banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

“Bunlar rant projesi!”
banner234
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından, Derince sınırlarında bulunan ve Derince Limanı’nın, Safi Derince Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.’ ye devredilmesi sonrasında anılan limanın genişletilmesi çalışmaları ile ilgili basın açıklaması yapıldı. Şubat ayında liman ile ilgili ÇED raporu gerekli değildir kararı çıkmış, ardından Mayıs ayında ise ÇED raporunun gerekli olduğu kararı verilmiş, karara rağmen çalışmalar devam etmişti. Konu ile ilgili açıklama yapan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Yönetim Kurulu Üyesi Sait Ağdacı “Bu tarz projelerde dikkat edilmesi gereken birçok nokta var. Türkiye’ de insanlar denizi doldurmaya ‘‘yatırım’’ olarak baktıkları için bunlar rant projeleri” dedi.

NEFES ALACAK ALAN YOK
Yoğun kıyı kullanımın olduğu kentimiz körfez kıyıları, Marmara Bölgesi’ nin doğusunda, toplam 130 Km uzunluğunda sahil şeridine sahip, kıyının jeomorpolojik yapısı ve kıyı alanındaki kullanım çeşitliliği bir etkileşim halindedir. Çalışma sahasının sanayi, ticaret ve ulaşım alanı olması, İzmit körfezi kıyılarında yoğun bir ticari amaç güden kıyı alanı kullanımını meydana getirmiştir. Kocaeli ili genelinde 15 adet OSB, 220 adet sanayi kuruluşu (bir çoğu ağır sanayi), Serbest Bölgede 11, Altınova’ da 19 adet olmak üzere 30 adet Tersane, 43 adet Liman ve Liman İşletme Tesisi, 4 adet Kılavuz/Römorkaj hizmet tesisi bulunmakta olup  kentimizde artık nefes alacak yer kalmamıştır. 

SIKINTILARI DA GETİRECEK
ÇED sürecinden uzak tutulan Safi Port Derince Limanı İlave Dolgu Yapımı ve Dip Tarama projesi, bir deniz tabanı doldurma ve yer sağlama projesidir. Bu tarz projelerde birçok dikkat edilmesi gereken husus var.  Dolgunun yapılması birçok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. Dolguda kullanılacak malzemenin taşınması nedeniyle oluşacak trafik yükü, inşaat ve işletme aşamasında oluşabilecek katı atıklar, inşaat ve işletme aşamasında oluşabilecek sıvı atıklar, inşaat ve işletme aşamasında oluşabilecek emisyon kaynakları, inşaat ve işletme aşamasında oluşabilecek gürültü kaynakları bunlardan sadece bir kısmı.

ÖNLEM ALINMALI
Projelerin değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken konular da önem arz ediyor. Proje alanındaki mevcut kirlilik yükünün tespiti ile ileride yapılacak izleme çalışmalarına referans oluşturulması amacıyla deniz suyu analiz çalışmalarının yapılması, proje sahasının batimetik ve oşinografik özelliklerinin ortaya konulması, yapılacak dolgu çalışmasının uzun vadede kıyıda kumlanma vb. bozulmalara neden olup olmayacağının tespit edilmesi, gerekli görülmesi halinde projenin oşinofrafik ve hidrografik özellikleri dikkate alınarak projenin değiştirilmesi gibi konuların değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.

BUNLAR RANT PROJELERİ
Son zamanlarda denize dolgu projeleri gerek kruvaziyer liman projeleri, gerekse dev miting alanı projeleri ile sıkça gündeme geliyor (Yenikapı Miting Alanı gibi), tartışmalar yaratıyor. Denize dolgu ile yapılan projeler hukuka uygun olup olmadıklarından, deniz ekolojisine, güvenli olup olmadıklarına kadar pek çok soruyu da beraberinde getiriyor. Türkiye’ de insanlar denizi doldurmaya ‘‘yatırım’’ olarak baktıkları için bunlar rant projelerdir. Bugün deniz doldurularak bir takım çalışmalar yapılıyorsa, insanların deniz ile olan ilişkisi kesilecektir ve proje ekosisteme, insan yaşamına ve kent yaşamına zarar verecektir. 

DİLEDİĞİNİZİ YAPAMAZSINIZ
Deniz dolgusu, denizdeki verimli alanları yok etmekte, bu anlamda her yönü ile bir sorun teşkil etmektedir. Dolgular bölgedeki akıntı yapılarını değiştirmektedir. Bu da uzun vadeli denizle ilgili sorunlar yaratacaktır. Yaşanacak bir depremde denizin geriye alacağı ilk yerler dolgu alanlar olacaktır. Bunu 99 depreminde gördük. Deniz verdiğini geri alacaktır. Yapılan dolgular inşaat hafriyatının değerlendirme alanları olarak görülüyor.  Anayasamızın kıyılarla ilgili 43. Maddesine baktığımızda, Kamu yararı başlığı altında ilk madde kıyılardır. ‘‘Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır’’ der. Bunlar devlet dahil kimsenin mülkiyetine dahil olmayan, dayanağı egemenlik hukuku olan alanlardır. Egemenlik hukuku olduğu için, anayasamızın 168 ve 169. Maddelerinde ‘‘Kamu yararı’’ olmak koşulu ile süreli irtiyak hakkı tesis edilebilir. Satış yoktur. Yani ‘‘dilediğimi yaparım’’ alanları değildir. Kıyıları çevreleyen sahil şeritlerinden yaralanma da öncelikle ‘‘Kamu Yararı’’ gözetilir. Kıyıyı abuk sabuk malzeme ile doldurup bütün ekosistemi yok edip üzerine Liman vs. gibi bir şey yapmakta mı kamu yararı üstündür? Yoksa orada milyonlarca yılda oluşmuş geri gelmesi mümkün olmayan bir ekosistemi sürdürmekteki kamu yararı mı üstündür? 

TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Derince Limanı’nın bu kadar büyütülmesi sonrasında oluşacak gemi trafiği de İzmit Körfezi’ ne büyük zarar verecektir. Dolaysıyla bu ve benzeri projelere ÇED sürecinden geçmeden ruhsat verilmesi ve inşasına başlanılması hukukun, çevre, insan ve canlı sağlığı açısından kabul edilemez bir yaklaşımdır. ÇMO olarak; çevreye, ekosisteme zararları konusunda bu projeye ilişkin olarak sürecin takipçisi olacağımızı, kentimiz de yaşayan insanların sağlıklı bir çevrede yaşaması için çalışmaya devam edeceğimizi saygı ile duyururuz. 



 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil kaya 2 ay önce

eee kentsel dönüşüm gibi nedense ülkem tek zengin olanlar insaat firmaları.rantsal dönüşüm yüzünden sırf oy yok

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237