banner768
banner598
04 Temmuz 2018 Çarşamba 12:21
Başiskele'ye yüzde yüz organik market geliyor!
banner728

Kentimizin tanınmış iş adamlarından biri olan Cezmi Çiçek, yakın zaman içinde Başiskele’nin en gözde yerlerinden birinde organik market açacaklarını söyledi. Ortalama 500 metrekarelik alana kurulacak olan bu markette yalnızca Vadi Besicilik çiftliğinde yetiştirilen havyanların ürünleri satılacak. Sadece iç dizaynına ve mobilyalarına milyonlarca lira harcayan Cezmi Çiçek, bu marketten asgari ücretliler de faydalanacak, görüntü kimseyi aldatmasın diyor.

TÜRKİYE’DE BİR İLK..!

Başiskele’de uzun süredir hazırlıklarını yaptığı organik market hakkında gazetemize konuşan Cezmi Çiçek şu ifadeleri kullandı; “Başiskele’de TED Koleji’nin karşısına özel bir dükkan açıyorum. Burada özel ve sağlıklı ürünler satacağım. Bu dükkânda organik süt, organik yumurta, İyi Tarım ile yetiştirilmiş dana eti satacağız. Bu konsept çok farklı olacak. Türkiye’de başka yerde yok. İçinde Malatya Pazarı var. Mesela kurusu kayısı Malatya’da hangi köyde daha iyi yapılıyor? Ya da pestil hangi köyde daha iyi yapılıyorsa oradan getireceğiz. Kars’ta bir dostum var. Köyde organik kaşar yapıyorlar. O kaşar gönderecek. Antalya’da Rani çiftliği var. Rani çiftliğinin 100 çeşide yakın ürünü olacak. Peynir, manda yoğurdu, koyun yoğurdu, inek yoğurdu… Sucuklar bile dana, manda, koyun sucuğu olarak ayrılacak. Kaliteli, seçkin ürünleri burada insanlarla buluşturacağım.

KASABIN YERİ AYRI

Bu dükkânın içerisinde kasap bölümünün önemi ayrı olacak. Çok lüks bir mekan hazırlıyoruz. Ben burada hayvanı 12 aylıkken keseceğim. 12 ayı geçtikten sonra hayvanda sinir ve kaslar oluşmaya başlıyor. Damarlar büyümeye başlıyor… Etin lezzeti 12 aylıkken çok daha güzel oluyor. Biz vatandaşımıza en kalitesini sunmak için adım atıyoruz. Öyle bir sistem kuruyoruz ki kentte eşi benzeri yok. Kasaptan satın alacağınız etlerin hangi gün kesildiği, hangi yemi yediği bilgileri etin hemen yanında yer alacak. Dilerseniz kesilen hayvanla ilgili görüntüleri, kesim anını görebileceksiniz. Bunu videosunu izleteceğiz. Küpe numaralarıyla her şey ortada olacak. Kasabımızda bir de Türkiye’nin çok ünlü şarküteri firması olacak. Bir köşede de Malatya Pazarı yer alacak. Söz konusu şarküteri firmasının kentimizde henüz bir satış mağazası yok. Kocaeli’de ilk olacak. İnsanlar bir müzeyi gezer gibi gezecekler kasabı.

SUCUK, SOSİS İŞLENMİŞ ET YOK

Bizim işimiz sadece et olacak. Sucuk, sosis gibi şeylerle biz ilgilenmeyeceğiz. Onları da şarküteri firması hazırlayacak. Ben kasabın sucuk, salam, sosis yapmasına karşıyım. Ben kendim kasabın imal ettiği salamı, sucuğu almam. Çünkü kasap satamadığı eti sucuk yapar. Kararmış, elinde kalmış ettin salam yapar. Ben kendim almıyorum. Kendim almadığım bir ürünü başkasına satmam. Soslu et satışı da yapmayacağız. Ette bir kokuşmuşluk varsa onu almak için et soslanır genelde. Biz de hile hurda olmayacak. Kasap bölümümüzde Sadece ve sadece et satışı yapacağız. Bu işte de ‘en kaliteli hizmeti’ halkımıza sunmak için geliyoruz.

ARACILAR ARADAN ÇIKACAK

Tarım Bakanlığı’nın çiftçilerle ilgili aracıları aradan çıkarmak için bir çalışması var. Ben bunu örnek alıyorum. Aracıyı ortadan çıkaracağım. Kendi yetiştirdiğim hayvanı kendi kasabımda satacağım ve böylelikle aracılar ücreti artırmamış olacak. Bu da fiyatların düşmesini sağlayacak. Şimdi kasap benden 30 liraya 29 liraya karkas et alıyor. Yüzde 10 üzerine koyuyor markete satıyor. Market de yüzde veya 20 ekleyip vatandaşa satıyor… Biz ne yapacağız? Hem en kaliteli hem de en ucuz eti satmak için çabalayacağız. Üreten de biziz, satan da biziz. Kasabımızda av hayvanlarının etleri de yer alacak. Tavşan, bıldırcın, kaz, ördek etinin olduğu ayrı bir bölüm var. Çok farklı bir konsept olacak. Birisi kalkıp, “Ben aynı dükkândan açacağım” diyemez. Çünkü biz bu dükkan için Vadi Besicilik alt yapısını kullanıyoruz. Vadi Besicilik 40 milyona yakın sermaye ile yapılmış bir yer. Öyle bir dükkân açabilmen için bir Vadi Besicilik olman lazım.

SÜTÜ KENDİM ŞİŞELEYECEĞİM

Daha basiti bir su fabrikası olması lazım. Çünkü ben o su fabrikasında şişeler üreteceğim. O sütleri de o şişelerde kullanacağız. Kaç litre istiyorsanız basacaksınız makineye, o kadar süt dolduracak. Ve o sütü içtiğiniz zaman ne kadar farklı bir süt içtiğinizi göreceksiniz. Bir de işin fiyat bölümü var. Belki de Kocaeli’nin en ucuz kasabı olacağım. En kaliteli eti ben satacağım. Çünkü ben buradan kasaba maliyetine karkas et veriyorum. Ve ondan kar ediyorum. Ben işte o eti kasaba verdiğim fiyata dükkânda satacağım. Kasaba verdiğim fiyata sattığım zaman daha çok kazanacağım.

SAKATATTAN KAZANACAĞIM

Ben kasaba hayvanı verirken karkas et olarak veriyorum. Sakatat, kelle, ciğer, derisi kasaba bedava kalıyor. O da bir hayvanda 600-700 lira ediyor. Şimdi 700 lira bana kalacak. Günde 5 hayvan satsam, 3 bin 500 lira sakatattan kazanırım. Etten kazanmama gerek yok. Zaten ben eti kasaba satarken kazanıyorum. Göreceksiniz en ucuz eti ben satacağım. Hatta şöyle bir iddiam da var. Benden daha ucuz et satan yer bulurlarsa, o kişiye bedava et vereceğim. Ama et benim sattığım kalitede olacak. Bizim yaptığımız çok ciddi bir yatırım. Sadece dükkânın dekorasyonuna çok büyük para verdim. Dolaplar en kaliteli ve en pahalı, dolaplar. İçerisinde mesela Dry Aged et dolabı var. Bu dolabı Japonya’dan Türkiye’ye ilk ben getiriyorum.

HELAL GIDA, İYİ TARIM BELGELERİ

Steak restoranlarına gidiyorsunuz et dolaplarını görüyorsunuz. Onlar hava ile ete üflüyor. Ve et kararıyor. Ama bu dolaplar hava üfleyerek eti saklamayacak. Eti dolabın kendi soğukluğu ile saklayacak. Burada et beyazlayacak. Bu dolapların bir tanesi bile çok pahalı. Ben buradaki steakcilere soruyorum. Aynısı değil. Özel etlerin dükkânda hazırlandığı farklı bir bölüm var. Bu bölüm komple cam. Sen o anda etin orada nasıl parçalandığını, içerdeki etleri, kıymanın nasıl yapıldığını şeffaf bir şekilde görüyorsun. Ama temas edemiyorsunuz. Benim kasap dükkânlarımın tamamında SİP sistemi var. SİP sistemi; dükkân kapanma saatinden sonra sistem dolapların tamamını otomatik olarak yıkıyor, bütün makineleri temizliyor. Burada insan ile teması kestik. Ve bu proje ile ilgili en büyük hayalimiz iyi bir ödül almak. Müracaatlarımız olacak. Helal Gıda, İyi Tarım sertifikası aldık. KOSHER belgesi de alıyoruz. Dünyada en geçerli belge budur. Yahudilerin bir belgesidir. Hahamlar gelirler. Onlar o ruhsatı verirler. Dediğim gibi çok farklı bir konsept.

RUHSATLI, ÖZEL MEZBAHA

Benim amacım Vadi Besicilik’i sadece İzmit’te değil, tüm Türkiye’de duyurmak. Çünkü hakikaten burada çok büyük bir yatırım var. Mesela kasap dükkânı için kalktım özel bir mezbaha yaptım. Bizim bir çiftliğimizde Kocaeli’nin ilk ruhsatlı özel mezbahası vardır. Orayı yapma amacımız şu: Ben kasap dükkânıma Vadi Besicilik adını koyacağım için, yarın bir gün mezbahada karşılaşabileceğimiz bir olumsuzluk benim bütün şirketlerimi etkileyebilir. Çiftliğimiz için İyi Tarım Uygulamaları Ruhsatı aldım. Türkiye’de ilk biz aldık. İyi Tarım Uygulamaları; dananın doğduğu günden kesildiği güne kadar olan sürecin takibi. Dananın doğduğu ahır, doğduğu ahırın sahibinin isminden tutun, doğumdan sonra bakanlık ve işletme sahibi tarafından yapılan aşılar, dananın kesim gününe kadar yemiş olduğu yemleri kayıt altına alan bir sistem bu.

3 GÜNDE 1 DENETİM YAPILIYOR

Organik Yumurta Çiftliği kurdum. Pazarlarda satılan organik yumurta gibi değil ama. Bu uygulamada bakanlık üç günde bir denetim yapıyor. Bütün sorumluluk bana ruhsatı veren kişilere ait. Yeminden tutun, suyuna kadar, farklı bir besleme sistemi uygulanıyor. Ve tüm aşamaları yine kayıt altına alınıyor. Bakanlık ile Organik Süt projesine de başlayacağız. Pazardan aldığın ineğe organik yem bile versen, o süt organik süt olmaz. Organik süt olabilmesi için o hayvanın bütün sertifikalarının olması lazım. Doğumundan bugüne kadar organik sütü verecek şekilde yetiştirilmiş hayvanları getiriyoruz biz. Yani o günden bugüne kadar tüm sertifikaları oluyor. Bu hayvanları Avusturya’dan getiriyoruz.”

KIZ ÖĞRENCİLER İÇİN YURT

Son olarak Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi yanında inşa ettikleri öğrenci yurdundan da bahseden Cezmi Çiçek şunları dedi, “Adı Günebakan Kız Öğrenci Yurdu. Bu yurt da Türkiye’de bir ilk. Türkiye’de böyle bir öğrenci yurdu yok. İçinin dizaynı kaldı sadece. Bütün odalarında balkon var. Türkiye’de her odada balkon olan ikinci bir yurt yok. İçinde yüzme havuzu, sauna, hamam, sinema, fitness salonları var. Kütüphane, etüt odası, üst katına büyük bir kafe yapıyorum. Sadece oradaki öğrenciye özel. 2-3 tane dev ekranlı televizyon olacak. Sen hangi televizyonu izlersen o televizyonun sesi sana gelecek. Yandaki televizyonun sesi size gelmeyecek. Hava perdesi ile sesi içeride tutuyoruz. Mesela bir televizyonda maç, diğerinde dizi izlenecek. Ses hiçbir şekilde dışarıya gitmiyor.

HER ŞEYİ BARINDIRAN BİR YURT

Tek kişilik odalarımız var. Bütün odaları süper. Bir havuz yaptım. Üzerinde bir dekorasyon var. Bir havuzcu geldi. Bana, ‘Benim 30 senedir yapmadığım havuz kalmadı. Türkiye’nin en lüks otellerinin havuzunu yaptım böyle bir tavan görmedim’ dedi. Yurdun çıkış nedeni de şöyle: Benim kızım üniversite kazandı. Ama yurdunda vakit geçirebileceği hiçbir yer yoktu. Ben olmasını istediğim her şeyi içinde barındıran bir yurt yapmak istedim. Çocuklarımız her şeyini burada yapacak. Havuza girecek. Kuaföre gidecek. Sinema var. Kız öğrenciler için önemlidir bunlar. Bir öğrenci bu yurda girdiği zaman dışarı çıkmasına gerek yok. Her şey bu yurdun içinde olacak.”

Son Güncelleme: 05.07.2018 12:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner630

banner328

banner599

banner733

banner482