banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

“En çok izi Gölcük depremi bıraktı”
banner234
Nerede bir felaket, nerde bir acı, nerede kurtarılmayı bekleyen bir can varsa onlar hep orada gördük. Onlar aslında 20 yıldır bu işi yapıyor ama biz onları 1999 yılında tanıdık. O acı günde, o büyük felakette birden bir ortaya çıktılar. 
17 Ağustos 1999, saat 03:02… Binlerce insan daha öce hiç yaşamadığı, aklının ucunda bile olmayan büyük bir felakete uyandı. Yer ayaklarının altında 7,4 büyüklüğünde sallandı. Binlerce bina yıkıldı, o yıkılan binalar binlerce insan mezar oldu. 
Kimse böyle bir şey beklemiyordu. Hiç kimse hazırlıklı değildi. Aslında bilim insanlar bas bas bağırıyordu o felaketin öncesinde de, “ deprem geliyor” diye ama kulak ardı edildi her zaman olduğu gibi. Ama onlar bu durumun bilincindeydi, onlar hazırdı. Kısa adı AKUT olan Arama Kurtarma Derneği üyeleri o kırmız elbiseleriyle, birden bire hayatımıza girdi. Daha hiç kimse olayın şokunu bile atlatamamışken onlar can kurtarmaya başlamıştı bile. Bu gün pek çok insan onların sayesinde hala hayatını sürdürebiliyor.
AKUT, 14 Mart’ta 20’nci yaşını dolduruyor. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Nasuh Mahruki AKUT’un son 20 yılını anlattı. Nasuh Mahruki AKUT’un kuruluşunu şöyle anlatıyor;
“AKUT fikri aslında 21,5 yıl önce ortaya çıktı. 1994 yılının kasım ayında Bolkar Dağları’nda bir dağ kazası yaşanıyor. Bir üniversite öğrencisi grubu dağda kayboluyor. O zamanlar tabii ki Türkiye’de böyle bir organize arama kurtarma takımı yoktu. Ama zaman zaman böyle münferit olaylar meydana gelirdi. Gönüllü dağcılar, müsait olanlar, evlerine gider çantalarını alır ve bölgeye gidip doğaçlama bir şekilde arama kurtarma çalışması yapılırdı. Burada da öyle yaptık. Hatta Türkiye’nin dört bir tarafından o dönemin en yetkin dağcıları, aşağı yukarı 100 kadar dağcı bir araya geldik ve iki grup halinde 14 gün arama yaptık. Aileler helikopter kiralamıştı, bizi helikopterle Bolkar Dağları’nın zirvelerine bırakıyorlardı. Bütün o yamaçları, vadileri tanıdığımız halde bulamadık çocukları. Bu olaydan sonra bir avuç dağcı arkadaşımla birlikte, Türkiye'nin dağ ve doğa sporları geleceği ile alakalı bir takım öngörülerde bulunmaya başladık. Her şeyden önce kural olarak, bir dağcı dağda kaza geçirirse ona sadece diğer dağcılar yardımcı olabilir. Dolayısı ile bundan sonra meydana gelecek dağ kazaları ile ilgili bizim organize olmamız gerekir diye düşündük.
Bir de bir şey daha fark ettik ki, o da Türkiye’nin aslında bir doğal afet ülkesi olduğu gerçeği. Aslında birkaç yılda bir belli bölgelerde çok ciddi yıkımlara yol açan sellerin yaşandığını, birkaç 10 yılda bir kitlesel afete dönüşen depremlerin yaşandığını fark ettik. Ve dedik ki, biz madem gönüllü bir kurtarma takımı kuruyoruz bunu sadece çok sevdiğimiz dağlarda, doğada değil de ihtiyaç halinde depremlerde, sellerde, büyük kazalarda, her yerde kullanabiliriz dedik. Ve AKUT'u kurduk”
O Dağ kazasında kayıplar oldu ama Türkiye çok şey kazandı. O Günde sonra nerede bir vekalet varsa AKUT orada oldu. Bir yandan olaydan olay koşarken bir yandan da kendilerini eğitmeye, büyütmeye devam ettiler.
AKUT üyeleri bugüne kadar 2 bin 100 operasyon yaptı. Ama onları en çok etkileyen hiç kuşkusuz 17 Ağustos depremiydi. Mahruki hiçbir olayın kendi ülkenizde olan bir olay kadar iz bırakmayacağını söyleyerek ; “AKUT’un bugüne dek katıldığı 2 bin 100 operasyon içinde en büyük olay, en çok iz bırakan tabii 17 Ağustos 1999 Gölcük depremiydi. Çünkü kendi ülkemizde yaşanan bir kitlesel afetti. Biz daha sonra da çok sayıda kitlesel afete müdahale ettik; Nepal’e, Pakistan’a, İran’a, Haiti’ye gibi. Ama hiçbiri tabii sizin kendi ülkendeki izi bırakmıyor. Herhalde en büyük olay oydu. AKUT’u da zaten Türkiye’nin iyice gündemine oturtan, duymayanın bilmeyenin kalmadığı bir çalışmamız olmuştu orada. Türkiye yakın tarihinin de en zor zamanıydı.” diye belirtti.

Türkiye’nin hatta dünyanın AKUT’a daha fazla ihtiyacı var. Doğum günü kutlu olsun AKUT, iyi ki varsın…

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237