banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Bu cuma'da hutbenin konusu gazetecilikti
banner234


Siyasetin karışmadığı mecra kalmadı artık. Eğitimde, dinde, şehit cenazelerinde, ölümde, düğünde, kısacası siyaset artık her yerde. Mesela AKP Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, vekil adayı iken bir camide kadınlara hitap ediyordu. Siyasetin girdiği camilerde, şimdi de hocalar farklı meslek gruplarına dersler vermeye başladı. Nasıl mı? Tıpkı bugün cuma namazı hutbesinde olduğu gibi. Konu gıybet. Genişlettikçe genişletilebilecek bir konu bu. Öyle de oldu zaten. İzmit Yenicuma Camii’nde imam, medya kuruluşlarına gazetecilik dersi verdi.





İNANIP YAYMAK DA GÜNAH


Dini hükümler üzerinden yola çıkarak cuma namazı öncesi şantajın ne kadar kötü bir şey olduğunu vaaz veren imam, cuma hutbesinde ise konuyu gıybetten yani dedikodudan tuttu da gazetecilere kadar getirdi. Aslında mantıklı bir çerçeveden bağladı konuyu da buraya. Hocanın ifadesi, “Kulaktan duyma bilgilerle haber yapıp, insanları maddi ve manevi olarak sıkıntıya sokan haberleri yayanlar kadar, onlara inanıp, dedikodusunu yapanlar da bu günahta pay sahibidir” şeklindeydi. İnsanların ayıplarının araştırılmasının da günah olduğunu söyledi bu arada.



Gezi olayları sırasında, camiye kaçan gençlerin camide alkol aldığına dair yalan haberler yapılmıştı.


GÜNAHA GİRMİŞ MİDİR HOCAM?

Hocanın kast ettiği ayıplar, yolsuzluk, arsızlık, hırsızlık, kul hakkı değildi herhalde (!) Öyle ya bunları araştırmak değil, üzerlerini kapatmak asıl günah olan. Bu yüzden açıklık getirelim istedik hocanın ifadelerine. Gelelim, gazetecilere verdiği derse hocanın. “Doğruluğu araştırılmadan insanları suçlamak günahtır. İnanmak da günahtır.” Hocanın bu ifadesinden yola çıkarak kimlerin günaha girdiğine bir bakalım. Örnekleri çok. Mesela “Kabataş’ta türbanlı bacıma saldırdılar, elimizde görüntüler var” diyen Recep Tayyip Erdoğan, bu olayın yalan olduğu ortaya çıktığında günaha girmiş midir hocam?
 



Kabataş'ta, Gezi Parkı eylemcilerinin, türbanlı bir kadına saldırdığı yalanının düzmece olduğu ortaya çıkmıştı. O yalan haberlerden biri.


HAVUZ MEDYASINA MI?

 

Peki, bu Kabataş yalanını, sayfalarına taşıyanlar ve onlara inanıp, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia olunanlara hakaretler, beddualar savuranlar, onlar girmiş midir günaha? “Camide alkol aldılar, görüntüleri elimizde” yalanını sayfalarına taşıyanlar ya da? Suçsuz yere komutanları içeriye atan yargı, komutanları sayfalarında terörist ilan edenler ve çetelerle mücadele ettiklerini söyleyenler, onlara inananlar, onlar girmiş midir günaha? Sümeyye Erdoğan’a suikast yapılacağını öne sürenlerin, bir twitter hesabından yola çıkarak aynı anda manşet atmaları günah mıdır? Bu iddiaya kananlar da günaha girmiş midir?  



Balyoz ve Ergenekon adında düzenlenen operasyonlarda tutuklanan komutanlarla ilgili haberler bu başlıklarla verilmişti.


BASKINLARIN ARDINDAN

Hocam madem hutbede gazetecilik dersi verdiniz, ısmarlama haberlerle ceplerini doldurup, yanlışların üzerini kapatmakla kalmayıp, yanlışları halka doğru gibi anlatanların günahı ne durumdadır? Peki hocam, Deniz Baykal ve MHP’li vekillerin kasetlerinin ortaya çıkmasının ardından bunu siyaset malzemesi haline getirenleri değil de o kasetleri yayınlayanlar günahkar mıdır? Hocam son bir sorum daha olacak, gazetelere ve yayın organlarına yapılan baskınların hemen ardından, “Şantaj” ve “Gazetecilik”ten bahseden bir hutbenin okutulması tesadüf müdür?



Cemaate yakın gazetelere, geçtiğimiz günlerce baskın yapılmıştı.


KUL HAKKINA DA DEĞİNİN


Evet, gazetecilik dersiyle ilgili sorularımız bunlar, birkaç tane de talebimiz olsun hocalarımızdan, Diyanet’ten. Uzun bir süredir dillendirilmeyen pek çok konu var. Mesela yolsuzluk, mesela hırsızlık, mesela yalan… En önemlisi ise ‘kul hakkı.’ Evet hocam, en büyük ve en korkulması gereken günah bu bildiğim kadarıyla. Siz her ne kadar gazetecilik dersi verseniz de bizim işimiz gazetecilik, din dersi veremeyiz kimseye (!) Hocam, adı üstünde kul hakkı. Yaradan “Bana kul hakkı ile gelme” diyor değil mi? Uzun zamandır dillendirilmeyen bu mevzulara da bir el atılsa diyoruz hani. İnsanlar bilsin en büyük günahın ne olduğunu değil mi?



Aynı anda üç gazete aynı manşetleri atmıştı ancak bu haberin de düzmece olduğu ortaya çıkmıştı.



AKP'ye yakın bu gazete de komutanları derin devlet olarak nitelemişti.
 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237