banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Annesi kızının yüzünü temizliyordu sonra birden sesi kesildi…
banner234
Depremde enkaz altında ayağının sıkıştığını söyleyen Ahmet Metin Seslikaya, "Deprem durunca hareket etmeye çalıştım ama ayağım sıkışmıştı ve kafamı betona çarptım, kafamın üzerinde beton vardı. Betonların arasından kafamı kaldırıp yıldızları gördüm. Yanımdaki oda çocuk odasıydı. Çocuklarımdan birinin ayakta durduğunu gördüm ama onun da ayağı sıkışmıştı. Kaldırıp bir betonun üzerine oturttum onu. Diğer odada da büyük kızım, en küçük kızım, eşim ve şu anda sağ olan diğer kızım vardı. O zaman 8 aylık olan kızım Bahar'ın ağlama sesini duyunca oraya yöneldim. Kızım Bahar, annesinin altına sıkışmıştı ve ağlıyordu. Enkazın yaklaşık 1.5 metre aşağısındaydılar. Kanepe ile beton onları sıkıştırmıştı. Yanlarına inip kızımı annesinin altından çıkarmaya çalıştım, çok şiddetli ağlıyordu. Annesi de, 'Çocuk kopacak, çekme' diye bağırıyordu. Kanepeden ve beton kirişten onları çıkaramadım, çok şiddetli sıkışmışlardı. Dışarı çıkıp çekiç aramaya başladım. Çekiç ve kalın borular buldum. Annesi de o sırada yukarıdan kızımızın yüzüne dökülen alçı ve tozları temizliyordu. Sonra birden Bahar'ın sesi kesildi ve öldü" dedi.

Ahmet Metin Seslikaya eve gelen akrabaların yardımıyla kirişi kırarak eşi ve çocuklarını sıkıştığı yerden kurtardığını belirterek, şöyle konuştu: "Eşime en büyük oğlum Ali'yi sordum. Diğer oğlum Halil zaten sağdı. Eşim bana Ali'nin diğer odada olduğunu söyledi. O odanın olduğu tarafa yöneldim. Ali'nin üzerinde beton yoktu ama tuğla parçaları vardı. Tuğlaları eşerek onu aramaya başladım. O sırada duvarın betonu üzerimize düştü. Tuğla parçalarını eşeleyip Ali'yi buldum ve çekip yukarı çıkardım onu ama o sırada ölmüştü. Güneş yeni doğmaya başlayınca evdeki herkesi enkazdan çıkarıp Gölcük Devlet Hastanesi'ne gittik. Hastanenin bahçesi ve koridorları tamamen dolmuştu. Basacak yer yoktu. Yaralısını kapan can havliyle oraya getirmişti. Kimi ölü, kimi yaralıydı. Ölen çocuklarımı bir yere dizdiler. Eşime ise serum takıldı ve yer olmadığı için bahçede bir ağacın oraya çıktık. Arkadaşımın aracıyla eşimi Askeri Hastane'ye götürdük. Ama orası hastaneden daha kalabalıktı. Daha vahim bir manzara vardı. Kimi ölmüş, kimi yaralı, kimin ayakları ters dönmüştü. Hastalar gemilere yüklenerek İstanbul'daki hastanelere götürülüyordu" diye konuştu.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 4 ay önce

evet içimizde bitmeyen acılardan biri oldu depremin getirdikleri rabbim tüm ailelere sabır versin ve bir daha böyle bir acı yaşatmasın ölenlere rahmet etsin

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237