banner456
banner452
banner421
banner454

Beşiktaşlı yöneticiden Kocaeli’ye büyük proje!
Röportaj: Aysun Özcan Erenkaya

Kocaeli, her geçen gün yatırımların arttığı, yeni yatırımcıların tercih ettiği kent olma yolunda hızla ilerliyor. Özellikle konut sektöründe yaşanan hareketlilik, dikkatlerin bizim şehrimize daha da odaklanmasına sebep oluyor. Son birkaç yıldır güçlü inşaat firmalarının tercih ettiği bölgelerin başında gelen Başiskele’ye ünlü isimlerin ilgisi de hayli fazla. İşte o ünlü isimlerden birini gazetemize konuk ederek, sıcak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Aslında kamuoyu kendisini daha çok Beşiktaş spor kulübünün yöneticisi olma vasfıyla tanıyor. Beşiktaş’ta Dış İlişkiler ve UEFA’dan sorumlu olan Erdal Torunoğlulları, aslen Karslı. Kardeşleriyle birlikte kurdukları aile şirketinde oldukça büyük işler yapılan ve çeşitli sektörlere yayılan Torunoğulları, son olarak Yuvacık’ta 400 konutluk bir proje yapmaya hazırlanıyor. Erdal Torunoğulları hem projesini tanıtmak hem de Kocaeli’nin ondaki önemine değinmek için gazetemizi tercih ettiğini belirtip, Kocaeli ile ilgili hayallerinin konut ile sınırlı kalmayacağının altını çizdi. Mütevazı, sakin, samimi yapısının yanı sıra kendine has bir gizemi olduğu izlenimi edindiğim Beşiktaş aşığı iş adamını tüm Kocaeli tanısın diye aklıma gelen ne varsa sordum. Hepsine de hiç tereddütsüz kendinden emin cevaplar aldım. Bu anlamda Erdal Torunoğulları’na buradan bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. Umarım ve dilerim hem Kocaeli ondan, hem de o Kocaeli’den memnun kalır da; bize de daha nice başarılı işlerini yazmak kısmet olur. Uzun zamandır röportaj yapmamanın verdiği paslanmayı Erdal Torunoğulları sayesinde gidermiş oldum, bakalım beğenecek misiniz?

***Erdal Bey sizi Türkiye tanıyor olabilir ama Kocaeli biraz daha iyi tanısın istiyorum. Kısaca anlatır mısınız, Erdal Torunoğlulları kimdir?

Kocaeli’nin benim hayatımda çok farklı yeri vardır. Ailenin tamamına yakını burada yaşıyor. 1988 yılında çenesuyunda bir inşaatta amelelik yaptım ben. Aynı zamanda hayatımda şahsıma dair kazandığım ilk para da Kocaeli’den olmuştur. O yüzden buranın bende önemi büyüktür.

***Aslen nerelisiniz peki?

Karslıyım ama 1982 yılında Kars’tan bir çıktım, çıkış o çıkış. Üniversite hayatı falan derken 1988 yılının sonlarına doğru kendimi Hollanda’da buldum. Kaderin insanı nereye götüreceğini kestiremiyorsunuz.

***Hollanda’ya gelmeniz öyle durduk yere olmamıştır ama öyle değil mi?

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) üçüncü sınıfta okurken bu sağ-sol olayları başladı. Baktım işler terse gidiyor yani taraf olmak zorunda kalacağım çünkü ortada kalma şansın yok. Ağabeyim Hollanda’da yaşıyordu beni yanına çağırdı. “Gel eğitimine burada devam edersin” dedi öylelikle Hollanda’ya gittim.

***Yani sırf üniversitedeki sağ-sol olaylarından dolayı memleketi mi terk ettiniz?

O günün koşullarında öyleydi yoksa benim tarafım bellidir ama öylesi daha iyiydi gittim. Gittiğime de pişman değilim. Yeni bir hayat, yeni bir macera arıyor insan gençken. Bir de o yaşlarda her şeye isyan ediyor, kabullenemiyorsun bazı şeyleri. O yüzden kalkıp Hollanda’ya gittik ama gittiğimiz ülke o kadar rahat bir yer ki, kendi kendimize “biz başka bir dünyaya geldik galiba” dedik.

***Türkiye’den çok mu farklıydı?

Tabi ki oradaki özgürlük, oradaki insan hakları çok enteresan geldi bana ve hayatım orada devam etti. Ardından bütün Avrupa’ya yayıldı hayatımız hala da oradan oraya uçuyoruz.

TÜRKİYE’DE RENCİDE EDİLMİŞ

***Bildiğim kadarıyla yatırımlarınız da Hollanda’da…
Şöyle diyeyim, bizim şirketlerimizin ana merkezi Hollanda’da. Bizi Hollanda’da kime sorarsan “tencereci” olarak iyi tanır.

***Hangi marka adı altında?

Biz SİMTRONİC adlı markamızla butik üretim yapıyoruz. Yani sipariş üzerine yapıyoruz.

***Bu bildiğimiz evlerde kullandığımız tencere mi yoksa daha endüstriyel mutfaklara göre mi?

Hayır, evlerde kullanılan tencerelerden… Bizim sanayiyle işimiz yok. Ancak şu kadarını söyleyeyim; bizim tencerelerimizi kullanan hanımlar bir daha başka tencere kullanamıyor. Oradaki felsefemiz şuydu. Bir kadının ömrünün üçte biri evde geçiyor, biz de onlara yoldaş olacak kalitede ürün tasarladık. Memnuniyet olunca da kadınların kendi arasındaki sohbetlerle her tarafa yayıldık.



 

***Türkiye’de ürünlerinize rastlamak mümkün mü?

Bir ara denedik ama sıkıntı yaşadık. Evden eve satış sistemi yapmaya çalıştık. Fakat bu sistem Türkiye’de rencide edilmiş. Ama Avrupa’da şu anda Allaha şükür bir sıkıntı yok. Zaten referans üzerinden gidiyoruz çünkü ürünü çok iyi anlatmak gerekiyor.

***Turizm sektöründe de varsınız diye biliyorum, bu nasıl oldu?

Hollanda’da ki kazancımızı Türkiye’de yatırıma çevirmek istedik. Bana göre turizm alanında ülkemizin en güzel yeri olan Fethiye’de otelciliğe başladık. Birden bire kendimizi otelcilik işinde bulduk.



 

ALLAH HERKESE ŞANS VERİR

***İyi de, bu işler öyle durduk yerde birden bire olmuyor? Biraz detaya girer misiniz?
Aysun Hanım, şans her sabah kapının önündedir. Bazıları ezer geçer bazıları bunu iyi değerlendirir. Allah kimseyi cezalandırmaz, herkese şans verir, o şans sabah kalktığında kapının önündedir. Ama kullanırsın kullanmazsın o ayrı konu. İster kullanırsın ister ezer geçersin. Biz öyle başladık yoksa Kars’tan gelip Hollanda’ya tencerecilik yap sonra otelciliğe başla. Tabi başlayınca bir taneyle kalmıyorsun, bir, iki, üç diyorsun, tırmanışa geçiyorsun.

***Otellerinizin isimleri nedir?

Orka Otelleri bizimdir. Yaklaşık şu anda 12 tane otelimiz var. Fethiye, Marmaris ve İstanbul’da bulunuyor. Otelciliğe başlayınca insanlar sizi farklı noktalara götürüyor. Biz bu sefer Avrupalılara özel villalar yapmaya başladık derken onların adına kiraya vermeye başladık. Öyle bir profilimiz oluştu. Şu anda Fethiye ve Marmaris civarında yabancılara 3 bine yakın ev sattık. Onların organizasyonu ile uğraşırken inşaatta farklı bir tecrübe edindik. Kocaeli’de de inşaatlara başladık.

***Kocaeli’ye yatırım fikri nasıl oluştu peki?

Burada amcalarım, dayım yaşıyor. Kayınpederim burada yaşıyordu rahmetli oldu ama kayınvalidem hala burada yaşıyor. Onların da varlığıyla Kocaeli’de bir proje yapalım dedik. İlk olarak Orka Life ile başladık. Yeğenlerim Haluk ve Faruk Mamik ile bu projeyi yapınca bu sefer öbür yeğenlerim başladı, bizle niye yapmıyorsun diye. Yeğen de bitmiyor, akraba da. Allah kimseyi akrabasız bırakmasın, harika bir olay.

***O zaman sizi sık sık İzmit’te göreceğiz desenize…

Evet, son zamanlarda çok sık gelmeye başladım. Ayda bir haftayı buraya ayırır oldum. Hakikatten zamanla yarışıyorum. Şimdi yine ikinci bir projeye başladık yeğenlerimle Orka Life olarak.

HOLLANDA’YA “HUZUR EVİ” DİYORUM

***Neden projenin adına ORKA ismini verdiniz?
Orka ismi otelle başladı iyi de tuttu bakalım Kocaeli’de bizi nereye götürecek? Orka, balina anlamına geliyor, renkleri siyah-beyaz Beşiktaş’ı andırıyor. Bazen enteresandır, İzmit’e gelip çarşıda bir yerde oturduğumda genç olsun çocuk olsun yanıma gelip “Erdal amca nasılsın” dediğinde mahcup oluyorum. Bizden biri olduğu kesin de utancımdan “kızım sen kimin kızısın” diye soramıyorum. Yani artık buralıyız, mezarlıklarımız bile burada. Bir nevi İzmitli sayılırız. İnsan doğduğu yeri de özlüyor ama doyduğun yerde yaşam devam ediyor o yüzden İzmit beni çekiyor. Bazen çok sıkılıyorum kendimi Hollanda’ya atıyorum. Nereye gidiyorsun diye sorduklarında “huzurevine gidiyorum” diyorum. Hakikatten huzurevi gibi çok sessiz sedasız bir yer.

***İkametiniz Hollada’da mı, çoluk çocuk var mı bu arada?

Birinci adres orası evet, evimiz de orada. Üç tane kızım var. İkisi Hollanda’da üniversiteye gidiyor, küçüğü liseye gidiyor. İki büyük kızımın eğitimleri çok iyi, onlar artık aştılar. Dört-beş dil biliyorlar. Gelecekte Türkiye’ye yerleşirler mi bilemiyorum çünkü artık o kültürü aldılar. Ama devletimizin Avrupa’da yetişen gençlerimize sahip çıkması gerekiyor.

***Ne gibi mesela, devlet ne yapmalı?

Hani şu ülkenin diasporası şöyle bu ülkenin diasporası böyle diye konuşulur ya. Aslında en büyük diaspora bizde. Tabi şayet değerlendirilirse… Şu anda binlerce çocuğumuz üniversitelerde okuyor. Hali hazırda çok önemli firmalarda CEO olarak çalışan gençlerimiz var. Keza milletvekilleri de öyle. Mesela Almanya’nın son seçimlerinde Almanya parlamentosuna 14 tane Türk Milletvekili soktuk, bunun 10 tanesi kadın. Bunu değerlendirmek gerekiyor. Değerlendirirken de illa benim dediğim olsun dersen olmaz çünkü o adam oranın kültürünü almış. Ola ki bir haksızlığa uğrarsanız zaten içinden gelerek gereğini yapar ama dayatmaya kalkışırsanız olmaz. Sonuç olarak devlet çok farklı biçimde değerlendirebilir yani Avrupa’da yetişen başarılı gençlerimizi.

***Eşiniz ne yapıyor, herhangi bir işle meşgul mü?

Eşim şuan bir şey yapmıyor, ev hanımı. Daha doğrusu kendini çocukların eğitimine adamış, bir nevi onlara mentörlük yapıyor.

İLK SİZİNLE RÖPORTAJ YAPTIM

***Erdal Bey, madem Kocaeli’desiniz Kocaeli sizi biraz daha tanısın. Projenizden bahsedelim isterseniz?
Öncelikle şunu söyleyeyim. Kocaeli’de daha birçok proje hayalim var, onları yapacağım. Sadece konut olarak değil; eğitim olarak, sağlık olarak da olacak. Yurt dışındaki bazı firmaları buraya yönlendirmeyi düşünüyorum.

***Bu yatırım konusunu biraz daha açalım mı?

Üstü kapalı bahsedelim, günü gelince detaylı biçimde anlatırız. Yine ilk siz yazacaksınız, buna emin olun. Çünkü ben ilk sizinle Kocaeli’de bir röportaj yaptım, bu benim için önemli. Diğer projeye dönersek; biz şimdi burada Orka Life 2’ye başlayacağız. Yine Başiskele Yuvacık bölgesinde olacak. Yaklaşık 400 dairelik bir site olacak. Şu an son aşamaya geldik inşallah bu yıl içinde kazmayı vuracağız. İki yıl içerisinde bitirmeyi düşünüyoruz.

***Niçin Yuvacık’ı seçtiniz?

Orka Life’in ilk projesi de orada olduğu için oradan devam edelim istedik. Yeğenlerimin ısrarı üzerine girmiştim, hoşuma da gitti. Proje projeyi getirdi ve tekrar yenisine başladık. Ama kafamda başka şeyler de var.

***Başka proje mi var aklınızda?

Yani sadece konut olarak değerlendirmemek lazım. Türkiye’nin en büyük sanayisi Kocaeli’de. Buraya neler yapılmaz ki..? Benim en büyük avantajım şu; çok iyi ilişkilerimiz var, yabancıyla çalışmayı çok iyi beceriyoruz. Çünkü bizim hep İngilizlerle, İtalyanlarla, Hollandalılarla son olarakta Katarlılarla güzel işlerimiz oldu. Mesela yurt dışındaki sigorta şirketleriyle çalışmalarımız var. Özellikle oradaki yaşlılara yönelik araştırmalar yaptığımızda görüyoruz ki oradaki maliyet çok yüksek. O nedenle oradaki sigorta şirketlerini Türkiye’ye yönlendirmek istiyoruz. Görüşmelerimiz devam ediyor eğer becerebilirsek ilk olarak Kocaeli bazlı düşünerek buraya yönlendireceğiz. O çok büyük kaynaktır aslında.

İZMİT BANA KOCAMAN BİR KÖY GİBİ GELİYORDU

***Siz bayağı bayağı Kocaeli’yi markajınıza almışsınız Erdal Bey?
Aslında ben Kocaeli konusunda çok eksikmişim, bunu çok sonra fark ettim. Ben hep buraya geldiğimde Derince’ye geliyordum, bana köy gibi geliyordu. İzmit merkeze gelince de kocaman bir köy görüyordum. Meğer Kocaeli bu değilmiş, Yuvacık bize onu gösterdi. O doğayı görünce insanın çıkası gelmiyor. Onun için Koceli’yi çok sevmeye başladım.

***Faaliyet gösterdiğiniz iş alanlarından en çok hangisiyle uğraşmak sizi mutlu ediyor?

İlk işimiz tencerecilik olduğu için ona duygusal bakıyorum, o bizim çocuğumuz gibi oldu. Otelcilik ve inşaatta da başarılı olduk, yakında enerji işine de gireceğiz. Şu anda Ruslarla görüşüyoruz bakalım olay bizi nereye götürecek?

***Hepsinin toplamında kaç çalışana ekmek veriyorsunuz?

Yurt dışında tencere sektöründe 1400 bayan çalışıyor. Düşünün 1400 tane bayanla uğraşmak nasıl bir şeydir (Erdal bey esprili biçimde anlatıyor). Türkiye’deki şirketlerde de 2 binin üzerinde çalışanımız var.

YER ALTI KONTEYNER PROJESİ BİZİMDİR

***Bir ara çevre işiyle de uğraştınız diye biliyorum. Bu arada ben de dersime çalıştım geldim...
Evet, o unuttuğumuz sektörlerden bir tanesi. Türkiye’ye ilk olarak yer altı konteynerini ben getirdim. Çok hijyen bir şeydi, bir sürü hastalığın önünü kesiyordu.

***Fakat burada çok uygulanamadı sanki?

Biz uygulamayı yaptık, müthiş de yaptık. Şu an Fatih Belediyesi’nin, Çorum Belediyesi’nin yer altı konteynerlerini biz yaptık. Fakat bizde her şeyin kopyası var, bu da anında kopyalanınca bizi sekteye uğrattı. Baktık ki biz hem bu kopyacılarla uğraşıyoruz, hem belediyelerin ödemelerinin gecikmesiyle uğraşıyoruz, öyle olunca bıraktık. Ama güzel bir sistem getirmiş olduk Türkiye’ye.

***Siz aynı zamanda bir aile şirketiydiniz yanılmıyorsam?

Evet, biz bir aile şirketiyiz. Benim bir ağabeyim var. Aynı zamanda Hollanda Türk İş Konseyi Başkanı. Bir kardeşim, Hollanda Beşiktaşlılar dernek başkanı, biri de burada otelciler birliği başkan yardımcısı. Bundan birkaç yıl önce de Fethiye Spor başkanıydı. Biz ailece sosyalliği seviyoruz, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

***Sosyal sorumluluk projelerine nasıl bakıyorsunuz, bunun için ayırdığınız bütçe var mı?

O da olması gereken bir şey tabi. Mesela biz devlet adına Kars’ta iki tane okul yaptık. Biri sağlık kız meslek lisesiydi. Onu Milli Eğitim’e bağışladık. Bir de kendi doğduğumuz köyde bir ilkokul yaptık. Bunlara yönelik ayırdığımız bütçelerle elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

AİLEMİN TAMAMINI BEŞİKTAŞLI YAPTIM

***Gelelim Beşiktaş’a… kamuoyu sizi daha çok Beşiktaş yöneticisi vasfıyla tanıyor. Beşiktaş’a yöneticiliğe uzanan yol nasıl oldu?
Beşiktaş bir kara sevda, zaten renkleri siyah beyaz. Beşiktaş karşılıksız sevdiğimiz, bizi mutlu eden bir şey. Yani iş hayatında para da kazansam, başka başarılar da elde etsem Beşiktaş’ın bir galibiyet sevincinin önüne geçemiyor. Mutluluğumu tavan yaptırıyor, en yüksek seviyeye çıkartıyor. Yetmişli yıllarda mahallede top oynarken Galatasaray, Fenerbahçe falan takım seçerdik Beşiktaş benim hoşuma giderdi. Kendiliğinden içten gelen bir sevgiyle başladı yani. Şöyle söyleyeyim, benim ailem çok büyüktür, bunu iftiharla söylüyorum; ben o kocaman ailemin neredeyse tamamını Beşiktaşlı yaptım. Bu konuda gururluyum.

***Peki futbol konusunda nasılsınız?

Benim oyunculuk yeteneğim yok ama Beşiktaş’ı da çok seviyorum. Futbolcu olamayacağıma göre, hoca olamayacağıma göre yönetici oldum. 2004 yılında Yıldırım Demirören tarafından bana yöneticilik teklifi geldi ama olmadı, nasip değilmiş. Daha sonra Fikret Orman ile buluştuk, bana teklifi oldu. neden olmasın dedik ve oldu. Çünkü hayal ettiğim bir şeydi, Beşiktaş’ı sevmek farklı bir şey.

***Yöneticiliğe geçince kendinizi nasıl hissettiniz, neler yaptınız?

İlk bir yılım çok pasif geçti. Yani o bir yılım Beşiktaş’ı anlamakla Beşiktaş’ı çözmekle geçti. Çünkü hayal edemeyeceğim bir noktaya gelmişim. O bir yıldan sonra ki iki yılda çok aktif çalıştım ve iki yıl üst üste “yılın yöneticisi” seçildim. Burada jüri halktı yani halkın oylarıyla oldum. Son bir yıldır biraz daha pasife çekildim. Bakalım hakkımızda hayırlısı ama Beşiktaş için varımızla yoğumuzla ne varsa yapıyoruz. İnşallah daha iyi noktalara gider, son iki yılı şampiyon bitirdik. Şu an şampiyonlar liginde iyi bir noktadayız, gidebildiğimiz kadar gideceğiz.

BİRLİKSPOR KONUSUNDA KEŞKE BEN DE OLSAYDIM

***Beşiktaş’ın her maçına gidiyor musunuz?
Hepsine gidemiyorum ama buralardaysam mutlaka gitmeye çalışıyorum. Beşiktaş bizden bir hizmet istediği zaman biz vermek zorundayız. Biz de gönlümüzden gelerek elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bazen rakiplerimizi kıskandırıyoruz tabi o da ayrı bir konu. Bu işin güzel tarafı da o. Birbirimizi incitmeden, rencide etmeden takılmak, kızdırmak güzel oluyor ki bu işin doğasında var. İnşallah Beşiktaş ile beraber Türk futbolu bir yerlere gelir.

***Bir ara Beşiktaş kulübü Kocaeli Birlik Spor’u almaya niyetlendi fakat vazgeçti. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kocaeli Birlik Spor konusunda şöyle diyeyim; hala Beşiktaş’ın bir pilot takıma ihtiyacı var. Yani yetişen genç futbolcularını değerlendirmesi için, A takımına veya Türkiye ligine faydalı olması için böyle bir takıma ihtiyacı var. Sonuçta Beşiktaş alt yapıda bir sürü oyuncu yetiştiriyor. Bunların çoğu daha oynamadan yok olup gidiyor. Her birinin Beşiktaş A takımında oynama şansı çok az o nedenle alttan hazır bir şekilde gelmesi lazım. O yüzden Kocaeli Birlik ile ilgili Metin Albayrak ve Şahap Yazıcıoğlu’na bu görev verildi. Benim bildiğim kadarıyla anlaştılar, belli bir noktaya geldiler. Ama sonra neden bozuldu bilmiyorum, hayırlısı olsun.

***Bir Kocaelili olarak siz neden işin içinde değildiniz, istemediniz mi yoksa?

Hayır istemedim diye bir şey yok hatta keşke başından bu yana işin içerisinde olsaydım. Fakat şöyle bir durum var; bu şehrin bir Kocaelispor’u var. Kocaeli, bir futbol şehri. Bugün Kocaelispor hangi ligde olursa olsun en az 18 ila 20 bin taraftarı götürebilecek kapasiteye sahip olduğunu biliyorum. Başkanını da çok iyi tanıyorum. Burada Kocaelililerin başkan Bahri Yavuz’a ve Kocaelispor’a sahip çıkmaları gerekir.

KOCAELİSPOR BUNU HAK ETMİYOR

***Burada taraftar elinden gelenin fazlasını yapıyor, bilmiyorum ne kadar farkındasınız?
Mutlaka öyle ama bu başkanın yapacağı bir şey değil. Çünkü biliyorsunuz transfer yasağı var, borçlar var, çok kötü bir noktada. Bunun bir çözümünü bulmak lazım.

***Peki, tecrübeli biri olarak, siz olsaydınız ne yapardınız?

Bu şehrin ileri gelenleriyle, bu şehre yön verenlerle, hem hükümet tarafıyla hem yerel yönetimler tarafıyla, bu şehrin esnafları ve iş verenleriyle ortak bir akıl yürütüp çözüme gitmeli. Çünkü bir futbol takımı o şehrin kültürüdür, sembolüdür. Bunu Avrupa’da görüyoruz. Onun amblemi olsun, bayrağı olsun o şehrin temsilidir. Oturup, herhangi bir siyasi bakış gözetmeksizin ortak akılla planlama yapıp, uzun vadede bu takımın birinci lige getirilmesi lazım. Bu şehir bunu hak etmiyor, Kocaelispor bunu hak etmiyor. Bir şehri başka ne tanıtabilir ki? Başkalarının yanlış yönetimiyle Kocaelispor’un burada olmaması gerekiyor. Tabi ki haddim değil, diğerleri de bunu böyle düşünüyordur mutlaka.

***Kocaelispor’dan sonra konuyu değiştirip direk sorayım. Hollanda’dan Türkiye nasıl görünüyor?

Son dönemlerde kötü görünüyor tabiki. Sadece Hollanda değil, Avrupa’da böyle, iyi bakmıyorlar. Ama onlar iyi bakmıyorlar diye pes edecek halimiz yok.

***Kocaeli’de yatırımları bulunan, ailesinin büyük bölümünü barındıran bu şehri takip ediyor musunuz? Mesela Kocaeli basınına ilgili misiniz?

Elbette Kocaeli’ye karşı ilgiliyim ama basın da değişti. Artık kağıt üzerinde basılan gazetelerin bir esprisi kalmadı. Bırak Kocaeli’yi, ulusal basında da kağıt gazetenin bir önemi kalmadı. Basının da kendini güncellemesi gerekiyor. Ben burada basında çalışan ve özellikle spor medyasında olanları tanıyorum, onlarla sohbet de ettik. Ama ben Kocaeli basınıyla pek samimi olmak istemiyorum. Ben sosyal medyadan bir şey yayınladığımda binlere ulaşabiliyorum. Anlatmak istediğim, basının yönü değişti ama herhalde siz bunu iyi takip ediyorsunuz, kendinizi güncelliyorsunuz. Artık elektronik ortama geçtik. O eski basın yok, hala o eski kafada gidenler geride kalıyor.

İSTANBUL’DANSA KOCAELİ’Yİ TERCİH EDERİM

***Kocaeli’yi seviyor musunuz?
Kocaeli Türkiye’nin en büyük sanayi kenti dolayısıyla gelir düzeyi de o seviyede. Gelir düzeyinin iyi olduğu bir kentte insanlar mutlu olur. İnsanlar mutluysa sen de mutlu olursun. Bu anlamda ben İstanbul’da oturmaktansa Kocaeli’de oturmayı tercih ederim. Hem İstanbul’a yakın olayım hem de uzak olayım diyenler için bulunmaz bir yer. İnanın ben iki randevumu bir güne sığdıramıyorum İstanbul’da. Çünkü bir yerden bir yere gitmek eziyet oluyor.

***Peki, buraya yerleşmeyi düşünür müsünüz?

Evet düşünüyorum, kendime bir konut yapıp yerleşmeyi düşünüyorum. Önce tabi İç İşleri Bakanının karar vermesi gerekiyor ama hanım da Kocaeli’yi seviyor. Allah gecinden versin, ölüm olduğunda ya da düğünde insan o akrabaları yanında görmek istiyor. Onun için burayı kendime çok yakın hissediyorum.

***Erdal Torunoğlulları işten kalan vakitlerde en çok neyle meşgul olmaktan hoşlanır?

Benim en büyük zevkim, yürüyüş yapmak. Çok daraldığım, stres olduğum zamanlar sessiz sedasız çıkar yürürüm. Yanıma da kimseyi almam. O yürüyüşte birçok şey düşünürüm. Nerede hata yaptım, bu stres nereden kaynaklı diye düşünürüm. Bunun yanı sıra kitap okumayı çok severim. Komedi ve aksiyon tarzı sinemayı çok severim, dramdan uzak dururum çünkü yeterince dram var. Ayrıca iyi bir gurmeyim diyebilirim. Çok aşırı yemek yemem ama en güzel yemek nerede yenir iyi bilirim. Bütün bunların üstünde yine Beşiktaş var. O bana terapi oluyor. Arkadaşlarla ekibimiz var, onlarla maç izlemek çok güzel bir duygu.

***Görünürde çok sakin, relax bir yapınız var?

Sakinimdir doğru fakat aynı zamanda bunların yanında işkolik bir yapım var. Her şey para için değil. Yaptığımız işten zevk almak için uğraşırım. Bu tencerede de böyle, konutta da böyle turizmde de böyle. Mesela son yıllarda turizm çok kötü olmasına rağmen asla kaliteden ödün vermiyoruz. Bu hep böyle gidecek diye bir şey yok. Yani en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Tabi ki eksiklerimiz hatalarımız var ama biz en iyisi için gayret ediyoruz. Sonuç olarak beni Kocaeli’de sık sık göreceksiniz. Çünkü ben ilk paramı burada inşaatta amelelik yaparak kazandım, bundan gocunmuyorum. Kocaeli bundan sonra beni burada çok daha fazla görecek. Bu anlamda kendimi ifade etmem için bana ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
metin 1 hafta önce

orka life evleri bu mamiklerin yaptığı değildir inşAllah

Avatar
memet yaman 1 hafta önce

şapka düştü kel göründü patron mamiklerin adı kirlenince ortaya çıktı ve patron benim dedi

Avatar
Kuyumcu 1 hafta önce

Erdal bey zamanlama mükemmel yoksa patron benim demeseydiniz mamiklerden dolayı dağ fare doğuracaktı

Avatar
Tadım 1 hafta önce

Adam resmen ben burdayım artık diyerek mamikleri silmiş atmış

Avatar
serdar saral 1 hafta önce

Erdal beyi ilimizde görmekten çok mutlu oldum. aysun hanım gene yaptın yapacanı:)))

Avatar
ogün gürel 7 gün önce

Kocaeliye böyle bir insanın gelmesine çok sevindim. inşAllah bizim takımada sahip çıkar. aysun hanım inanmasa yazmazdı. hadi erdal bey kocaelisporumuzada bir el atın

Avatar
nuray telli 7 gün önce

erdal torunoğullarının tencerelerinden bizde istreriz satılan biyer yokmu alalım

Avatar
Can Durna 1 hafta önce

Bir beşiktaşlı olarak Keyifle okudum sayın yöneticimin söyleşisini çok ta lezzetli olmuş yakından da tanımış olduk İzmit'de yatırım yapmasına çok mutlu olduk ortaya bir çıksın işler biz de değerlendiririz cebimize uyarsa.

banner354

banner328

Advertisement

banner276