKLANMASINA HAYRET ETMEDİM

O dönemde başkan olan Murat Özdağ vardı ve aranız iyiydi, sonraki süreçte de ilişkileriniz bıçak gibi kesildi. Şu anda baktığınızda Özdağ’ı seviyor ya da sevmiyor olabilirsiniz ama Özdağ darbecidir diyebiliyor musunuz?
Bizim bir yorum yapmamız doğru değil. Hangi kurum ve kuruluşların içinde olursa olsun devletine ve milletine karşı yanlış düşüncesinde olan herkese karşıyım. Harfleri birleştirerek ülkesine karşı olanların hepsine karşıyım. Devletine karşı bir teşkilatlanmanın içerisinde illa olması gerekmiyor. Teveccüh bile göstermesi benim için yeterlidir. Devlet, millet çizgisi benim ve kurumum için çok önemlidir. Bu işin içinde olmuş insanları da diğerlerinden ayırsın isterim devletimden. Kim gerçekten bu işi yapmışsa devletin elinde delilleri var. Bu konuda biraz üzgünüm. Onları içeri aldıran benmişim iddiasında bulundular, özellikle KOTO üzerinden. Bunlar hoş değildi. Bizim ne bilgimiz, ne belgemiz ne de söylemimiz var. Bunu devlet, emniyet, istihbarat yapar biz yapmayız.
 
*Son dönemde ilişkileriniz nasıldı KOTO ile?
- Evet son dönemde KOTO ile iyi ilişkiler içinde değildik ve ayrıldık. Neden ayrıldığımızı da metnimizde belirttik. Uygun görmediğimiz için bu arkadaşlarımızla yürümeyeceğiz demekti bu. Sizin söylediklerinize karşı çıkıyoruz, şerh koyuyoruz demekti bu. Ayrıldıktan sonra çok çabuk olaylar gelişti, darbeye kadar geldi. Darbe öncesinde diğer 80 kişinin içerisinde KOTO Başkanını da aldılar, serbest bırakıldılar. Daha sonra girişimden sonra tekrar alındı ve tutuklandı. Çok hayret etmiyorum. Neyin ne olduğunu biz bilmiyoruz ki. Cumhurbaşkanının arkasındaki yaverini duyunca bu da mı ya? dediler ama denecek bir şey kalmadı. Birçok insan KOTO Başkanının da böyle olduğuna, çıkmasına şaşırdılar. Böyledir de diyemeyiz, değildir de diyemeyiz. İşleyen bir süreç var. Şu an olmayanları bırakıyor. Demek ki devlet bunu ince eleyip sık dokuyor. Bu devlete bu insanlara bu zulmü yapan kim varsa da oradan çıkmasınlar.
 
Kocaeli siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz? Hem genel anlamda hem de son dönemde oluşan birlik tablosu anlamında?
Ben Aydın Ünlü’nün seçim yapılacağı zaman ziyaretine giderek başkan olarak kalmasında fayda gördüğümü söyledim. Bir sivil toplum örgütü başkanı bunu der mi?,  ben dedim. İşte bu birliktelikler onların da diri kalmasına sebep oldu. Eğer MHP’de Kocaeli’nin yapısı değişmiş olsaydı, Kocaeli’de bu birlikteliği göremezdiniz. Alayı istifa etmişti. Bizim orada bir katkımız var. Her iki tarafın o yapıya karşı olması bu birlikteliği sağladı. Ben MHP’nin paralele karşı mücadele vermesinde destek olmuş biriyim. O gün bu işi nefsi yapmadım. Bu paralel örgütün MHP’yi de bölmek istemesine karşıyım. Neticesini de bugün görüyorum, mutluyum.
 
KASİAD’A ÜYEYDİM

Cemaat TÜMSİAD’a sızdı mı?
Bizim operasyonlar kapsamında TÜMSİAD’dan kimse çıkmadı Allah’a şükür. Çıkabilir miydi çıkardı. Burada şunu seçemezsiniz. Biz dün bunlara farklı demiyorduk ki. ‘Bunları birbirinden ayırmayın, Fethullahçı, ocu bucu diye ayırmayın’ diyen insanım ben 5 yıl önce. Ben de önceden KASİAD’a üyeydim. TÜMSİAD kuruldu, oraya geçtim. Şükrediyorum ki TÜMSİAD diye bir şey kurulmuş ve insanlar buraya üye olmuşlar. Bizi onlardan ayırmışlar, koparmışlar. Benim düşüncemde bir yapı olduğu için Allah’a şükrediyorum ki biz buradaymışız. O gün devlete yakın olan onlardı, herkes onların içinde olmak istiyordu.
 
DEVLET İTİBAR ETMEMENİN KARŞILIĞINI GÖRDÜ

*TÜMSİAD’ı şu an Gülen cemaatinin boşluğunu dolduracak bir siad olarak görenler var. Ne diyorsunuz bu duruma?
- Sizin kuruluş amaçlarınız önemlidir. Bunların kuruluş amacı devleti ele geçirmekti. Onun için çalıştılar. Zaten yöneten bunlarmış. Devlet bunların içerisine sızmış görüntüsü var. Bizim böyle bir amacımız, niyetimiz, geçmişimiz olmadığı için, böyle düşünenlere bile aklını peynir ekmekle yemiş diyoruz. Bu devlet bizim zaten ya. Benim gibi düşünenlerin. Benim anlattığım toplulukta esnafı, bakkalı, sanayicisi var, zengin kulübü değil. Bu kulüp bütün halkı, milleti kapsayan bir yapı. Benim olana ne gireceğim ben? Ben dışa bağlı değilim ki onlar dışa bağlıydı. Benim özüm burası. Atam da dedem de burada yaşıyor. Benim büyüklerim Amerika’da yaşamıyor. Bunlar bu niyetle kurulmuş, yıllardır bu niyetle kurulduğunu söyledikleri o kadar kitaplar yazılmış, devlet itibar etmemiş. Bunun karşılığını görmüş. Şimdi siz şunu yapamazsınız; İki işadamından biri aldattı diye diğer işadamına ‘yarın sen de aldatacaksın ha’ diye bakmak gibidir bu iş. Belediye başkanlarından biri gitti üç kağıtçılık yaptı batırdı ‘sen de yapma ha’. Herkese böyle diyemezsiniz. Size bunu deme hakkını kim verdi? Siz kimsiniz?
 
*Bunu diyenler kim peki?
- Bunu diyenler kimler biliyor musun? Dün onların içerisine katılıp, onlardan ağzı yanıp, yanlışa düşüp, şimdi doğruya yanlış demeye çalışan insanlar bunlar. Bunlara sen böyle yapma ha, bir daha yanlış yere gitme ha’ demek lazım bunlara. Bu soruyu aynen onlara söylüyorum. Devleti, belediyeyi yanlış yere sevk edip de bugün doğru insanlara bu şekilde söyleyen belediye başkanlarına gıcık oluyorum. Niye? Çünkü siz doğruya sahip çıkacaksınız. Sen de yanlış yapma ne demek şimdiden yanlış yapabilecek potansiyele sahip göstermek demek. Ben buna bile karşıyım. Bunu demek de yanlışlıktır. Bu ikinci bir gaftır. Birini yaptınız bağışlandınız, ikinci gafı yapıyorsunuz kusura bakmayın. Hem bağışlandınız hem de kalkıp birilerine bir şey söyleyeceksiniz. Kusura bakmayın sizin bir şey söylemeye hakkınız yok.
 
*Yönetiminizde istifa oldu mu? Ya da sıkıntı var mı?
- Yönetimimizde istifa olmadı, yeni yöneyim kurulu çalışması yapıyorum. Bu olaylardan dolayı ikilemde kalan arkadaşlar oldu. KOTO ile ilgili ters düştüğümüz arkadaşlar oldu. Rahatsız olduğumuz arkadaşlar bile olsa kırılmadan darılmadan onların ayrılmasını istedik. İstişare ederek, istifa etmeden konuşarak hallettik.
 
*Kamuoyunda yaptığınız ticaret ile ilgili sıkıntılı günler yaşadığınız konuşuldu, naylon fatura ile isminiz yan yana anıldı ama bu konuyla ilgili hiç konuşmadınız, kendinizi savunmadınız. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
- Konuşursanız kendi üstünüze alınırsınız, orada isim söylenmemişti. Bize bir iftira atıldı. Atılan iftiraların ikisinden de beraat ettik. Şikayet edildi, üzerimize gidildi, o yapının da malum yapıyla alakalı olduğunu söylemek istiyorum. Bize her türlü saldırdılar. Bu bir iddia oldu, üzerimize yürüme oldu ama Allah’a şükürler olsun hem Vergi Dairesi’nde hem hukuki anlamda bir sıkıntımızın olmadığı anlaşıldı. Elimizde beraatlerimiz var. Bunlar bizi yıpratmak için yapılan işlerdi.
 
İL BAŞKANLARI TOPLANTILARI STK’LARLA YAPILSIN

*Siz bu kentin dinamiklerindensiniz. AKP İl Başkanı Mahmut Civelek ile il başkanlığı döneminde görüşüyordunuz. Şu anda da yine Karadenizli bir isim olan Şemsettin Ceyhan il başkanlığı görevini yürütüyor. Hangisi daha başarılı sizce?
- Bana göre Mahmut Civelek’in döneminde yapılan il başkanlığı siyaset noktasında güzel bir il başkanlığıydı. Civelek hala sevilen bir isim olarak yad ediliyor. Bu işlerde yarın Şemsettin Bey de gidecek, başkası gelecek. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklı ve gelen başkan kendi yapısını ortaya koyuyor. Ceyhan bugün toplumlara daha rahat giriyor, çıkıyor. Çok bürokratik bir yapısı yok. Rahat ulaşılabilen biri. Herkese yakın olma noktasında gidiyor. Yaş itibariyle Civelek biraz daha bürokratik yapıya daha hakim görünme durumu vardı. İnsanlar daha sıcak, yakınlık istiyor. Sivil toplum örgütleri noktasında Mahmut bey bu işlere daha çok dikkat ederdi. Birebir görüşmede Ceyhan daha iyi, Civelek de sivil toplum örgütleri ile gruplarla bir araya gelirdi. Ben Ceyhan’ın da ayda bir bu tarz toplantılar yapmasını isterim. Hatta tüm il başkanları toplanarak sivil toplum kuruluşlarıyla toplantılar yapabilir. Toplantıların böyle yapılması kentin birlikteliğini daha çok sağlar. Sivil toplum örgütlerinin söylemleri, talepleri de dinlenir. Mesela belediye icraatlar yapıyor, yapılsın tabi ama daha fazla konuşulsun.
 
*Bir sivil toplum kuruluşu başkanı olarak sıkıntılar size geliyor mu? Bir tramvay projesi var ve esnaf resmen kan ağlıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
-Tramvay ile ilgili çok kişinin rahatsızlığı var. Her yer kazılmış. Özellikle Yeni Cuma’nın alt tarafı. Yangın da çıktı, patlamalar da oldu. Gelen kaç tane müteahhit işi bırakıp gitti. Orada bir anormallik var. Vatandaş olarak baktığınızda ‘tramvay yaptık demek için mi yaptılar acaba?’ sorusu geliyor akıllara. Farklı alternatifler yapılabilirdi. Üstten yapılabilir miydi? Eşme’den normal yok kenarından Gebze’ye kadar getirilebilir miydi? bütün ilçeleri birbirine bağlayabilir miydi?, bence böyle yapılmalıydı. Ben şehir içinde trafikte çok fazla sıkıntı yaşadığımızı düşünmüyorum. İnsanlar Yahya Kaptan’dan İzmit’e yürüyüş yapıyorlar. Bence biraz bir milletvekilinin, Haydar Akar’ın  biraz ‘bizde tramvay yapılmadı’ diyerek  olayı siyasi bir malzeme yapması ve bu şekilde de bir sonuç çıkmasına sebep oldu gibi geliyor bana. Trafiği rahatlatmaktan ziyade bir nostalji olacak tramvay bence. İleride bakıldığında güzel anılabilir, ‘İzmit büyüyor, bir nostalji yapmadık istedik’ derlerse daha iyi olur. Ulaşım rahatlamayacak. Mevcut yollar üzerine yapıldı bu güzergah.
 
Esnaf boyutunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kimle konuşursanız şikayetlerini söylüyorlar. Bir yere kadar ‘iyi olacak, güzel olacak’ diyorsunuz ama verilen sürenin üzerinden baya zaman geçti. Şu anda belediye iştigalleri ödenmiyor. Belediye de onu ele almış galiba. Ben buradan da söylüyorum. Buradaki esnaftan işgaliyelerin alınmaması gerekiyor. Belediye bazı işlerde gelir getirici değil, esnafına da bu mağduriyetten dolayı sahip çıkmalı. İzmit Belediyesi ‘bunu ben yapmadım’ diyebilir ama sınırlar onun sınırları ve onun sınırlarındaki esnaflar mağdur. Ben yapacağını düşünüyorum. Bu onu alçaltmaz yüceltir. ‘Allah razı olsun, başkan adım attı’ derler. Belediye Başkanıma da buradan selamlarımı iletiyorum, bana da geliyor bunlar. Ben de bu röportaj vesilesiyle iletmiş olayım.
 
*Kocaeli’de en başarılı bulduğunuz belediye başkanı kimdir, nedeniyle birlikte açıklayabilir misiniz?
- Bir tane az gelir. Burada güzel çalışmalar var. Başiskele Belediyesi’nin güzel çalışmaları var. Rahat bir çalışma alanı var. İlçenin denizi var, görselliği var. Türkiye’deki 5 belediyeden biri seçilmesi bu başarısını gösterir, aldığı 7 yıldız bu başarıyı gösterir. Siz bu adama başarısız deseniz ne olur? Zaten başarısı tescillenmiş. 7 yıldız almış bir ilçemiz var ve gidip gezdiğinizde de çalışmaları görüyorsunuz. İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan da yeniliklere açık bir Belediye Başkanı. Milletvekili olduğu dönemde kapalı alanda sigara konusunda 2 kişiden birisi olması yeniliklere ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Bisiklet projesi var. İzmit’te hizmet yapacağı alan sıkıntılı. Çok girintili çıkıntılı bir alan. Büyükşehir ile entegre çalışması gereken çok alan var. Yukarılar bana göre daha büyük yapılarla oluşmalı. Kent Konut’a 8-9 katlı veriliyor diğerlerine verilmiyor. Hepsi 15-20 katlı olmalı. Büyük metropol olmak bu tarz kulelerin yapıların da yapılmasıyla olur. Vizyonerlik noktasında geri kaldık. Bunları niye yapamadık? Bunlarla ilgili de bundan sonra dile getirilmesi gerekiyor.
 
ÜZÜLMEZ’İN PARAYA İHTİYACI YOK

İzmit Belediye Başkanı da farklı noktalarda başarılı. Her ikisini de Türkiye biliyor. Doğan’ın diyalogları da iyidir. Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz Belediye için bir yer yaptı, 7 yıldızlı yere bir külliye yapmış gibi oldu. İlçesini nereden nereye taşıdı. Bütün evlerin duvarlarını aynı modelde yapıyor. Köhne mahallelere yol getirmiş, dış duvarlara kalıp yaptırmış. Tebrik etmek lazım, başka bir şeye gerek yok. Diğerleri bir şey yapmıyor demek değil bu. Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez’in de maddiyata ihtiyacı yok. Her maddiyata ihtiyacı olmayan belediye başkanlığı yapmak istemez, külfet olur çünkü. Ben onun da iyi şeyler yapacağına inanıyorum. AKP belediyeleri burada güzel çalışıyor. İnşallah Büyükşehir’in biraz daha vizyoner çalışmalar yapacağını düşünüyorum. Bu çalışmalara bizim ihtiyacımız var. Bursa Çekirge’ye gittim, Çekirge metropol olmuş. Oralar yapıldıysa buralar da yapılır.
 
*Bu dükkana emsallerine göre daha az kira ödediğiniz söyleniyor, doğru mu?
- Böyle bir durum söz konusu değil. Metrekareye göre gelip ölçtüler, metrekare birim fiyatı üzerinden de çarparak hesapladılar. Herkesi de bir araya getirerek sözleşmeyi  imzalattılar. Komşular da biliyor ne ödediğimi ve hiçbirinin sıkıntısı yok. İstenirse belediyeye sorabilirler. Hiç kimseye imtiyaz yaptıkları yok olsa da kabul etmem. Yarın ben burayı devrederim aynı imtiyazın sürmesini istemem. Bu hususta çok ketumlar. Yarın yaptıkları onlara da döner. Hiçbir şey saklı kalmaz.
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ayhan 7 ay önce

sizler kocaeline dışardan geldiniz nimetleri yediniz ama bu ile bir şey vermediniz konuşma uslubu ne? ZIPLAR ?BEN ZIPLAMAM senden ne oda ne beledıye nede mah muhtarlıgı sokak ağzı ile hiç bir şey olma gençlik daha bilgili konuşma diksiyonu dil bilgisi vs sana ihtiyaç yok ya otur köy kahvesinde yada nerden geldiysen oraya git bu şehre zarar vermeyin sen ve sen gibiler basın da bunları adam yerine koymasın rica

Avatar
Selim akkan 7 ay önce

Adıyamanlıların Başkan'ı bayrağa havalanmış kendisini fasulye gibi nimetten zannediyor fatura kestiği belediye Başkan'lara yağcılıkta önde gidiyor. Bin üyesi varmış en kalabalık toplantısı 60 kişiyle. Aday olsun da bir yere boyunun ölçüsünü alır. Heryer derneği değil.

Avatar
Ahmet 7 ay önce

Baskanim biz sizi biliyoruz Tumsiadi da biliyoruz... uzerinizden prim yapmaya calisanlarida biliyoruz. Kahvede oturup muhabbet etmeye benzemez bu isler... nereye giderseniz arkanizdayiz.

Avatar
Salih 7 ay önce

Konuşma uslubu diyenler konuşmayı bilmiyor mu merak ettim sadece sosyal ve sanal alem de yazı yazıp eleştiri yapan gereksiz kişiler dışardan geldiler bunlar demeyle olmuyor biz bu ülkenin gerçek vazgeçilmeziyiz çünkü bu ülkede Doğduk bu ülkede can verecegiz sizin gibi dış güdümlü değiliz sayın başkan ve ekibini takdir ediyorum Tümsiad ülke hassasiyetini değerlerini imanı gibi üstün gördüğüne Emin'im ancak peygamber ve Türk sancağı taşırlar sizler gibi dış mihrapların bayrağını taşımazlar başarılarının devamını diliyorum saygılar

Avatar
Kadir 7 ay önce

Tümsiad ülkemizde olduğu kadar,ilimizde de önemli bir değerdir.Aldatmayan ticaret erbabından müteşekkil bir kuruluş olan Tümsiad,ahilik geleneğimizin en önemli temsilcisi durumundadır.Bu ahvalde ben de Tümsiad başkanı sn.Erdoğan Yılmaz'ı ve değerli yönetimini,şehrimize yaptıkları çalışmalar münasebetiyle tebrik ediyorum.Yeni çalışmalarında başarılar dilerim.

Avatar
hasan Türkyılmaz 7 ay önce

çamur atayım derken elleri çamurlanan arkadaşlar biliniz ki çamurlanan ellerinizi üstünüze sürerek daha da kötü niyetlerinizi ortaya çıkarıyorsunuz.

Avatar
Birisi 7 ay önce

Bu ilde baskan olmak baska ilde vali olmak gibi bisey heralde. Ne yaparsan yap adin gecmez kiymetin bilinmez. Erdogan beyi tanimam lakin Tumsiad calismalari ortada. Dolayisiyla elma vermis taslanmis. Ben kendisini tebrik ediyorum.
Bide su uslupdan bahseden arkadas kendi kurdugu cumleyi okusun

Avatar
Aali 7 ay önce

Su Trabzonlulari cekemeyen arkadaslari bir araya toplayip breefing vermek istiyorum. Ne kadar battik size arkadas siz hayirdir.... biz bu memlekette variz bukadar basit. Sonradan gelmis onceden gelmis bilmem neymis askeriyemi burasi devrecilikmi yapiyosunuz??? Eksik kaliyosunuz demekki biyerlerde biz de dogal olarak tamamliyoruz.trabzonlularin tamami gocunmadan cekinmeden sizlerle alisveris yapiyo size para kazandiriyo. Sen kazanamiyosan demekki uslubunda ticaretinde sikinti var. Heryerde trabzonlu varmis.. evet var cunku biz memur zihniyetine ayak uyduramiyoruz ticaret yapiyoruz buda zorunuza gidiyo. Hicbir trabzonlu size bu isi yapamazsin dedimi size??? Ama bunu size diyen bizden coookkk sonra izmite gelen muhteremler var onlara takilin siz. Ama sizin derdiniz ticaret yapip yukselmek degil. Yuksekte olani yaniniza cekmek.

banner344

banner345

banner346

banner347

banner348

banner349

banner332

banner328

banner338

banner339

banner340

banner341

banner342

banner343

Advertisement

banner202