banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Bir engellinin isyanı
banner234

Doğuştan Selebral Palsi hastası olan Fatma Eyi, Sağlık Bakanlığı’nın aldığı bir karar nedeniyle yürüme umudunu kaybetmek üzere. Ömür boyu fizyoterapi tedavisi alması gereken Fatma Eyi, 2002 yılında çıkan kanunla bu tedavisine başlayabilmiş. Ancak kısa bir süre sonra fizyoterapi tedavisine 18 yaş sınırı getirilince, tedaviye ara vermiş Fatma Yel.

 

BAKAN’A MEKTUP YAZDI

 

Kısa sürede kas ağrıları artan ve hareket etmekte bile zorlanan Fatma Eyi’nin imdadına yine Sağlık Bakanlığı yetişmiş ve 18 yaş sınırını kaldırmış. Ancak bu kez de yıllık 90 olan seans sayısı, 30’a düşürülmüş. Şimdi Fatma Eyi, Sağlık Bakanlığı’na sesini duyurmaya çalışıyor. Konuyla ilgili Hüseyin Çelik’e bir mektup yazan Eyi, bakanlıktan yardım istiyor. İşte Eyi’nin o mektubu:

 

Merhaba Sayın Hüseyin Çelik Beyefendi,

Hepimiz bilmekteyiz ki, yaşadığımız bu alemde Allah tarafından, birbirinizin hakkını koruyup gözetin emredilerek, hepimizin hakkı birbirimize emanet edilmiştir...  

 

Ben, Allah’ın bu yasasını eksiksiz yaşayan bir insan olarak, şu an içinde bulunduğum, yaşam kalitemi düşürecek,  uğradığım  haksızlığı sizinle paylaşarak yardımınızı isteyeceğim… 

 

Ben‚ doğuştan Selebral Palsi hastasıyım. Sağlıklı, ağrısız yaşayabilmem için benim ömür boyu fizyoterapi tedavisi almam gerekiyor. Ülkemizde 2002 yılına kadar fizyoterapi tedavisini devletimiz karşılamıyordu. Bizim de bu tedaviyi karşılayacak maddi imkânımız olmadığı için fizyoterapi tedavisi alamadan yıllarca ağrılar içinde yaşadım. 2002 yılında Avrupa Birliği'nin isteği üzerine devletimizin çıkardığı yasayla beraber ülkemizde fizyoterapi tedavisi uygulanan rehabilitasyon merkezleri açıldı. Ben bunu duyar duymaz hemen bir rehabilitasyon merkezinde fizyoterapi tedavisine başladım. Bir süre sonra kasılmalarım azaldı‚ kaslarım güçlendi ve hatta biri diğerinden kısa olan bacaklarımın boyları eşitlendi. Yıllarca çektiğim ağrılarım kaybolmuş, sağlıklı bir şekilde yaşamaya başlamıştım.

 

Tek sıkıntım rehabilitasyon merkezlerinde fizyoterapistler uzun süre durmuyor, durmadan fizyoterapist değişiyordu. Bu durum da benim bir şeyleri başarmamı ilerlememi aksatıyordu. Zamanla kurum sahipleri fizyoterapistlerin yerine beden eğitimi öğretmenlerini işe almaya başladılar. Ben artık bir şeyleri başarma,  ilerleme hayalimden vazgeçmiş, ağrısız yaşamaya  razı olmuştum. 

 

Bir süre sonra devletimiz fizyoterapi tedavisine 18 yaş sınırı koydu ve ben tedavimden ayrılmak zorunda kaldım. Yaş sınırı nedeniyle yaklaşık dört beş sene tedaviye gidemedim. Kısa bir süre sonra tekrar kasılmalarım arttı, ağrılarım başladı ve hatta belimdeki kaslarım beni taşıyamaz hale geldi. Artık evin içinde dizlerimin üzerinde bile yürüyemiyordum. Sanırım Rabbim bana acıdı, birden 18 yaş sınırı kalktı.      

 

Ama ben rehabilitasyon merkezlerinde yetersiz ve randıman vermeyen çalışmaları bildiğim için, bu sefer rehabilitasyon merkezine değil, özel bir fizik tedavi tıp merkezine müracaat ettim. Beni hemen tedaviye aldılar. İşinde son derece bilgili ve işini severek, tam gönül vererek yapan bir fizyoterapiste düştüm. Üç yıldır beni çalıştırıyor. İki elimden tuttukları zaman yürümeye başladım. Kollarıma girilince merdiven inip çıkabiliyorum. Hatta son zamanlarda fizyoterapistimle tek elimden tutarak yürüme çalışmalarına başladık. Bu durum benim hayal etmediğim bir şeydi. Artık ben kendi başıma yürüyüp tıp kitaplarındaki iyi olmaz sözcüğünü ezmeyi hayal eder oldum ve hayata daha umutla bakmaya başladım.  İçimden,  fizyoterapistim emekli olana kadar onu bırakmam. Ve Allah’ın izini ile bana çok yol aldırır diye düşünüyordum.

 

Ama    bir ay  önce  yeni bir yasa çıktı. Fizik tedavi merkezlerinde  yılda 90 seans var olan  tedavi hakkımız, 16 yaş  üzerindeki kişilere  yıllık 30 seansa düşürüldü. Yani bu durumda devletimiz  bize diyor ki: "16 yaşına kadar iyi olan olsun, iyi olmayan ölsün."  Ama bilmiyorlar ki bizim bu tedavideki iyi olmaktan önceki amacımız ölene kadar sağlıklı yaşamak ve hayata umutla bakmak…

 Bu nedenle de ben bu çıkan yasaya itiraz ediyor, kabul edemiyorum. Kimsenin benim sağlığımla oynamaya, umutlarımı kırmaya hakkı yok. Allah rızası için kendinizi ve evladınızı benim yerime koyarak, bu konuda bir şeyler yapın. Bu yasanın geri çekilmesini ve umutla sarıldığımız tedavi hakkımızın bize geri verilmesini sağlayın. Sağlıkta tasarruf olur mu? Lütfen söyleyin. Rabbim kimseyi umutsuz ve çaresiz bırakmasın…       

Saygılarımla  Fatma Eyi.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237