banner456
banner452
banner421
banner454

“Çöp fabrikası o alana yapılmalı..!”

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Sait Ağdacı, kent genelinde yaşanan çevre sorunlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ağdacı açıklamasında şu ifadeleri kullandı; “Değerli dostlar, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin evsel katı atıktan enerji üretim tesisi projesi, halk tabiriyle çöp fabrikası malumunuz olduğu üzere, oluşturulan komisyon tarafından Umuttepe bölgesinin arka tarafında bulunan orman depo alanında uygulanmak üzere onaylanmış idi. İlk olarak bu komisyonda ilimizde mevcut ilgili meslek odalarından, başta Çevre Mühendisleri Odası olmak üzere, hiç bir yetkili bulunmamaktadır. Bunu şiddetle kınıyoruz. Kocaeli Akademik Odalar Birliği olarak başta atık yakma tesisine gelmeden önce yapılması gerekenler olduğu ve seçilen yerin yanlışlığı konularında 200 sayfaya yakın bir rapor hazırlayarak belediye genel sekreterliğine sunduk.

ATIK TESİSİ BÖLGESİNDE İÇME SUYU HAVAZALARI VAR

Şimdi sizlere de bu konu ile ilgili bilgi sunmak istiyorum; atık yönetimi ve atık hiyerarşisi göz önüne alındığında; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hiyerarşinin basamakları olan, atık önleme, atık azaltma, yeniden kullanım, ve geri dönüşümü çok fazla önemsemeden direkt bertarafı düşündüğünü görmekteyiz. Atık hiyerarşisi üçgenini tersten uyguluyoruz. Ve az önce belirttiğim üzere orman depo alanında 20 hektarlık bir bölüme atık yakma tesisinin yapımı planlanmakta bu konuda orman ve Su işleri bakanlığı tarafından da onay verildiği bilgisi ortalıkta dolaşmaktadır. Birincisi, bu bölge orman alanıdır. İkincisi yine bu bölgede içme suyu havzaları bulunmaktadır. Ne yazık ki bundan belediye ilgililerinin haberinin olmadığını yaptığımız toplantılarda gördük. Maalesef henüz çevreyi kirletmeyen bir bertaraf yönetimi bulunmadı. Burada da su kaynaklarını kirletecekler.

ÇÖP DEPOLAMA ALANI AÇILMALI

Üçüncüsü bu bölge hepimizin bildiği üzere sağlık kuruluşlarının olduğu, üniversite yerleşkesinin bulunduğu, yeni alt yapı gerektiren bir bölgedir. Devamla; bu tesis proje aşamasında olup, odamızın çabaları ile şu anda tekrar incelenmektedir. Özellikle yer seçimi konusunda tamamen yanlış bir seçim yapıldığı ve atık yönetiminde, önce biyogaz, biyomeditizasyon, kompostlastirma gibi metodlarda olmasına karşın bu basamaklar tüketilmeden direkt yakmanın düşünülmesi son derece yanlıştır. Halihazırda Kocaeli bölgesinde Dilovası ve solaklar bölgesinde olmak üzere 2 adet düzenli depolama tesisi mevcut olup bunlardan Dilovası ömrünü tamamlamış, solakların da 1 yıl ömrü kalmıştır. Bu şartlarda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ivedilikle yeni bir deponi alanı açması gerekirken, Belediye yetkilileri yapımı planlanan atık yakma tesisi arazisine deponi alanı yapmayacaklarını, halihazırda ki solaklar deponi sahasını kullanacaklarını söyleyerek kendileri ile çelişkiye düşmektedirler.

İZAYDAŞ’IN YANINA YAPILMALI

Atık yakma tesisinden verim alabilmek için öncelikle Atıkların yerinde ayrıştırılması gerekmekte ve yakmaya kalorifik değeri yüksek Atıkların gitmesi gerekmektedir. Organik Atıkları da ayrıştırmadan tesise göndermek tesisten verim alınamamasına sebep olacaktır. Kaldı ki yapımı planlanan yakma tesisinde ayrıştırma ünitesi düşünülmemektedir. Bu arada belirtmek isterim ki İzmit belediyesi ve Körfez belediyesi gereğini en azından yapmaya çalışmaktadırlar. Yer konusunda son olarak söylemek istediğim; mevzuata göre; eğer bölgede bulunan başka bir atık yakma tesisi varsa onun yanına, sanayi tesislerinin yakınına, ulaşım /taşıma sorunu olmayan, alt yapı sorunu olmayan, hepsinden önemlisi çevreye, ekolojik yaşama zarar vermeyecek bir yere yapılması gerekir diyerek adeta eğer yapılacak ise İZAYDAS arazisi yanını tanımlamaktadır. Katı atık bertaraf tesisi kentimizde ya İZAYDAŞ’ın yanına ya da Gebze’ye, sanayi tesislerinin dibine yapılmalıdır. Aksi durum çevreye büyük zarar verir.

KÖRFEZ ÖLDÜ

İzmit Körfezi'nin son durumuna gelecek olursak, konuya öncelikle körfezin nasıl bu hale geldiğini irdeleyelim; 60’lardan itibaren süregelen çarpık sanayileşme, çarpık kentleşme, mevcut 11 derenin taşıdığı kimyasal/evsel/zehirli vs. atıklar özellikle Dilderesi, usulüne uygun yapılmayan veya işletilmeyen arıtma tesisleri, ayda 900-1000 geminin giriş-çıkış yaptığı limanı, donanma gemilerinin mevcudiyeti, liman tesisleri ve gemilerden doğan kirletmeler körfezi maalesef körfezi geri dönülmez bir kirliliğin içine itmiştir. Körfez artık ölmüştür. Atıksu arıtma tesislerinden sadece bir tanesi ayrık sistem olup diğerleri ise atık su yağmur suyu ile seyreltilmiş denize deşarj edilmektedir. Ayrıca Karamürsel plajlar yolundaki arıtma ise direkt denize deşarj etmektedir.

25 TESİSTE 12 MÜHENDİS VAR

2012 yılı TÜİK verilerine göre o yıl içinde 1,5 milyar metreküp atık suyun yüzde 80’i denize deşarj edilmiştir. Yine 5-7 Ekim tarihlerinde yapılan 12. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi’nde Orman ve Su İşleri Bakanlığı yetkililerinin yaptığı açıklamada; atık su tesislerinin çıkışında alınan numuneler de çok yüksek miktarda kimyasala rastlandığı belirtilmiş böylece arıtma tesislerinin ehil kişiler tarafından işletilmediği bir yerde itiraf edilmiştir. Demek ki Türkiye de atık su arıtma işi becerilemiyor çünkü bu tesislerde çevre mühendisi istihdam edilmiyor. Kentimizde mevcut olan 25 atık su arıtma tesislerinde çalışan çevre mühendisi sayısı sadece 12’dir. Kentimizdeki arıtma tesislerinin sadece 1’i ayrık sistemde çalışıyor. Diğer 11 tesis ise atıkları yağmur suyu ile seyreltip İzmit Körfezi’ne basıyor. Kullar’daki tesis ise maalesef atığı direkt denize deşarj ediyor.

HAVA KİRLİLİĞİNİN SEBEBİ TRAFİK

Kocaeli çok kirli bir kent haline geldi. Bakın 60’lı yıllardan itibaren bu kentte çarpık bir kentleşme, çarpık bir sanayileşme var. Kentte 39 tersane, 14 OSB, 56 taşocağı bulunuyor. Buna karşılık su arıtma tesisi sadece 25. 12 dere Kocaeli’de yakın zamana kadar kimyasal atıkları körfeze taşıyordu. Kentimiz için kentsel dönüşüm büyük bir fırsat. Yetkililer bu fırsatı iyi değerlendirip sanayi kuruluşlarını tek bir bölgede toplayabilir. Yapılacak olan konutlara özel arıtma sistemleri konulabilir. Kocaeli’de hava kirliliğinin sebebi sanayi olarak gösteriliyor ancak baş etken sanayi değil. Bu kentte kirliliğin ana sebebi trafik. Her gün ortalama 1 milyon araç trafiğe çıkıyor. Bu sorun da kentsel dönüşüm ile engellenebilir. Bakın Paris’te, Londra’da şehir içerisine gündüz saatlerinde araçlar giremiyor. Girmek zorunda olan kimi araçlar ise 30 kilometre hızın üzerine çıkamıyor. Sadece bir senede PM 10 değerini yüzde 40 düşürdüler. Bunu biz de başarabiliriz. Kocaeli için hala çok geç değil. Bu kentin çevresi hala kurtarılabilir.

2 MİLYON 100 BİN LİRA CEZA

12 Ocak tarihinde Körfez’de meydana gelen kirletme ile ilgili olarak, bakanlıkça olay tarihinden 2 gün sonra yapılan açıklamada ‘Olay tarihinde Dilovası mevkiinde bir liman işletme tesisinden tanktan tanka kavanca işlemi sırasında oluşan sızıntı sonucu 90 ton civarında akaryakıt Körfezde kirletmeye sebep olmuş, kirletene 2 milyon 100 bin lira ceza kesilmiştir’ ifadeleri kullanılmıştır. Değerli arkadaşlar, gördüğünüz gibi kirletenin ismi zikredilmemekte, sadece verilen bir miktar cezadan söz edilmektedir. Bu konuyla ilgili pek çok defa Kocaeli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne soru sorduk.

KANSEROJEN MADDE BULUNUYOR

Dökülen motorinin miktarını öğrenmek istedik. Açıklanan miktarın çok daha üzerinde bir miktar olduğunu düşünmekteyiz. Dilovası’ndan İzmit Körfezi’nin doğu ucuna yani İzmit’e kadar olan bir alan deniz kirliliği yaşanmıştır. Biz hem kazanın meydana geldiği ocak ayında, hem haziran ayında hem de ağustos ayında deniz suyu analizleri yaptırdık. Sabit canlılarda kıyıda yüksek miktarda Poliaromatik Hidrokarbon -ağır kanserojen madde- kalıcı organik maddelerin çok yoğun olduğu tespit edilmiştir. Kirlenme oranı hala çok yüksek seviyede. Kendi sağlığını düşünenler İzmit Körfezi’nden çıkan midyeleri ve balıkları yemesinler. Olta balıklarını tüketmesinler. Bu canlılar yüksek miktarda kanserojen maddeye maruz kaldı. Kirletici madde motorin olup iddia edildiği gibi bir kaç yerden değil tamamen aynı evsafta olan ve tek bir yerden sızmıştır. İlk alınan numuneler Tavşancıl, Hereke, marina bölgesinden alınmış analiz sonuçları korkunç boyutta kirlenmeyi göstermiştir.

MAVİ BAYRAK BİR ALDATMACA

Poliaromatik Hidrokarbon değerlerinin sıfır olması gerekirken yapılan ölçümler de cihazımız alarm vererek tıkanmıştır. Durum budur arkadaşlar. Ayrıca Körfez çökelinde sezyum dahil ağır metaller mevcuttur. Hâl böyle iken; birilerinin çıkıp ‘Körfez temizdir’ demesi, Mavi Bayrak aldatmacası ile halkı yüzmeye teşvik etmesi abesle iştigaldir. Bizimle dalga adeta geçiyorlar. Mavi Bayrak almak hiç de zor değil. Belli kriterleri var, bu kriterler internette yazıyor. Suyunuz temiz görünsün yeter. Öyle deniz suyu alıp detaylı bir analiz yapılmıyor. Mesela İzmit Körfezi’nde yoğun olan Poliaromatik Hidrokarbon’a bakmıyorlar. Karamürsel’de Mavi Bayrak varmış. Ben orada asla yüzmem. Sağlığını düşünenler de körfezde asla yüzmemeli.

KİRLETEN NEDEN SAKLANIYOR?

Bir de tabi bu kaza nedeniyle yaşanan maddi kayıplar var. Bir geminin günlük liman kirası 4 bin dolardır. 3 gün boyunca kirlenmeden ötürü 300 geminin seyre çıkamadığını varsayalım. Bu durum da zarar 3 milyon 600 bin dolar eder. Ayrıca temizleme işlemleri için 4000 personel, 15 deniz aracı, deniz uçağı görev yapmış, kıyı şeridindeki liman işletmeleri, balıkçı barınakları, deniz kuşları, deniz canlıları zarar görmüş ve en önemli zararı da deniz ekosistemi görmüştür. Bu zikredilen 2 milyon liralık ceza miktarı hangisinin tazminidir? İlk ve sonrasında alınan numunelerin analiz sonuçları niçin açıklanmamaktadır? TUBİTAK niçin suskundur? Kirletenin ismi niçin saklanmaktadır? Biz bu soruları yazılı olarak da valilik makamına ve bakanlığa sorduk ancak ikinci gün yapılan açıklamanın aynısını bize 6 ay sonra kopyalayıp göndermekten başka bir şey yapmadılar.

MADENE ÇED RAPORU ŞARTI KALKIYOR

Ülkemin kamuda 90 bin çevre mühendisi istihdamına ihtiyacı var iken son üç yılda kamuda istihdam edilen çevre mühendisi sayısı sadece 48 kişidir. Ayıptır, yazıktır günahtır. Hem bu ülkeye hem de çevre mühendislerine. Çevre Mühendisleri doğanın doktorudur. İstihdam bu şekilde olunca ülke de maalesef bu durumda oluyor. Türkiye artık atık bertarafını değil atık önlemeyi konuşmalıdır. Artık süratle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmelidir. ABD’de yenilenebilir teknolojinin ihracından beklenen kar 13 trilyon dolardır. Turkiye’de artık ağaç katliamı ve çevre talanından vazgeçmelidir. Derken burada hemen yeni torba yasadan bahsetmek istiyorum. Bu yasanın 54/56’ncı maddeleri uyarınca artık maden arama faaliyetleri ile madencilik için ÇED raporu istenmeyecektir. Yani biz konuşurken talana devam. Yine SGK TMMOB ile yapılan protokolü de ‘baskılara dayanamıyorum’ diyerek tek taraflı olarak iptal etmiştir.

UĞUR MUMCU PARKI, ÇAY BAHÇESİ

Yeterince dert yokmuş gibi her gün başka bir olay ile karşılaşıyoruz. Kentimizde Mimar Sinan Köprüsü’nün Yeni Cuma Camii ayağında bulunan Uğur Mumcu Parkı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce bir firmaya kafeterya yapılmak üzere ihale edilmiştir. Söylenen parka dokunulmayacağı ve park tarafına tek bir sandalye konulması dahi ihalenin iptali için yeterli olacağı. Buna inanmak istiyoruz ama bizim ülkemizde olaylar böyle yürümüyor ‘Hele bir buraya yerleşelim yavaş yavaş ilerleriz’ düşüncesi hakim. Örnek; taş ocakları. Bahse konu yere kafe açılacağına mevcut park mezbelelik görünümünden kurtarılıp, rehabilite edilse, kütüphane, müze ve benzeri şeyler ile zenginleştirilse Kocaeli yeni bir değer kazansa daha iyi olmaz mı? Kocaeli artık yeşile hasret, nefes alamaz hale gelmiştir. Betonlaşmaya, çarpık sanayileşmeye, kentleşmeye ve trafik keşmekeşliğine artık bir son vermenin vakti geldi de geçmektedir. Tüm kent dinamiklerini ve Kocaeli halkını daha duyarlı olmaya yaşadığı kente sahip çıkmaya davet ediyorum.”

İZAYDAŞ

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özlem 4 gün önce

Tabi tarım arazilerine yapın. Sonra domatesi Rusya dan, pirinci Amerika dan, ekmeği Çin den getirecek bir bakan çocuğu çıkar nasılsa. Neden bütün fabrikalar Dilovası na alınmıyor. Raylı ulaşım var, liman var. Yerleşim az. Yerleşimi taşıyıp bütün fabrikaları çöpü buraya almak mantıklı değil mi? Neden evlerin ortasına organize sanayiler kuruluyor?

Misafir Avatar
Dilovası Aşığı 4 gün önce @özlem

Sevgili özlem siz çok biliyorsunuz herhalde değil mi? Ayrıca hangi ilçede yaşadığınızı da merak ettim doğrusu. Çünkü yıllardır Dilovası halkı o çöpten ve kokusundan neler çekti hiç haberiniz var mı? İnsanları oturdukları yerlerden alıp çıkarmak sizin için ne kadar da kolay. Umarım o çöp ve kokusuyla siz de birgün karşı karşıya kalırsınız da o zaman Dilovası'nda yaşayan insanların neler çektiklerini bir nebze de olsa anlarsınız. Dilovası Kocaeli ilinin bu ağır yükünü taşımak zorunda değil.

Beğenmedim! (0)

banner354

banner328

Advertisement

banner276