banner783
banner826
banner840
banner828
12 Mart 2019 Salı 09:22
Bağıra bağıra geldi! Yüzde 9.1 fakirleştik
banner728

Türkiye ekonomisi 2009 krizinden beri en kötü dönemini yaşıyor. Bütün teşviklere, vergi indirimlerine rağmen ekonomimiz son çeyrekte yüzde üç daraldı. İşte ekonomideki kara tablo:

Hükümet’in açıkladığı yüzde 3.8’lik büyüme hedefi tutturulamadı. Yıllık büyüme yüzde 2.6’da kaldı.

Kriz ve pahalılık nedeniyle vatandaşlar harcamalarını azalttı. Devletin tüketim harcamalarındaki artış, son çeyrekte yüzde 0.5’te kaldı.

Hanehalkı harcamalarında yüzde 8.9, yatırım harcamalarında yüzde 12.9 oranında sert bir gerileme oldu.

İnşaat sektöründeki yüzde 8.7’lik sert düşüş dikkat çekti. Aynı dönemde sanayi sektöründeki daralma yüzde 6.4 oldu.

Milli gelir dolar bazında yüzde 7.9 küçüldü. 850 milyar dolardan 764 milyar dolara indi.

Kişi başına düşen gelir 9 bin 632 dolarda (45 bin Türk lirası) kaldı. Son bir yılda yüzde 9.1 fakirleştik.

İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin slumpflasyona (enflasyon içinde küçülme) girdiğini bildirdi.

Türkiye ekonomisi geçen yıl 2009 krizinden beri en kötü dönemini yaşadı. Hükümetin henüz eylül ayında açıkladığı hedef olan yüzde 3.8’lik büyüme tutturulamadı. Ekonomi yıl genelinde yüzde 2.6 büyüdü. Böylece 2009’dan beri ilk kez büyüme yüzde 3’ün altında kaldı. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH), kur şoku sonrası koşulların ağırlaştığı sonbaharda yüzde üç oranında küçüldü. Bu daralma kriz yılı olan ve ekonominin yüzde 4.7 küçüldüğü 2009’un ikinci çeyreğinden bu yana görülen en sert daralma oldu.

FETÖ’nün hain darbe girişiminin yaşandığı 2016’nn üçüncü çeyreğinde bile ekonomi sadece yüzde 0.8 daraldı. 2016’daki istisnai durum dışarıda bırakıldığında ekonomi 2009 kriz yılından sonra ilk kez çeyreklik bazda küçüldü. 37 çeyrek sonra ekonomi düşüşe geçti. Büyüme verilerini değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter’dan yaptığı açıklamada, yüzde üçlük daralmanın piyasa beklentileri doğrultusunda olduğunu savunarak, "İç ve dış dengelenmeyi bir arada sağladığımız bu dönme, cari açık ve enflasyonda düşüş başlattık. İktisadi faaliyette en kötü geride kalmıştır. Büyümede en kötü beklentiler gerçekleşmemiştir" dedi. Bakan Albayrak’ın, eylül ayında açıkladığı yüzde 3.8’lik büyüme tahmininin tutmayıp, büyümenin 1.2 puan aşağı gerçekleşmesinden söz etmemesi dikkat çekti.

BUNUN NERESİ BÜYÜME?

Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü Türk lirası bazında 3.7 trilyona ulaşsa da dolar bazında milli gelir 764 milyar dolara indi. 2017 sonunda 850 milyar doların üzerinde olan dolar bazında milli gelirimiz bir yılda yüzde 7.91 oranında küçüldü. Türkiye bir trilyon dolarlık ekonomiler liginden bir adım daha uzaklaştı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı resmi verilere göre 2018 yılında kişi başına düşen gelir 45 bin Türk lirası düzeyinde oldu. Bütün dünyada ölçüt kabul edilen dolar bazında kişi başına düşen gelir ise 9 bin 632 dolarda kaldı. Geçen yıl dolar bazında kişi başına gelirimiz 10 bin 597 dolardı. Türk halkı kişi başına gelirde son bir yılda yüzde 9.1 oranında fakirleşti. Yüzde 20’nin üzerinde bir enflasyonun yaşandığı son bir yıllık dönemde sağlanan yüzde 2.6’lık büyümenin refah değil fakirleşme getirdiği görülüyor. Bu durum uzmanlarca ekonomik büyüme modelindeki çarpıklığın verilere yasnıması olarak değerlendiridi.

KAMU BİLE HARCAYAMADI

Milli gelir büyümesinin detaylarına baktığımızda 2018’de; ekonomik büyümenin itici gücü olan hanehaklarının tüketim harcamalarındaki artış yüzde 1.1’de kaldı. Kriz ve pahalılık nedeniyle vatandaşlar harcamalarını azalttı. Devletin tüketim harcamaları yüzde 3.6 arttı. Yatırım harcamaları yüzde 1.7 oranında geriledi. İthalatın daralması ve ihracatın nispeten artmasıyla dış ticaretin büyümeye katkısı pozitif oldu. Yılın ilk iki çeyreğinde kredi pompalaması ile sağlanan yüzde 7.4 ve yüzde 5.3’lük büyüme oranları sayesinde yıllık değişimler yukarıda aktardığımız şekilde oldu. Ekonominin yüzde üç küçüldüğü yılın son çeyreğinde ise harcamalar tarafında çok daha dramatik düşüşler göze çarpıyor. Buna göre son çeyrekte hanehalkı harcamalarında yüzde 8.9 ve yatırım harcamalarında yüzde 12.9 oranında sert bir gerileme oldu. Devlet bile tüketim harcamalarını kıstı. Artış yüzde 0.5’te kaldı.

İnşaat da sanayi de hızlı çöktü

GSYH verilerine göre geçen yılın son üç ayında iktisadi faaliyet kollarının durumuna baktığımızda inşaat sektöründeki yüzde 8.7’lik sert düşüş dikkat çekiyor. Aynı dönemde sanayi sektöründeki daralma yüzde 6.4 olurken, tarımdaki küçülme de yüzde 0.5’te kaldı. Hizmet sektöründeki daralma da yüzde 0.3 oldu.

Milli gelirde son çeyrekte yaşanan yüzde üçlük daralmayı değerlendiren iktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, kişisel blogundaki yazısında , son çeyrekteki ortalama yüzde 22.4’lük enflasyona işaret ederek, Türkiye ekonomisinin slump -flasyona (enflasyon içinde küçülme) girdiğini bildirdi.

Diğer yandan milli gelir 2018’in üçüncü çeyreğine göre de yüzde 2.4 küçüldü. Hükümet bu yıl büyümenin yüzde 2.3’te kalacağını öngörüyor. Uluslararası kuruluşlar ise ekonomide daralma bekliyor. Enflasyonun çift hanede kaldığı ortamda bu yıl da küçülme yaşanması halinde 2019’un Türkiye ekonomisi için Dr. Eğilmez’in de dikkat çektiği üzere slumpflasyon dönemi olacağı görülüyor.

Sermaye kesilince çarklar durdu

Türkiye ekonomisinde, geçen yılın üçüncü çeyreğinde başlayan ve son çeyrekte yansımalarını gördüğümüz ödemeler dengesi krizi nedeniyle çarklar durdu. Merkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesi raporuna baktığımızda ekonomide yüzde üç daralmanın olduğu dönemde dış sermaye akımlarının bıçak gibi kesildiği görülüyor. Buna göre ekonomi yılın son çeyreğinde yaklaşık 2.1 milyar dolar cari fazla verdi. Aynı dönemde 4.8 milyar dolarlık sermaye çıkışı yaşandı. Ekonominin yüzde 7.4 büyüdüğü geçen yılın ilk çeyreğinde ise 16.3 milyar dolarlık cari işlemler açığı verildi. Aynı dönemde gelen sermaye 12.4 milyar dolardı. Ekonomi cari açık verdiği dönemde hızlı büyürken, açığın kapandığı fazlaya dönüştüğü dönemde ise sert daraldı. Bu durum Türkiye ekonomisinin dış sermaye akımlarına olan bağımlılığını gözler önüne seriyor.

Her kuruşu doğru kullanmalıyız!

Uzmanlar ve iş insanları ekonomik büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, yaşanan bunca sıkıntıya rağmen, iyi bir yönetimle Türkiye ekonomisinin 2019’un tamamında büyüyebileceği tahmininde bulundu. Prof. Dr. Emre Alkin, şunları söyledi: "Eldeki verilere bakarsak, 2019’un ilk ve ikinci çeyreklerinde de negatif büyüme ihtimali var. Ama üçüncü ve dördüncü çeyrekte toparlanma yaşanırsa 2019’u pozitif büyümeyle kapatma imkanı hala var. Vergi uygulamaları ve kamusal destekler konusunda doğru adımlar atılmalı. Türkiye’nin harcayacağı veya israf edeceği, yanlış kullanacağı tek bir kuruş dahi yoktur. Verilen kredilerin ve desteklerin hepsi de değere dönüşmelidir. Türk özel sektörü de kaynak kullanımında basiretli davranmayı artık öğrenmeli, katma değer yaratan faaliyetlerle iştigal etmeli."

TİM: İHRACAT SIRTLADI

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, büyüme verilerinde en dikkat çekici noktanın net ihracatın son çeyrekte büyümeye 8.4 puanlık katkı vermesi olduğunu bildirdi. Gülle, "Bugün gelinen noktada, artık ülkemizin her zaman olduğu gibi bu süreci de en az zararla atlatmayı bildiği, ihracatın ülkemiz için vazgeçilmez olduğunda herkes hem fikir" dedi.

İSO: FIRSATI DEĞERLENDİRELİM

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Şimdi artık geriye doğru değil, önümüze bakma zamanı. Açıklanan bu veriler ve içinde bulunduğumuz süreç, negatif büyümeden en çok etkilenen imalat sanayimize yönelik başta finansman olmak üzere rahatlatıcı tedbirlerin nitelikli, sürekli ve kalıcı boyutta olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. Bahçıvan, açıklamasında şu mesajları verdi: "Geçmişten alacağımız derslerle, 31 Mart 2019 seçimlerinden sonra uzun sürecek seçimsiz bir dönemin vereceği fırsatı iyi değerlendirerek ekonomi odaklı bir gündemle 2019 yılının yılın ikinci yarısında tekrar pozitif bir büyüme dönemine gireceğimize olan inancımı ifade etmek istiyorum."

TÜRKONFED: REFORM YAPALIM

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, 2018 yılı Temmuz-Ağustos aylarında yaşanan finansal dalgalanmanın, ikinci yarıdan sonra reel sektör üzerinde yarattığı baskıyı, iş insanları olarak yakından yaşadıklarını söyledi. Turan, "Ekonomide yeniden bahar havası yaşamak istiyorsak, 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinin ardından, hemen 1 nisan sabahından başlamak üzere, yapısal ve ekonomik reformlara ağırlık vermeliyiz" ifadesini kullandı.

CHP: BAŞKANLIK ÇÖKERTTİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, verilerin Türkiye ekonomisinin derin bir krizden geçmekte olduğunu gösterdiğini belirtti. Ekonominin resesyona girdiğinin devletin resmi rakamları ile tescil edildiğini kaydeden Erdoğdu, "Artık arkasına gizlenecek hiçbir bahane kalmadı. Çok açık ve net: Başkanlık sistemi, ekonomiyi çökertti. Başkanlık sistemi, Türkiye ekonomisini yüksek işsizlik yüksek enflasyon ve ekonomik küçülme ile vurdu. Vatandaş, başkanlık sisteminin faturasını işsizlik ve pahalılıkla ödüyor. Saray büyürken ekonomi daralıyor" diye konuştu.

KAYNAK: AYDINLIK

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner820

banner831

banner824

banner845

banner599

banner328

banner482