banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Değişimlerin mücadeleci kahraman kuşağı
banner234

 

Merhabalar Gazete Barış Okuyucuları,

Geçen yazımda özelliklerini aktarmaya çalıştığım Baby Boomer’ların, diğer bir ifadeyle katı kuralları olan anne, babaların yetiştirdiği X kuşağından bahsedeceğim. 1965 ile 79 yılları arasında doğan, şu an işletmelerin ikinci kuşak yönetim kadrolarında yer alan, mesleklerinin zirvesini zorlayan X’ler.

X kuşağı, değişimin geçiş noktasında yer aldıklarından YAŞAMAK İÇİN ÇALIŞMANIN önemini kabul eden bir iş bakış açısına sahiptirler. Özellikle, kadınların iş hayatına atılma fırsatını bulduğu dönem olduğundan, çokça başarılı iş kadını bu kuşakta yer alır. KADIN çalışan patlamasının yaşandığı bu dönemde, çalışan kadının ihtiyaçlarına cevap verebilecek hizmet sektörü de gelişmediği için, az çocuk sahibi olmayı tercih ettiler. Eğitimli, sosyal ve ekonomik hayat ile iç içe olan kadın sayısının arttığı bu dönemde, annelerin önceki dönemlere göre daha etkin olduğu ebeveynler, teknolojinin tüm imkanlarını çocuklarının eğitimi ve gelişimi için seferber ettiler.

 

Baby Boomer’ların “çalışmak için yaşamak” yerine, çalışmayı iyi bir yaşamın aracı olarak görürler. Bu yüzden, daha iyi bir yaşam için kariyeri oldukça önemserler. Bireysel başarılar bu kuşak için çok önemli olmuştur. X’ler Baby Boomer’lar ile uyumlu, ahenkli bir iş ilişkisi yürütebilmişlerdir. Kariyeri önemsedikleri için işte sürekliliği tercih etmişlerdir. Bu durum, bir önceki kuşakta yer alan patronlarını tatmin etmiştir. Farklılık, özveri, çoklu nitelik kazanmak ve devamında gelen kariyer zincirini adım adım gerçekleştireceklerdi. Bu yüzden, çalıştıkları işletmeyi kendi işi gibi benimseyip, büyük özverilerle çalıştılar. İyi bir kariyer teklifinde de tercihlerini bu yönde kullanıp iş değiştirdiler ama eski patronlarına da birgün ihtiyaç duyma ihtimallerine karşın, temkinli olmak adına iyi ilişkiler ile ayrıldılar. Çünkü onlar Baby Boomer ebeveynleri ve patronlarının sadakat, saygı sistemini de benimsemişlerdi, teknolojinin getirdiği yenilikçiliğinin gerekliliğini de biliyorlardı.

 

Saygı ve sadakat duyguları Baby Boomer’lar gibi körü körüne değil, biraz daha bireysel çıkarlar için gelişmiştir. İşte süreklilik ve kariyer ilişkisinden hareket etmektedirler. Böylece, farklılık kazanmak, öne çıkmak için yenilikçi fikirleri de Baby Boomer’lar tarafından kabul görmüştür. Fikirlerini daha politik bir şekilde sunmayı başarabilmişlerdir. Bu kuşak, teknolojinin geçiş noktasında bulunduğundan, örneğin daktilo ile yazı yazmanın güçlüğü ile bilgisayar kullanımının kolaylığını karşılaştırabilme becerisine sahip olabilmişlerdir. İnterneti eğlence amaçlı kullanmak yerine, iletişime getirdiği kolaylıkları mukayese ederek kullanmayı başarmışlardır. İş sürekliliklerini sağlayabilmek, istedikleri kariyer hedeflerine ulaşabilmek için Baby Boomer yöneticilerine itaat etmektedirler. Ya da onları ikna etmek için, teknoloji öncesi dönemi de bildiklerinden, patronlarının dilinden konuşarak fikirlerini kabul ettirebilmişlerdir. Kendilerinden sonraki teknoloji çağına doğan Y kuşağına göre sahip oldukları bu avantajı çok iyi kullanabilmişlerdir.

 

Baby Boomer işveren ve yöneticilerin en büyük hayal kırıklığı da bu noktada başladı. X’lerin bireysel iş başarıları ile birlikte sunmayı başardıkları eşsiz sadakatine alışık olan Baby Boomer’lar, bunu Y kuşağından göremediklerinde, “Nesil Bozuluyor!!!” şikayetleriyle feveran etmeye başladılar…

 

Dünyanın petrol krizinin yaşandığı, Türkiye’de sağ-sol çatışmalarının, sıkı yönetim uygulamalarının şahidi olan bu kuşak, dünyaya gözlerini merdaneli makine, plak, siyah beyaz televizyon, kaset çalar ile açtılar. Teknolojinin baş döndürücü hızıyla, bilgisayar teknolojilerine hızla adapte oldular, kadranlı telefondan akıllı telefona hızla geçiş yapabildiler. Deyim yerindeyse siyahı ve beyazı yaşadılar, her ikisinin de avantaj ve dezavantajlarını mukayese edebildiler. Elbette Baby Boomer’ların sıkı kurallarıyla, yetiştirildiklerini de unutmamak lazım. Çünkü, en çok da bu katı kuralların baskısı ile daha önceki hiçbir kuşağa ve kendilerine de benzemeyen bambaşka bir kuşağın mimarı oldular.

Yalnızca ebeveynlerinin kuralcı tutumları mı, değil elbette. Patronları ve yöneticileri olan Baby Bomer’ların iş hayatındaki katı kurallarını da eleştiren, kafa tutan bir özgüvene sahip nesil yetiştirdiler.

Farklı olmak, diğerlerinden ayrılmak için kariyer ve farklı nitelikler kazanmak her şeyden önemlidir bu kuşak için. Bu bakış açıları nedeniyle, kendi çocuklarının yani Y kuşağının, günümüzün dinamik gençlerinin yetişmesinde, kurslar, dersaneler, etütler, yabancı dil eğitimleri gibi nitelik kazandırıcı birçok faaliyet için çocuklarını yarış atı gibi koşturdular. Bu kuşak bir önceki kuşağın kuralcılığına tepki gösterememiş ancak, kendi çocuklarını yetiştirirken kurallardan uzak büyütmeye çalışarak, aslında tepkisini başka bir şekilde ortaya koymaya çalışmıştır. Çocuklarına sınırsız imkanlar sunmaya, tüm dünyayı onların önüne sermeye çalışmışlardır. Kendi dönemlerinde tepki veremedikleri ve uymak zorunda kaldıkları kuralcılığın oluşturduğu rahatsızlığı, çocuklarına yaşatmamak için özgüven duyguları yüksek bir kuşak yetiştirmeye çalışmışlardır. Bu özgüveni de onlara sınırsız sundukları imkanlar ile sağlayacaklarını düşünmüşlerdir.

Çünkü, X kuşağı için farklılık, farklılaşma, bireysel kimlik çok önemliydi, çocuklarına da bunu kazandırmalıydılar. Kendileri güçlüklerle elde etmişti ama çocuklarına bunu altın tepside sunmalıydılar. Sundular sunmasına da çocuklarının kendileri gibi geçmiş gelecek köprüsünü de kurmasını beklediler. Asıl yanılgı da orada başladı. Bir sonraki yazımda, Y kuşağını anlatırken, bu konuya tekrar değineceğim.

Günlük hayatta olduğu gibi işletmelerde de kuşaklar arasındaki uyumu sağlamada önemli rolü vardır X kuşağının. Dengeleyici role sahiptirler. Bu yüzden işletmelerde insan kaynaklarının sürekliliği ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasında, günümüz gençlerine yani Y kuşağına Baby Boomer’ların geleneksel kuralcı müdahaleleri yerine X kuşağının koçluğunun, mentorlüğünün daha etkili olacağı açık. Elbette değinmeden geçemeyeceğim; iki bambaşka kuşak arasında, sosyal, ekonomik, politik, teknolojik büyük değişimlere uyum noktasında KAHRAMAN’dır X’ler. Baby Boomer’lara rağmen yetiştirdikleri ALTIN “Y” KUŞAĞI ile…

(Sayın Evrim Kuran’a bilimsel çalışmaları için teşekkür ederim.)

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mukadder doğanay 2 yıl önce

Kutlarım sevgili hocam.kaleminize,yüreğinize sağlık.

Avatar
vicdan ergönenç 2 yıl önce

ellerinize sağlık hocam,tespitleriniz o kadar doğru ki bana hitafen yazılmış gibi okudum,saygılar.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237