banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Eğer Büyükşehir bana teklif edilirse…
banner234

Milletvekilliğinin ardından, dönemin İzmit ilçe başkanı Hüseyin Yusuf’un ısrarlı tutumu sonrasında İzmit Belediye Başkan adayı olan, CHP’nin rakibi Fikret Toker’i geride bırakarak belediye başkanı seçilen Nevzat Doğan’dan, belki de kimse böyle bir performans beklemiyordu.

Soğuk görüntüsüne rağmen, hemen her gün halkla iç içe olan, projeleri hep yerinde takip eden Nevzat Doğan, bugüne kadar hiç açık vermedi.

Verseydi zaten çoktan siyaseten al aşağı edilecekti. Çünkü Nevzat Doğan’ı, yapısı itibariyle seven kadar sevmeyen de var.

Onca belediye hakkında onca rüşvet, kayırmaca, usulsüz arsa satışları haberleri çıktı. Ancak son 6 yılda İzmit Belediyesi hakkında bu tür haberlere rastlamadık.

30 Mart’ta, güçlü bir rakibi vardı Nevzat Doğan’ın. Sefa Sirmen.

Ve yine kazandı Doğan.

Şimdi İzmit Belediyesi’nde ikinci dönemi. Ve bir sonraki dönem için Büyükşehir’in en güçlü adayı konumunda.

Nevzat Doğan’la, hem geçtiğimiz dönemi, hem önümüzdeki dönemi, hem de hedeflerini konuştuk.

Umarım beğenirsiniz.

***

-Yakınınızın ismi torpil listesinde geçti. Ne diyeceksiniz?

 

Evet çıkan haberleri takip ettim okudum. Bunun da yazılması çizilmesi kadar daha doğal bir şey olamaz. 14 senedir siyasetin içerisindeyim. 2001 yılında il başkan yardımcısı olarak siyasete girdim. 14 yıldır aktif olarak siyasetin içindeyim. Bu konuda herhalde en dikkatli olan siyasilerden biriyim. Benim 40’ın üzerinde yeğenim var İzmit’te. Hem de birinci derece yeğenim. Biz 7 kardeşiz. 100’ün üzerinde birinci derecede akrabalarım olanlar var. İkinci üçüncü dereceyi saymıyorum bile. Bunları da ilave ederseniz, 1000’in üzerinde bir akraba sayım var. Ben bu konularda çok hassasım. Hatta hemşehrilerim hem de akrabalarım sürekli “Bizi başkalarıyla bir tutuyorsun” diye beni eleştirirler.

 

Güray olayına gelince; ikinci derece bir akrabalık var aramızda. Yeğenimin eşi olur kendisi. Güray, boşta kalsa ve bir işe ihtiyacı olsa bu gibi yorumlar yapılabilir. Güray özellikli bir kişi olduğu için böyle bir atama oldu. Akrabam olduğu için değil. Keşke üç tane daha Güray olsa.

 

BURADA BİR KAYIRMA YOK

 

-Zaten eleştiriler de neden o kurumda olduğu için değil. Neden KPSS’ye girmeden öyle bir görevlendirme yapıldığı yönünde.

 

Şimdi ona değineceğim ben de. Böyle bir makama gelecek kişilerin özel kişiler olması lazım bizim için. Özeliği nedir? Ya bürokraside, ya belediyecilikte özel bir konuma sahip olması lazım. Bu söylediğimiz şahıs, ticaret yapan ya da basit bir sektöre görevli iken, ya da alt düzey görevli biri olarak bizim yakınımız olduğu için bu konuma getirilmişse burada kayırmadan bahsedilebilir. Ama değil. Özellikle yetenekli, fayda sağlayacağına inandığımız teknik bir kişi olduğuna inanıldığı için oraya getiriliyorsa buna da bir şey dememek lazım. Bakın bu kişi İzgaz’da kalem müdürlüğü yapmış yıllardır. Daha sonra personel müdürlüğü yapmış. Daha sonra İzgaz özelleşmiş personel müdürlüğü yapmaya devam etmiş, sonrasında ise İzgaz’da mali hizmetler bölümünde önemli görevler üstlenmiş biri. Kendisi zaten yöneticilik konusunda kendisini ispatlamış biri. Hatta ben talepte bulunmaydım kendisinin hiç böyle bir düşüncesi yoktu. Özel sektörde işi gayet iyiydi, işinde gayet başarılıydı.

7 SECEREMİZE BAKMAMIZ LAZIM

 

-Siz mi talepte bulundunuz?

 

Evet. Ben İzgaz’dan iki kişi aldım. Bunlar iki tane müdür. Birisi Serkan Bey. Orada Yatırımlar Müdürü idi. Bunlar dil bilen, İngilizce bilen, eğitimlerine master eklemiş, özel sektör tecrübesi olan insanlar. Bu insanları bulmak kolay bir şey değil özel sektörde. Bir kere belediyeciliğe yatkınlar çünkü yıllardır İzgaz’da çalışıyorlar.

Sonuç olarak, akrabalık ilintisi olan kişi bir memuriyet sağlamaksa, bir kayırmacılık sağlamaksa biz bunu asla yapmadık yapmayız. Göreve getirdiğimiz biri ise bu kente katkı sağlayacak biriyse biz bunu yaparız. Bir başka yönetici için de yaparız. Mesela Akdeniz Üniversitesi’nden de birini getirdik. O da eleştirilmişti ama biz kimden fazla sağlayacaksak birlikte çalışırız. Demek istediğim şu biz başarılı olmak için, hizmet etmek için buradayız. Bunu sağlamak için de en iyi kadroyu kurar çalışırız. Eğer bu kişi sıradan bir kişi olsaydı eleştiriler belki örtüşebilirdi. Ama bu örtüşmüyor. Burada bir torpilden ziyade, tam tersine liyakati olan biri bulmuşuz getirmişiz. 14 yıllık sürede olan bu. Yoksa bizim bir sürü lise mezunu, üniversite mezunu yakınımız var. Hepsi de şu anda başka başka işlerde çalışıyor. Bir tanesi bile memur değil. İhtiyacı olan onlar. Bu arkadaşımızın da ihtiyacı yoktu. Oradaki maaşı daha fazlaydı hatta. Ben torpili seven biri değilim. Bununla ilgili en son beni suçlamaları lazım. Torpili sevmem, torpil yapmam. Hatta bu yüzden de biraz eleştirilirim. Kamu menfaatine kurum menfaatine olursa artısını eksisini düşünürüz.

 

Bunu söylemek istemezdim ama bu şehirde bu belediyede o şikayetleri yapan partinin Büyükşehir Belediyesi’nde birinci derece akrabaları liyakatleri da tartışıldığı halde görev yaptı. 14 yıldır bu ülkeyi yöneten iktidarın akrabalarının da bir yere geldiği olacak. Bunla liyakat yoksa oturur ben de eleştiririm. Ama ben şimdi CHP’li birinin yakınını işe aldık desek hoş olmaz.

 

Ben Ankara’da görev yaparken, CHP’li bir milletvekili geldi ve dönemin Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten eşinin öğretmen ataması konusunda yardım istedi. Ben buna bizzat şahit oldum. Hüseyin Çelik de onu kırmadı ve eşi öğretmen olarak atandı. Şunu demek istiyorum, torpille kayırmaca yandaşlara gibi söyleniyorsa bu böyle değil.

 

Bazen durum nedeniyle bu tür atamalar yapılabilir. Torpili iyi tanımlamak lazım. Liyakatli ve işi yapabilecek birinin yasal olan bir kanaldan atamasının yapılması kadar doğal ne olabilir? O listede gerçekten eleştirilecek atamalar olabilir ama ben hepsinin böyle olduğunu düşünmüyorum.

 

14 yıllık bir iktidardan bahsediyoruz. Arada bu tür atamalar olabilir. Benim içim çok rahat. Biz kendimizi 14 yıldır bu konulardaki duruşumuzla belli ettik. O işlere girseydik sülalemin yarısının ihya olması lazımdı. Biz duruşumuzu hiç bozmadık.

 

Güray Bey birinci derece akrabam değil. Ama Güray Bey’in ihtiyacı olduğu için orada değil, orada Güray Bey’e ihtiyaç duyulduğu için orada. O zaman torpilden bahsedilemez burada. Sıfır eleştiri olması açısından 7 seceremize bakıp kimseyi böyle bir konumda değerlendirmemek lazım. Bu çok zor bir şey.

 

-AKP’nin gençlik kollarından olup da belediyede görev yapan birileri var mı?

 

Vardır mutlaka. Belki bu Refah Partisi’nin MHP’nin ya da başka partilerde görev yapanlar da belediyemizde çalışıyordur. Tabi ki zaman zaman ihtiyaç olduğu zaman bu tür alımlar yapılmış olabilir. Ama şöyle bir karar aldı bizim partimiz. Yönetimlerde olanlar belediyede çalışamıyor. Kadın ve gençlik kollarında vardır bilemem. Ama bununla ilgili genel merkezin de bir duruşu var. Benim açımdan, parti yönetiminde olmayan kişilerle çalışmak daha iyi. O çünkü hem spekülasyonları getiriyor hem de siyasi çalışmalarla belediye çalışmalarının çakıştığı durumlar olabilir. Biz o durumda kurumsallığı ön planda tutuyoruz dolayısıyla bazı zorluklar oluyor.

 

ÜÇYOL’DA HATA YAPMIŞ OLABİLİRİZ

 

-Geçen 5 yıllık dönem sizin için iyi bir tecrübe oldu. Gece yatağınıza yattığınızda “Hata yaptım” dediniz bir icraatınız var mı?

 

Vardır çok var. Zaman zaman hata yaptım dediğimiz oluyor. İnsan olup da hata yapmadım diyen bana göre insan olduğunu da inkar eder.

Bu zor bir soru ama hatamız mutlaka vardır. Hele günde yüzlerce karar alan birinin hata yapmaması mümkün değil. Bunu dünyanın en başarılı devlet başkanı da yapar, bir belediye başkanı da. Hatasız kul olmaz diyor Orhan abi bile.

Dolayısıyla tabi ki binlerce karar arasında, hele İzmit gibi çok göz önünde olan bir yerde hata yapılmıştır. Türkiye’nin en yoğun şehirlerinden biri burası. Burada herkesi memnun ederek en doğru kararları verebilmeniz zor.

 

Mesela Üçyol olayı var. Üçyol’daki projeyi üniversiteye çizdirdik ve üniversitenin çizdiği bu projeyi olduğu gibi uyguladık. Ben iki kez tereddütlerimi söyledim. Biraz ihtiyatlıyım. Bunu da dile getirdim. Esnafın işyerinin önü kapanır mı diye düşündüm. Fakat tabi nihayetinde bu işin uzmanları tasarladı bir heyet şeklinde. Bizden de elemanlar vardı. Biz neticede o projeyi nasıl çizildiyse öyle uyguladık. Projenin eleştirildiği yönler var.

 

Bir yandan da proje bir konsept olduğu için, üniversiteden projenin değişebilmesiyle ilgili görüş aldık ama o görüş de olumsuz oldu. O projeyi oradaki vatandaşlara da anlattık. 3 boyutlu çizimler yaptık gösterdik. Onlar da onay vermişti ama vatandaşın da hoşuna gitmedi orası.

 

Belki şu yapılabilirdi: Bir başka profesyonel firmaya proje çizdirilebilir ve mukayese edilebilirdi. Bu da ne kadar doğru olur o da tartışılır. Bir doktora güvenip gidersiniz ve verdiği tedaviyi uygularsınız. İlaç da uygun ama bazen istediğiniz sonucu alamazsınız. Şimdi burada doktorun kötü olduğunu da söylemek haksızlık olur. Demek ki bazen sizin teorik olarak yaptığınız şeylerle hayat pratiklerinin örtüşmediği durumlar olabiliyor. Burada ikinci bir alternatif proje çizilebilir mi diye düşünülüyor. Bu sefer, şöyle bir durum çıkıyor ortaya; Hem ön taraf olsun, hem 25 kuruş olsun.

 

Ama bu olmuyor. 25 kuruşunuz varsa size arka tarafta yer gösterirler. Arkada oturmam derseniz 30 kuruş istiyorlar.

Hem kaldırımlar dardı geniş olsun isteniyordu, hem de yol genişlesin isteniyordu. Yol tek şeride indirildi. Üçü birden isteniyordu ve bu imkansız. Mümkün değil.

 

O projeyi yapanlar tercihi bu doğrultuda yaptı. Bu tercih aynı zamanda AYKOME’nin tercihiydi. Proje uygulanınca herkes başkandan bildi. Başkan uzmanları çalıştırır, görüşlerini alır ve çıkan sonucu uygulattırır. Gözü kapalı karar da vermiyoruz. Bazen aylar sürüyor karar vermek. Ben çok zor karar veren birisiyim. Bazen, gece uyuyup sabah karar vermiş gibi görünebilirim. Ama ben bir karar alacaksam didik didik eder düşünürüm. Karar vermişsem de artık olgunlaşmıştır o karar. Asla düşünmende karar vermem.

 

En basit konuları bile ince ince düşünüyoruz.

Bazen bir karar alıyorsunuz, bir tarafı yatırıp diğer tarafı kaldırıyorsunuz. Karar verirken hem adaletli olacaksınız, hem kişisel hak ve hürriyetlere dikkat edeceksiniz, hem hukuku hem de devleti koruyacaksınız.

Şunu söyleyebilirim. Çok büyük bir hata yapmadık. Büyük bir yanlış yapmadım. Bu tür yanlışlarımız oldu. Bunlar da tartışılabilir yanlışlar. Şimdi olsaydı bir başka proje daha yaptırıp etüt ederdim.

Yanlış projedir demiyorum. Ama şimdi olsa öyle yapardım.

 

BEN YÜRÜYÜŞ YOLUNU İSTEMİŞTİM

 

-Tramvay projesini nasıl görüyorsunuz?

 

Tramvay projesi doğru bir projedir. Bu şehri yayalaştırma projesidir. Her ne kadar tramvay hareketli bir ulaşım aracı gibi görünse de tramvayla birlikte bazı bölgelerde yayalaştırmanın daha kolay olacağını düşünüyorum.

 

Toplu ulaşım nedeniyle çok sayıda bulunan küçük araçların sayısı artacak özellikle bisiklet kullanımı yaygınlaşacaktır. Yürüme açısından bana göre daha avantajlı alanlar ortaya çıkacak. Bunun dışında önemli bir hat üzerinde gidip gelecek olması nedeniyle ciddi bir taşımacılık hizmeti verecektir. Bir miktar da şehre hava katabilir. Güzergahı en doğrusuna burası karar verildi. Benim gönlümden geçen, Yürüyüş Yolu’ndan geçmesiydi. Ama nihayetinde bu kararları biz vermiyoruz teknik ekipler veriyor.

 

-Pazarcılar Odası ile yaşanan sorun ne olacak?

 

Bir konu olmadığı için onlarla özel bir görüşmemiz olmadı. Odaların belli görevleri vardır belediyenin kendi görevleri vardır. Herkes kendi işini yaptığı süre içerisinde ihtiyaç olursa görüşülür. Meclis kararı neyse uygulanır.

 

Burada tabi biz bu konuda konuştuk. Biz burada şehir yönetiyoruz. Dolayısıyla meclise sunduğumuz ve meclis üyelerinin aldığı kararı uygulamazsak yanlış yaparız. Dolayısıyla tabi ki orada alınan karalar uygulanacak. Burada bir tereddüt yok. İzmit Belediyesi pazarlarda birkaç çağ atlattı. Belediye ile birlikte pazarlarda tertip düzen sağlandı. Esnafın kimlik takması, kendi tabelasını koyması, fiyatların açık net bir şekilde koyulması, hassas terazilerin koyulması, kapalı pazarların yapılmaya başlaması bunlar hep güzel şeyler. Bizim zamanımıza kadar İzmit’te bir tane kapalı pazar yoktu. Biz 7 tane kapalı Pazar yaptık. Bunları yaparken de tamamen belediyemizin kaynaklarıyla yaptık. Son derece modern çağdaş pazarlar kazandırdık. Perşembe Pazarı’na ringler koyduk. Hiç yapılmayan bir şeydi.

 

Pazarlarımızdaki son düzenleme pazarcı esnafımızın lehine olan bir düzenlemedir. Pazarcı esnafımız yasal olarak kendisine ait olan bir yeri, akrabasına, çocuğuna, yerini devretmek istediği zaman, bir lira para vermeden bunun devrini yapacak. Eskiden böyle bir şey yoktu.

Pazarcıların ne söylediğini bilmiyorum. Bizim uygulamak istediğimiz şey şu: Pazar yerleri belediyenin yerleridir. Kiracı konumunda olan pazarcılar vardır. Pazarcı o yeri yasal olarak birine devretme hakkına sahiptir. Aralarındaki anlaşma kendilerini bağlar. Biz onların ticaretine karışamayız. Belki bedava yapar belki 10 katı fiyatla yapar.

 

Böyle devirler içerisinde, akrabalara yapılan devirlerde, ya da ölüm gibi nedenlerden dolayı yapılan devirlerde kimseden para almayacağız.

Onun dışındaki devirlerden de zaten para almıyorduk. Pazarcılar Odası her devredenden kendine göre bir para alıyor. Biz ticari devir varsa ondan alıyoruz. Zorunlu devirlerde değil. Dolayısıyla bu olay çok az sayıda pazarcının ödeyebileceği bir şey. Bu işlem pazarcı esnafımızın lehinedir.

Biz vatandaşımızın pazarcımızın aleyhine olmayan hiçbir şeyi yapmayız. Şimdiye kadar da hiç yapmadık. Bu zamanla daha iyi anlaşılacak.

Biz halkımızın verdiği emaneti titizlikle koruyoruz.

 

BAZI FİRMALAR KOLLANIYOR MU?

 

-Bazı kurumların belediye tarafından kollandığı iddia ediliyor. Özellikle bazı reklam ajanlarının ve inşaat firmalarının belediye ile çok iş yaptığı iddia ediliyor.

 

Belediyemizin bu tür bir tarzı olamaz. Kurum ve kişileri kollamayız. Olmaması da lazım. Zaten bu nedenle mali durumu bu kadar dengeli giden bir belediye olduk. Eğer hatır gönül işlerinin önü açılsaydı bu dengeyi sağlayamazdık. Çünkü onun arkasını alamazsınız. Biz bu tür şeylere hiç fırsat vermedik. Ancak bazı işlerde bazı kuruluşlar, çok daha düşük fiyatlar veriyor.

 

Bu söylemleri zaman zaman duyuyoruz. Birkaç kere de masaya yatırdık. Böyle şeyler duyduğumuzda buna örneklerle cevap veriyoruz. Şekilsel fiyat alma yapmıyoruz. Biz ciddi pazar araştırması yapıyoruz.

Piyasada daha düşük ücret veren varsa gelsin ona yaptıralım.

Aynı şartlarda, aynı malzemeyle kim hizmet verirse işi ona yaptırırız. Belli ki bazı firmalarla daha göze batacak alışveriş olmuşsa da bunu da gözden geçiririz.

Daha önceki bazı işlerimizde de oldu. Açıyoruz ihale. Aynı firmalar geliyor aynı teklifleri veriyorlar. Dolayısıyla en düşük teklifi veren ihaleyi alıyor. Daha düşüğünü verene işi yaptırırız. Biz işimizi en iyi ve en ucuza nasıl yaptırırız bunun peşindeyiz.

Bununla ilgili bizden yazılı bilgi de istediler. Bizim şu işi sürekli şu işi alsın diye bir talebimiz olmaz.

Bir ajans gelsin, yapılan işlerin daha düşüğünü teklif etsin işi ona verelim.

Bunu samimiyetle söylüyorum. Biri 3 lira fiyat veriyor, biri 2 lira. Ben neden işi 3 liraya yaptırayım?

 

BORCUMUZ YOK

 

-Belediyenin bası firmalara borcu olduğu ve bu nedenle aynı firmalara iş yaptırdığı iddia ediliyor.

 

Asla öyle bir şey söz konusu değil. Biz ödemelerimizi çok düzenli şekilde yaparız.

Şu an 45 günde ödemelerimizi yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Mali Hizmetler birimi ile görüştüm. Bunu en kısa vadeye nasıl çekebileceğimizi sordum. Bana 1 aya çekebileceklerini söylediler. Ben 20 günde ödemeleri yapmalarını söyledim. Zor dediler ama yapacağız. Bazı belediyeler 3 ayda ödeme yapıyormuş. Ama biz daha ucuza hizmet almak için vadeyi erkene çekeceğiz. Kar yapmanın peşindeyiz. Bu kadar hassasiyetle işin üzerinde dururken bu tür spekülasyonlardan rahatsız olurum. Kim söylüyorsa, bilinmesini isterim ki aslı yok bu konun.

 

YENİ DÖNEM PROJELERİ

 

-Geçen 5 yıllık dönemde iki önemli projeniz vardı. Biri Gölkay diğeri Şelale Park. Hatta bu projeleri şehrin muhalefetine rağmen yaptınız. Bu dönem benzer projeleriniz var mı?

 

 

Şehrin muhalefeti demeyelim. Bir sessiz çoğunluk var, bir de sesli azınlık. Sesli azınlığın sesi çıktı. Biz sessiz çoğunluğun sesini dinliyoruz.

Hastanede görev yaparken, çocuk acilde bağıran çağıran feryat eden hastaya değil de, bir kenarda sırasının gelmesini bekleyen insana daha özen gösterirdim. Çünkü gerçekten durumu acil olan odur. Bağıran çağırandan endişe etmezdim.

Biz sesli azınlığın isteklerini değil, sessiz çoğunluğun isteklerine öncelik veririz.

Şu anda 47 tane projemiz var. Bu projeler 2023 vizyonu.

3D yazıcı sistemleriyle ilgili bir merkez kurmaya çalışıyoruz. Yazıcıdan bardak, kupa çıkarıyorsunuz. Geleceğin sanayi devrimi bunda olacak deniyor. Bu projeye önem veriyoruz.

İkincisi sanal gerçeklik küresi.

İhale aşaması hazır ama yer olarak tereddütlerimiz var. Şehir merkezinde olmasını istiyoruz. Bu projede de şehri sanal olarak gezebileceksiniz. Hatta insan vücudunu. Hatta insanlar sanal umre bile yapabilecek.

 Kültür Tepesi’nin ikinci etabının proje çalışmaları sürüyor. Sinemanın yıkıldığı alanı da Kültür Tepesi’ne dahil edeceğiz.

Gölkay’ın ikinci etap projesi bitmek üzere.

Paşasuyu’nun ön iznini aldık. Bakanlıktan raporları aldık. Dolum tesisi kurmak için izin çalışmalarına başlıyoruz. Kapanca Sokak ve Akçakoca Mahallesi’ndeki sokakları iyileştirme çalışmamız var.

 

İkizliçeşme çevresinde restorasyon çalışmamız devam edecek.

Kentsel dönüşümle ilgili bazı ön hazırlıklar yapıyoruz. Özellikle halkımızın istediği bölgelerde bu çalışmalara ağırlık vereceğiz. Tavşantepe bölgesinde bir çalışmamız olacak.

 

3 yerde turizm enformasyon ofisleri açacağız. İhalelerini yaptık yakında yapımına başlanır.

Önümüzdeki bir seneyi proje ve hazırlık aşamasına ayırdık. Ayrıca evlilik okulu da var. Onu da açıyoruz.

Bu arada Kız Meslek Lisesi’nin şehir dışına taşınması gündemde. Bunu ben 5 yıldır söylüyorum. Şu an bir noktaya geldik.

Gazi Lisesi için de aynı planımız var. O binayı bir kent kütüphanesi haline getirmeyi planlıyoruz.

Pazar Pazarı’nı da oradan kaldıracağız. O caddede otopark ve kapalı pazar yapacağız.

 

SEVİYEYİ KORUMAK LAZIM

 

-Belediye kadrosunda köklü değişikliklere gideceğiniz iddia ediliyor.

 

Hayır ben ekibimden çok memnunum. Zaten hepsini daha yeni atadık. Ben çok kadrolarla oynayan biri değilim. Geçen dönem önceki dönem başkan yardımcılarıyla çalıştım. Bu dönem değiştirdim hepsini.

Şimdiki arkadaşlarımız benim tercihlerim. Çok da gayretliler. Daha pek çok projemiz var.

 

-Muhalefeti nasıl görüyorsunuz İzmit’te?

 

Muhalefeti çok iyi görüyorum. Muhalefette mesela ilçe başkanımızı ziyarete gittim. Son derece medenice ve samimice karşılandık. Aynı şeyi SP için de söyleyebilirim. MHP’yi de ziyarete gideceğiz. Siyaseti zarafetle yapmamız lazım. O zaman hepimiz kazanırız. Görünen tablo da son derece seviyeli bir siyaset yapılacağı şeklinde.

 

Bundan önce de ne biçim mücadeleler oldu burada. Bazen hoşa gitmeyen ifadeler kullanılsa da, seçim döneminde belli bir seviyenin altına düşmedik.

Önemli olan mücadeleden sonra yüz yüze geldiğimiz zaman bir çay içebilmek. Bunu yapabiliyorsanız kopukluk olmamış demektir.

Pazarcılar Odası meselesinde muhalefetin tepkisini yanlış buluyorum. Bir meclis salonu terk edilmemeli. Çünkü halk bizi o meclise sorunları çözelim diye gönderdi.

 

BÜYÜKŞEHİR BANA TEKLİF EDİLİRSE…

 

-Adınız hep Büyükşehir Belediye Başkanı olarak anılıyor.

 

Hemen söyleyeyim.  Ben hayatını başarı üzerine kurmuş biriyim. Başarı varsa motive olabilirim. Aldığım işi iyi yaparsam ayakta kalabilirim. Bunun olduğu her yerde ben mutlu olurum. Hedefim olacak, üreteceğim, başarılı olacağım. Şu anda orada oturan bir ağabeyim var. Daha fazla üreteceğim, görev yapacağım görev olduğu zaman, yani Büyükşehir bana teklif edildiği zaman onun da hakkını veririz.

Bir de bizde makam istenmez, verilir. Partimizin temayülü bu. Gelecek ne getirecek bilinmez. Hangi konuda bize ihtiyaç duyulacak bilemiyoruz.

 

-İlçe başkanı Ali Korkmaz’la aranız nasıl. Çok iyi olmadığı söyleniyor.

 

Hayır hiçbir problemimiz yok. Aramız gayet iyi. Bir çok dönemden daha iyiyiz.

 

-Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz başkanım.

 

Ben teşekkür ederim. Gazetenizi ilgiyle takip ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum.

 

 

 

    

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zeynepaygn 2 yıl önce

1999 deprem maduruyum aılemı kaybettım yetim ve öksüzüm 28 yaşına geldim devletin ne tokısınde nede kent konutunda bir eve sahip olamadım bence ilk başta bizim gibileri görün ne tranvay istiyorum ne yol nede başbabirsey kira öder gibi ev sahibi olmak isti

Avatar
sallama 2 yıl önce

Sayin başkan pazarcilar odasi hiçbir zzaman devir parasi almadı simitciyle iş yaparsan yyalan olursun sen pazarcilar derneğin ne kadar bagisladin niye bagisladin dernek ne oda ne o zamsn guvercin sevenlere de bağışla

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237