banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

''Biliyoruz ki savaş en çok bizleri vurur''
banner234

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

 

‘’Biz kadınlar yıllardır barış için örgütlendik. Barış için ses çıkardık. Çünkü biliyoruz ki savaş en çok bizleri vurur. Çünkü biliyoruz ki ataerkinin bedenimiz üzerindeki saldırısı, savaş dönemlerinde daha da katlanır ve yıkıcılaşır. Çünkü biliyoruz ki savaş koşulları, “vatan” dişi ve fethedilmesi gereken, “siyasal egemenlik”i ise erkek ve fetheden olarak kodlar ve bilinci tekrar inşa eder.  Savaş, mevcut toplumsal rolleri daha da derinleştirir, biz kadınları tüm dünyanın ezilenleri durumuna hapsetmeye yarar, köleleştirir. Özellikle kadınlar üzerinde onarılamayacak, geri döndürülemeyecek fiziksel ve duygusal tahribatlara yol açar. Ve bu yıkım yine egemen sınıfların ve egemen cinsiyetin işine yarar.

 

Şu günlerde başta Suriye’de olmak üzere Ortadoğu’da emperyalist müdahalelerle bir savaş yayılmakta. Özellikle kadınları meta ve köle olarak gören IŞİD (DAİŞ) kanımızı donduran bir vahşilikle bize yaklaşıyor. Özsavunmanın ve kadınların örgütlülüğünün temsili olarak Rojava devrimi ise bu yangın yerinde ayrıca bize umut veriyor.

 

''AKP'Yİ CİNSİYETÇİ POLİTİKALARIYLA BİLİYORUZ''

 

Türkiye halklarının yıllardır tüm bu yanı başımızdaki yangın yerine rağmen tesis etmeye çalıştığı barış ise bugünlerde AKP hükümeti tarafından ilk gözden çıkarılacak şey! AKP’yi biz kadınlar zaten yıllardır cinsiyetçi ve kadın kırımına destek sunan politikalarıyla biliyoruz. Patriarkal Kapitalizmin Türkiye’deki pervasız temsilcisi olan AKP, bu kez hiç gözünü kırpmadan bizi savaşın içine çekmekte. Suruç’taki katliam bu acımasızlığın boyutlarını en acı bir biçimde yaşattı bize. Onlarca genç insan bu kirli politikanın gözü dönmüş uygulayıcılarının emriyle hayatlarından oldular. Bu katliamla bir kez daha, ülkede yeni bir kaos dönemi oluşturup muhalif, özgürlükçü herkesi hedef haline getirme peşinde sınır tanımayacaklarını gösterdiler. Ancak özgür bir hayat peşine düşenler barış içinde bir yaşamı kurana kadar bir araya gelmekten mücadele etmekten ölümü değil yaşamı savunmaktan geri durmayacaktır.

 

''BARIŞ MÜCADELESİNE KATILIMIMIZ POLİTİKTİR''

 

Biz yıllardır barış diyoruz, evet. Çünkü biliyoruz ki bu savaşa dur diyemezsek, kalıcı demokratik bir barışı öremezsek savaşı çıkaranlar durmayacak, çıkarları için yaşamı tüm canlılar için eziyete dönüştürecek. Canlılar katledilmeye, doğa tahrip edilmeye devam edecek. Özellikle kadınlar en ağır bedelleri ödemeye devam edecek. Bu sebeple kadınların “barış” mücadelesine katılımı tıpkı özel alanın politikliği gibi politik bir durumdur.

 

Biz kadınlar, pasif bir barış söylemi için sesimizi yükseltmiyoruz. Her türlü farklılıklarımızla, kırıma uğramadan, şiddete uğramadığımız, emeğimiz sömürülmeden yaşayabileceğimiz bir dünya için verdiğimiz mücadelemizi yükseltebileceğimiz, kalıcı demokratik ve onurlu bir barış ortamı istiyoruz.

 

KADINLAR BARIŞ MÜCADELESİNİN KURUCU GÜCÜ OLMALI

 

Savaş karşıtı mücadelenin feminist rengi belirginleşmeli. Kadınlar kendi özgür iradeleri ile kendi sözlerini kurmalı. Nasıl bir barış istediğini dillendirmeli. Barışın artık nefes almak kadar gerekli ve acil olduğunu anlatmalı. Kadınlar barış mücadelesinin kurucu ve yürütücü gücü olmalı. Tam da bu sebeple; farklı etnik grup, sınıfsal yapı, inanç, cinsel kimlik ve yapılar içinde var olan kadınları Türkiye'de etkin bir barış mücadelesi vermek ve barışı kalıcılaştırmak için oluşturulan Barış Bloklarinda yer almaya ve cesaretle ses çıkarmaya çağırıyoruz.’’

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237