banner203
banner165

Elektrik faturasında öyle bir kazık var ki…
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, yeni yıl elektrik tarifesiyle ilgili çalışmasını açıkladı. EMO‘nun çalışmasında yeni tarifede genel aydınlatma faturasına yüzde 21.3 rekor zam yapıldığı ortaya konuldu. Konutların faturasındaki enerji kalemi yüzde 3.1 azalmasına karşın, dağıtım kalemi yüzde 6.3 zamlandırılarak, faturada indirime izin verilmedi. EMO‘nun konuya ilişkin, “Enerji bedeli düştü, dağıtım bedeli arttı; yurttaşın elektrik faturasındaki indirim buharlaştı…” başlıklı açıklaması şöyle:

AYDINLATMAYA REKOR ZAM
“Geçen yılbaşında elektrik tarifesini "sadeleştirme" adı altında karartan EPDK; bu yılki tarife düzenlemeleriyle dağıtım şirketlerine yine kaynak aktarımları sağladı. Konutların faturasındaki enerji kalemi yüzde 3.1 azalmasına karşın, dağıtım kalemi yüzde 6.3 oranında zamlandırılarak, faturada indirime izin verilmedi. Halktan kesilen vergiler üzerinden şirketlere ödenen genel aydınlatma tarifesine ise yüzde 21.3 ile çok yüksek bir oranda zam yapıldı. Dağıtım şirketleri için devlet üzerinden garantili tahsilat anlamına gelen bu kalemdeki artış, yurttaşların üzerine yıllık 192.5 milyon lira ek yük getirdi.

Fiyatların Ocak 2017`de değişmeyeceğini açıklayan EPDK, enerji bedelinin düştüğünü, ama dağıtım maliyetinin arttığını savunmuştu. Dağıtım maliyetlerindeki artışın gerekçelerini açıklamayan EPDK`nın 1 Ocak 2017`den itibaren yürürlüğe koyduğu tarifeye bakıldığında dağıtım bedeli adı altında toplulaştırılan kalemde artışlara gidildi. Orta gerilim üzerinde tek terimli tarifelere bakıldığında; yalnızca sanayi ile şehit aileleri ve gazilerin faturasında değişim yapılmazken; ticarethaneler, meskenler ile tarımsal sulamadan kesilen dağıtım bedeline yüzde 6.3 zam yapıldı. Dağıtım bedeline yapılan zamlar, bu tarife gruplarında enerji bedelindeki ortalama yüzde 3`lük indirimi yok etti.

“BÜYÜK BİR ZAM YÜRÜRLÜĞE SOKULMUŞTUR”
Ocak 2016`da tarifelerde yapılan karartma ile "dağıtım hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp ve kaçak bedeli ile sayaç okuma bedeli" dağıtım bedeli adı altında alınmaya başlanmıştı. Yani dağıtım bedeline 1 Ocak 2017`den itibaren geçerli olmak üzere yapılan yüzde 6.3`lük zammın ne kadarının dağıtım şirketlerine, ne kadarının iletim hizmeti için TEİAŞ`a, ne kadarının kayıp ve kaçak kullanımına gideceği EPDK`nın şeffaflığa aykırı uygulaması nedeniyle görülememektedir.

Ayrıca EPDK`nın yeni tarifesiyle dağıtım şirketlerine kaynak aktarımı yaratan büyük bir zam yürürlüğe sokulmuştur. Özelleştirmeler sonrasında önce geçici olarak Hazine üzerine yıkılan aydınlatma bedeli, artık belediyelerin vergi gelirlerine ve bütçe paylarına el konularak dağıtım şirketlerine ödeme yapılmasının garanti altına alındığı bir sistemle karşılanıyor. 6446 sayılı 2013 yılında çıkarılan kanunla 2015 yılsonuna kadar aydınlatma giderlerinin ilgili bakanlık bütçesi ile belediye ve il özel idarelerinin vergi gelirlerinden karşılanacağı dağıtım şirketlerine garanti edilmiş; Bakanlar Kurulu kararıyla da bu süre 2017 yılsonuna kadar uzatılmıştır. Bu kapsamda otoyollar, özelleştirilmiş karayolları hariç olmak üzere tüm cadde, bulvar, meydan, yürüyüş yolu, trafik sinyalizasyonu, kamuya ait park, bahçe ve ören yerleri, ibadethaneler ile güvenlik amaçlı sınır aydınlatmaları; ilgili bakanlık ve belediyelerin gelir ve bütçe paylarından kesiliyor. EPDK`nın yeni tarifesiyle bedelini ilgili bakanlık ve belediyelerin yani kamunun ödediği genel aydınlatma faturasına yüzde 21.3 zam yapıldı. Böylece kilovat saat başına 25.7 kuruş olan genel aydınlatma bedeli, 31.2 kuruşa çıktı.

EK YÜK 192.5 MİLYON TL
Genel aydınlatma tüketimi 2015 yılında yaklaşık 3.5 milyar kilovat saat düzeyinde gerçekleşmiş olup; 2016 yılının 10 aylık tüketimi ise 2.93 milyar kilovat saattir. Genel aydınlatmanın önümüzdeki 1 yıl için de en azından 2015 yılı düzeyinde olacağını düşünürsek; kilovat saat başına yapılan 5.5 kuruşluk zammın kamuya yükleyeceği ek yük 192.5 milyon TL olacaktır.

Dağıtım şirketlerinin dolar bazında borçlandıkları ve kredileri ödemekte güçlük çektikleri sürekli gündeme getirilerek kullanıcıların aleyhine düzenlemeler yapılmaktadır ve yeni yıl da ne yazık ki böyle bir tarifeyle başlamıştır. Önce "sadeleştirme" adı altında faturadaki kalemleri saklayan EPDK; özelleştirmelerin tamamlanmasından bu yana hedef kayıp ve kaçak oranlarıyla oynayarak şirketlere elektrik kullanıcıları üzerinden kaynak aktarılmasını sağlamaktadır. Reklam, danışmanlık, dava ve sosyal giderler gibi her türlü harcamalarını yurttaşlara fatura etme olanağını getiren ve bu düzenlemelerini "şeffaflık" gerekçesiyle savunan EPDK, yeni yıl tarifesinde de yine kamu yararı yerine dağıtım şirketlerini kollamıştır.

Kayıp ve kaçak hedeflerini tutturamadıkları için kayıp ve kaçak bedelini kendi kasasından karşılaması gereken dağıtım şirketleri için sürekli hedefler yükseltilmekte ve fatura yurttaşa yıkılmaktadır. 2016 yılına kadar 5`er yıllık geçiş dönemi hedefleri konuluyordu. Artık 5 yıllık da değil yıllık kayıp ve kaçak hedefleri belirleyerek şirketlere her yıl istedikleri hedefi koyabilmek için elini rahatlatan EPDK, bu hedefleri kamuoyuna açıklama gereği bile duymamaktadır. 2016 yılı hedeflerini dahi sitesinden kaldıran EPDK, 2017 yılı hedeflerine ilişkin de hiçbir açıklama yapmamıştır.

Ama bir gazetede çıkan kayıp ve kaçak hedeflerinin 2017 için yine yükseltildiğine ilişkin haber üzerine aynı gün (15 Aralık 2016) açıklama yapan EPDK, kayıp ve kaçak nedeniyle zam olmayacağını iddia etmiştir. Türkiye genelinde kayıp ve kaçak oranları sürekli yükseltilen hedeflere göre düştüğü için zaten zam olmaması tersine bu düşüşlerin indirim olarak yansıması gerektiği gerçeğini yok sayan bu açıklamalar, kamuoyunu kandırmaktan öte bir anlam taşımamaktadır.

EPDK her tarife döneminde ne enerji maliyeti düşüşünü, ne de düştüğü söylenen kayıp ve kaçak oranlarına ilişkin indirimi faturalara yansıtıyor. Sürekli dağıtım şirketleri lehine kalemlerde artışa gidilerek, kullanıcının faturasına ya zam yapılıyor ya da yapılması gereken indirim gizli zamlarla yok ediliyor.

Gelinen noktada; şirketleri denetleyip, yükümlülüklerini takip etmesi gereken EPDK`nın uygulamaları ve düzenlemelerinin kendisi, denetime muhtaç bir alan olarak ortada durmaktadır. Ülkemizin enerji alanında içinde bulunduğu açmaz; günlük, teknik sıkıntılarla açıklanamayacak denli büyüktür. Nitekim Aralık ayının son günlerinden itibaren yurttaşların büyük bir çoğunluğu ve sanayi kuruluşları tarafından da can yakıcı bir şekilde hissedilen karanlıkta saatler geçirilmektedir. Ülkemizin enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için öncelikle güvenilir, denetim mekanizmaları oluşturulmuş kurum ve sistemler gerekmektedir. Bunun için de şirketlerin çıkarlarının değil, kamunun yararını gözeten iktidar, kurum ve çalışanlara ihtiyaç vardır.
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil altun 7 ay önce

oy vermeye devam hülogg

banner354

banner328

banner276

Advertisement

banner202