banner261
banner203
banner142
banner165
banner15

Bu işe kadın eli değil, kadın ayağı değdi 
banner234
Her şeyde olduğu gibi tabiî ki futbolda da kadın-erkek ayrımı söz konusu değil. Ama nedense şimdiye kadar hep futbol için erkeklerin yapabileceği bir spor algısı oluşmuş. Kocaeli Üniversitesi akademisyenlerinden Yeşim Körmükçü ve ekibi ise bu algıyı yıkmak için çok güzel çalışmalar yapıyor. Körmükçü Kocaeli’deki tek kadın futbol kulübü başkanı olarak spora kadın elini değdirmeyi çoktan başarmış bir isim. İzmit’in kızı olan Körmükçü, sporla 7 yaşında tanışmış, futbol aşkı ise o dönemlerde başlamış ve arkadaşları oyuncak bebeklerle oynarken, o erkek arkadaşlarıyla futbol oynamaktan keyif almış her zaman.
 
BASKETBOL SEVGİSİ AYRI
Üniversiteye kadar olan eğitimini Kocaeli’de tamamlayan Körmükçü ile çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik ve hem sporla olan ilgilisini hem de kadınlara yönelik çalışmalarını kendisinden dinledik. Körmükçü o macerasını bakın nasıl anlattı: “ İzmitliyim, İzmit doğumluyum Üniversiteye kadar olan eğitimimi burada tamamladım. Sporla tanışmam 7 yaşında basketbolla oldu. Eski şartlarda spora devam etmek daha zordu ara verdim ve tam anlamıyla yeniden spora başlamam ortaokul dönemimde oldu. Futbolu çok severdim. Ortaokul döneminde Kocaelispor’da basketbol oynadım, Seka Kağıtspor’un deplasmanda basketbol ligine çıktığı dönemde yer aldım. O sene lige çıktık ama ben üniversiteyi kazandım ve Ankara’ya okumaya gittim.
 
ANKARA’DA DA DEVAM ETTİM
Üniversiteyi okurken iki yıl daha oynamaya devam ettim fakat zor olduğu için de orada Yükseliş’e transfer oldum. Üniversite bitince İzmit’e döndüm ve basketbola Kağıtspor, Lassaspor’da devam ettim. Basketbol antrenörlüğü, hakemliği ve oyunculuğu yaptım. Beden Eğitimi Bölümü mezunuyum ben ve öğretmenim. Evlendikten sonra öğretmenlik yapmaya başladım ama antrenörlüğe devam ettim. Okul takımımızı kulüp takımı yaptık ve çalışmaya devam ettik. Birçok takım ile ilgilendim. Depremden sonra da yüksek lisans ve doktora yaptım, 10 yıldır da üniversitede görevliyim. Radyo Ki’de radyo programı yaptım, Spor Saati adında.
 
ŞU AN TEK ÖRNEK
Aynı zamanda Galatasaray Spor Okulları’nın pilot takımı olan Gençspor Basketbol takımında hafta sonları gönüllü danışmanlık yapıyorum. Geçen yıl da bir futbol kulübü kurmak istedik ve Gazanfer Bilge Kulübü’nü bırakmışlar, yönetimi olmadığı için bize de teklif geldi, biz de aldık. Dereköy Gazanfer Bilge Spor Klübü’nün başkanıyım bir buçuk yıldır. Kocaeli’deki futbol kulüplerinin tek kadın başkanıyım. Geçen yıl U-11lerde katıldık müsabakalara. Bu yıl hem U-11 hem U-13’te katılacağız. Bunların dışında  KOÜ Kadın Basketbol takımının sorumluluğu bana verildi ve geçen hafta Kırklareli’de 2. ligden birinci lige çıktık. Üniversitede eğitim de devam ediyor.”
 
DESTEK BEKLİYORLAR
Körmükçü, bu kadar işi nasıl bir arada yürütüyorsunuz sorusunu tebessüm ederek yanıtlıyor ve “Zor oluyor ama GS Basketbol ekip işi, orada 4 kişiyiz. Ben biraz Derince’ye ağırlık verdim. Futbola hep erkek oyunu denir ama hafta sonları orayı gelip görseniz anneler gelir oturur, aile ortamı gibi. Yemek getiriyorlar. Antrenmanları gördükleri zaman da beğenmeyen kimse olmadı. Düzenli ve bilimsel çalışıyoruz. Ölçümler yapıyoruz. Okul öncelikli. Kongrelere katılıyoruz. Bunlar ekip işi ve iyi ekip olduktan sonra her şey yapılıyor. Derince için desteğe ihtiyacımız var çünkü orada sahaya para veriyoruz, antrenörlere para veremiyoruz. Aileler de çocukları gelip burada eğlendiği işin buna bir iş gözüyle bakmıyorlar. Sponsor olsa arkamızda ve belirli ihtiyaçlar karşılansa yeter. Ben zaten gönüllü çalışıyorum, maddi bir beklentim yok” diyor.
 
TİYATRO GENLERİMİZDE VAR
Körmükçü oğlunun gönlünün ise spordan değil tiyatrodan yana olduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor: “Oğlum üniversiteyi bitirdi. Psikoloji ve ekonomi okudu. Sporla ilgileniyordu ama sanırım çok boğdu. Hazım Körmükçü ve Pelin Körmükçü babamın kuzenleri ama asıl büyük Hazım benim babamın dedesi yani tiyatro bizde genlerde var o da oğlumda çıktı.” Yeşim Körmükçü kendilerine gelen tepkileri de değerlendirerek, “Olumsuz tepki almıyoruz hatta insanlar kendilerine çeki düzen veriyorlar. Geliyorlar tanışmadığımız maçtan önce görüştüğümüz insanlar oluyor. Sıkıntı yok yani. Daha kibar, daha nazik, küfürsüz oyunlar oluyor. Hakemlerde de çok kadın var. Agresiflikte belki böylece biraz daha yatışır. Çocuklar bazen yadırgıyor ‘Aaa hocaları kadın’ falan diyorlar” açıklamasında bulunuyor.
 
HEDEFLERİ YÜKSEK
“Gençspor’dan iki kızımızı bu sene GS’ye gönderdik. Bizim için çok güzel bir şey. Her şeyini GS karşılayacak. Hedef, yerelde başladığımız, temelden aldığımız çocuklarımızla güzel şeyler yapmak istiyoruz. Bundan bir beş sene sonra güzel şeyler olacak diye düşünüyorum. Destek çok önemli. Kendimizi çevirecek kadar bir ücret almak zorunda kalıyoruz. Öyle olmasa belki de çok daha fazla çocuğumuz gelecek buralara. Bu arada kadın futbolu ile ilgili de ileride bir şeyler yapmak istiyoruz. Basketbolla ilgili de federasyonda yer almak istiyorum. Futbolda da bir kadın futbol takımı yöneticiliği hoşuma gider tabi.
 
GS VE KOCAELİSPOR AŞKI BAŞKA
Yeşim Körmükçü bu işle sadece iş boyutu nedeniyle de ilgilenmiyor. Kendisi de tam bir Galatasaray aşığı. Tabi İzmit’in kızı olunca Kocaelispor’u da atlamıyor, ‘onun yeri ayrı’ diyor. Tam bir fanatik, aynı anda 3 maçı aynı anda izliyor. Bununla ilgili ise, “Haftada en az 10 maç izlerim. Canlı izleme konusunda da fırsatım varsa gidip izlerim” diyerek bu sevgisini anlatıyor.” Körmükçü çocukların Türkiye’deki eğitim sistemi nedeniyle spora eğilememesinden de şikayetçi ve bu konuda şunları söylüyor: En büyük handikap çocukların TEOG sınavları, ailelerin başarı odaklı yaklaşımları, okullarda hafta sonu açılan kurslar.
 
PROFESYONELLEŞEMEDİK
Bunlar çok büyük engel. Altyapını kendin oluşturmazsan taşıma suyla değirmen dönmez. Şu an baktığında GS’da 4 yabancı bir Türk oynuyor, Fenerbahçe’de hiç yok. Yetiştiremiyoruz. Profesyonelleşemedik. Türkiye’de ne kadar futbolcu A takımı seviyesinde? Maddi olarak doyum sağlayamayınca insanlar kendi işlerine dönüyor. Futbol daha profesyonel bu anlamda. Şu an Kocaeli’deki bütün U-11 belki 100 takım katılıyor, hepsinin altyapısı var. Bölge takımları, antrenörleri var. Aslında yapılanma güzel ama neden devamı gelmiyor? Üniversite dönemi geldiğinde hiçbir çocuğa spor yaptıramıyorsunuz. Çocukların hareket ihtiyacını karşılayamadığımız için siz 3. sayfa haberlerini yapmak zorunda kalıyorsunuz.”
 
MADDİ GETİRİSİ OLMAYINCA..
Hülya Adalı da hem futbola hem de spora gönül verenlerden. Şu an KOÜ’de yüksek lisansına devam eden Adalı, Yeşim Körmükçü ile birlikte bu güzel çalışmaları yapan isimlerden biri, Dereköy Gazanfer Bilge Spor Klübü’nde de antrenörlük yapıyor.
Geçmiş yıllarda kendisi de bir futbol oyuncusu olan Adalı kendisiyle ilgili şunları kaydetti: “Üniversiteyi burada okudum, yüksek lisansa devam ediyorum. Futbol oynamaya 2005 yılında başladım, üniversitede de devam ettim. Ama ikisi birlikte gitmeyince bırakmak zorunda kaldım. Antrenmanlara çok fazla katılamıyordum.Maddi getirisi olmayınca da antrenörlüğe yöneldim ve C lisansı aldım.
 
FUTBOL KADIN İÇİN DAHA ZOR
Sonrasında Yuvam İzmit Spor’da antrenörlük yaptım. B lisansı kursuna gittim. İki etaptı ve tamamladım. Yükselmeye çalışıyorum. Kursa da kredi çekerek gittim. Yüksek meblağlar istiyorlar. Şu anda karşılayabilecek geri dönüşü alamıyorum. ‘Başka alana yönel’ diyorlar. Futbolun içerisinde bir erkek olarak bulunmak zor, kadın olarak bulunmak daha zor ama bırakamıyorum.”






 
 
 
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner235

banner202

banner144