banner371
banner203
banner373

Deprem şehitleri için kırdığı dünya rekorunu geçecek
banner375

Asrın felaketi… Bizden neler alıp götürmedi ki. Kimimiz yakınlarımızı bıraktık enkaz altında, kimimiz kolumuzu, bacağımızı. Kimimizin evi, barkı yıkıldı, kimimizin psikolojisinde hiç düzelmeyecek bir tahribat ve korku oluştu. Tam 18 yıl geçti üzerinden ancak unutulmadı, unutulmamalı. Unutulmamalı ancak önlemleri de alınmalı. Alınıyor mu orası muamma. Enkaz altında çıkan ve iki bacağını enkazın altında bırakan bir isim Ufuk Koçak. Deprem şehitleri için 22 metreye dalarak dünya değişken ağırlık serbest dalış rekorunu kırdı. Şimdi ise kendi rekorunu egale etmeye çalışacak.


Marmara Depremi'nde yıkılan evinin enkazından 3 gün sonra kurtarılan ancak ayaklarını kaybeden Ufuk Koçak, deprem şehitleri adına 30 metreye dalarak kendisine ait 22 metrelik rekoru geliştirmeye çalışacak. Dalgıçlık, serbest dalış, dağcılık, kaya tırmanışı, rüzgar sörfü, tekerlekli sandalye basketbolu ve tenis gibi birçok spor yapan Koçak, yaşam azmiyle, kendi tabiriyle; "engellenenlerin, neler yapabileceğini" gösteriyor. Daha önce 22 metreye tüpsüz dalarak, "dünya değişken ağırlık serbest dalış" rekorunun da sahibi olan Koçak, bu rekorunu 30 metreye taşımak için antrenmanlarını Kocaeli'de sürdürüyor. Rekoru deneyeceği 16 Ağustos'a sayılı günler kala, antrenmanlarını üst seviyeye taşıyan Koçak, çalışmalarında su altında 32 metrelere kadar iniyor. Koçak, 3 gün kaldığı enkaz altındaki her 24 saat için rekor denemesinde, 10 metre su altına inecek.

PROTEZLERLE YÜRÜMEYİ ÖĞRENDİM

Konuyla ilgili AA muhabirine bilgi veren Koçak, 17 Ağustos'ta 5 katlı apartmanın 4. katında yaşadığını, depremin 15. saniyesinde evin üzerine yıkılmaya başladığını söyledi.

Marmara Depremi'nde yakınlarını kaybettiğini ifade eden Koçak, kendisinin de 3 gün enkaz altında kaldığını kaydetti.

Koçak, enkazdan çıkarıldıktan sonra hastanede kendine geldiğini anlatarak, ayaklarının kesilmesi gerektiğini doktorlardan öğrendiğini belirtti.

Sevk edildiği GATA'da yapılan operasyonla iki ayağının kesildiğini aktaran Koçak, protezlerle yürümeyi öğrendiğini ve 2003 yılında spor yapmaya başladığını hatırlattı.

HEDEFLEDİĞİMİZ DERİNLİĞİN ALTINA İNİYORUZ

Gölcük'ün hep depremin acısıyla anıldığını dile getiren Koçak, depremzede olarak, kentin depremle anılmasını istemediğini söyledi.

Koçak, kaybettiği insanların acısının hala taze olduğunu ancak kentin artık yeniden ayağa kalktığını ifade ederek, "Bu yıl 16 Ağustos'ta deprem şehitlerini anmak için dünya serbest dalış rekor denemesi yapacağım. Bunun için yaklaşık 2 aydır da kamptayım. Şu anda antrenmanlarda hedeflediğimiz derinliğin altına iniyoruz. 32, 33 ve 34 metrelere inip çıkıyoruz. Hedeflediğimiz derinlik 30'du. 22 metreyle dünya rekoru hala bende. 22 metrelik dünya rekorunu 30 metreye taşıyacağız. O gün deniz ve hava koşulları neyi gösterir bilmiyorum ama şu anda hedeflenen metrelerin altına inebiliyoruz." diye konuştu.

Depremde ailesinden ve dostlarından insanları kaybettiğini belirten Koçak, artık yeni dostlar edinmeye başladığını dile getirdi.

Depremde kalıntıların bulunduğu alanda dalış rekoru kıracağını dile getiren Koçak, şöyle devam etti:

"Nefes tutarak bir de su altına iniyorsunuz. Düşünün 3 gün boyunca enkaz altında kalmışsınız. Günlerce insanlar o betonu kazımışlar. Sizi hayata geri getirmişler. Nefes alabilmek için elinizden geleni yapmışsınız. Aradan yıllar geçiyor 18. yılda nefesinizi tutup o enkazların içerisine gidip geleceğiz. Rekor önemli değil ben burada milli birlikteliği yakaladım. Örneğin, bizim asansörü çekmek için motora ihtiyacımız vardı. Yaşlı bir amca bunu öğrenmiş, amca teknesini söküp getirdi. Almak istemedim ama zorla verdi. O amca şimdi teknesini eliyle çekiyor. Dünyanın hiçbir yerinde bu işi parayla yaptıramazsın. Bu toplumun getirdiği o güzellik, dostluk var ya bunu parayla satın alamazsın."

YENİ REKORTMENLER YETİŞTİRECEĞİM

Tüplü dalış yaparken su altındaki kalıntıları görünce önceki yaşanmışlıklarını hatırladığına değinen Koçak, nefes tutup o bölgeye dalınca acı olayların aklına geldiğini kaydetti.

Ufuk Koçak, o zaman su altındaki binaların kendisine soğuk geldiğini anlatarak, "Rekorda tuttuğum nefesim, su altına inip asansör dibe oturduğu zaman enkazları, yıkıntıları, oradan da aydınlığa doğru çıkmaya başladığım zaman da dünya rekorunu bana getirecek. O yüzden de sloganımız 'Enkaz altından dünya rekoruna' oldu. Bir daha rekor denemeyi düşünmüyorum. Bir dahaki sefer ismi Ahmet, Ayşe, Yusuf olan birileri olacak. Benim rekorumu kırmak için yeni engellenen kardeşlerimi yetiştirmeye çalışacağım. Yeni dünya rekortmenleri yetiştirmiş olacağım." dedi.







banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner372

banner354

banner328

banner276

Advertisement