banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Bir işçinin kılına zarar gelirse...
banner234

Otomotiv sektöründe başlayan işçi direnişi dalga dalga tüm Türkiye’ye yayılıyor. Bugüne kadar köle gibi çalıştırılan, sarı sendikaların markajı nedeniyle taleplerinde diretemeyen otomotiv sektöründeki emekçiler, nihayet isyan bayrağını açtı.

 

Bursa’daki Renault ve Tofaş’ta başlayan direniş, ilimize de sıçradı. Birkaç işçinin Ford fabrikasındaki yaktığı kıvılcım ateşi, binlere ulaştı. Ford işçilerine her kesimden büyük destek var. Bu desteklerden en önemlisi, Dilovası’nda faaliyet gösteren UNİLEVER fabrikası oldu.

 

Metal işçisine yapılan muameleye kafa kaldıran Unilever işçileri, ortak basın bildirgesi hazırlayarak, “emekçi kardeşlerimizin yanındayız” mesajı verdi. Basın açıklamasını işçi temsilcisinin okuduğu toplantıda, “ekonomik istikrar istemiyoruz. İstikrarın en büyük göstergesi çocuklarımızın açlığıdır” sözlerine yer verildi.

 

Metal sendikasının yapılan eylemleri dış mihraklara bağlamasını ti’ye alan Unılever işçileri, sendikayı açlık sınırı rakamlarını öğrenmeye davet etti. İşçiler, direnişi basın yayın organları aracılığıyla yakınen takip ettiklerini belirtip, bu davada kazananın direnen emekçiler olacağını ifade ettiler.

 

Unılever işçilerinin emekten yana koyduğu bu tavır, oldukça ses getireceğe benziyor. Unilever işçilerinin yaptığı açıklama tam olarak şu sözlerden oluşuyor:

 

BU DAVA TÜM TÜRKİYE’NİN

 

Bursa’dan Renault ve Tofaş işçilerinin yaktığı meşale ile, ülkemizde yıllarca görmezden gelinmiş , talepleri dikkate alınmamış , biat kültürü dikta edilmiş metal işçisinin yolu aydınlanmıştır. Metal işçisini bu kölelik düzenine mahkum edenler, bu hak mücadelesinin diyetini emekçi kardeşlerimize ödetmek istemektedirler.

 

Yalnız unutulmaması gereken önemli bir husus vardırki,  bu dava metal işçisinin davası tekelinde kalamaz ve kalmayacaktır. Bu dava tüm Türkiye işçi sınıfının davasıdır. Bir diyet ödenecekse onuda bu problemleri bugüne dek görmezden gelenler ödemelidir.

 

Bizlerde bu bağlamda Unilever çalışanı işçiler olarak Metal emekçisi kardeşlerimizin davasında sonuna kadar yanlarında yerimizi alacağız.

 

“TOMBUL, YAĞLI PARMAKLARINIZ…”

MESS isimli işçi ve emek düşmanı organizasyon, sermayenin çıkarlarını kollamakla mükellef olduğu kadar, ülke istikrarını da düşünme telaşına girmiş bir örgüt olduğunu hissettiriyor. O zaman yeri gelmişken kendilerine soruyoruz: Mutsuz ve aç insanlar ile doldurduğunuz ülkenin istikrarı kime fayda sağlıyor? Ekonomik istikrar kimin içindir? Ekonomik istikrar sizin şirketlerinizin açgözlü kar grafiklerinizden ibaret ise bizler Türkiye emekçileri olarak ekonomik istikrar istemiyoruz! Bizler için çocuklarımızın açlığı ekenomik istikrarın ana göstergesidir! Bu sebeple sizin tombul, yağlı parmaklarınızın arasından hayatlarımızı alıyoruz!

 

“BİR İŞÇİNİN KILINA ZARAR GELİRSE…”

 

Bu durum vesilesiyle, işveren lehine işveren örgütlerinin yarattığı vahşete dur demek yerine , işçisine dur demeyi seçen sendikal yapılarıda asli cephelerine davet ediyoruz. Sendikalar işçi örgütleridir, işçiye hizmet etmelidir!

 

Bu mücadeleyi bazı dış güçler safsatasına bağlamaya çalışanları da devletin açıkladığı ve görmezden gelinen açlık sınırı rakamlarını öğrenmeye davet ediyoruz!

 

Bizler çeşitli yayın organları ve sosyal medya aracılığı ile direnişi yakından takip ediyoruz. Ve bu markaların , kardeşlerimize söylediği her kötü sözü, yetmez yaptıkları her türlü tehdidi duyuyor ve unutmayacağımızın sözünü veriyoruz.

 

Hali hazırda fabrikamızda uyguladığımız zalim SÜTAŞ boykotunda takındığımız tutum örneğinde olduğu gibi, direnişçi fabrikalarda bir tek işçinin kılına zarar gelmesi halinde söz konusu markaların bizim hayatlarımızda yeri olmayacaktır.

 

Buradan tüm direnen kardeşlerimize selam olsun diyor ve her birinizi içimizde yanan sınıfsal mücadelenin ateşiyle kucaklıyoruz.

 

Davanız davamızdır.

 

“Zafer direnen emekçinin olacak”

 

 Unilever İşçileri...

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ADEM 2 yıl önce

Bakın emekçiler Dışardan fazla üçret sizi bozar diyen dangalak işbirlikçiler çıkacaktır işte üniverel işçisi gibi dayanışma içinde olun bakın yıllardır susmayın sustukça sıra size gelecek dediniz bizi komnist ilan ettiniz işte böyle hırsızlarda başa gelir

Avatar
hicran 2 yıl önce

Bence hayat kimya forddan daha kötü ordakki işçiler niye susuyor birlik olun hepsinin kartları patlammış en az 1 kredileri var oda en az birlik olun susmayyın

Avatar
hakan 2 yıl önce

sendika ne için var işçilerin başında bizim hakkkımızı savunmak için değilmi ewet ama nedense zam zam dönemlerinde işde biz masada %18 le açılış yaptık da onlar %8 veriyolarda gecenin bir yarısı %10 anlaşıldıdaa falanda filanda ulan bizim sırtımızdan kaza

Avatar
diren renault 2 yıl önce

Bütün bu olanların asıl sorumlusu akp iktidarıdır . Halka yalan söyleyerek enflasyonu normalin 3/1 ni söyleyerek mess toplantılarına denetleyici yollayıp işvereni bile tehdit ederek (işçiye enflasyon dışında zam verilmeyecek diyerek ) durum bu noktaya gel

Avatar
zeek 2 yıl önce

Unilever de sendika baskılarından dolayı 100 taşeron işçisi işlerinden olmuştur geri kalanlar ise tam olarak umutlarını kaybedip işden kovulucakları tarihi beklemedikdirler . Önce Unilever çalışanları kendi fabrikalarındaki haksızlığı gidermelidirler.

Avatar
SONCHE 2 yıl önce

bu adem evladına sormalı hangi patronun yalakasısın...hırsızlık içinize kadar işlemiş sizin sağ sömürü zihniyet,şimdide işçi yoldaşlarımızın emek,alınteri,ve geleceğini çalıyor..
aklını başına topla hayatına kızıl rengi koy..sarı dan vazgeç...haaa ne içi

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237