banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

BİR ÇINARIN ARDINDAN…
banner234

 

Yıllar  önce, TRT’nin eski spikerlerinden Mesut Mertcan’ın diksiyon kursunun kapanış toplantısından bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Bir hafta sonu Mesut Mertcan’ı arkadaşları balık tutmak için davet ediyorlar. Ancak, sabah radyoda 7.30 haberlerini sunacağı için arkadaşlarına eşlik edememiş. Ertesi gün sabah haberlerinde verdiği ilk haber arkadaşlarının trafik kazasında hayatlarını kaybettiği haberidir. Ancak, aynı ses tonuyla, aynı görev sorumluluğuyla, içi yana yana haberleri sunmuştur.

Yıllar boyu, her acı olayın akabinde işime döndüğümde hep bu anekdotu hatırlarım. Bugün de işte öyle bir gün…

Erdoğan ÖZGÜN beyefendi ile yaklaşık bir yıl önce, şirketleri ile ilgili birçok projeye danışmanlık yapmak üzere görüşmeye çağrıldığım zaman tanışmıştım.

Erdoğan Bey, ilk selamlaştığınız anda samimiyetini, içtenliğini, sevgi dolu yüreğini, insan gibi insanlığını görebileceğiniz nadir bir şahsiyetti. Kısa bir görüşme için bir araya gelmiştik, ancak görüşmemiz saatlerce sürdü. Anlattı, anlattı, anlattı…

Haaa sanmayın ki, şirketlerini, işlerini, projelerini anlattı…

Öncelikle en büyük aşkı olduğunu daha o gün anladığım Asuman Hanımefendi ve kendisini anlattı. Hayata bakış açılarını, insana verdikleri değeri anlattı.

Yıllarını çalışanlarının hayatını güvence altına alabilmek için nasıl da fedakarca harcadığını anlattı. Ama bir sitemle değil, sevgiyle anlattı. Şevkle anlattı. Sanki yeni iş kurmuş bir girişimcinin heyecanıyla anlattı.

Para kazanmaktan asla bahsetmedi. İNSAN KAZANMAYI anlattı. Çalışanlarını bir BABANIN EVLADINI anlatır gibi anlattı.

Koltuğuna yaslandı, oldukça gururlu bir şekilde çalışanlarının sosyal güvenceleri ve yasal hakları ile ilgili olarak titizliğini ve tavizsizliğini anlattı. Derin bir huzuru gördüm yüzünde.

Beraber çalıştığımız süreçte, istihdam ettiği eleman sayıları arttıkça telefonla ya da e-maille büyük bir sevinçle mutluluğunu paylaşıyordu. Hani, günümüzdeki iş dünyasının personel giderlerini nasıl azaltayım da karlılığım artsın telaşındaki PATRON’lar gibi değil, bir BABA gibiydi…

Gazete Barış’ta yazdığımı öğrendiği zaman ki ilk tepkisi o kadar güzeldi ki, “Ne kadar keyifli, güzel insanların bir araya gelmesi” diye yorum yapmıştı Aysun Özcan Erenkaya Hanımefendi için. Nereden bilebilirdik ki, bu kadar kısa sürede kendisinin aramızdan ayrılışını kaleme alacağımızı…

Konuşmalarımızda ortak bir tarafımız vardı. Benim de çok kullandığım “KEYİF” kelimesini çok kullanırdı. Gerçekleştirmeyi istediği işlerin sonunda “Çok keyifliyim hocam” derdi.

İnanılmaz nazik bir insandı. Ben şirkete gittiğimde, her zamanki nezaketiyle, ilk kez gitmişim gibi mutlu bir yüz ifadesiyle ve içtenlikle karşılardı.

Şirketteki has kızı diye tanımlayacağım, Fatma Aktaş Hanımefendi’nin üstün gayret, titizlik ve özenle takip ettiği diyetinden büyük keyif alır, verdiği kilolar ile ilgili inanılmaz mutluluk duyar, tüm şirket ile paylaşırdı.

Değerli eşi büyük aşkı (tanıyan herkes katılacaktır) Asuman Hanımefendi Erdoğan Bey’in dünyasının merkezindeydi. En son Çarşamba akşamı konuştuk. “Hocam bu yazı Bodrum’da Asuman Hanım’la geçireceğim. Mutlaka her hafta sonu Bodrum’da olacağım” dedi. Ha bir de İpek Hanım vardı çokça bahsettiği. Asuman Hanım’ın yiğeni. Bizi tanıştırmak için birkaç kez program yapmaya çalıştı, ancak İpek Hanım yurtdışında yaşadığı için bir türlü bir araya gelemedik. En son Çarşamba akşamı da İpek Hanımı karşılamaya gittiği havaalanından konuşmuştuk. “Hocam mutlaka tanışmalısınız demişti”. Çok mutluydu, yeni işe başlattığı kişilerden bahsetti kısaca, çok mutluydu. Bu hafta için de program yaptık görüşeceğiz diye. Kısmet olmadı, maalesef…

Bugün gün boyu iç dünyamda büyük bir çelişki yaşadım. Bir yanım, “Böylesine dünyalar iyisi bir insanı iyiki tanımışım”, diğer yanım ise “Bu kadar kısa olacaktı, tanımamış mı olsaydım acaba”? diyor.

İyiki Tanımışım Sizi Erdoğan Bey, İyi İnsan…

Bu yaz söz verdiğim halde Balaban’da Kiraz mevsimindeki davetinize katılamadım özür dilerim, İyi İnsan…

İpek Hanım’la tanışacağım, Siz yanımızdaymışsınız gibi…

Bir Afrika seyahatimi Siz’in hatıranız için gerçekleştireceğim…

Asuman Hanımefendi üzgün…

Çalışanlarınız yetim…

Sayısız seveniniz boynu bükük kaldı…

Çınarlar ayakta ölürmüş, Siz de ulu bir çınardınız, yalnızca iş dünyası değil, İNSANLIK için büyük bir kayıpsınız.

Nurlar içinde uyuyunuz İYİ İNSAN…

 

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halil ibrahim TUTA 2 yıl önce

Çok değerli hocam size biraz sitem edeceğim kusuruma bakmayın.

Erdoğan bey'in ismini taşıyan Yemek Fabrikamızdan hiç bahsetmemişsiniz.

O bizim babamızdı yol göstericimiz ışığımızdı nur içinde yat.

Seni çok ama çok özleyeceğiz.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237