banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

ALTIN KUŞAK GENÇLERİMİZ
banner234

Kıymetli Gazete Barış Okuyucuları,

Geçtiğimiz yazımda işlediğim X kuşağı bir önceki kuşağın kuralcılığına tepki gösterememiş ancak, kendi çocuklarını yetiştirirken kurallardan uzak büyütmeye çalışarak, aslında tepkisini başka bir şekilde ortaya koymaya çalışmıştır. Çocuklarına sınırsız imkanlar sunmaya, tüm dünyayı onların önüne sermeye çalışmışlardır. Kendi dönemlerinde tepki veremedikleri ve uymak zorunda kaldıkları kuralcılığın oluşturduğu rahatsızlığı, çocuklarına yaşatmamak için özgüven duyguları yüksek bir kuşak yetiştirmeye çalışmışlardır. Bu özgüveni de onlara sınırsız sundukları imkanlar ile sağlamaya çalışmışlardır.

Y kuşağının her şeyidir aileleri. Özellikle anneleri çocuklarının en ufak bir sorununda hemen el atarlar, sorunu çözerler ve yine onları özgür bırakırlar. Çocuk dediysem, 30 yaşındaki Y’ler dahi bu çocuk tanımı kapsamındadırlar. İşsiz 30 yaşındaki bir Y kuşağı çocuğu, kendilerinden önceki kuşaklardaki gibi çok önemsemezler bu durumu. “Aileleri Nasıl Olsa Vardır” mantığıyla yaşarlar. Bu yüzden, iş sadakatleri de azaldıkça azalır. En iyi arkadaşları aileleridir. Eğer işinize bağlı çalışanlarınız olsun istiyorsanız, bu gençlerin aileleriyle ortak etkinlikler düzenlemelisiniz. İnanılmaz mutlu oluyorlar. Çok anlayışlı anne babalara sahip oldukları için, evde hayat onlara güzel. Saatlerini, hatta günlerini bilgisayar başında geçirebilirler.

Y kuşağının (1980-1999) çalışanları ve yönetici adaylarında durum çok daha farklıdır. Girişimci bir ruha sahipler. X kuşağının girişimcilik eğilimi %3 iken,Y kuşağının girişimcilik eğiliminin %33 olduğu belirlenmiştir. Geleceğin büyük markalarını oluşturmaya aday olan bu gençler, kendini yenileyip bu kuşağa uyarlayamayacak olan çok büyük markaları da piyasadan silmeye adaylar aynı zamanda… Baby Boomer’ların son dönemi ve X kuşağının ilk döneminin çocukları olan Y kuşağının gençleri, sorgulayıcı bir kuşak. “Neden, Niçin?” sorularına cevap veremezseniz ikna etmeniz mümkün değildir. Bu yüzden, işe alırken ücretini, kariyer hedefini, süresini, çalışma koşullarını net tanımlamanız gerekiyor.

X’ler gibi kariyer için her işe dokunmak yerine, kendilerine tanımlanmış somut çizgiler içerisinde çalışır, mesai bittiğinde iş olsa bile çıkıp giderler. Ekstra çalışan X kuşağını “duruşu, tarzı olmayan”, Baby Boomer’ları ise “baskıcı” olarak tanımlarlar. Kendilerinden daha az bilgi sahibi üstlerini asla kabullenmezler. Çünkü, bu kişileri çok güzel sorgular, test eder, bilgi birikimlerini ölçebilirler. Bilgi birikimi olmayan yöneticilerini ve patronlarını otorite figürü olarak görmezler. Bu durum işe bağlılıklarını azaltır, sadakat duyguları zayıf olan bu kuşağın işte sürekliliği de imkansız hale gelir. İşteki herhangi bir işleyiş ile ilgili olarak sordukları “niçin” sorusuna, “kurallarımız böyle” gibi esnek bir cevap veriyorsanız, Y kuşağındaki çalışanın ikna olması mümkün değildir. Sorularına somut açıklamalar almak isterler. Şayet, somut açıklamalar ile ikna edilirlerse işe bağlılıklarını sağlamanız mümkün olabilecektir.

Ekip çalışmalarına yatkındırlar. Bireysel başarılardan çok genel başarıyı önemserler. Bu yüzden, grup içerisinde sıyrılıp, farklılık kazanmayı X’ler kadar önemsemezler. Bütünün parçası olmak daha önemlidir onlar için. Ekiptekilerin kendi akranları olması, ya da kendilerinin dilinden anlayanlardan oluşmasından oldukça mutlu olurlar. Y kuşağı için işini ve ortamı sevmek çok önemli. Sevmedikleri bir işe saygı da duymuyorlar. Sevgiyi ise somut göstergelerle oluşturuyorlar. Bu yüzden, sevmedikleri bir çalışma arkadaşlarına ya da yöneticisine saygı da duymuyorlar. X kuşağının itaatkarlığını Y kuşağında görmek neredeyse imkansız. Sevmeyebilirsin ama saygı duymalısın kuralı onlarda işlemiyor. Sevmediklerine saygı da duymayacak kadar samimiler. Bu kişi patronları bile olsa! İçleri, dışları bir, politik olamıyorlar.

Onlar maaşları yüksek olan değil, eğlenebilecekleri, hoş vakit geçirip, ortak çalışmalar yapabilecekleri, kurallar yerine kendi öz niteliklerini katabilecekleri iş ortamlarını önemsiyorlar. Akranları ile ortak tüketim alışkanlıklarına sahipler. Benzer ürünler, deyim yerindeyse trend ürünleri tercih ediyorlar. Aynı baloda, kıyafeti aynı olan akranıyla karşılaştığında çok da rahatsızlık duymuyorlar, hatta tersine hoşlarına gidiyor, trend buymuş diyorlar. Bir kez araştırıyorlar, derinlemesine inceliyorlar, ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayabilecek markayı buluyorlar ve ona sadık kalıyorlar. Aynı durum işlerinde de geçerli. İşe bağlılıklarını sağlamanın yolu tüm sorularına cevap vermek, kendilerini güvende hissettirmek çok önemli. Bu kuşağın işten en önemli beklentisi kariyer planlarındaki hedefe ne kadar zamanda, hangi koşullarda gelebileceklerini bilmek. Bu sorularına net cevabı bulup, o işte gelecekte ulaşacakları hedeften emin oldukları anda artık sadık birer çalışan oluyorlar, tıpkı tüketim alışkanlıklarındaki marka sadakatinde olduğu gibi.

Farklılaşmak onlar için çok önemli değil, böyle bir dertleri yok. Bütünün parçası olabilmek önemli onlar için. Bu yüzden, takım çalışmaları, proje bazlı işler tam da onlara göre. İçlerinden geçeni aynen söylüyorlar. Y kuşağındaki bir genç, eğer size bir şey söylüyorsa, doğrudan onu söylüyordur. Ne bir ima, ne de bir iğneleme vardır. Bu yüzden her söylediklerini dikkate almak gerekiyor.

Kuralcılar kuşağını işlediğim yazımın sonundaki Konfüçyüs’ün sözünde olduğu gibi, bu gençlere ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız, ya da yollarından çekileceğiz. Onlara güvenmek ve inanmak için sayısız nedenimiz var…

Esasında, Y kuşağının tüm çabası Z’lerin yaşayacağı bir dünyayı oluşturmaktır. Kural baskısı olmayan, her şeyin insan için olduğu, içinde hiçbir soru işareti kalmasın diye tüm soruların sorulduğu bir dünyayı, Z kuşağına sunabilmek için sorguluyor Y kuşağı...

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237