banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

“Atatürk’ün verdiği İstiklal madalyası en büyük hazinem”
banner234

Rusya’da doğup büyüyen Abdullah Ural, yedek subay olarak Türk Rus sınırında görev yaparken 1917’de Rus ihtilali başlayınca tüm ailesi katledilmiş. O da arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’ye iltica edince, Atatürk bu olayı kahramanlık olarak nitelendirerek bizzat İstiklal Madalyası takmış Abdullah Ural’a.

Rusça’sı çok iyi olduğu için Harp Akademileri ve Kuleli’de Rusça dersleri vermeye başlayan Ural’ın öğretmen eşi Nuriye Ural 1933’te oğlu Atıf Ural’ı dünyaya getiriyor. Ailesinin Atatürk, vatan ve millet sevgisiyle yetiştirdiği Atıf Ural ise ulaşım dalında ülkede yetişen ilk uzman profesörlerden. 

Kocaeli Üniversitesi’nin de Kurucu Rektörü. Atatürkçü kimliği yüzünden başına birçok olay gelen bilim insanlarından biri aynı zamanda. Yaşamı boyunca Atatürk ilke ve inkılaplarını öğrencilere aşılamayı görev edinmiş Atıf Hoca. Bu nedenle birçok konferansı veto yemiş. Kurucu rektör olduğu üniversitede ‘Atatürkçü’ başarılı öğrencilere vermek istediği burs da yönetim tarafından geçen yıl geri çevildi. Ama hakkında yüzlerce kitap okuduğu, araştırmalar yaptığı Ulu Önder’i anlatmaktan da, onu sevmekten de bir adım geri durmayan Ural, 10 Kasım’da üzerine giydiği Atatürk süveteriyle yine onu anlattı…

Atatürk her şeyimiz bugün varlık sebebimiz. Kıymeti bilinmiyor. Ama her ulusta nankörler oluyor ama sayısının az olması önemli. Hayatım Atatürk. Babam Atatürk’ün elinden İstiklal Madalyası almış bir asker. Benim en büyük hazinem de bu madalya. Annem Nuriye Ural da çok münevver bir Türk kadınıydı. Dedem Erzurum’da ağır ceza reisiydi. 80 yıllık hayatım Cumhuriyet anılarıyla dolu. Şu sıralar yaşam öykümü yazıyorum. 1933 doğumluyum. 1938’de Atatürk’ün naaşını Yavuz zırhlısına koyup İstanbul’dan İzmit’e getirdiler. İzmit iskelesinden top arabasına konup istasyona götürülmesini 5 yaşında izledim. Ben kendimi en azından onunu zamanında doğduğum için şanslı hissediyorum. Onu görmesem de 5 yıl yaşamışım. En büyük idealim Cumhuriyet’in 100 yılını görebilmek. O gün 90 yaşında olacağım. Tek dileğim daha iyi bir Türkiye.

Bugün Türkiye güçsüz bırakılmak isteniyor. Onun için de ilk önce emperyalizmin en büyük düşmanı olan Atatürk’ü akıllardan, gönüllerden silmek, ilkelerini, devrimlerini, eserlerini yok etmek istiyorlar. TSK’yı parçalamak, Cumhuriyetin üniversitelerini, okullarını siyasallaştırmak, kadrolaştırmak ve zayıflatmak en büyük amaçları. Türkiye bugün bu süreci yaşıyor.

ATATÜRK YAŞASAYDI…
Atatürk 1938’de ebediyete intikal etmemiş ve 2. dünya savaşının bitiğini görebilmiş olsaydı ne 1946’da Rus’ya bizi tehdit edebilir ne de biz Amerika’nın uydusu durumunda olurduk. NATO’ya da girmezdik. Tam bağımsız Türkiye çok büyük atılımlar gerçekleştirirdi. 1930’larda kendi dar olanaklarıyla yurdu kalkındıran, yollar yapan, fabrikalar kuran uçak bile üreten bir Türkiye eğitimde endüstride neler yapmazdı bir düşünün. Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir, onu parçalamaya bölmeye dünyanın hiçbir gücü yetmez. Bu vatan onu sevenlerin, gerektiğinde onun için ölebileceklerindir. Atatürk’ün dediği gibi “Bir ulus sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe, yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez” Atatürk yaşasaydı 15 Temmuz dış destekli FETÖ darbesi mümkün olabilir miydi? Devlete bu hain güçler sızabilir miydi? Bu tarihe yön vermiş yüce ulus Atatürk çizgisine döndüğünde bu zor günleri de aşacaktır. Yeter ki Atatürk’ü unutmayalım, onun ilkelerinden ayrılmayalım, devrimlerinden taviz vermeyelim.
 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237