banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Emekçilerden hak gaspları ve savaşa karşı ortak mücadele çağrısı
banner234

Gebze’de Emek Partisi’nin çağrısı ile bir araya gelen farklı işkollarından ve çeşitli fabrikalardan işçiler, gerçekleştirdikleri toplantı ile “hükümetin kazanılmış haklara dönük saldırıları ve savaşa karşı nasıl bir mücadele” sorusuna yanıt aradılar. Toplantı sonunda bir sonuç deklarasyonu da ilan eden işçiler, Renault işçilerinin ek zam talebi ile başlattıkları mücadeleyi selamlarken, mücadelenin kazanımı için tüm işyerlerinde eş zamanlı yapılacak eylemlerin önemine dikkat çektiler. Tüm işyerlerinde mücadele komitelerinin kurulması çağrısı da yapan işçiler, ortak bir mücadele için toplantıya katılan işyerlerinden işçilerin katılımı ile Gebze İşçi Komitesi kurma kararı aldılar. 
Eğitim-Sen şube salonunda yapılan toplantı iki bölüm halinde sürdürülürken; ilk bölümde, Hükümetin çalışma yaşamına dönük yapmak istediği düzenlemeler ile bölgede yaşanan çatışmalı süreç, sokağa çıkma yasakları ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. İkinci bölümde ise yapılan değerlendirmeler ışığında söz alan işçiler mücadeleye ilişkin çeşitli öneriler sundular. 

ÖZVERİ: KIDEM TAZMİNATI İŞÇİNİN HAKKI
Kıdem tazminatının fona devri tartışmaları, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesi hakkında bilgilendirme yapan avukat Murat Özveri işçi haklarına yönelik bir saldırı gündeme geldiğinde ilk yapılanın var olanı koruma mantığı ile bir mücadelenin sürdürülmesi olduğunu kaydetti. Kıdem tazminatının ne anlama geldiği sorusuna verilen yanıtın kıdem tazminatının gaspına karşı verilecek mücadelenin içeriğini de belirleyeceğini kaydeden Özveri “kıdem tazminatı ne tazminattır, ne ikramiyedir. Kıdem tazminatı işçinin peşin peşin çalıştığı karşılığını almak içinse iş sözleşmesinin sona erdirilmesi gereken ücrettir. Bunu işçinin elinden almaya kalmak angaryayı savunmaktır. Kıdem tazminatı ücretse fesih nedeni ne olursa olsun ödenmelidir. Bu gerçeği unuttuğumuz için şimdi var olan üzerinden bir tartışma sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
Fon tartışmalarına ilişkin ortada Çalışma Bakanlığı’nı bağlayıcı bir taslak olmadığını belirten Özveri “en son 2015 yılında çeşitli basın yayın kuruluşlarında yer alan bir taslak metni var. Eğer o metni esas alırsak kıdem tazminatını yalnızca iki şekilde alabiliyoruz. Emeklilik ve ölümde. Dolayısıyla elimizdeki hakkın hukuken ne olduğunu, niteliğinin ne olduğunu belirleyerek var olanı değil olması gerekeni savunmalıyız” dedi.
Kıdem tazminatında tavan sınırlamasının kaldırılması gerektiğini ifade eden Özveri “kıdem tazminatından yararlanma koşullarını sınırlamak şöyle dursun her halükarda ödenmesi gereken birşey haline getirilmeli. Dolayısıyla kıdem tazminatı tartışmalarında savunmamız gereken mevzi bu olmalı” diye konuştu. 
Amerika’da kiralık işçilerin kendi durumlarını ‘kullan at marka ürün’ diye adlandırdığını ifade eden Özveri “çalıştırıldığı sürenin, çalışacağı işyerinin belirsizliği nedeniyle bu işçiler için aidiyet duygusu sıfır. Kendilerini hiçbir yere ait hissetmiyorlar. Bizde de tablo bu olacak. Kiralık işçi özel istihdam bürosunun işçisi olacak, çalıştığı işyerinin değil. Ücretini de özel istihdam bürosundan alacak. Bu şirketler işçi kiralayarak kar edecek. Yani en ucuz işçi çalıştıran özel istihdam bürosu en çok işçi de çalıştıran olacak” şeklinde konuştu.
Tasarıda özel istihdam bürosu işçinin ücretini ödemediği koşullarda ne olacağının belirsiz olduğunu kaydeden Özveri “tasarıda çalıştıranın kiralık işçiye karşı hiçbir sorumluluğu olmayacak. Kıdeme bağlı haklar, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllı izin hakkı kiralık işçiler için ortadan kaldırılacak” dedi.

TÜZEL: İŞÇİ SINIFIMIZ GERÇEKLERİ GÖRMELİ
Savaşın politikanın silahla sürdürülmesi anlamına geldiğini belirten HDP İstanbul eski milletvekili, EMEP MYK üyesi Levent Tüzel “2 ayı aşkın süredir Cizre’de süren sokağa çıkma yasaklarıyla evlerin tanklarla toplarla yakılıp, yıkıldığına tanık olduk. Operasyonlar bitti denilen bölgede 100’ü aşkın insanın yakılmış, işkence edilmiş cenazeleri ortaya çıktı. Bu katliamlara gerekçe olarak ise hendekler, barikatlar gösterildi. Karşımızda bir yalan imparatorluğu var. Medyasını da, kitle iletişim araçlarını da o yönlü kullanıyor. İşçi sınıfımızın gerçekleri görmesini sağlamalıyız. Kürt sorunu, iki halkın eşit, gönüllü birliği nasıl sağlanır bunu anlatmalıyız” diye konuştu.
Suriye’deki Kürt bölgeleri vurularak Türkiye’nin Suriye’de savaşın içine çekilmesi için ortam hazırlandığını kaydeden Tüzel “Bir tarafta Rusya’nın, diğer tarafta ABD’nin başını çektiği iki blok var. Suriye halkları kendi geleceklerini özgürce belirleyebilmeli. Ama bir çıkar ve iktidar savaşı sürdürülüyor. AKP Hükümeti de bu çıkar, bu iktidar savaşından kendince çıkar sağlama derdinde. İşçiler bu savaşa sessiz kalmamalı. Savaş söz konusu olunca ‘ekmeğim, aşım, sendikam’ diye ortaya çıktığında karşına çıkacak olan ‘milli birlik ve beraberlik’ sözleri olacaktır” şeklinde konuştu.
Savaşın kaybedeninin işçiler olacağını belirten Tüzel “işçi sınıfı önce birliğinden kaybediyor. Şovenizim ve milliyetçilik körüklenerek işçiler içerisinde bölünme yaratılmaya çalışılıyor. Biliyorlar ki işçi birliğini kaybederse direnme gücünü de kaybeder. Yarın karşımıza ücretten fedakarlık diye çıkacaklar. Savaş var bütçe lazım diyerek yeni vergilerle gelecekler. Demokratik haklar, sendikal haklar askıya alınacak” dedi.
Savaşa karşı halk güçlerini birleştirecek tek gücün işçi sınıfı olduğunu vurgulayan Tüzel “işçi sınıfı dili, dini, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun birlikte hareket eder. İşçi enternasyonalizmi de işte budur. Bu savaşı ortadan kaldıracak olan da budur” diye konuştu.
Sunumların ardından söz alan işçilerse mücadelenin nasıl sürdürülmesi gerektiğine ilişkin önerilerini sıraladılar. 3 saat boyunca gayet canlı bir tartışmanın sürdüğü toplantıda işçiler, öneriler doğrultusunda hazırladıkları sonuç bildirgesi ile tüm işçilere ortak mücadele çağrısı yaptılar. Toplantıya metal, petro kimya ve gıda işkolundan 20 fabrikadan 70 civarı işçi katıldı. 
Renault işçilerin ek zam talebiyle başlattığı eylemlerin kendilerine yol gösterici olduğunu ifade eden bir Kroman Çelik işçisi “biliyoruz ki bu mücadele Renault ile sınırlı kalmamalı. Ek zamla ilgili bizim de talebimiz var. Eğer kabul edilmezse biz de harekete geçeceğiz. Asgari ücrete gelen zammın ardından ek zam talebi herkesin talebi. Bu mücadeleyi ortaklaştırmalıyız. Kıdem tazminatı, kiralık işçilikle ilgili sendikaların açıklamaları var ama yeterli değil. İşyerlerinden başlayarak sendikalara bir basınç uygulamalıyız. Temsilciler olarak Gebze Sendikalar Birliği’ni harekete geçmesi için zorlamalıyız. Ortak toplantılar yapılmasını istemeliyiz” şeklinde konuştu.
GOSB’da çalışan başka bir metal işçisi de kıdem tazminatının gaspına, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesine karşı ortak mücadelenin kaçınılmaz olduğunu kaydederek “hükümet tüm bu yasaları allayıp pullayarak sanki iyi şeyler olacakmış gibi anlatıyor. İşçilere gerçekte ne olacağını anlatabilmemiz gerekiyor. Bunun için ben farklı fabrikalardan işçilerden oluşacak ve tüm Gebze’ye seslenebilecek, işyerlerini gezecek, işyeri temsilciliklerini gezerek bugün burada olmayan fabrikaları da mücadeleye katabilecek bir işçi komitesi kurulmasını öneriyorum. Ben bu komitede görev almaya hazırım” dedi.
İş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin fotoğrafları ile hazırladığı dosyayı toplantıya katılan işçilere gösteren ve iş cinayetlerinin unutulmaması, unutturulmaması için de mücadele edilmesi gerektiğini belirten bir Artemis işçisi “bu toplantıda konuşulanlar, alınan kararlar bir deklarasyonla Gebze kamuoyuna duyurulmalı. Söz alan her arkadaşımız kendi önerisini ifade etmeli, neler yapacağımızı ayrıntıları ile konuşmalıyız. Bende bir komite kurulması önerisini destekliyorum” diye konuştu.
Megaplast’tan bir işçi de işyerlerinde mücadele komiteleri kurulması gerektiğine dikkat çekerek “Renault işçilerinin yaptığı gibi en küçük üretim biriminden başlayarak kurmalıyız komitelerimizi. Tüm arkadaşlarımızı bu mücadelenin bir parçası haline getirmeliyiz. İşyerlerinin koordinasyonu ve haberleşebilmesi için fabrikalar arası kurulacak komite önemli. Ben ayrıca sosyal medyayı da kullanmayı öneriyorum. ‘Gebze İşçilerinin Sesi’ isimli bir sayfa açalım. Bu sayfada hem yasal değişikliklerin ne getirip, ne götürdüğünü tartışalım. Hem de fabrikaların birbirleri ile haberleşmesini, birinde olan bir eylemi, diğerinin hemen duymasını takip edebilmesini sağlayalım” dedi.
Toplantı sonunda işçilerin önerileriyle sonuç deklarasyonu hazırlanırken, deklarasyonun işçi ve emekçilere duyurulması da oy birliği ile kabul edildi. 

Gebzeli işçilerin sonuç deklerasyonu:

GEBZELİ İŞÇİLERİN MÜCADELE ÇAĞRISIDIR 
Asgari ücret zammı biz işçilerin beklentisinin gerisinde kalmış, net 1300 lira olacak denilen asgari ücret AGİ (Asgari geçim İndirimi) ile birlikte bu rakama ulaşmış, üstelik zammın 110 lirasının da hazineden karşılanacağı ve yeni zammın 1 yıl için geçerli olacağı ifade edilmiştir. Yeni yılla birlikte ardı ardına gelen zamlar ise asgari ücrete yapılan bu zammı da alıp götürmüştür. 
 Biz Gebzeli işçiler olarak emeğimizin gerçek karşılığını almak, insanca bir yaşam için sendikalı, sendikasız ayrımı yapmadan tüm ücretlere ek zam talep ediyor, temel tüketim maddeleri başta olmak üzere elektrikten suya, ekmeğe kadar gelen zamların geri çekilmesini ve zamların durdurulmasını istiyoruz. 
Renault işçilerinin günlerdir her türlü baskı, tehdit ve bölme girişimlerine rağmen ‘ek zam’ talebiyle sürdürdükleri mücadeleyi Gebzeli işçiler olarak selamlıyor, bu mücadelenin başarısının Renault işçilerinin yalnız bırakılmamasından geçtiğini biliyoruz. Taleplerimizin hayat bulabilmesi için tüm işyerlerinde eş zamanlı olarak çeşitli eylemlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 
Hükümet bir kez daha biz işçilerin kazanılmış haklarının gaspını gündemine almıştır. Özel istihdam Büroları ve Kiralık İşçilik düzenlemesi görüşülmek üzere Meclis’e gönderilirken, Kıdem Tazminatlarının Fona devri, taşeron ve esnek çalışmanın yaygınlaştırılması yeniden gündemdedir. İş güvencemiz, geleceğimiz anlamına gelen kıdem tazminatlarının gaspına izin vermemek, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesinin Meclis’ten geçmemesi için hızla harekete geçmeliyiz. 
Ülke tam bir yangın yeri. Her gün bölgeden yeni ölüm haberleri geliyor. Bu ölümler yetmemiş olacak ki Hükümet yetkilileri Suriye’ye muhtemel bir kara harekâtına Türkiye’nin de katılabileceğini açıklamaktan geri durmuyor. Bizler her milliyet ve inançtan işçiler olarak savaşın bizlere yıkım, gözyaşı ve ölümden başka bir şey getirmeyeceğini biliyoruz. Biliyoruz ki anaların gözyaşlarının rengi yoktur, bu savaş biz işçilerin savaşı değildir. Savaşa karşı barışın sesini yükseltmek için mücadelemizi büyütmeliyiz.
Tüm bu taleplerimizin hayata geçirilmesi için tıpkı Renault işçilerinin yaptığı gibi tüm fabrikalarda en küçük üretim biriminden başlayarak mücadele komitelerinin kurulması, mücadele kararlarının tüm işçilerle birlikte alındığı ve hayata geçirildiği bir örgütlenme için harekete geçme çağrısı yapıyoruz.
Çeşitli sektör ve fabrikalardan, farklı sendikalara üye ve sendikasız işçiler olarak bu talepler ışığında tüm işyerlerinde ortak bir mücadelenin sürdürülmesi için Gebzeli işçiler olarak Gebze İşçi Komitesi oluşturmalı, günlük bir haberleşme, fabrikalardaki gelişmelerin takibi için de sosyal medyayı daha etkin bir şekilde kullanmalıyız. Bu amaçla açacağımız “Gebze İşçilerinin Sesi” sayfasının etkin bir şekilde kullanılması ve yaygınlaştırılması önemlidir.
Bunlara paralel olarak ilçemizde örgütlü sendikaları harekete geçirmek üzere Gebze Sendikalar Birliği üyesi sendikaları tabandan zorlamalı, geçmiş yıllarda çeşitli kereler yapıldığı üzere ortak temsilciler kurulu yapılarak, mücadele kararlarının alınmasını sağlamalıyız. 



banner71
Anahtar Kelimeler:
GebzeİzmitKocaeli
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237