banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

CEPLER BOŞALACAK
banner234

Nereden başlayacağımı bilemediğim zamanlarda hep ‘’en başından başla’’ derim kendime…

‘’Önce düşüncelerini temize çek, sonra olduğun yerin dışına çık ve nasıl göründüğüne bir de oradan bakmayı dene’’.

Benim başlangıç anlayışım budur! Zordur başlangıçlar. Hem de en başına dönmek varsa işin ucunda.

Aslında çok şey söylemek için heyecanlanıyor insan ama içinde tutamayacağı cümleleri ağzında gevelerken bir anda hayat içerisinde ne kadar yorulduğunu fark ediyor.

Geçim derdi, iş kaygısı, sağlık sorunları ve ilişki çıkmazları derken koskoca bir kaos’un içinde buluyoruz kendimizi. Tam da o sırada herkesin sana yol gösteresi geliyor. Hani aslında öncesinde hiç birinin geçmeyi başaramadığı yollar! Sonucunda insanlara karşı tahammül sınırlarımız eksi seviyelerde seyretmeye başlıyor.

Tüm kaygılarımızı temize çekebilmek, hayatımızda yolunda gitmeyen her şeyi bir anda düzeltebilmek pek mümkün değil. Hatta bazen yolunda gitmeyen konularla alakalı, ‘’önce hangisini yoluna koyabilmek için çabalasam’’ diye seçim yapmak zorunda bile kalabiliriz.

Benim yolunda gitmeyen ve düzeltmek adına ilk seçimim sağlıktan yana oldu. Yıllardır (ben istemediğim halde) benimle yol alan kilo sorunum. Hani doğum günlerimiz de pasta mumunu üflerken ya da aynı isime sahip olan iki kişinin arasına girerek ‘’bir dilek tutuyorum’’ deriz ya, hah işte şişman insanların ilk ve değişmez dilekleri ‘’kilo vermek’’ olur. Benim öyle arkasına sığınabileceğim, metabolik sorunlarım ya da insülin iğnelerim filan da yoktu. Bile isteye yanlış beslenme alışkanlığımla oluşan ve ne yesem fazlasıyla yarayan bir bünyem vardı.

Yıllarca ‘’Şok şok şok! Hafta da 5 kg verdirten diyet’’ lerle başlayan, yarım yamalak gidilen spor salonlarıyla devam eden bir zaman dilimim oldu. Diyetisyen kapılarını aşındıran ayaklarım da cabası. Ev’de kütüphanemin bir kısmı çeşitli diyet uzmanlarının vermiş olduğu diyet listeleri, gazetelerde gördüğüm şok diyet taktikleri, arkadaşlarımdan aldığım kilo verme haplarının isimleri ile doldu, taştı.

Alış veriş benim için kabus’un diğer adıydı. Üstelik bundan bir kaç sene öncesine kadar mağazacılık sektöründe çokta geniş bir yelpazesi olmayan izmit’de sayılı  XL mağazaları bulunurken, son yıllar bunun adı XXXL olarak güncellendi. Seçenek azdı ama fiyatlar konusunda Nişantaşı butikleri ile yarıştık hep. Eee tabi cüsse büyüdükçe, fiyatta büyüyordu. Üreticiler de haklı, 52 beden bir kadının giydiği gömlekten, 38 beden bir kadına hem yazlık hem de kışlık gömlek çıkar. Hatta çok zorlarsak bir de mini elbise uydurabiliriz bence. Topuklu ayakkabı giyebilmek kısmına hiç değinmiyorum, ayağımıza olacak ayakkabı bulabildiysek öpüp başımıza koyalım.

Her alış veriş sonunda da klasik hayıflanma; ‘’kesimi dar, kalıbı dar yoksa olurdu yani bana’’.

-Hı hı tabi, üç beş tanesini bir araya getirince olur tabi, neden olmasın (!)

‘’Kilo’’ kadınların en zayıf noktası. Belki bu yazdıklarımla birçok bayan okuyucunun tepkisini çekeceğim ama olsun en azından ‘’sen bizim neler çektiğimizi nereden bileceksin ki’’ diye bir yorumu bana karşı kullanamazsınız çünkü ben de sizden(dim). 1,5 yıl öncesine kadar. Bir kere şu konuda anlaşalım; bir insan bir şeyi istiyorsa mutlaka bir yolunu buluyor, istemiyorsa bahane. İrade ise Allah tarafından herkese veriliyor evet ama kullanım potansiyelini bizler belirliyoruz. Yıllarca spor, diyet, haplar vs hep belli bir noktaya geldim ama sonrasında başladığım noktaya geri döndüm.

Ben iradesiz bir insanım, kabul ediyorum. Kilo vermeyi hep istedim ama yeme isteğim, beynimin açlığı bunun hep önüne geçti. Sonunda kendime kendimce bulduğum en kesin çözüm ‘’Obezite cerrahisi’’ oldu. 15 ayın sonunda -53 kg. Lakin uzun zaman dilimine dayalı, disiplinli diyet ve spor programıyla çok daha fazla kilo verebilen kişiler var, onlara gerçekten gıpta ediyorum. Ben beceremedim ve belki birçoklarına göre kolay yolu seçtim ama aslında değil. Bıçak altına yatmayı tercih etmiş olmak, ameliyatın tüm risklerini göze almak, ameliyat sonrasında ki ilk 2 aylık sıvı beslenme programına uymak, beyninden gelen ‘’yemek ver bana’’ komutlarını bastırmaya çalışmak, bastıramadığın noktalarda %10 luk bir midenin aldığı kadarıyla yetinmesi konusunda onu ikna etmeyi öğrenmek… Zordu! Zor oldu ama güzel oldu.

Şimdi yolda yürürken istem dışı kilolu insanları görünce; durdurup ‘’kendine bunu yapma artık’’ deme isteğim oluyor. Çünkü ne yaşadıklarını, ne hissettiklerini hiç kimseye belli etmeyip, çok iyi gizleseler de ben görebiliyorum. Çözümsüz değil, önemli olan hangi çözüm yolu size daha yakın?! Kendinizi hangisini yapabilecek güçte hissediyorsunuz, ona karar verin.

Her şeyin başı kendini sevmekten geçiyor. İnsan kendini sevdikçe, sevilmeye de daha açık oluyor. Tabi ki sevilecek bir insan olmak için sadece görsel objeler yeterli değil ama bugün insanlarımızın önyargılarının çoğu; gördükleriyle karar verdiği için olmuyor mu?! İkili ilişkilerde, ilk iş görüşmelerinde… Hep dezavantaj olarak karşımıza çıkan bir durum oldu bu kilo! Ha şimdi ‘’irem 38 beden olunca en iyi işi, en iyi eşi bulabilecek miyiz yani’’ diye sorabilirsiniz, sormakta da haklısınız! Valla en iyi iş, en eş gelir mi bilmem ama kendinizle en iyi olacağınız dönem başlıyor, onu biliyorum.

Ben bu yazımda birebir tecrübeli olduğum için, kilodaşlarıma yer vermek istedim.

Çünkü 30 yaş itibariyle yeni bir hayatın ilk adımlarını attım. Hatta bir arkadaşımın dediği gibi kendim için yapılabilecek en iyi şeyi yaptım! Umarım aynı dertten muzdarip olanların bir durup, düşünmesine vesile olabilirim.

Aslında sadece kilo değil; yaşamınızda yolunda gitmediğini düşündüğünüz ne varsa önce alın karşınıza! Yüzleşin ve konuşun onunla! O yolunda gitmeyen her ne ise emin olun biraz da sizden kaynaklanıyor. Yani çözüm de yine sizde!

Yaşamınıza yük olan durumları, olayları, insanları toparlayıp kaldırın koyun bir kenara. Atın demiyorum arada bakın; nerelerden nerelere geldiğinizi görürsünüz.

Her zaman söylerim; Tavrın değişirse, kaderin de değişir.

Ben herkesin hayat denen bu beyhude yarışta etiketlerin esaretinde değil, kendi kulvarında ve kendini bilerek cesaretle yürüyebilmesini diliyorum…

Sevgilerimle…

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237