banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Bir gariban ekmek çalsa 5 dakikada yakalanırdı!
banner234

“Türkiye nereye gidiyor?” sorusunu evirip çevirip elli kere hem tersten hem düzden sorabilirsiniz kendi kendinize.

Ama her seferinde de cevabın içinden çıkamaz, o dehlizde kaybolur gidersiniz.

***

Başımdan geçen bir olayı anlatarak konuya giriş yapmak istiyorum.

Bir keresinde İstanbul’da bir sahilde kuzenlerimle otururken, yanı başımızdaki grup birden bire bağırıp çağırmaya başladı.

Tartışıyorlardı aralarında. Kaba saba konuştukları için ne dediklerini anlamıyorduk.

Uzatmayayım, polis geldi tarafları ayırdı, biz de polise yardımcı olmak için bir şeyler yapıyorduk.

Tartışanlardan biri hakkında yakalama kararı varmış.

Ancak polis, o kalabalıktan o şahsı çıkarıp alamadı, vermediler. Ne tartışmalar çıktı, adamı vermediler…

Sonra durup dururken polis bana kimlik sordu.

Çıkardım gösterdim.

Benim de hakkımda yakalama kararı çıkmış.

En az bin kere “basın yoluyla hakaret” suçundan hakim karşısına çıkmış biri olarak buna şaşırmadım.

Polislere durumu anlattım. Gazeteci olduğumu ve yakalama kararımın da kuvvetle muhtemel bir mahkemede ifade vermediğim için çıkarıldığını söyledim.

Kimliğimi onlara vermemi ve sabah adliyeye birlikte gitmemizi teklif ettim.

Bir grup tinerciyle, esrarkeşle, hapçıyla devlet beni 5 metrekarelik nezarete attı.

Orada sabahladım.

Çok da uzun bir hikayedir aslında ama uzatmayayım.

Ertesi gün ben mahkemenin hakiminden, önce kıyafetim nedeniyle özür diledim ki; üzerimde bir kapri, tişört ve parmak arası terlik vardı. Öylece çıkarıldım mahkemeye.

Ve başımdan geçenleri anlattım.

Benimle birlikte birinin daha yakalama kararının olduğunu, ancak polisin o kişi başka bir dilde konuştuğu için kendisini alıkoyamadığını anlattıktan sonra “Ben bu mahkemenin de hükümetin de ileri demokrasi anlayışını protesto ediyorum ve savunma yapmıyorum” dedi.

Hakim bu çıkışım karşısında şaşırmıştı ve benden özür dilememi, aksi halde mahkeme heyetine hakaretten cezam ertelenmeksizin 3 ay hapis cezası alacağımı söyledi.

Özür dilemedim.

Elime kelepçe takılıp Metris Cezaevi’ne doğru ilk adımımı attığımda hakim insafa geldi de, o dönem Metris’te kalan Aziz Yıldırım’a komşu olmaktan kurtuldum…

***

Sözü hemen açılım saçılım gibi konulara getirmek istemiyorum. Niyazım o değil.

Hoş, birilerinin ayaklar altına aldığı o kavramı yıllardır taşıyorum başımın üzerinde, bin yıl daha da taşırım, o da apayrı bir mesele…

Asıl mesele bu çarpık işleyişin, bu bozuk düzenin, bu ‘ezileni öldür’ düzeninin nereye kadar gideceği, bıçağın daha da neremize kadar dayanacağı…

***

Şimdi dağdan inenlere devlet çeşitli olanaklar sağlayacak. Bu mevzuya girersem yazının asla bitmeyeceğini düşündüğümden bir başka yazı konusunda konuyu iğdiş iğdiş etme kararı verdim az evvel…

***

Nihayet konuya giriş yapabiliyorum…

Son günlerin en çok konuşulan konularından biri Tüysüzler bildiğiniz üzere.

Konunun yakinen takipçisiyim.

Bir aile, deyim yerindeyse; DÜŞTÜ.

Allah kimseye vermesin.

Umarım bir an önce eski günlerine geri döner o aile.

Yaşadıklarını bilemeyiz elbette.

Ama bir gerçek var ki, ortada çok sayıda mağdur var.

O mağdurların da düştüğün durum zor. Elimi vicdanıma koyduğum zaman, o mağdurları savunmak daha akla uygun, daha ferahlatıcı geliyor.

Şimdi, bu kentte MOBESE diye bir icat var değil mi?

Bu insanların nereye gittiği neden hala tespit edilemedi?

Ben “Vurun, kırın, öldürün” demiyorum. Bulun, adaletin önüne çıkarın” diyorum. Zaten adalet önüne çıkarıldıklarında da tabiri caizse bir cacık çıkmayacağını herkes biliyor.

Ama bir gariban ekmek çaldığında aslan kesilen, beş dakikada SUÇLU’yu yakalayan polis, ya başka işlerle lay lay lom yapıyor, ya da nüfuzlu bir aileye diş geçirmekte zorlanıyor.

Başka izahı yok, bana kimse hikaye anlatmasın…

Bu insanların yurt dışına çıkıp çıkmadığını tespit etmek bu kadar mı zor? Buhar olup uçmadı ya bu insanlar…

Ama yok… Düzen bu. Evet. DÜZEN bu…

***

Yeter. Çok yazdım…

 

 

Siz de www.kocaelibarisgazetesi.com adresinde yorumlarınızın yayınlanmasını istiyorsanız, gazetebaris@gmail.com adresine görüş ve düşüncelerinizi iletebilirsiniz…

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İdris CELEP 2 yıl önce

Ahmet Kardeşim; Huzur bulacağın bir Aile ortamına geçiş yaptığın için senin adına mutlu oldum.. Bizlerde seni özlemiştik..Hoşgeldin..Gelelim yazı konuna; Bu ülke bir zamanlar içinde çok büyük bir kesimin büyük maddi zararlar gördüğü ''KASTELİ Faciası''

Avatar
DEMİR 2 yıl önce

En azından hakim karşısına çıkarılmanız için bir neden vardı. Hatta kapri, tişört ve parmak arası terlikten de hüküm giyebilirdiniz azizim. Şanslısınız, hakim karşısına çıkarılmadan yıllarca hüküm giyenler de var. Bu kısmı daha sonra tartışırız. Vaktiy

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237