banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Erdem Topuz’la sanat üzerine…
banner234

Anadolu Rock müziğin efsane ismi Cem Karaca’nın hayranlarından olan, “Boşluk” Grubu’nun kurucusu ve sanatçı kimliği, yaptıkları ve yapacakları üzerine konuştuk Erdem Topuz’la. Dizi oyunculuğundan tutun da müzikallere dek sanatın birçok dalında görmeye alıştığımız Erdem Topuz, konuk ettiğimiz İzmit Marina Cafe’de sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

 

RÖPORTAJ: Demet ALTINKAYA

FOTOĞRAFLAR: Oğuzhan AKTAŞ

 

 

 

Gazete Barış: Dizi oyunculuğu, şarkıcılık, dans hocalığı... Birçok iş yapıyorsunuz. Kariyerinize nasıl başladınız?

 

Profesyonel kariyerime başlamamda ortaokul yıllarında Ata Koleji’nde okurken Amerikalı Edebiyat ve Drama hocam, sevgili Billy Talbert’ in beni elimden tutup her yıl sahnelediğimiz Broadway müzikallerinde sahneye çıkarması ve bana çok güvenmesi büyük rol oynamıştır. 

 

Her şeyin bir ilki vardır denir ya……

 

Benim de sanat yolculuğumu başlatan bu değerli öğretmenimin ve dostumun özgüven sahibi ve çok cesur bir sanatçı olmamda büyük emeği unutulamaz.

 

Ortaokul yıllarında Kral ve Ben, Neşeli Günler, Batı Yakasının Hikayesi ve Grease gibi müzikallerde oynamam ve çok küçük yaşta liselerarası yarışmalarda yer almam daha sonra Üniversite Tiyatrosu ve Stüdyo Oyuncuları ( Şahika Tekand ) 1997-2004 yıllarım.

 

2001 yılında Oidipus Nerde ? ( Sophokles-Şahika Tekand ) oyunuyla profesyonel oluşum.

 

Oyunun Dünya Tiyatro Olimpiyatları’na seçilen ilk Türk tiyatro oyunu olması, birçok yurtiçi ve yurtdışı festival, 2004 yılında Atölye Tiyatrosu’na geçişim.

 

“ Bir Delinin Hatıra Defteri ” (  Nikolay Gogol ) oyunumun prömiyeri ve 10 yıllık süreçte oyunun kesintisiz 100’den fazla kez sahnelenmesi, Şahane Züğürtler,  Dört Mevsim, Yerma, Elveda Saraybosna, Şarap Doktoru ve Müzikallerden Seçmeler oynadığım diğer oyunlardır. 

 

“ Bir Delinin Hatıra Defteri ” adlı tek kişilik oyunumu geçtiğimiz ay ilk kez Rusya‘da Arkhangelsk Tiyatro Festivalinde sergiledim,

 

Rock Grubum BOŞLUK’ un 2 albümü geride bırakması, yeni oyunlar, projeler bir yandan da geçen zaman…. Sanat yolculuğumun hikayesi……

 

 

 

 

Gazete Barış: Farklı kulvarlarda işler yapıyorsunuz. Kariyerinizdeki bu çeşitliliği nasıl sağladınız?

 

Çok karşılaştığım bir soru aslında ve genellikle aynı cevabı veriyorum. Sanırım iyiyi ve güzeli yapabileceğime inandığım her üretimde aktif olmak gibi bir varoluş motivasyonum var benim. Tiyatro, müzik, dans bunlar birbirinden hiç ayrılamaz sanat dalları.

 

Bu sanatların hangisini icra ederseniz edin kaçınılmaz olarak diğer ikisine belli ölçüler dahilinde hakim olmalısınız zaten.

 

Sahip olduğumuz en büyük hazine sağlığımız, bedenimiz, duygularımız ve zekamızdır. Bu hazineye çok iyi bakmak ve durmaksızın onu beslemek bir sanatçının vazgeçilmezi olmalıdır.

 

 

Gazete Barış: Şuanda bulunduğunuz yeri seviyor musunuz?

 

Çok güzel bir soru

 

Bulunduğumuz yeri değerlendirişimizin iki temel bileşeni olmalı sanırım. Birincisi kendi toplumsal birikimimiz, değer yargılarımız ve hafızamızın getirdiği değerlendirme, ikincisi ise evrensel ölçülerde değerlendirme.

 

Özellikle sanatsal konularda değerlendirme yapılırken ülkemizin dünya kültürel haritasında nerede durduğuna bakmak lazım.

 

Bizim sanatsal başarı kriteri olarak belirlediklerimiz acaba gerçekten kriter mi yada sanat mı? gibi soruları da beraberinde getirir bu konu.

 

Kısaca kendimi evrensel boyutlarda geliştirmeye ve cesur eserler vermeye çalışan birisiyim.

Burada olmasaydım başka bir ülkede ne olurdu soruları da anlamsız. Çünkü şikayetin varsa git oralarda çalış derler sana, kendi ülkendeysen de elinden gelenin en iyisini yapmalısın…

Çok daha fazla sanatsever insanla buluşabileceğimi bilmek ve onlarla buluşmamızda çok farklı duygu paylaşımlarının olduğunu görmek heyecan verici benim için.

Bu anlamda aramızda kurulan bağ anlatılamaz

 

 

 

 

Gazete Barış: Kariyerinizde öncelik hangisinde?

 

Kariyerimde öncelik şu sıra tiyatro ve müzikte ama dansı da ihmal etmiyorum.

 

 

Gazete Barış: Yeni albümünüz sanırım yakın zamanda çıkıyor. Albümden bahsedebilir misiniz?

 

Evet, yeni ve 3’ncü albümümüz ‘ Aynalardan Kaçamazsın ’ yakında sizlerle buluşacak. Bu sefer biraz daha alışılagelmiş BOŞLUK sound ve konseptinin dışında bir projeyle geliyoruz.

 

Farklı sound ve tarzlara da göz kırptığımız ve kendi adımıza daha önce denenmemiş şeyleri denediğimiz sürprizlerimiz var diyelim.

 

En büyük sürprizimiz ise Cem Karaca hayranlarına…

Unutulmaz klasiği “ Tamirci Çırağı ” parçasını Boşluk yorumuyla da dinleyicilerimizin çok beğeneceğini düşünüyoruz. 

 

 

 

Gazete Barış: Rock grubu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

 

Çocukken kulağımda walkmen kasetleri bozana kadar dinlerdim. Evimizde nefis Dual marka pikap ve babamın plakları da benden çok çekmiştir.

 

Elvis Presley, Beatles, Cat Stevens, Los Paraguayos, Glenn Miller Band, Pink Floyd, Edith Piaf….Hikaye uzun.

İşin aslı şu; insanın sanat yaparken en saf, en katıksız haline ulaştığını hayatımızdaki diğer bütün anların belli ölçüde bizi kendimizden derece derece farklı kimliklere çektiğini düşünürüm.

 

Sadece ses, nefes, ruh ve varoluştan ibaret halimi seviyorum.

 

Sahnede BOŞLUK çalıyorsa mesela biz o an kendimizi her şeyi yapabilecek güçte hissederiz. Dışarıdan izleyen biri bunu belki saçma bulabilir ancak içimizde yaşanan budur. 

 

 

Gazete Barış: Bu albümün diğer albümlerden ne gibi farkları var ?

 

Yeni albümümüz alışılagelmiş sound ve konseptimizin dışında tarzları da içeren renkli ve modern bir çalışma oldu.

 

Daha önce denemediğimiz tarzlarda da cesur eserler ürettiğimizi düşünüyorum. Her yaştan ve her müzik zevkinden dinleyicinin kendilerinden bir şeyler bulabileceği içinde sürprizlerinde olduğu dinamik ve keyifli bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.

 

 

Gazete Barış: Konserleriniz ve canlı performanslarınız başladı mı ? Bar ve gece programlarınız ne durumda, program dahilinde olan aktiviteleriniz var mı ?

 

İstanbul içinde ve dışında canlı performanslarımız devam etmekte, İstanbul' da farklı mekanlarda canlı performanslarımız devam ediyor. İstanbul dışında ise Edirne, Bursa, Balıkesir, Eskişehir, Ankara ve İzmir programlarımızla dinleyicilerimizle buluşuyoruz,

 

Tabi ki bu çalışmalarda da bir hızlılık söz konusu. Bu tarz aktiviteleri, programları, röportaj ve konser etkinliklerimizi web sitemizden, Boşluk Rock Facebook sayfamızdan ve @Bosluk_Rock Twitter hesaplarımızdan dinleyicilerimizle sürekli paylaşıyoruz,

 

 

 

Gazete Barış: Peki yeni dönemde televizyon ve tiyatro projeleriniz var mı?

 

Tek kişilik oyunum olan “Bir Delinin Hatıra Defteri ”ni takip edenler bilecektir, 10 yıldır oynamaktayım. Geçen sene sahnelemeye başladığımız  Arnold Wesker’in unutulmaz eseri “ Dört Mevsim ”i de oynamaya devam ediyorum.

 

 

Bu arada çeşitli televizyon kanallarında yeni albüm ve oyunlarımıza ilişkin yayınlar da devam etmekte.

 

 

 

Gazete Barış: Televizyon ve müzik dünyasını bir arada ilerletmek zor olmuyor mu? Başarı sırrınız nedir?

 

Televizyon ve sahneyi bir arada götürmek elbette çok kolay değil ancak seyirci ve dinleyicilerimle yaşadığım çok güzel paylaşımlar bana bütün yorgunluğumu unutturuyor.

 

Bir sanatçının başarısının sırrı ise çok azimli ve özverili olmak, mesleğini çok sevmek ve çok çalışmaktır.

Bunun yanı sıra sanatçının kendisini sürekli her yönde geliştirmesi de vazgeçilmez bir unsurdur.

 

 

 

 

Gazete Barış: Tiyatro oyunculuğu da yapıyorsunuz. Sizce Türkiye’de tiyatro yeteri kadar takdir alıyor mu ?

 

Türkiye’ de tiyatronun çok daha iyi yerlerde olması gerektiğine inanıyorum.

 

Çok değerli, çok yetenekli tiyatro sanatçılarımız var ve birbirinden güzel oyunlar sergileniyor. Ülkemiz açısından bu umut verici ancak ülkemizin kültür politikaları bu değerli üretimleri kitlelerle buluşturabilecek yönde ilerlemiyor ne yazık ki.

 

Dünya kültür kentleri arasında önemli bir yere sahip olan kendi şehrimiz İstanbul’ da bile çok ciddi bir sahne sıkıntısı yaşanmakta.

 

Basit müdahalelerle çözülebilecek birçok sanatsal sorun sürekli erteleniyor ve ne yazık ki bu anlamda yerimizde sayıyoruz. Bu gerçekten üzücü.

 

Türk tiyatrocularının bu durumu kesinlikle hak etmediklerini düşünüyorum.

 

 

Gazete Barış: Projeleri nasıl seçiyorsunuz? Kriterleriniz nelerdir?

 

 

Çalışabileceğim projeleri seçerken sanatsal çizgime uygunluğu ve işin sanatsal derinliği en önemli kriterdir benim için.

Müzikte ve tiyatroda içinde bulunduğum her çalışmanın nitelikli olmasına, içime sinmesine çok özen gösteriyorum.

 

 

 

Gazete Barış: Kendinize rol model olarak aldığınız bir isim var mıdır?

 

Birçok oyuncuyu yakından takip ediyor ve beğenerek izliyorum. Aralarından seçim yapmak zor gerçekten.

 

 

Gazete Barış: Hayatınızda dönüm noktası diyebileceğiniz bir olay var mı?

 

Hayatımda dönüm noktası olarak nitelendirebileceğim birkaç olay var.

 

Bana her zaman en büyük desteği veren eşim Mirsada ile evlenmem, ilk tek kişilik oyunum olan “Bir Delinin Hatıra Defteri ” oyununun 2004 yılında sahnelenmeye başlaması ve Boşluk’ un ilk albümü olan “ Boş Duvarlar ”ın 2006 yılında dinleyicilerimiz ile buluşması diyebilirim.

 

 

 

Gazete Barış: Çocukken ne olmayı isterdiniz? Neden?

 

Çocukken aslında her şey olmak istersiniz. O dönemde en çok futbolcu ya da oyuncu olmak istiyordum.

 

 

Gazete Barış: Sizce mesleğinizin sizi en çok zorlayan tarafları neler ?

 

Mesleğimi çok sevdiğim için zorluk çekmiyorum.

 

 

Gazete Barış: Mesleğinizle ilgili olmazsa olmazlarınız var mıdır?

 

Kalite, disiplin, saygı, sevgi ve devamlılık diyebilirim.

 

 

Gazete Barış: Kendinizi geliştirmek için neler yaparsınız?

 

Elimden geldiğince çok kitap okumaya çalışırım, sanatın diğer dallarını sürekli takip ederim, seyahat eder, yeni yerler keşfetmeye çalışırım, tarihe ve sosyolojiye özel bir merakım vardır.

 

 

Gazete Barış: Geriye dönüp baktığınızda hayallerinize ulaşmış görüyor musunuz kendinizi?

 

Sanatçı için hayaller ve hedefler asla bitmez, bitmemesi de güzeldir.

 

Geçmişte hayal ettiğiniz şeylere ulaştığınızda bu hayaller yeni hayaller ile yer değiştirir

 

Ve daha kurulacak çok hayal var.

 

 

Gazete Barış: Kariyerinizde en büyük desteği kimlerden aldınız?

 

Kariyerimdeki en büyük desteği ailemden ve dostlarımdan aldığımı söyleyebilirim.

 

 

ERDEM TOPUZ’UN YÜREĞİNDEN GEÇENLER

 

“ Ve daha kurulacak çok hayal var ! ”

 

“ Sanat; duygusal zekanın zenginliğiyle büyüyen, yeşeren bir alandır  ”

 

“ Müzik sadece enstrüman çalıp, albüm kaydetmek değildir  ”

 

“ Sanat,  zaman karşısında verilen bir sınavdır. Bunu unutmamak ve kendi kalbine yönelmek en doğru çıkış yoludur sanırım  ”

 

“ Hayatın getirdiği boşluğun asıl doldurulabileceği gibi ağır bir sorunun cevabını bildiğimizi söylemek yerine bu cevapları nasıl arayacağımızı sorduk şarkılarımızla. Dinleyicilerimize verdiğimiz bu dopdolu davetin adı “ BOŞLUK “ tan daha doğru olamazdı  ”

 

 

GELELİM BOŞLUK’A

 

 

Gazete Barış: Grubun ismi " BOŞLUK ", bu ismin hikayesi nedir?

 

Yıllar önce grubumuza  “BOŞLUK “ adını verirken kendi aramızda bu sorunun bize ne kadar çok sorulacağını konuşurduk.  Farkettik ki daha ortaokul, lise yıllarında rahatsız olmaya başlamışız özensiz ve hoyrat bir koşuşturmacanın içinde kalmaktan. Çoğu zaman nereye, niye koştuğumuzu bilmeden yaptığımız bu garip yolculuk, uzun bekleyişleri, sessizlikleri, binlerce hayali, hayalkırıklıklarını, kahkaha ve gözyaşını da elbette beraberinde taşıdı. Günden güne kaybettiğimiz, anmayı unuttuğumuz değerlerimiz, inceliklerimiz hayatlarımızdan çıkarılırken koskoca bir boşluk kalmıştı yerinde hayat yerine. Nasıl doldurulabileceği gibi ağır bir sorunun cevabını bildiğimizi söylemek yerine bu cevapları nasıl arayacağımızı sorduk şarkılarımızla. Dinleyicilerimize verdiğimiz bu dopdolu davetin adı “ BOŞLUK “ tan daha doğru olamazdı,

 

 

Gazete Barış: Boşluk Grubu olarak tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz ?

 

Senfonik ve progresif bir yönü olan, melodik özelliği ağır basan, klasik rock sounduyla günümüz rock müziği soundunun kaynaştırıldığı, farklı göndermeleri olan, çok yönlü, romantik, özgün bir soundumuz var. Belirli kalıplar ve sınırlar dahilinde değerlendirilmesi güç bir tarz. Sevdiğimiz ve dinlediğimiz tüm sanatçıların etkisini bir yandan duyabiliyorken bir yandan da tamamen kendine özgü bir müzikal yapıyı beraberinde getiriyor yaptığımız bu müzik tarzı,

 

 

Gazete Barış: Son dönemde yapılan albümleri nasıl buluyorsunuz ?

 

Son dönemlerde gerek ülkemizde gerek dünyadaki müzik gidişatından pek memnun olduğumuz söylenemez. Bu sadece ülkemiz müziğine özgü bir durum değil. Tüm dünyada kulvarı ne olursa olsun rafine, özgün, uzun soluklu ve nitelikli eserlerin eskisi kadar üretilmediğini görüyoruz. Sanat duygusal zekanın zenginliğiyle büyüyen, yeşeren bir alandır. Duygusal zeka edebiyattan, resimden, tiyatrodan, sinemadan ve dünya kültüründen beslenir ve gelişir. Okumayla yazmayla güzel sanatların diğer dallarıyla bu derece bağlantısını koparmış ve sadece can simidi gibi günlük trendlerin peşine takılmış bir sanat algısının sonucu olarak ortaya çıkan eserlerde ne yazık ki tatmin edici ve iz bırakıcı olamıyor. Müzik sadece enstrüman çalıp, albüm kaydetmek değildir...

 

 

Gazete Barış: Müzik kariyerinizde ileriye dönük planlarınız nelerdir ?

 

Müzik kariyerimizle ilgili ileriye dönük en önemli planımız her zaman kendi sesimiz ve çizgimizle varolabilmek, hem ülkemiz hem de dünyadaki  müzik dinleyici kitlesine eserlerimizi dinletebilmek,  paylaşabilmek.

 

Dünyada ve ülkemizde müzik sektörünün içinde yaşadığı bunca sıkıntıya, olumsuzluğa rağmen duruşumuzdan ve ideallerimizden ödün vermemek, sanatsal varoluş adına hayattan alabileceğimiz en büyük ödül bizce.

 

“ BOŞLUK ”ta sevgiyle kalın...

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237