banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Civelek: KOTO’ya ismim geçti diye mi yaptı?
banner234
Haber: Aysun Özcan ERENKAYA

Murat Özdağ’ın cemaat operasyonu kapsamında gözaltına alınmasından sonra emniyet sorgusu sırasında AKP eski il başkanı Civelek’in adını vermesi, başta Mahmut Civelek ve Trabzonlu hemşerilerinde kızgınlığa yol açtı. Özdağ’ın Civelek’in adını ne maksatla verdiği bilinmiyor fakat cemaate olan mesafesiyle tanınan Civelek, Özdağ’ın hafıza kaybı yaşadığını, cemaat lideri Fethullah Gülen’i bile basından tanıyorum dediğini ifade etti. Özdağ tarafından İsminin cemaatle anılmasına ateş püsküren Civelek, bu durumu, iki dostun beraber yaptığı her olayı, uluorta anlatmaya benzetti ve bu durumu hangi kitaba sığdıracağız dedi. Civelek, gazetemize yaptığı açıklamada önemli noktaların altını çizdi. Adı daha önce KOTO Başkan aday adaylığı ile anıldığı için bunu yapmış olabilme ihtimaline de değinen Civelek, “benim için Tayyip Erdoğan gibi davranıyor diyorsunuz. Tabi onun gibi davranacağım, benim liderim o. 17/25’ten sonra o ne diyorsa ben de onu dedim” şeklinde konuştu. Mahmut Civelek’in yaptığı değerlendirmeyi, noktası virgülüne sizlerle paylaşıyoruz. 

KENDİ İSTEĞİMLE İFADE VERDİM
Ben normal işimdeyken emniyetten aradılar. Dediler ki, “Murat Özdağ ifadesinde sizden bahsetti. Bu konuda size bilgi vermek istedik”. Bunun üzerine en iyisi ben geleyim emniyete dedim. İyi olur, buyurun bekliyoruz dediler. Hatta emniyete gittiğimde arabayı park ederken Şahin Turgun’un da geleceğini söylediler. Onun çağrılacağı hiç aklıma gelmemişti. Emniyete gitmeden önce de Şahin abiyle konuşmadım hiç, durumdan haberdar etmedim çünkü sıradan bir şeydi. Neyse gittim.

YAZIYI OKUYUNCA ŞAŞIRDIM
Emniyette memur beye sordum. Benim adım nerede ve nasıl geçiyor diye. Murat Özdağ cemaat toplantılarına benim de katıldığımı söylemiş. Ben bu soruya cevap vermeden önce Özdağ’ın bana ait olan o sayfasını görmek istedim ve gördüm. Yazıyı okudum tabi ama şaşırdım. Murat Özdağ polisteki ifadesinde hiçbir şeyi hatırlamıyor. Diyor ki; “ben yemeğe gittiğimi hatırlamıyorum, yemeğe beni kim çağırdı hatırlamıyorum, yardım yaptım mı hatırlamıyorum, ne kadar yaptım hatırlamıyorum. Hatta Fethullah Gülen’i bile hatırlamıyor. Onu basından tanıyormuş.

BİR TEK İKİMİZİ HATIRLIYOR
Özdağ hatırlamıyor hatırlamıyor fakat cümlenin bir yerinde diyor ki; “Fakat bu toplantılarda Ak parti eski il başkanı Mahmut Civelek ile TV 41’in sahibi Şahin Turgun da vardı” diyor. Bu benim sayfayla alakalı bir şey. Diğer sayfalarda başka isim var mı dedim. Dediler ki yok. Kimseyi hatırlamıyor zaten, sadece ikinizi hatırlıyor. Polise sordum, “ben ifade verebilir miyim çünkü benim adım geçti” deyince polis, ifade vermek zorunda olmadığımı söyledi. Ama ben ifade vermek istediğimi söyledim. Çünkü bu ifadeler yarın öbür gün savcıya, mahkemeye gidecek. Ben önceden ifademi vereyim istedim. Kabul ettiler ve bende gönüllü olarak, bilgime başvuruldu anlamında ifademi verdim.  İfademde şundan bahsettim.

İL BAŞKANI SIFATIYLA BULUNDUM
Ben 2011 ile 2015 yılları arasında il başkanlığı yaptım. İl başkanı sıfatımla siyaset yapan biri olarak muhakkak ki çok değişik yemeklerde, açılışlarda, kurdele kesmede bulundum. Ancak Fethullah Gülen cemaatinin herhangi bir toplantısında ne resmi ne şahsi sıfatımla bulunmadım. Ama örneğin Türkçe olimpiyatları gibi organizasyonlarda il başkanlığını temsilen ekibimle birlikte oralarda bulundum. Daha önce de biliyorsunuz, seçimlerde beraber çalıştık. Kasiad’ın, Gesiad’ın Körfez Kasiad’ın açılışında bakanımızla, vekillerimizle, hep beraberdik. Bizim 17 aralık operasyonu olduğunun sabahında Kasiad ile randevumuz vardı. O randevuya gidelim mi gitmeyelim mi biraz tereddüt ettik ve gittik. Çünkü daha neyin ne olduğunu bilmiyorduk. Ama bu iş milattan önce milattan sonrası gibi. Yani Fethullah Gülen’in FETÖ’ye dönüştüğü ve bizim bıçak sırtı dediğimiz yerdir ve bakışımız budur.

O SOHBETLERLE HİÇ İŞİM OLMAZ
Şimdi Murat Özdağ’a ve diğer gözaltındakilere basından takip ettiğim kadarıyla 17-25 aralık öncesi değil, sonrası sorulmuş. Yani sen koptun mu kopmadın mı, devam ediyor musun, para aktarıyor musun gibi sorular sorulmuş. Fakat Murat Özdağ ne hikmetse geçmişe gidip bu yemeklerde bizim de olduğumuzu söylemiş. Ben ifademde de belirttim. Size de söyleyebilirim. Ben direk herhangi bir hocanın sohbeti var diye o sohbetlere gidip hiç kimseyi dinlemedim, hiçte işim olmaz. Ama mutlaka arkadaş çevremizin davetiyle il başkanı sıfatıyla gitmişimdir, yemek yiyip ayrılmışımdır. Fakat bunlar varsaydı bile hepsi Fethullah Gülen’in FETÖ’ye dönüşmeden, onu herkesin iyi bir adam olarak bildiği döneme aittir. O dönemde sadece ben değil il protokolünün olduğu da biliniyordu. Öyle gizli kapaklı bir otelin odasında falan değil.

FETHULLAH GÜLEN KAFESLEME PEŞİNDEYDİ

Ama şunu siz de biliyorsunuz. Eskiden o aradaki ibadet, ihanetle ticaret kısmı var ya? Şehrin tanıdığı esnaflar, ticaret erbapları bir araya gelirdi. Hocadan bir şey dinlemek için değil, hepsi ticaretlerini geliştirmek için toplanırdı. Bunu herkes biliyor. Fethullah Gülen de biliyordu ama acaba yarın öbür gün bunların birkaç tanesini kafesleyebilir miyim diye buna müsaade ediyordu. Şimdi siz ticaret odası başkanı olarak kalkıpta nasıl dersiniz ki, efendim hiç kimseyi hatırlamıyorum, Mahmut Civelek ile Şahin Turgun’u hatırlıyorum? Hadi diyelim kendini kurtarmak için söyledi. Ya nasılsa bu adamlara çamur tutmaz, biri Ak parti il başkanıydı, Şahin bey derseniz bunlara ateş püskürür, dava etmiş bunları, bunlarla işi olmaz, onları söyleyeyim dedin. Fakat niye ikimiz?

50 TANE ADAM SAYSA NEYSE

Şunu deseydi olabilirdi. 50 tane adam sayardı, ardından da hatta o zaman ki il başkanı da oradaydı dese anlardım. Demek sonra bizim bu ifadelerimizi okumuş, tutmuş mahkemede, yok efendim Bakan Fikri Işık’da vardı, Karaosmanoğlu’da vardı, o zamanın valisi Ercan Topaca da vardı demiş.

BİZ ÖYLE KAYPAK ADAM DEĞİLİZ!

Ben onu bunu bilmem, Mahmut Civelek’in iki tane gözü, o tutanağı okudu. O tutanakta hiçbir şeyi hatırlamıyorum diyen Murat Özdağ, iki tane ismi hatırlıyor. Bu böyle olmuş madem hiç olmazsa insan çıkınca der ki; ‘Ya arkadaş, çok sıkıştım, bir an aklıma sen geldin, sana bu çamur tutmaz, bari seni de katayım da bak ben onlardan değilim, isterseniz Mahmut Civelek’e sorun gibi düşündüm’ der. Biz de deriz ki arkadaşımız sıkışmış, bunu söylemiş. Normalde iki insan bir yerde beraber bir halt bile karıştırsalar çıkıp bunu söylemez. Bunu hangi kitaba sığdırmak lazım? Hangi isim altında toplamak lazım? Kaldı ki 17/25 Aralık’tan sonra bizim duruşumuz çok nettir. Tayyip Erdoğan nasıl konuşmuşsa biz de öyle konuştuk. Siz de yazmıştınız, Tayyip Erdoğan gibi konuşuyor, onun hal ve hareketleri var diye. Tabiî ki onun gibi konuşacağım, benim başbakanım şimdiki Cumhurbaşkanım ama sonuçta liderim o. Biz öyle sağa sola yalpalayan kaypak bir adam değiliz ki. Bizim hakkımızda herkes bir sürü şey yazdı, çizdi. Biz bir kere telefon açıp da niye böyle yazdın demedik. Yazmışlar ne yapayım şimdi. Allah büyük, her zaman doğruların yanındadır. İnşallah gün ola beri gele.

TAMAMEN İFTİRADAN İBARET

Benim olaya bakışım bu. Murat Özdağ’ın yaptığı bu hareket çok yakışıksız. Tamamen iftiradan ibaret ve benim ondan hiç beklemediğim bir şey. Çünkü biz hem çok eskiden tanışırız, hem o da benim gibi cep telefonu işi yapıyor, hem de ikimiz de Trabzonluyuz yani hemşehriyiz. Üstüne üstlük oda başkanımız. Ben mesela Murat Özdağ’ı bu cemaat işlerini bırakmıştır, bu işlerden uzaklaşmıştır diye il başkanlığı döneminde onu hiç ayrı tutmadım, ötekileştirmedim. Çünkü bir il başkanı olarak bana yakışan ötekileştirmek değil, kucaklamak hatta oradan alabiliyorsak onu kurtarabilmektir. Ama sen demek ki kurtulamamışsın, edememişsin. Cumhurbaşkanımızla resim çektirmek dışında bir şey yapamamışsın ve senin hafızan kaybolmuş. Hafızanda sadece iki isim kalmış.

ARAMIZDA HUSUMET OLUP OLMADIĞI BİLE SORULDU

Bizden sonra şimdi de iki gündür bakanın adı dolaşıyor ortalıkta. Onu da inkar ediyor. Benim adımı niye söylediğini soruyor bazı arkadaşlar, bir sürü isim söylemiş, seninkini cımbızla çekmiş emniyet diye söylediler. Böyle bir şey olabilir mi? Emniyet müdürü aramızda bir husumet olup olmadığını bile sordu. Ben de dedim ki, daha bir hafta önce bir düğünde karşılaştık, ikimiz de nikah şahidiydik. Hatta orada bir arkadaşımız vardı. Körfez Trabzonlular dernek başkanı Hasan Yazıcı, o da bir göreve başlamıştı. Dedim ki beraber gidelim bir hayırlı olsun diyelim. Bizim dernek başkanları Orhan Sarısüleyman, Sami Durmuşoğlu falan gidelim dedik, güzel sohbet ettik. Ben ona Murat abi derim o da bana Mahmut abi veya Mahmut başkan der. Ama bu yaptığı inanılır gibi değil.

TİCARET ODASINA İSMİM GEÇTİ DİYE Mİ?

Bir insanın Allahtan korkması, kuldan utanması lazım. Böyle bakıyorum ben olaya. Ama ne niyetle söyledi bilmiyorum. Benim ticaret odası başkan aday adaylığımı mı düşündü Acaba? Bunu böyle yaparsam iyi olur mu dedi? Yoksa bu adama ben bunu yaparsam durumu kurtarırım diye mi düşündü hiç bilmiyorum. O artık Allahla onun arasında.  
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237