banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Çırak yok ki; ustayı geçsin !
banner234

Bir Atasözümüz var; “çırak ustayı geçer” diye…

Çok güzel çok da anlamlı bir sözdür.

Eskiden usta çırak ikilemi çok yaygın olduğu için, bu Atasözü hayatımızda önemli bir yer kaplardı. Çırak olmadan kalfa, kalfa olmadan usta olunmazdı.

Okullar yaz tatiline girince ebeveynler, çocuklarının zamanını bir şeyler öğrenerek geçirmesinin, gelecekte onlara yararı olacağını bilirlerdi. Aile çocuğunu ustanın yanına verdiğinde eti senin kemiği benim ifadesi kullanılır, ücret sorulmadığı gibi, bir şeyler öğreneceği için öğrenene kadar ücretsiz çalışırdı. Bu sistem zamanla yavaş yavaş bitti ve yerini sanat okulları aldı. Meslek okulları başlangıçta iyi gidiyordu. 

Kocaeli sanayi kenti olduğu için okulu bitirenler iş bulabiliyordu ve bu okullara talep oldukça fazlaydı. Sanat okulları poplerdi. Bu okullardan mezun olan gençler, bir çok meslek gurubunun yer aldığı alanlarda erken yaşta iş hayatına atılma şansına sahip olabiliyordu. Şimdi ise eğitim sisteminin sürekli değişmesiyle önemini yitiren bu okulların yarattığı boşluk sayesinde talep görmeyen bu okulların, ara eleman sıkıntısına sebebiyet verdiği açıkça görülmekte. Bir tarafta işsizlik var deniyor, diğer tarafta eleman sıkıntısı… İşveren eleman bulamıyor, eleman iş bulamıyor. Kalifiye eleman sıkıntısı had safhaya ulaşmış durumda. Bu da bize gösteriyor ki, işsizlik yok! Sistem yanlış. Herkes üniversite okuma yarışına girmiş. Sanıyor ki, üniversiteyi okursam beni havada kapacaklar. Öyle bir dünya yok sevgili okurlar. Olmadığını yaşayarak görüyoruz. Çok güzel… keşke herkes üniversite bitirse ve iş bulabilse, aileler “çocuğum yeterki kazansın” mantığıyla kurslar ve dersaneler için maddi manevi harcamalar yapmasa…

Ne oluyor sonra? Çocuk kazanabilmek için emeğini ortaya koyarak büyük zaman harcayarak üniversiteye giriyor. Buraya kadar herşey normal. Fakat üniversiteyi bitirdiği zaman iş bulamayınca sıkıntıya giriyor.

Emek harcamıştı, zaman harcamıştı, maddi harcama yapmıştı. Ve bunların karşılığında işsizlikle mücadele ediyor.

Veya başka türlü düşünelim. İşsizlik çekmiyor ve iş buluyor. Fakat bu kez maaşı beğenmiyor çünkü o üniversite mezunu. Okulların en büyüğünü okumuş, karşılığı bu mu olmalı? Görüldüğü gibi iş bulan yerinden mevkisinden memnun değil, en önemlisi kimse mutlu değil. Sistem yanlış! Bu sistemde bir de tecrübe arıyorsun. İşe alırken daha önce tecrübeniz var mı diyorsunuz? Cevap hazır, “üniversite okudum farkında değilsiniz galiba, ne tecrübesi” Halbuki genç farkında değil. Okuduğu sadece teori, uygulama daha farklı.

Orta eğitimi saymazsak lise ve üniversitede üç ay yaz tatili yapacak kadar zengin ülke değiliz.

Genç beyinlerinin algılama yüksekliğinin en zirvede olduğu zamanda o beyni tatile bırakmayıp, enerjinin tavan yaptığı bu dönemin, tatille uykuya harcanmayacağı, üniversite bitene kadar bazı tecrübelerin olacağını bilmemiz gerekir.

Üniversiteyi bitirdiği zaman kendisi gibi milyonların olduğunu düşünürse işin kıymeti anlaşılır.

Etrafta gördüklerim ve yaşadıklarım böyle.

En çok yasadığım tecrübe; iş beğenmemek, maaş beğenmemek. Daha önceleri olduğu gibi olmalı aslında. Çırak olarak başladığı işte, zaman içersinde bir çok önemli detayları öğrenerek , kademe kademe yükselmeye başlar ve çoğu çırak ustasını geçer.

Bu da mesleki gelişme yönünde en önemli adımlardandı.

Şu an günümüzde çocuklarımıza bazı meslek dallarında staj yaptırılır, bazılarında o da yoktur. Bazılarında ise yıllardan sonra sadece bir ay ender görülen staj yada uygulama yapılır. Çocuklarımıza bir türlü gerekli alt yapıyı sunamıyoruz.

Övündüğümüz genç nüfusumuza sahip çıkmalıyız.

Sadece Türkiye olarak genç nüfusumuzla övünüyoruz. Dünyanın ekonomisinde ilk ona girmek için çalışmalar yapılıyor. Gençler ve kadınlar çalışma hayatında etkin rol almazlarsa bu hayalden öteye geçmez. Gençleri ve kadınları üretmeye teşvik etmeliyiz, tüketen ülke olacak kadar zengin değiliz. Çıraklığın kültürümüze ve sanatımıza da önemli katkısı var. İlkokula başlarken “a” ve “b” öğreniriz ya? İş hayatının “a” ve “b” si de çıraklık olmalı. Çıraklık, yeni sisteme göre uyarlanarak sürdürülebilirse, yine eskiden olduğu gibi çırak ustayı geçer sözünün yaşadığını yeni nesile anlatmış oluruz.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatoş Altunbaş Öktem 2 yıl önce

Vehbi Koç un bir lafı vardır Meslek lisesi memleket meselesi der(kendisini rahmetle anıyorum) fakat onun söylediği şuanki eğitim sistemiyle bağdaşmıyor

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237