banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Bircan: Elbiseleri yıkadığımı itiraf ediyorum
banner234

Baba mesleğini başarıyla yürüten Natural Wet Clean İşletmesinin sahibi olan Vahap Bircan, okurlarımızı bilgilendirerek, “Kuru temizlemeye alternatif bir çözüm sunuyoruz. Yakında elbiselerinizde “P” yerine “W” harfi görürseniz şaşırmayın” diyerek uyarıda bulundu.

 

Baba mesleğini yürüterek  40 yıldır bu işi yapan 52 yaşındaki Vahap Bircan’ın işletmesinin konuğu olduk. Doğan Mahallesi Lozan Caddesi No:20 Kuruçeşme adresinde “Yıldız Kurutemizleme” adıyla müşterilerine sınırsız hizmet vermeye devam eden Vahap Bircan, 2012 yılından bu yana yepyeni bir teknoloji olan ‘’Wetcleaning’’ sistemi ile hizmet vermeye devam ediyor. Okurlarımızı bilgilendirmek adına önemli açıklamalarda bulunan Bircan, insan sağlığı ve çevre bilincimizi, profesyonel giysi temizleme ile birleştirerek kuru temizlemeye alternatif bir çözüm sunduklarının altını çizdi. Babasından devraldığı kuru temizleme işini oğlu Kadir Bircan’la beraber sürdüren Vahap Bircan, her geçen gün kendini yenileyen adımlarla sektörün belirleyicisi olmaya devam ediyor. Vahap Bircan ile yaptığımız röportajdan sonra, kuru temizleme konusunda aslında hiçbir şey bilmediğimizi veya bildiklerimizin çok eksik olduğunu sizler de fark edeceksiniz. Avrupa’da yüksek miktarda kanserojen taşıdığı için çoktan yasaklanan uygulamanın bizim ülkemizde hala kullanıyor olması akıl alacak gibi değil.

Buyurun röportajımızı hep birlikte okuyalım:

“1840’LARA DAYANAN TEMİZLİK”

İlk olarak kuru temizlemeden kısaca bahseden Bircan, “Tarihi 1840’lara dayanan kuru temizlemeden önce insanlar zor lekelerini çıkarmak için kül, yağ gibi ürünler kullanıyorlardı. Hatta nehirlerin üzerinde yakılan saman alevlerinin kıyafetleri daha iyi temizlediği fark edilince kadınlar çamaşır yıkamak için hep aynı nehir noktasını tercih etmişlerdi. Bu uygulamalar bugün yerini teknolojiye bıraksa da aslında yöntemler sadece değişti, özü aynı” dedi.

“KANSEROJEN MADDE”

Kuru temizlemenin öğretilerek yapılan bir sistem olduğunu belirten Bircan, “Fakat dünyada yüzde yüz kanserojen madde olduğu kanıtlanmış olup biz bunu Almanya dan, Fransa’dan, İtalya’dan ithal ediyoruz. Sağlık Bakanlığınca her hangi bir kontrolü yok. İthal üretilenleri bilinçsizce kullanmaktayız. Almanya bu makineleri üretiyor kendi insanlarına kullandırıyor. Bu makinelerin ömrü bittikten sonra makinelerin çöpe atmak yerine daha az gelişmiş ülkelere ihraç ediyorlar çok cüzi bir rakamla. Tabii ki buradaki insanlarda ihraç ve ithalat firmalarına gidiyor. Makineler düzeltilip elden geçiriliyor. Daha sonra insanlarımıza çok yüksek bir rakamla satıyorlar” dedi.

“YILLARCA O MADDEYİ SOLUDUK”

Bir televizyon programında kanserojen madde olduğunu öğrenen ve vatandaşların kuru temizleyemeye yan baktıklarını belirten Vahap Bircan, “Kuru temizleme esnafı tam olarak bilinçli değil. Bu bilinçsizliğin yanında bu maddeyi önce kendileri soluyorlar. Ben yıllarca o maddeyi soludum. Ve o maddeyle temasta bulundum. Burada çalışanlarla eşimle, oğlumla beraber o havayı teneffüs ettik. Fakat Uğur Dündar’ın programından sonra insanlar kuru temizlemeye şöyle bir yan bakmaya başladılar. Ama ondan sonra unutuldu. Bir araştırma yaptık ve hakikaten insan vücudunda kalıcı hasarlar oluşturabilen bir madde olduğunu anladık” dedi.

“VÜCUTTA GİZLENEREK KANSER YAPIYOR”

Türkiye de yüzde 90 oranında kullanıldığını iddia eden Yıldız, “O anda teneffüs ediyorsunuz korkunç bir şey o vücudun her hangi bir yerinde kalıyor. Gizleniyor ve kanser olarak ortaya çıkıyor. Toprağa döküyorsunuz toprakta ne ot bitiyor ne bir karınca geziyor hiçbir şekilde hiç bir canlı o dökülen toprağın çevresinde gezmiyor. O kadar korkunç bir şey. Türkiye de yüzde 90 oranında kullanılıyor. Makineler artık elden çıkartılmış. Temizleme şekline gelince kokuyu almıyor, su lekesini almıyor. Bir nevi kimyasal o kiri inceltiyor. Çıkarıp bakıyorsunuz lekesi çıkmış. İyi bir yağ çözücü… onun haricinde çok fazla etkin bir madde değil” dedi.

“GÖRÜNTÜ OLARAK TEMİZLENİYOR”

Kimyasalın verdiği temizliğin hiçte etik olmadığını ifade eden Bircan, “Ön yıkaması yok. Sadece temizleniyor. Ütüleniyor. Bu ilaç önce açık renklerde kullanılıyor. Bu sefer ayrı bir ilaç koyu renklerde kullanılıyor. Sonra tekrardan kaşelerde kullanılıyor. Yani kaşe ve yün tarzı şeylerde kullanılıyor. Üç defa kullanılıyor üç defadan sonra kaynatma makinesine geri göndertiliyor. Bu kimyasalın verdiği temizlik hiç etik değil. Görüntü olarak temizleniyor. Alıyorsunuz üzerinize giyiyorsunuz. Ağır bir koku var. Müşterilerin çoğu ondan çok şikayetçiydi” dedi.

“ÇOK KÖTÜ BİR KOKUSU VAR”

‘Kuru temizlemenin zararı çok bir tek faydası varsa iyi bir yağ çözücü’ diyen Bircan, “Temizlemeye elbise getiriyoruz, evin içi kokuyor. Öyle bir kötü kokusu var ki. Kuru temizlemenin zararı çok bir tek faydası varsa iyi bir yağ çözücü. Fakat her elbisede gömlek dahi olsa üzerinde P işareti var. Üretici firmaların P klorunun ne olduğunu bildiklerini hiç tahmin etmiyorum. Sadece ürünlerin zarar görmesin yanlış temizleme olmasın diye bu P harfini koyuyorlar. Ve özellikle de bunu vurguluyorlar. Yanlış kuru temizleme yapmıyoruz.  Sentetik kumaş yıkanır. Her insan her bayan çamaşır makinesine atıp bunu rahatlıkla yıkayabilir. Bunu bir de 30 dereceye atın bir alternatif üretin onu da üretmiyorlar devamlı P kuru temizlemeye geliyor” dedi.

“KURU TEMİZLEMENİN NE OLDUĞU BİLİNMİYOR !”

Bu ilacın Almanya dan,  İtalya dan ve Fransa dan geldiğini söyleyerek sözlerine devam eden Bircan,  “Onlar kendileri senelerce kullandılar. Ama kullanmaktan vazgeçtiler. Kesinlikte bitirdiler ve piyasa da yasakladılar. Şu anda Amerika’da yasak. Kanada’da yasak. Avrupa da ilk kez buna savaş açtılar. Ama bizim ülkemizde halan daha kuru temizlemeye rağbet devam ediyor. Vatandaş kuru temizlemenin ne olduğunu da bilmiyor. Vatandaşın yüzde 70’i kuru temizlemenin ne olduğunu bilmiyor. Neyle temizlendiğini bilmiyor. Bizde bu hem kendi açımızdan hem de insanların bilinçlenmesi açısından iki yıldır zaten ben ıslak temizlik yapıyorum.

“ P İŞARETLİ OLAN HERŞEYİ YIKIYORUZ”

İzmit’te ilk defa Kuru temizleme adı altında ıslak temizlik yaptığının altını çizen Vahap Bircan, “Müşterilerim bu durumdan çok memnun. Bir geliyorlar bakıyorlar ama söyleyemiyorum, ben sizin elbisenizi yıkadım diyemiyorum. Sonradan bakıp araştırdık ki bu iş Türkiye de yaygınlaşıyor. İstanbul da başlamış, İzmir, Ankara da var. İzmit’te de biz yapalım dedik. Biz gerçek yaptığımız işi insanlara söyleyelim dedik. Ve yüzde de yüz başarı sağlıyoruz. Her elbiseyi yıkıyoruz. Ceket, pantolon, kaban aklınıza ne geliyorsa yani kuru temizleme P denilen işaretli olan her şeyi biz yıkıyoruz” dedi.

“TEKSTİL MÜHENDİSİ KADAR KUMAŞI İYİ TANIRIM”

Kumaşların dokuma oranlarına göre temizlik uyguladığını ifade eden Bircan, “Benim mesleğim bu. Bir tekstil mühendisi kadar kumaşı iyi tanıyorum. Ve kumaşların dokuma oranlarına göre temizlik uyguluyorum. Bir yüzde yüz ile bir fistonu aynı programda yıkamıyorum. Ve ya polyesteri aynı programda yıkamıyorum. Programları farklılaştırıyorum ilaçlarını farklılaştırıyorum. Bu ilaçlar kimyasal fakat su da çözülüp gidebilen kimyasallar. Kullandığımız deterjan toz deterjanla beyazlarda kullanıyoruz. Onun haricinde sıvı deterjan kullanıyoruz” dedi.

Beğenilmediği takdirde elbisenin yenisini alma garantisi verdiklerinin altını çizen Vahap Bey, “Her şey yıkanır mantığıyla girdik bu işe. Biz her şeyi yıkıyoruz ve bozmuyoruz. Biz birebir garanti veriyoruz. Elbisenizin yenisini alma garantisini veriyoruz o kadar iddialıyız. Güzelce yıkanıp durulanıyor. Üç sefer durulama oluyor. Yıkanıyor, ütüleniyor hazırlanıp müşteriye teslim ediliyor. Piyasada bize göre hangi markanın deterjanı ucuzsa onu alıp kullanıyoruz. Yüzde yüz yün bir takım elbiseyi yıkadığımız zaman ayna karşısında giyip eyvah gitti diyorsunuz. Bunu ufak tüyolarla biz onu daha parlak daha temiz, düzgün bir şekilde hazırlayıp teslim ediyoruz” dedi.

“ÜRETİLEN MAKİNELER ÇOK PAHALI”

Bu sisteminde toplamda 200 milyara mal olduğunu sözleriyle ifade eden Bircan, “Bu sistem git gide yaygınlaşıyor. Bu sistem için makinelerde üretildi. Fakat bu üretilen makineler çok pahalı. 120 milyar bir makine. Bir yanında 80 milyar kurutma makinesine veriyorlar. Fakat yakında bütün kuru temizleyiciler bu sisteme dönmek zorunda. Çünkü alternatif bu. Ben iddia ediyorum. Deri haricinde kumaş olan her şeyi yıkayıp temizliyoruz” dedi.

“İNSANLARI KANDIRMAYALIM”

Sözlerini sonlandıran Vahap Yıldız, “Ben insanların bilinçlenmesini istiyorum. Her şey para değil. Ben bu işi buraya kadar getirdiysem bütün kuru temizlemeciler bu işi çevirebilirler. Daha iyi hizmet verirler. Ya ıslak temizlik yapacaksınız ya da kuru temizleme yapacaksınız. İnsanları da kandırmayalım. Ben açık açık müşterinin elbisesini yıkadığımı itiraf ediyorum. Bunu Avrupa  yapıyor. Onlarda P harfinin haricinde W harfi (Wet Cleanin) var. Gelecekte W harfini elbiselerinizde görürseniz şaşırmayın” diyerek sözlerini tamamladı.

http://www.yildizkurutemizleme.com.tr

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ağaoğlu 2 yıl önce

Helal olsun be vahap amca :)

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237