banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

BİR ÖMRE BEDEL SINAV…
banner234

Ülkemizde her yıl binlerce öğrenci üniversite sınavına giriyor. Bu yıl da öyle oldu ve şimdi hepsi tercih aşamasına geldi. Allah kolaylık versin .

İsin en zor kısmı, ömür boyu mesleğiniz olacak seçimi yapabilmek.

Bazı seçimleri beğenmezseniz ileride değişiklik yapabilirsiniz.

Mesela insanlar eşlerinden dahi anlaşmayınca boşanıyorlar fakat meslek öyle mi? İster sev ister sevme o meslek yada bölüm sizinle birlikte ömür boyu devam ediyor. Bu sınav sistemiyle ne kadar doğru kararlar veriyoruz?

***

Biz de bir çok aile gibi kızımda yakınen bu olayları yaşadık. Her sınav seçmelerinde, kızımda yaşadıklarımız aklıma gelir ve içim sızlar.

Tüm öğrenci ve aillere dua ederim. Kızıma ilkokul yıllarında onu kesinlikle dersane ve özel hocalara göndermeyeceğimizi söyledik.

İstedik ki çocukluğunu yaşasın, küçük yaşta bu yarışa girmesin çocukluğunun tadını çıkarsın. Kızımın döneminde Anadolu liseleri için büyük yarış vardı ve çocuklardan çok aileller yarışıyordu.

Ailelerde öyle bir hırs vardı ki, kimin çocuğu kaç puan almış dersanede kaçıncı sırada birbirlerinden haberdardı. Açıkçası ne kendim ne de kızım bu düzenin içinde olsun istemedim. Fakat kızım arkadaşlarına özendiği için olsa gerek, özel hoca da istedi, dershane ye gitmekte…

Ne kadar anlatsakta ilkokul dördüncü sınıfta başladı.

“Arkadaşlarımın hepsi gidiyor bende gideceğim” dedi.

Ne kadar anlatsakta o yaşta algılayamamıştı.

İleride “ben istedim göndermediniz” diyerek hayatına engel olmak istemedik. İlkokul dördüncü sınıfta başlayan bu düzen üniversiteye girene kadar devam etti. Çok çalıştı, her dönemde derece yaptı, liseyi birincilikle bitirdi. Hedefleri büyüktü, biz de aile olarak destek oluyorduk.

Zaman su gibi aktı ve beklediği üniversite sınavı geldi.

Yıllardır verdiği emeğin karşılığını alacaktı. Fakat ne var ki, sınavlara iki hafta kala arkadaşının yaşadığı olumsuzluk onu çok etkiledi ve sınava girmek dahi istemedi. Yıllardır verdiği emek boşa gidiyordu.

Ne yapacağımızı şaşırmıştık. Dersanelerin, hocaların kesin Boğaziçi yada Galatasaray Üniversitesi kazanır dedikleri çocuk sınava girmek istemiyordu. Herşeyi öylece bırakmıştı.

***

Tam sınava bir kaç gün kala gireceğini söyledi fakat ders çalışmayı çoktan bırakmıştı.

Aile olarak neler yaşadığımızı varın siz düşünün. Karşı taraf çocuğunuz ve onun geleceği. Sınav günü geldi çattı. Bir gün önce hiç uyumadık, eşimle neyin doğru neyin yanlış olduğunun müzakeresini yaptık, içimiz hiç rahat değildi. Kızımızı sabah erken sınava götürdük. Onu uğurlarken sanki yanlış yere gidiyormuş gibi, geri gelse gibi düşündük. Giderken arkasına döndü bize bir baktı; o bakışları hayatımız boyunca ne eşim ne de ben unutmayacağız. Sanki kurbanlık koyun gibiydi. Bir günde insan on yaş yaşlanır diyorlar resmen öyle olduk, içimizdeki üzüntü fırtınalar neydi böyle? Bu yaşadıklarımızın ne maddi ne manevi karşılığı vardı.

Ne büyük bedeld bu…! Hem çocuk hem aile yanlış sistem yüzünden neler yaşıyor, yazık! Bizim tek çocuğumuz vardı, çok çocukları olanlar ne yapacaktı? Bizlere yaşatılanların hesabını kim verecekti? Maddi manevi yıpranmıştık.

***

Sınav bitti, sonuçlar geldi, seçmeler yapılacak.

Ne dersaneler ne hocalar yeterli oldu. Eşim sıfırdan başlayarak bu konu üzerine neredeyse ihtisas yaptı. Hepsi öyle tekdüze bakmış ki olaya..! neyse eşim araştırmalar yaparak kendi yaptı seçmeleri ve şunu söyledi. “Yanlış tercihler yüzünden kim bilir kimler yanlış meslekte vark gösteryorlar. Eğer tercihleri onlara yaptırsaydık kızımız şuanki üniversitede değil, puanları daha düşük bir üniversitede olacaktı.

Bu arada istanbul Üniversitesi İngilizce işletmeyi kazanmıştı.

Daha sonraki yıllarda eşim gönüllü olarak bir çok öğrenciye seçmelerinde yardımcı oldu. Almanya’dan gelip Türkiye'ye yerleşen arkadaşlarımızın iki çocuğu vardı. Türkiye ve sistemi bilmedikleri için bize sorarak bilgi alarak hareket ettiler. Onlar ortaokul yıllarında başladılar ve bu evreleri geçirip üniversiteye yerleştirdiler. Tabi bizim yaşadığımızı onlar da yaşadı. Dersane, özel okul, özel hoca…

Arkadaşımın eşi Almanya’da doğup büyümüş, kırk yaşından sonra Türkiye ye yerleşmiş. Birgün bize bir soru sordu: “”Biz bu üniversite aşamasına kadar maddi manevi çok şey harcadık. Bir de şimdi üniversite burası daha da masraflı. Peki benim bu harcadiklarım ve yıllardır çocuğun verdiği emeği toplarsan büyük paralar ediyor. Benim çocuğum okulu bitirip işe girdiğinde kaç para maaş alacak? Bu kadar emeğin ve paranın karşılığını görür herhalde” dedi.

Beklentisinin yüksek olmaması gerektiğini, binlerce üniversite mezunu olduğunu söyledik. “Nasıl yani” dedi. O zaman kısa yoldan meslek sahibi olsaydı daha iyi değil miydi? Ne Farkı olaca”

Bunun üzerine eşim de “BURASI TÜRKİYE” dedi.

Anlayamamıştı ama zamanla oda çözecektir.

Hayat bir sınav, gençlerin öyle bir sınavı var ki hayatına badel...

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237